Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Ağustos 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
kristal kelepçe 2024 yılın polisiye romanı ödülüyle taçlanmış bir günay gafur güzelliği. dördüncü ve şimdilik son romanı. yenisinin eli kulağındaymış. imkânsız olasılıklar koğuşunda başlayan roman zamanı ve devranı bambaşka döndürerek ilerliyor. muazzam bir hikâyesi ve kurgusu var. sinematografik bir anlatımla merak duygusunu son sayfaya kadar yükseltiyor. polisiyeyi aşmış edebi haz veriyor. bulmacası da şaşırtmacaları nefis. tesadüfleri, denklikleri sevdiğim için ayrı sevdim ayrı bayıldım. "bu hayatta tesadüf diye bir şey yoktur evlat. kesişme vardır." diyor baba. yolunuz mutlaka kesişsin derim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Ağustos 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“Günübirlik Hayatlar” adını Marcus Aurelius’un “Hepimizinki günübirlik hayatlar; hatırlayanın, hatırlanandan farkı yok” sözünden alıyor. Yazar, kendi hastalıklarından esinlenerek ölüm, yas ve gelecek kaygısı üzerine psikoterapi öykülerini aktarmış. Kitabı yazarken 80’li yaşlarındaymış, bugün ise 94 yaşında. Benim için hayatı kökten değiştiren bir eser olmadı ama okuyucuya iyi geldiği kesin. İnsanların zor günlerinde sorunlarla nasıl baş ettiklerini görmek huzur veriyor. Bazı yerlerde psikiyatristin yöntemleri bana garip gelse de belki de amaç, tek doğruyu bulmak değil; dinlemek, anlamak ve farklı bakış açıları kazandırmak. Çoğumuzun eksikliğini yaşadığı şey de bu aslında. Bazen yalnızca birinin bizi yargılamadan dinlemesi, duygularımıza eşlik etmesi bile iyileştirici olabiliyor. Özellikle yas sürecinde, hastalıkla mücadele eden ya da ölüm korkusunu sorgulayanlara fayda sağlayacak, düşündüren ve şefkatli bir kitap.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Ağustos 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın okuduğum 3. kitabı şu anda 4. kitaba başladım. Yazar benim favorilerimden. Kitaba gelirsek Korku ve gerilim öğeleri yok ama kendini keyifle okutmayı başarıyor. Sonunu da tahmin ettiğim halde anlatımı o kadar güzel ki elimden bırakamadım. Geçmiş ve günümüz anlatan kitap hem Paris Peralta' yı tanıtıyor. Hem de geçmişinden ip uçları veriyor. Geçmişte yaşanan olaylar ise çok can yakıcı bir anne bunları nasıl yapar soruna verilecek bir cevap yok. Küçük bir kız çocuğunun bu kadar istismar edilmesine insan isyan ediyor. Zaman zaman üzücü bazı yerlerde komik keyifli ama hüzünlü kısaca her telden çalan bir kitap. TAVSİYE EDERİM KEYİFLE OKUNACAK BİR KİTAP
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Ağustos 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Harika bir kurgusu ve sayfaları hızlı bir şekilde çevirmemizi sağlayan güçlü bir anlatıma sahip. kitap gerçekten farklı ve etkileyici.
başından başlayarak soluksuz okunan gizemli hikayesi, psikolojik dinamiklere, sahip film izliyormuş hissi veren anlatımı ile çok beğendiğim bir kitap oldu.
Ancak son sayfalarda şaşırtma gerekçesi ile konunun farklı boyutlara evrilmesi bana biraz zorlama geldi.
Yine de, özellikle ilk 350 sayfası ile; gizem unsurlarının çarpıcı bir şekilde kullanıldığı, bu kitap; Akademik altyapısı sağlam temel psikolojik bilgilerin yansıtıldığı, psikolojik gerilim türüne ilgi duyan herkese önerimdir.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Ağustos 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kırgıbayır, yer yer mistik, metafizik, tasavvufi, bazen gerçekliğe yakın bir anlatı. Kitabın başında verilen bir ipucu sonrası, sonuna kadar karakterin iç sesiyle karşı karşıyayız. Aşkın, Gaip, Hızır… Sembolik bu isimlerin dönüp durduğu eserde bilinçaltının erken dâhil oluşu, anlamaya fırsat bırakmıyor. Sürekli iç çatışmalarla sürüyor. Bende iki dizi çağrışımı yaptı: Leyla ile Mecnun’un bilinçaltı esareti ve Şubat’taki Duble karakterinin bitmeyen iç konuşmaları. Çok sayıda aforizma çıkarılabilir. Postmodern sayılabilir çünkü tamamen teknikle örülü. Okurun duraksaması da romanın akışına dahil. Gözle takipten çok iç seslendirmeyle okunması daha uygun, bu da ilerleyişi yavaşlatıyor ama tarzın bir parçası. Okuyanların benzer hisler taşıyacağını, özellikle sondaki anlam arayışı ve içteki Tanrıya ulaşma cümlelerini seveceğini düşünüyorum.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Ağustos 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Farkında mısınız, namaz kılan, sıfır kompleksle Allah ve Resûlü'nden bahseden, tasavvufî bir terbiye ve ahlakla tecrübelerini samimâne aktaran, ilminin ufuklarını çağlarüstü İslâm hakikatiyle tarayan, ortaya çer çöp değil de takdire şayan bir eser koyan Müslüman bir münevverimiz var. Nicesi var fakat alanı itibariyle Mustafa Merter'in çabaları çok değerli. Freud'un başımıza açtığı belaları düşünün bir. İslam ahlakı ve irfanı (tasavvuf), psikoloji ilminin kol başlarınca hep ıskalandı, görmezden gelindi. Hocanın kurtarıcı vizyonu fark edilir, teklifi bu ilim dünyasında makes bulursa insanlığın hayrına olacağı muhakkak. Ayrıca bu eser, piyasanın isterlerine cevap veren içi boş kişisel gelişim kitaplarından değil. Kitapta beni rahatsız eden belki tek şey, Kur'ân âyetleri mealinde Muhammed Esed'in tatsız tuzsuz ve ruhsuz çevirisinin tercih edilmesi oldu. Hocanın ömrüne ve emeğine bereket.
Yanıtla
19
2
Destekliyorum  12
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Ağustos 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
çocuk ya da genç bir kadın olarak yazarla ortak şeyler hissettiğimizi düşünüyorum. kitabı anadolu'da, gelenekselliğin hakim olduğu bir ilçede büyüyen bir kadın yazmış deseler inanırım. italya'nın da gelenekçisi varmış demek ki..
benim için akıp giden bir kitaptı. travmalarıyla bazen dalga geçmesi bazen de mücadele etmeye çalışması kitabı benim için ilgi çekici kıldı.
kitap, nasıl ebeveyn olunmayacağına dair bir okuma olarak kabul edilebilir. evlatlarını, kendi muhteşem benlik ve hayatlarının uzantısı olarak gören tüm anne babalara gelsin..
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Ağustos 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Chris Carter işin fırınından geldiği için kusursuz kurgu ve sıkmayan diliyle sizi kitaba bağlıyor. Her bölüm sonu bir sonrakini okuma isteği bırakıyor ki bu da sizi oldukça uykusuz gecelere sürüklüyor. Gizem ve merak duygusu son sayfalara kadar hakim. Kitabı okurken bence en büyük korkunuz ne sorgulayacaksınız ki ben yapmadan duramadım. Dili harika, yan karakterler süper, katil zeki ama dedektifimiz ondan da zeki. Dedektif Hunter serisinin 2. kitabıydı ve ben 3. ye başladım bile. Türü sevenlerin sıkılmadan, her bölümde merak ederek okuyacağı bir kitap.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  3
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Ağustos 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yeşil Renkli Namus Gazı içinde hem alegorik hem de toplumcu gerçekçi 13 kara mizah öyküyü barındıran bir eseridir. Bu kitap ilk basımından sonra farklı yayınevlerinde Namus Gazı adıyla basılmış son olarak Nesin Yayınevi baskılarındaysa isim olarak aslına geri dönmüştür.

