Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Georges Perec'in ilk romanı Şeyler, onun Oulipo grubuna katılmadan önce yazdığı bir eserdir. Bundandır ki kitapta daha çok Fransız Yeni Roman akımının etkisi görülmektedir. Eserin başlangıç sayfalarında çok detaylı nesne betimlemeleri görürüz. Sonrasında Sylvie ve Jerome karakterleri üstünden o dönemin Fransız gençliğine dair bir anlatım bulunmaktadır. Aslında yazarın 1960'lı yıllar için çizdiği modern insan panoraması günümüzü dahi yansıtmaktadır. Anketörlük yapan karakterlerin Paris ve Tunus maceraları üzerinden roman, eşyalarla kurulan bağı, tüketim toplumunu, sistemin çarkları içinde yer bulabilme telaşını ve yaş ilerledikçe kök salma isteğini bizlere ifade etmektedir. Şeyler, yazarın ilk romanı olmasına rağmen modern edebiyat açısından düşündüğümüzde kıymetli bir eserdir.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dervişin tesellisi tekrara düşmeden okunabilecek üç seri halinde bizlerin karşısına çıkıyor. Fakat kitap tekrara düşmüyor ama biz İnsanoğlu her zaman bir tekrarın içine düşüyoruz dünya hayatı da bu ya sınanmadan geçemiyoruz. İşte buna bir çare bir dürtü olabilecek bir eser yumağı gerek hadis gerekse Ayetlerle hatırlatılanlara ufak bir ek olarak Doğu ve Batından yer yer aforizma tadında ilavelerle karşımıza çıkan bu seri dünyada yaşadıklarımıza veya yaşayacaklarımıza karşı bakış açılarımızı genişletiyor. Yeter ki siz kendi düşüncelerinizi ve kendi bakış açılarınızı daraltmayın. Herkese bol tesellili okumalar.
Yanıtla
7
0
Destekliyorum  4
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Adı gibi sandım önce kitabı, gökyüzü, gezegenler ve yıldızlara doğru yapılacak bir yolculuk gibi düşündüm. Dedim ki Esaretin Bedeli filmi ya da Kelebek romanı gibi güzel bir hapishane hikayesine keyifle başladım. Evet bir hapishane öyküsüydü okuduğum ama zaman ve mekanın ötesinde sınırları aşan bir hapishane öyküsüydü okuduğum. Bir tarım profesörü işlediği bir cinayetten dolayı ömür boyu tecride mahkum edilir. Korkunç şartlar altında işkence görür, iki hapishane arkadaşının kendi aralarında tıkırtılarla sağladıkları bir iletişim olduğunu keşfeder, şifreyi çözer ve onlarla konuşmaya başlar. Onlarla yaptığı bir sohbet sırasında zapt gömleğine bağlandığı ve vücudunun çok yorgun düştüğü bir günde ve eğer inanırsa yapabileceği bir yolculuktan bahseder arkadaşı ona. Ve bu inançla profesör okuyucuya da yanına alarak başlatır yolculuğu. Yazarın akıcı dili, kurgusu, hikayelerin uyandırdığı merak, Madde,ruh, ölümsüzlük, evrim, reenkarnasyon özetle beni yazara yine hayran bırakan bir kitap oldu
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Niye daha önce okumadım" dedirten kitaplardan biri. Çok etkileyici. Germinal, İnce Memed ve Sefiller gibi, şartların ve düzenin emekleri sömürdüğü, insan onurunu hiçe saydığı, insanlığın ne demek olduğunu sorgulatan kitaplardan. Çiftlik sahibi bir ailenin önce topraklarını, sonra her şeylerini kaybedişimi okuyoruz. Yersiz yurtsuz kaldıkları, iş bulmak umuduyla oradan oraya göç edip durdukları, sefaletin dibini buldukları, sermayedarların göçmenlere "ucuz iş gücü" dışında suçlu muamelesi yaptıklarını ve zulmettiklerini, aile olarak sonuna kadar birbirlerine tutunmalarını .... ve daha nice sahneyi çok etkileyici aktarmış Steinbeck. Biliyoruz ki maalesef insanlık tarihinde farklı zaman ve mekanlarda bunların muadilleri yaşandı/ yaşanmakta. Konuşacak ve düşünecek çok şey var kitapta.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
bir yanda insan egemenliğiyle adım adım tanışan amazon ormanları, bir yanda ormanın yerlileri, bir yanda da sömüren o ırktan gelen; ormana mı ormanın insanlarına mı yoksa sadece egemen insanlara mı ait olduğunu bilmeden ihtiyarlığına varmış bir adamın hikayesi.

ihtiyarın kalbinde yatan, yalnızca aşk romanları okuyarak günlerini geçirmekken, tüm arada kalmışlıklarıyla ormanı, ormanın sakinlerini, insanları korumak için sessizliği yıllar içinde hep bozuluyor. kısa ve tüm kurallara uygun bir şekilde açılan, keyifli bir romandı.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitapta öğrencilerine gönülden inanan koca yürekli bir öğretmenin, öğrencileriyle birlikte yazdığı başarı hikâyesine şahitlik ediyoruz. Üstelik bu hikâyeyi bir gitarın ağzından dinliyoruz. Kesinlikle yanlış okumadınız. Üstelik bu gitarın çok güzel bir ismi de var: “Siyah İnci” Siyah İnci, Sezer Öğretmen’in yola çıktığı ilk enstrüman değil belki ama “Minik Notalar”ın ilk gözdesi. Kitapta o kadar güzel duygular, değerler bir arada işlenip harmanlanmış ki gerçekten herkesin eline tutuşturup okutasım var. Yer yer mizahla zenginleştirilen anlatımın sonuna doğru gözünüzü yaşartacak azmin ardından gelen başarı öyküsüne de yer verilmiş. Öğrencilerine: “Pes etmeyi düşünme, umudunu kaybetme.” telkininde bulunmanın yanı sıra bunu yaşam felsefesi hâline getirmelerinde de hep rehberlik etmiş. Kalbinizi ısıtacak kitaplarla kalın.
Yanıtla
20
1
Destekliyorum  26
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sait Faik Abasıyanık'ın vefatından önce yayımlanan son öykü kitabı olan Alemdağ'da Var Bir Yılan, yazarın değişen öykücülüğünü bizlere gösteren bir eserdir. On yedi öykünün bulunduğu kitapta gerçeküstünün gerçekliğin içine yerleştirildiği metinleri görmekteyiz. Özellikle "Öyle Bir Hikâye" öyküsünde, Hidayet karakterinin anlatıcının paltosunun cebine girmesi ve "Yılan Uykusu"sunda evin içine ağacın, bulutun, karın girmesi gibi unsurlar mevcuttur. Keza "Panco" adlı hayali (muhayyel) karakteri baştaki dört öykü olmak üzere kitap boyunca kimi öykülerde görürüz. Bu eserde Sait Faik'in yazma ve yazarlık üstüne metinlerine de denk geliriz. Özellikle "Eftalikus'un Kahvesi" bunun en tipik örneğidir. "Dülger Balığının Ölümü" ve "Hişt, Hişt!" öyküleriyse doğa, yaşam, ölüm gibi konuların incelikli bir şekilde incelendiği metinlerdir. Esere adını veren "Alemdağ'da Var Bir Yılan" ise hem adında yer alan farklı söz dizilimindeki şiir dili hem de gerçeküstü anlatımıyla öne çıkan bir öyküdür.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap yaşadığı dönemi isimlerle ve terimlere o kadar nahif işlemiş ki okumaya başladığınızda hemen aşikar etmiyor kendini. O dönemlerde devrimi belki de bu küçük kitap ile başlatmak istemiş olabilir Cengiz Aytmatov. Yazarımız betimleme ustasıdır. Çevresi tarafından pohpohlanan, rüşvet yiyen, usulsüzlük yapan karakterin adı Oruzkul, yani Rus'un kölesi Rus'un kulu anlamına gelen bir isimdir. Oruzkul'un kayınbabası olan Mumun yani Mümin isimli karakter geleneklerine bağlı, atalarının efsanelerini torununa anlatan ve hayat felsefesi olarak gören isminin anlamı Allah'ı kulu olan bir karakterdir. Bir de küçük bir torun var, Mumun'un torunu. Orozkul'un çocuğu olmamaktadır. Cengiz Aytmatov'un kitabını okuyorsanız, bu bilgi tesadüf olmamalı. Yani Rus'un saltanatın devamı yok ey kardeşlerim, Rus'un kölesi kısır demiş. İşte kelimelerle bu kadar ince nakşedilmiş Kırgızlar'a ümit kırıntıları. Bunun gibi daha birçok metaforu barındıran bu eşsiz eseri okumanızı tavsiye ederim.
Yanıtla
6
0
Destekliyorum  9
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İlgilisine güzel gelebilecek bir kitap. Daha önceki kitaplara da ara sıra değinebiliyor, bir noktada bazı şeyler bazen tekrara giriyor ama içerisinde qr kodları var ve yeri geldikçe kullanabiliyorsunuz. Örneğin beraber bilinçaltı temizlikleri yapıyorsunuz. Okuyucu ile konuşur gibi bir yazım tekniği var ve bir noktada biraz basit kalmış olsa da yine de güzel teknik ve öğretiler var. Bu arada ben bilmeden aldım fakat Manifest Günlüğü ile beraber alınmasını tavsiye ediyor. Zorunda değilsiniz çünkü o bir kitap değil. Daha çok içerisinde yer alan soruların cevaplarını tutabildiğiniz bir defter, günlük gibi.
Yanıtla
3
1
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın yazılış biçimi kurallar dışında kalmasına rağmen, akıcı dilinin etkisiyle,öncelikle farklı gelse de bir zaman sonra dikkati bu yönden çekip, içeriğe odaklandığınızı farkediyorsunuz.Başarılı, konunun okuyucuya geçtiği, bir an kendinizi içinde bulduğunuz, bir an dışardan gözlemci olduğunuz, ara ara kendinizi kör gibi hissettiğiniz, ara ara doktorun eşi olduğunuz, her karakter için ayrı düşüncelere girdiğiniz, yer yer nefesinizin kesildiği ( hatta öyle ki kitabı bırakıp nefes alma ihtiyacı hissettim), etkileyici, sürükleyici, distopik bir kitap. Sosyolojik olarak baktığımda,bana J. J. Rousseau’nun düşüncesini destekleyen bir kitap olduğunu, aynı zamanda T. Hobbes’ un da haklılığını desteklediğini dişünmeden edemedim.Bence buradaki körlük aslında ruhumuzdaki körlüğün simgesel hali.Psikolojik olarak ise okurken derinden etkilendiğim, tekrar okuyabileceğimi düşünmediğim ama iyi ki okumuşum dediğim bir kitap oldu.
Yanıtla
8
1
Destekliyorum  28
Bildir