Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Haziran 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çok beğendiğim, severek okuduğu bir kitap oldu. Şair olmasının getirdiği avantajı iyi değerlendirmiş. Kelimelere hakimiyet güzel. Fakat bundan daha önemlisi o bir eğitimci/öğretmen. Bu bakımdan özellikle öğretmenlerin, eğitimcilerin bu kitabı okumasında fayda var. Hele din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenlerinin okumasında büyük fayda var. Bunun yanında öğretmenlerin ve özellikle de din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenlerinin anlaşılması. Öğretmenlerle diyalog kurulabilmesi açısından da okunması gereken kitaplardan. Üslubu ve içeriği açısından benden tam not aldı. Tavsiye ederim.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Haziran 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Oklar ve Yaylar Hakkında Öncül Bir Çalışma
İlk baskısı, Kaliforniya Üniversitesi Yayınları arasında 1923’te yapılmış bu eser, okçuluk alanında, öncül bilimsel eserlerden biri olarak gösterilmektedir. Yazar Pope, bu eserinde, çeşitli kültürlere ait okları ve yayları karşılaştırarak incelemiş ve yaptığı testleri, sonuçlarıyla beraber okurların ilgisine sunmuş. Yazarın, hem bir okçu hem de bir tıp doktoru olması, tıp bilgisiyle okçuluk bilgisini birleştirerek değerlendirmeler yapmasına fırsat vermiş.

Eser, temel olarak “Yaylar” ve “Oklar” şeklinde iki ana bölümden oluşuyor. İnceleme konusu olan yaylar, ağırlıklı olarak Kaliforniya Üniversitesi’nden ve Amerikan Doğa Müzesi’nden temin edilmiş. Yazar, elde ettiği tüm yayları ve replikaları tanıttıktan sonra yay kirişleri üzerine iplik tipi, kiriş tipi ve kopma noktaları üzerine yapılan deneyi ve (porsuk ağacı, ceviz, bambu, palmiye gibi) yay ağaçları üzerine ulaştığı deneysel verileri açıklamış.

Oklarla ilgili bölümde ise okların nüfuzları, sürati, çarpma kuvveti, sertliği ve karakteristik özellikleri inceleniyor. Ok yelekleri, ok dönüşleri, okların sertliği ve temrenler açıklanarak okların kendi arasında ve silah mermileriyle karşılaştırması yapılıyor.

Kitabın “Ekler” kısmı, açıklamalar ve görsel materyaller açısından çok zengin (s. 63-85). Bu durum Pope ve birlikte çalıştığı ekibin, işlerini ne düzeyde bilimsel temellerde yürüttüğüne dair önemli bir ayrıntı. Testlerde kullanılan oklar, yaylar, temrenler, okların nüfuzları gibi başlıklarda eserde yer verilen konulara dair tüm görsellere bu kısımdan ulaşmak mümkün.

Çalışmanın satır aralarında, tabii olarak, Türk okçuluğu adına dikkat çeken bilgiler bulunmakta. Testlerde kullanılan Türk yayı, eser kaleme alındığı dönemde iki yüz yaşında olan efsane bir yay. Efsane olmasına önemli bir gerekçe, yazarın ifadesiyle “İlgili koleksiyonda en iyi şekilde korunan bu yaylar, en güçlü yay çeşitleridir. Modern dönemde yapılmış en uzun menzil atışı -450 yard- kısa süre önce Ingo Simon tarafından Fransa, La Tourque'da iki yüz yaşındaki bileşik bir Türk yayı ile yapılmıştır.” (s. 11) Türk yay takımı kullanmasıyla bilinen Ingo Simon, 422 metrelik rekor atışını 1914’te yapmış ve 1933'e kadar 462 yarda (422 m) ile dünya rekorunu elinde tutmuştu. Yazar Pope’un denemelerinde de bir yay ile yapılan en uzun menzilin 281 yard olduğunu ve bu atışın bir Türk yayı replikası ile gerçekleştirildiğini de ayrıca not düşelim. (s. 61)

