Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Yaşamın Ucuna Yolculuk"
Ya da "Bir İntiharın İzinde"...
Yaşam... Ölüm... Ömür... Bir yaşama ne sığdırırsanız, heybenize ne doldurursanız o kadar işte. Yazarın bu kitabında ele aldığı temel konu Cesare Pavese'nin intiharı. Pavese'nin intihara nasıl hazırlandığını görmeye çalışan Tezer Özlü, en sevdiği ve yazın dünyasında ilham aldığı bu yazarın ölümünü adım adım, sokak sokak, şehir şehir, mekân mekân gezdi. Yazdı. Bu sebeple ilk başta esere "Bir İntiharın İzinde" ismini verdi. Özlü'nün dili biraz ağır, anlaması güçtür. Kısa fakat yoğun anlatıma sahip eserleri var. Bu sebeple onu okumak, epey zamanımı alıyor doğrusu. Bundan önce okuduğum "Çocukluğun Soğuk Geceleri"nden sonra okumaya çekindim fakat beni şaşırttı. Bu eserini çok beğendim. Herkese de tavsiye ederim.
Yanıtla
2
1
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kolomb'un dört yolculuğu anlatılıyor. Sürekli altın arayışı dikkat çekiyor. Zaten Marco Polo'nun seyahatnamesinden etkilendiğini belirtiyor. Özellikle Japonya'yı arıyor ki Cipango diye biliyor. Bazı kitaplarda Kolomb'un Yahudi olduğuna dair iddialar olmakla birlikte bu gerçeği yansıtmıyor. Bilakis çok koyu bir Katolik kendisi. Diğer yandan derinlemesine anlatmasa da uğradığı haksızlıklara da değiniyor. Bana en ilginç gelen bir anekdot ise şu. Yerliler pamuk ipliğinden dokudukları bir yatak yapıyorlar ve adına hamak diyorlar. Günümüzde de kullandığımız bu kelime Kolomb'un birinci seyahatinden bize ulaşmış. Diğer yandan Küba'nın adı yerli halkın koyduğu isim ve günümüze ulaşmış.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bazı kitaplar vardır. Okuduktan sonra hayatını derinden etkileyip farklı bir insan haline sokan işte bu kitapta bunları yaşayacaksınız. Kitap demek istemiyorum. Keşfedilmeyi bekleyen bir hazine adeta.62 sayfadan yüzlerce nasihat yüzlerce öğüt çıkartabilirsiniz her yaştan. Karamsar, yolunu kaybetmiş insanların okuması gerektiğini düşünüyorum. Bu coğrafyadan Ali Fuat Başgil gibi insanların çıkması çok onur verici. Verilmek istenen mesajlar çok netti. Bence herkesin eline alıp otobüste veya dışarda rahatça okuyabileceği bir kitap. Keyifli okumalar dilerim.
Yanıtla
6
0
Destekliyorum  5
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çağımızın en önemli sorunlarından biri olan internet bağımlılığı üzerine yazılan kısa, güzel ve bol örneklemli bir eser.

Bu eser internet bağımlılığının günlük hayattaki işlevselliğimizi etkileyerek olumsuz tüm yansımalarının çerçevesinin sunumudur.

İnternet bağımlılığının zamanla sosyalliğimizi kaybederek aile ve çevremizdeki insanlarla iletişimizi sonlandırmamızı, uyku problemleri yaşayarak günlük rutinimizi bozduğumuzu, iş hayatımızı etkileyerek ekonomik anlamda olumsuz etkilendiğimizi, sağlığımızın bozulduğunu ve en sonunda bilişsel-mental çökkünlüğün bizi kliniğe yatacak seviyeye getirdiğini olay hikayeleri ile anlatmaktadır.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
Abdullah Can
28 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çoktandır Söylenmemiş'i okurken, Anadolu Türkçesinin tadını aldım. Öykülerin neredeyse hepsinde Anadolu var. Şu köy bu köy demeye gerek yok, Ahmet Kutsi Tecer’in ünlü şiirinde geçen o köye gitmesek de “bizim köyümüz”ü, “bizim evimiz”i, “bizim dağlarımızı, derelerimizi, çiçeklerimizi” hissediyoruz bu öykülerde.

“Bazen dalları meyve yüklü elma ağacı, ağzı kulaklarındaki güneşi” memleketin neredeyse her köyünde var olan kurbağalı deresini, “karın diz boyunu aştığı, gecelerin ayaz kestiği”, Hollandalı ressam Bruegel’in “Kardaki Avcılar”ını çağrıştıran kış manzaralarını okuduğumuzda bir kuş olup Anadolu’nun mavi göğünde süzüldüğümüzü hissediyoruz. “Çoktandır Söylenmemiş”in dili; coşuyor, dalgalanıyor, dere boylarında ağlıyor, mezarlıktan geçerken korkudan dua okuyor, kızdığı zaman küfrediyor ama kitabın tümüne hâkim olan o şiirselliğe hiç halel getirmiyor. Öykülerin her biri şiir olmuş, kanatlanmış…
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Üniversite yıllarında okumaya başladığım Amin Maalouf'un benim için 7. eseri.