Kitaptaki öykülerde, genç bir polisin göz altında konuşmayan bir adamla olan hikayesi, akıllı bir adamın -dokuz köyden kovulma hikayesinin tersine çevrilmiş şekilde- delilerle olan mücadelesi, kurmaca iki devletin riyakar bürokratik ilişkisi, çocukluğunu yaşayamamış altı bekçinin atlıkarıncayla yaşadığı olaylar, ömrü boyunca çalışıp didinmesine rağmen bir şişecik olsun bile namus gazına sahip olamamış ömrünün sonlarındaki bir adamın başına gelenler, hafta sonunu parasız geçirmemek için öykü yazmak zorunda olan bir yazarın tiksindiği örümcekle olan psikolojik savaşı gibi daha pek çok Aziz Nesin'ce öykünün yer aldığı bu kitap onun külliyatının en kıymetli parçalarından biridir.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Ağustos 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hayatta yaşadığımız her şey, bakış açımıza göre şekillenir. Bizim şer olarak gördüğümüz şeyin içine Allah öyle hayırlar gizler ki, çoğu zaman bunu ancak zaman geçince fark ederiz. Bu kitap da tam olarak bu noktada, sabırla ve teslimiyetle hayatı okumayı öğretiyor.

“Tesadüf” dediğimiz şey aslında başıboşluk değil; tevafuk, ilahi planın ince ince dokunmuş işaretleridir. Funda Uçuk Er, satırlarında bunu hissediyor ve okura, niyetin yönünü değiştiren güçlü bir enerji olduğunu hatırlatıyor.

Kitap, ruhun derinliklerine dokunan bir yolculuk gibi. İnsan bazen dua eder, bazen sabreder, bazen de sadece bekler. Ama hepsinde aslında bir şifa vardır. Niyet Şifası, hem kalbe ferahlık veriyor hem de olayların ardındaki hikmeti görmeye davet ediyor.

Kendi adıma bu kitabı okurken içsel bir dinginlik buldum; hayatı akışa bırakmanın, teslimiyetin ve niyetlerimizin gücüne inanmanın ne kadar büyük bir huzur verdiğini bir kez daha hatırladım.
Yanıtla
2
1
Destekliyorum  1
Bildir