Okçuluk ve erken ortaçağ silahları üzerine ilgisi olan ve eseri başarıyla dilimize kazandıran çevirmen Recep Efe Çoban, bu eseri takdim ederken: “Pope'un sahip olduğu okçuluk birikimini aktarmasının ötesinde Kızılderili, İngiliz, Türk, Çin, Japon ve hatta Güney Asya yerlilerine ait ok ve yayları kontrollü deneylerle karşılaştırarak kendisinden sonra yapılacak araştırmalara ışık tutmuştur. Özellikle nüfuz (delicilik tesir derecesi), çarpma kuvveti ve hız gibi konularda yaptığı deneylerin sonuçları, teorik bazı bilgilerin sağlam temellere oturmasına imkan vermiştir. Bu bakımdan eser, okçuluk üzerine çalışan her araştırmacı için bir başucu kitabı niteliğindedir” ifadelerini kullanıyor.

Saxton T. Pope (1875-1926), bu eseri yayınladıktan kısa bir süre sonra “Ok ve Yay ile Avcılık” (1925) ile “Bir Okçunun Maceraları” (1926) kitaplarını yayınlatmış. Erken sayılabilecek bir yaşta vefat etmese tutkuyla ilgilendiği okçuluk üzerine tecrübeleriyle harmanladığı nitelikli eserler vermeye kuvvetle muhtemel devam edecekti.

Ok ve Yay Hakkında Bir Araştırma’nın okçulukla ilgilenen tüm okurlar için ilgi çekici ve önemli detaylar içeren bir eser olduğu söylenebilir.

Faydalı bir okuma olması dileğiyle…
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Haziran 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mezopotamya'nın (Siyasi) Tarihinde Yolculuk
Kitap, Mezopotamya bölgesinin zengin tarihini ve kültürünü ele alan bir eserdir. Radner, bu kitabında tarih öncesi dönemlerden başlayarak Sümerler, Akkadlar, Babilliler ve Asurlular gibi önemli medeniyetlerin gelişimini kronolojik bir şekilde inceliyor. Kitabın ana teması, Mezopotamya'nın coğrafi ve iklimsel özelliklerinin bu bölgedeki toplumların gelişimini nasıl şekillendirdiği üzerine kurulu.

Radner, Sümerler'in şehir devletlerinin kuruluşundan yazının icadına; Akkad İmparatorluğu'nun yükselişinden Babilliler ve Hammurabi Kanunları'na; Asur İmparatorluğu'nun askeri başarılarına kadar pek çok önemli konuyu ele alıyor.

Karen Radner, kitabında arkeolojik buluntular, antik metinler ve modern bilimsel araştırmalar gibi çeşitli kaynaklardan yararlanan bir anlatım yöntemi seçmiş. Anlaşılır ve akıcı bir metin olmasına rağmen kitabın ancak bir giriş mahiyetinde değerlendirilebileceği kanaatindeyim. Kitabın bazı bölümlerinin fazla detaylı ve teknik olduğu söylenebilir. Bölgesel ve kronolojik olarak geniş bir alanı kapsadığı için bazı konuların fazla yüzeysel geçildiği de ifade edilebilir.

Açıkçası, bir kronolojik akış şeması ile coğrafi özellikleri ifade eden haritaların olması çalışmayı daha anlaşılır kılacaktır...

Sonuç olarak, Karen Radner'in "Mezopotamya: Dicle ve Fırat Nehirlerinin Kıyısındaki Erken Yüksek Kültürler" kitabı, Mezopotamya'nın zengin tarihini ve kültürünü anlamak isteyen herkes için giriş mahiyetinde yeterli bir kaynaktır. Medeniyetin beşiği denilen coğrafyada şehir devletlerini ve imparatorluk/krallıklara geçişi, dini pratikleri, din ile devlet birlikteliği ve ayrımlarını görmek için okunması faydalıdır. Belki coğrafi etkiden, belki kültürel mirastan, belki genetik aktarımından, sosyolojik ve devlet anlamında birçok şeyin kaynağını veya günümüze geçmişin etkilerinin görülmesi mümkün.