Önceki kitaplarından farklı, yarı distopik olarak lanse edilen eserde gezegenimizin bizzat yerlileri tarafından bir yok oluşa gidişinin bilim-kurgu filmlerinden çokça tanıdığımız yabancılar tarafından engellenmesi öykülenmiş.

Geçmişte ölüm düğmelerine basabilecek parmak sayısı oldukça az ve bunu yapabilecek insanlar gelecek nesli düşünen siyasetçilerdi. Günümüzdeyse insanlığı yok edebilecek araçlar daha fazla ve sorumsuz ellerin idaresinde. Ancak romanda bunu engelleyebilecek "dış güç" var. Dostumuz olmak istiyorlar ama bir şartları var:
Tek düşmanımız ölüm olacak.

Peki biz buna hazır mıyız?
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Okuduğum en iyi kişisel gelişim kitaplarından birisidir; her kitapçının vitrininde gördüğüm ve okumak istediğim bir eserdi.
Yazarımız kitapta girişimcilik ana konu olarak dile getirilmiş ve iyi, başarılı bir girişimcinin nasıl olması gerektiğini farklı konular üzerinde irdelemiş; süreklilik, pes etmeme, kendine güvenme, iyi bir plan yapma, düşünmek ve daha birçok özelliğin kişide bulunması gerektiğinden bahsetmiş. Dünya genelinden birçok başarılı insanın hayatlarının kitabı sürükleyici kıldığını düşünüyorum, okurların bu kişileri rol model olarak alabileceğini düşündürüyor.
Özetle, herkese tavsiye ederim...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı bir tavsiye üzerine okumaya başladım. Okumaya başladıktan sonra kitabı neredeyse yarılayıncaya kadar; “kelimeler neyi kastediyor?” sorusu hep bir köşede yer etti. Bir olay var anlatılmak istenen bir şey var fakat nereye çıkacağı yahut neyi hedefliyor anlamakta zorlandım. Kitap bittiğinde ise ne kadar ince ele alınmış düşüncesini içimden geçirdikten sonra kitabı beğenerek bitirip kapattım. Yazar kitabı mistik ve üstü kapalı şekilde ele almış. Bundandır ki insanı ve insani diye bahsedebileceğimiz durumları yoğun şekilde işlerken adı verilmeyen mekan bilgisi olmayan şekilde bireyin farkındalıklarını ve iç dünyasını bütün kitaba yayarak anlattığı kanısındayım. Bir sonuca varmam gerekirse Bahattin Özkişi bu eserinde insanın mekanla etkileşimini, değindiği o zamanlarda yaşayan toplumdaki insanların kültürel dönüşüm ve çatışmalarını aktarmayı hedeflemiş. Okunmaya değer.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Öncelikle çeviriyi ayakta alkışladığımı söylemek istiyorum, neredeyse “böyle çeviri yapamayacaksanız yapmayın” diyesim var. Çevirmeni için kitap alıyoruz ya bazen, çok iyi yapıyoruz:) Kişisel olarak etkilendiğim konuları içeriyor olduğundan kitabı pıtpıt eden bir kalple okudum: çocuklar, çocukluğun nemli kuytuları, kız aşkı, hayatla debelenirken küçükleri unutan büyükler, maddi ve manevi fukaralık…Hüzünle soslamadan ama ince ince kanatarak anlatmış. Yazarın diğer kitaplarını sabırsızlıkla bekliyorum.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
1939-1945 İkinci dünya savaşı ve 1947-1989 soğuk savaş dönemleri…Yazarımız bu yıllarda çocuk ve gençliğinin ilk çağlarındadır. Kitaptaki hadise ise 1943 ile 1953 yıllarında geçiyor. Arnavutluk’un tarihini Ergirikasrı nam-ı diğer taş kent üzerinden anlatmış. İkinci dünya savaşı, nazi işgali, gestapo,komünizm, demir perde, soğuk savaş, leka dukagin kanunu…Arnavutluk’ta yaşanan hadiseler özellikle Batı’da ve Sovyetler Birliği’nde de yaşandı. Sanırım bu ülkeler içinde sürekli düzeni değişmesi bakımından Arnavutluk daha önemli. Yazar, lef nosi ve anton harapi gibi gerçek şahsiyet isimleri de kullanmış. Kitabı okurken hep araştırma gereği duydum. Kendine has üslubuyla o dönemin atmosferini de yansıtmaya çalışmış. Trajediye dönüştürmeden korkuyu şüpheyi hissettirmeye çalışmış. Kurgudan ziyade gerçekliği daha çok hissettim. Okuduğum ilk kitabıydı.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir