Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gazze'de, Filistin'de neler yaşandığına dair içeriden bir tanıklık.
İsrail'in ve güdümündeki dünyanın işgali meşrulaştırmak için neler yaptığını, medyanın nasıl kullanıldığını, kitlelerin nasıl yönlendirildiğini, en yakınındaki insanların katledilmesini nasıl onayladıklarını görüp şaşırırken diğer tarafta başta Araplar olmak üzere İslâm âleminin neredeyse kasıtlı hale getirdikleri dağınıklık, bir türlü bir araya gel(e)meme halini görünce kahroluyorsunuz.
Dünyanın neredeyse soykırıma alkış tutarken İslam dünyasının da söylemden ötemeye geçmediğini görünce onların da samimiyetini sorguluyorsunuz.
Bir de Gazzelilerin kıt kanaat imkânlarla İsrail'e korku saldıklarını görünce İslâm âleminin de en azından Filistin hususunda birlik olamadıkça çok bir şeyin değişmeyeceği sonucuna varıyorsunuz.
Sonuçta sadece soykırıma uğratılan Gazzelilerin geçtikleri, tüm dünyanın ise -müslümanlar dahil- bile isteye sınıfta kaldıkları bir insanlık imtihanına dönüşmüş bir coğrafya.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Beklediğimden daha başarılı bir çalışmaydı. Tarihçilerin Enver Paşa hakkında yazılmış makalelerin, araştırmaların bir araya toplanmış tek kitap haline getirilmiş hali olan bir eserdi. Birinci Dünya Savaşı, Hürriyet mücadelesi, Türkistan, Edirne... Enver Paşa için önemli olan bütün konulara değinilmeye çalışılmış. Eksik bulduğum yerler ve konular olduğu kadar genelinde çok yararlandığım bir çalışma oldu. Enver Paşa hakkından okuma ve araştırma yapmak isteyenlerin mutlaka okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Ayrıca kitabı tasarım olarak da baya başarılı buldum her konu bitiminde kaynakça verilmesi, dikkat çekici başlık ve resim kullanılması kitabı daha da güzel hale getirmişti.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hiç beklemiyordum açıkçası; hep iki kişi arasında kalmıştım. Maalesef bu sefer düşüncelerim ve fikirlerim ayrı düştü. Çok güzel bir kitap, herkesin okumasını isterim; ama o hiç beklenmedik kişi bende kalsın, siz tahmin edin. içerik olarak çok beğendiğim kitaplar arasına girdi. Konunun küçük bir kısmını bir örnekle anlatmam gerekirse; Kendinizi küçük bir çocuk olarak hayal edin ve en sevdiğiniz oyuncağınızın elinizden alınıp başka bir çocuğun elinde olduğunu düşünün. Burada tepkiniz bellidir; ağlarsınız, ağlarsınız ve biraz daha ağlarsınız. Fakat bir noktaya gelirsiniz ki sadece düşünmeye başlarsınız. En sevdiğiniz oyuncağınızı parçalamak mı yoksa oyuncağınızı alan çocuk için planlar yapmayı mı seçersiniz ? işte konu bu kadar kısa, fakat içinde barındırdığı duygu ve yaşanmışlıklarla anılarımızda silinmez bir bütün olarak kalıyor...
Yanıtla
13
3
Destekliyorum  9
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Eser makalelerden oluşmaktadır. Modernleşme Dönemi sinema tarihiyle ilgili önemli olaylar ve gelişmeler dikkate alınarak hazırlanmıştır. Osmanlı'nın sinematografla ilk tanışmasının Jamin ve Henri adlı iki Fransız tarafından olmuştur. Eserde ilgi çekici çok sayıda olay mevcuttur. Örnek vermek gerekirse 1915 yılında Yunanistan'da itilaf Devletleri lehine yapılan sinemanın halka yansımalarına yer verilmiştir. Adülhamid Dönemi Sarayda gösterilen filmler ve bu dönemde Avusturyalı yapımcıların izin almak için çektiği zahmetler, mekteplerde ve savaşlarda filmin propaganda aracı olarak kullanılmasına kadar pek alanı kapsadığı belirtilmiştir. İşgal yıllarında Fransız filmlerine konulan yasağın kaldırıldığı bunun yerine ittifak devleriyle ilgili filmlere yasak konulduğu yine hilal-i ahmer cemiyetinin faaliyetleriyle ilgili filmler, müstehcen filmlere tepki, Milli Mücadele de filmlerin rolü, filmlerin toplum ve siyasi hayata yansıması hakkında önemli bilgiler bulunmaktadır.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Duygular, bir çeşit hormonların attığı cirit oyununun sonucudur. Ve ergenlikte hormonların ortalıkta nasıl serbestçe cirit attığını bilseniz, tüm o uçlarda gezinen ergen davranışlarının sebebini anlayacaksınız.

Öğrenme, kalıcı bilgi edinme adına hipokampüs ve nöral ağlanma (sinaps) işlevlerinin önemini kavradığımızda, beynimizi daha iyi tanıma yoluna girmiş olacağız. Bu tanışıklıkta beynimizle olan iletişimimizi ve hâliyle ilişkimizi de güçlendirecektir. Kendini tanıyan da sosyal ve bireysel ağını daha iyi oluşturacaktır. Yaşam sevincimizi öldüren bu karanlık çağda birtakım yaşama dair anlam bulacağız. İstemez misiniz?

Buyurun, gelin, okuyun, okutun.
Yanıtla
12
4
Destekliyorum  18
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Devlet ve özel okullarda çalışan öğretmenler olarak o kadar farklı karakterde ve kültürde çocuk ya da ergenle karşılaşıyoruz ki... Her dönemi ayrı kritik bir öneme sahip. Her birine ayrı ayrı bir yol ve yöntem çizmeniz gerekiyor. Hiçbiri birbirini tutmuyor. Uslusu(!), yaramazı(!), içedönük, dışadönük ya da özel güçleriyle çok zengin bir ruh içinde yürüyoruz, konuşuyor ve dinliyoruz. Açıkça belirteyim, hiç kolay değil. Çünkü bazen, o çocukların tek ilgileneni biz oluyoruz.

İşte, kıymetli Coşkuner, öğrencileri birer çiçeğe/bitkiye benzeterek durumlarına ve onlara karşı olan yaklaşımlarımıza çok tatlı değinmiş. Ya onların tek tek çiçek açmasını sağlayarak dünyayı bir çiçek bahçesine dönüştüreceğiz ya da solmalarını izleyerek çürümüş çiçek mezarlıkları oluşturacağız, demiş. Okuyun, okutun...
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Edebiyat dünyasının önde gelen isimlerinden Jack London'ın bir yandan materyalizmle idealizmin en önemli kavramlarından ruhun ölümsüzlüğü ve kutsallığını karakterler aracılığıyla kıyasıya çarpıştırdığı bir yandan da okuyucuyu okyanusta uzun bir seyahate çıkardığı sürükleyici bir eser. Yazarın diğer romanlarında olduğu gibi gelişim ve değişim halinde olan karakter dışında bu romanda bulunduğu noktadan milim yer değiştirmeyen bir karakter de bulunuyor. Denizcilik, gemi, yelken vb. konularda cahil olduğum için bu alandaki terimler içinde biraz boğulduğumu da söylemeliyim. İster istemez tüm okuyucular Jack London'ın eserlerini Martin Eden'la kıyaslama hatasına düşüyorlar fakat herhangi bir eseri dünyanın en iyi romanlarından Martin Eden'la karşılaştırmak o esere haksızlık olur. Ben London okuyucularının bu romanı okurken de keyifli vakit geçireceğini düşünüyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Orhan Kemal verilmek istenen mesajı çok güzel işlemiş, "namus, edep, ar, utanmak, terbiye" gibi kavramların yalnızca kadınlar için değil, erkekler için de var olduğunu ve aynı şekilde tam tersi kavramların her iki cinsiyette de bulunabileceğini, tüm bunların cinsiyetle değil, haysiyetle ilgili olduğunu bu kitapla birlikte gözler önüne sermiş.

Konusu itibariyle bu kitabın içinde bulaşık yıkayan, evden dışarı adımını atmayan, çocuklara bakan, yemek pişiren, çeşmeye su doldurmaya giden erkekler ve genelevden, meyhaneye, kâğıt oyunlarından, hapishaneye düşen, el âlemin erkeğine laf atıp, göz diken kadınlar var.

Empati duygumuzu güçlendirecek, birbirimize karşı daha anlayışlı yaklaşmamıza katkı sağlayacak ve karşılıklı iletişim becerilerimize bir nebze de olsa olumlu etki edeceğine inandığım çok eski yapım filmi de olan bu kitabı hemcinslerime çokça ve ondan daha fazla da beylere öneriyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitap, en büyük yazarlardan birisi olan Dostoyevski’nin ilk romanıdır. Bu roman, Petersburg’daki eleştirmenlerin dikkatini çekmiş ve o dönemin meşhur eleştirmeni Belinsky tarafından Rusya’nın ilk toplumsal romanı olarak ilan edilmiştir. Bu romanın orjinal adı Fakir Halk’tır. Fakirlerin (burjuva gibi) otoriteye bağlı olarak yaşamak zorunda kalmalarının, kendilerindeki özgürlüğü ve bireyselliği yok ettiğini, dışsal fakir olan bu halkın, içten de fakirleştiğini anlatır. Kitabı okurken, gerçek fakirlik dışsal mıdır yoksa içsel midir diye düşündürür insanı; içindeki özgürlüğü kaybetmemiş bir kişi gerçekten fakir midir? Veya içindeki özgürlüğü kaybetmiş bir kişi, zengin gibi gözükse de gerçek fakir midir? Erich Fromm, biz psikologlar olarak ahlak/erdem konusunu filozoflara ve edebiyatçılara bıraktık der, işte o edebiyat öncelikle Dostoyevski’dir, Balzac’tır. Bu roman, sürgünden sonraki ustalık eserleri gibi olmasa da, insanı düşündürür ve muhteşem bir yazarın doğuşuna şehadet eder.
Yanıtla
6
0
Destekliyorum  7
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İhsan Oktay ANAR'dan okuduğum altıncı kitap. Genel olarak ben beğendim. Osmanlı döneminde bir tahtelbahirin (denizaltının) girdiği muharebeyi yarı bilim kurgu yarı fantastik (içinde zombilerin geçtiği) bir tarzda anlatıyor. Konu bütünlüğü diğer kitaplarına göre daha derli toplu geldi bana ama denizcilik terimlerine aşina değilseniz okumadan önce bir göz atmanızı tavsiye ederim. Ayrıca kitabın ismi olan Tiamat'ın efsanesine de bir göz atın derim.Ben İhsan Oktay ANAR kitaplarını çok sevdiğim için dili bana ağır gelmedi ama yine 15-20 sayfa çok yavaş ilerleyebildim. İlk defa yazarın kitabını okuyacaksınız bu kitaptan başlamanızı önermiyorum. Puslu Kutalar Atlası veya Efrasiyab'ın Hikayeleri'nden başlamanızı öneririm. Ben kitaplarındaki tarzına "İhsan Oktay ANAR Evreni" diyorum....
Yanıtla
3
1
Destekliyorum  2
Bildir