Kitapta sosyal hayat ve yaşam tarzına ilişkin bilgilerin daha detaylı yer alması bence iyi olurdu diye düşünüyorum. Ancak olumlu yönden bakarsak da bu alanda okumalar yapmak için beni motive ettiğini söyleyebilirim.

Keyifli okumalar.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Haziran 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir çocuk kitaplığının olmazsa olmazlarından, harika bir kitap ! Aynı temada, birbirine benzeyen çeşitli kitaplar olabiliyor. Buna benzer 5-8 yaş grubuna uygun bir kitap ben henüz görmedim. Kızım 1.sınıfa giderken, seçimlere denk gelen bir dönemde okuduk. Hem billboardlar, bayraklar, parti afişleri gibi etrafında gözlemlediği gündemi hem de sınıfta yapılan başkanlık seçimlerini anlaması çok kolay oldu. Hatta öğretmeni sınıf başkanı seçimi yapmak istediğinde, başkan adaylarına sınıfa nasıl bir başkan olacaklarını anlatmaları için söz hakkı verilmesini talep etmişti.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Haziran 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı anlatmamı isteseler sekiz öyküyü ayrı ayrı anlatır aklımda kalanları anlatırken sizi kitap okur kadar tutarım.

Türk edebiyatında sevmediğim özenti/yeni bir şey deneme (amaçsızca ve yetkin olmadan) /kendini tekrar etme ve çalakalem hal Fil Gözü’nde yok. Eli yüzü düzgün karakterli, mesajını iletmeyi bilen, nedenselliği ve çatışmayı yitirmeyen öyküler .

Akraba zorbalığı ya da aidiyet zorbalığı, terk ediliş, kendine yol çizme, örnek gösterilene benzemeye çalışırken yolsuz kalma…

Büyük bir “Boşluk” @mevsimyenice‘nin doldurmaya çalıştığı her öyküde kendini ayrı ayrı gösteren.

İyi ki okudum; öykü sıralaması, öykü sayısı ve edisyonu açısından sevdiğim bir kitap oldu kaleminize sağlık.

Artık yenisini beklemeye başlayalım.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
Muhammed Demir
25 Haziran 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap, okuyucuya duygusal bir yolculuk vaat ediyor. Özçelik, saflığın, çocukça inanışın ve kalpten sevmenin önemine vurgu yaparak, modern dünyanın sahte sevgiler, gösteriş ve yalanlarla dolu ortamında gerçek sevgi ve sadakatin nasıl korunabileceğini anlatıyor. Yazar, aşkın ve sevginin sadece bir duygu değil, aynı zamanda bir yaşam felsefesi olduğunu savunuyor. Kitap, okuyucusuna, yaşanan zorluklar ve ihanetlere rağmen sevginin ve aşkın gücünü kaybetmemenin önemini hatırlatıyor. İnsanların hayatlarında karşılaştıkları engelleri aşarken içlerindeki saf sevgiyi ve çocukça heyecanı kaybetmemeleri gerektiğini belirtiyor. Yazar, kendi tecrübelerinden yola çıkarak okuyucuya umut ve ilham vermeyi amaçlıyor. Gerçek çaresizliğin ve zorlukların üstesinden gelmenin mümkün olduğunu, kalpten yaşanan her şeyin sonunda mutluluğa dönüşeceğini anlatıyor. Sevgimiz Sonsuz "Veda", sevginin ve sadakatin gücüne inanan herkes için anlamlı ve ilham verici bir eser.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
Muhammed Demir
25 Haziran 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Şair, şiirini kafiye ve redifle oluşturmuş. Geleneksel olanı doğru kabul edip her şiiri kafiye ve redif için yazmış. Dışarıdan bakınca geleneğe bağlı şiirler olarak görülebilir. Dörtlüklerle yazılanlar da hece ölçüsüne bağlı kalınarak yazılmış şiirler değil. Geleneksel olması için birçok kural yerine getirilmemiş, modern şiir olarak da yazılmamış ama muhakkak okurunu bulacak şiirler. Neredeyse her şiirin altında tarih ve yer yazıyor. Anladığım kadarıyla il dışında çokça yerde görev sırasında yazılmış şiirler bunlar. Anlık duygu yoğunluğu ile karalanmış, tema birliği olmayan birçok metni bir araya getirmiş kitap olabilsin diye. Bir sayfada aşk acısına rastlayıp diğer bir sayfada böbrek taşına rast gelebilirsiniz. Millî duygularla yazılmış eserler de var tabii içlerinde. Bir askerin tuttuğu şiir defteri izlenimi veriyor. Belki de öyle. Yazdığı şiirlerin toplamı olan bu kitabı babasına ithaf etmiş. Hepsi babasına yazılmış şiirler değil ama babasına yazdığı bir iki şiir de var içinde.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
Yanıtları Göster
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Haziran 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Deli Oyuncak: Hayat Böyle Bir Şey...
Arjantin'de zorluklar içinde büyümeye çalışan bir gencin hikayesi anlatılıyor romanda.

Babasız bir ailede çok zor şartlarda yaşayan Silvio'nun hayatından kesitler 4 bölüm halinde anlatılmış romanda.

İlk bölümde henüz çocukluktan çıkmamış olan Silvio, iki arkadaşı ile birlikte ufak çaplı hırsızlıklar yapar ve günlerini tasasız bir şekilde geçirir.

İlerleyen bölümlerde annesinin artık bir işe girip çalışması gerektiğini söylemesiyle iş aramaya koyulur. Bir süre bir kitapçıda çalışır, askeri okula gider, kağıt satıcılığı yapar.

Oldukça zeki bir genç olan Silvio hep hayatının bir noktasında maddi olarak iyi bir duruma geleceğini ve güzel bir hayatı olacağını düşünerek yaşar.

Genel olarak romanda net bir konu bütünlüğü veya belirli bir akışı olan bir kurgu yok. Yazar Silvio'nun hayatından kesitler sunup psikolojisini okuyucuya aktarmaya çalışmış.

Yazar sanki romanın ana karakterinin iyi bir insan mı yoksa kötü bir insan mı olması gerektiğine karar verememiş ve romanı yorumu okuyucuya bırakacak şekilde bitirmiş diye düşünüyorum.

"Hayat böyle bir şey, sürekli, ne olursa olsun şikayet ediyorsun." (s.94)
Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Haziran 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
oldukça akademik bir dille yazılmış olan böyle bir eseri düzgün çevirebilmek büyük ustalık gerektirir bu açıdan çevirmene teşekkür etmemiz lazım. 100 sayfalık bir eser olduğu halde içeriğinin ağırlığı nedeniyle bir çırpıda okunacak bir kitap asla değil. genel itibariyle kadim metinlerden ve öğretilerden yola çıkarak önemli terimlerin etimolojik incelemesi olduğunu söyleyebiliriz. meraklısı için devamlı başvurulacak bir kütüphane kaynağı niteliğindedir. merak uyandırıcı ve öğretici buldum tavsiye ederim
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Haziran 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Serinin ilk üç kitabından daha çok beğendim. Hikayeler daha günümüzden, daha güncel. Biraz daha uzun tutulmuş, serinin ilk kitapları daha ziyade “zırtlanlık” üzerineyken ya da bitirdiğimde o tür öyküler bende daha kalıcı etki bırakmışken bu kitapta hayata dair iç burkan detaylar daha derin etki bıraktı. Yine umutcuğum için “yav nerden yaşamış da yazmış bunu, o yaşta o hayat tecrübesinde imkansız, bunu yaşamayan bilemez” dedirten tatlı tatlı gülümseten bazen de ah çektiren hikayeler yazmış. Teşekkürler umut, beşi beklemeye başladık.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir