Onaylı Yorumlar

Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Haziran 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Okumaya Niyet Edenlere Selam Olsun...
Yazarımız Mustafa Kutlu çoğunlukla hikaye ve deneme türünde kitaplar yazan, hikaye türü yazmadığı dönemlerde samimi bir hasretle beklenen bir yazar. 1968 yılında yayınlanan ilk hikayesi ile genç yaşında edebi hayatına adım atan Kutlu, sinemaya uyarlanan hikayeleri ve senaryoları ile de sevilmiş, ve uzun yıllar Türk Edebiyatının önemli isimlerinden biri olmuştur

Kitabımız “Selam Olsun” her ne kadar 'Deneme' türünde yer alsa da, yazarın hayatında iz bırakan anılarını bizlere siyah beyaz bir film karesi tadında yudum yudum izleten yazılardan oluşuyor. Yazıların her biri kimini bildiğimiz kimini hiç duymadığımız dostlarından bahsediyor ve öyle anlatıyor ki bazılarını, sayfa aralarına serpiştirilen resimlere tekrar tekrar bakma ihtiyacı hissediyorsunuz. Acaba bu duyguyu, bu içtenliği nasıl veriyor bizim gibi etten kemikten bir insan diye... Misal İsmail Gürcan’ı anlattığı yazısında ilk sayfaya iliştirdiği resme ithafen şöyle diyor yazar;

“Yüzüne bakın, Orada bütün bir vatan haritasının dağlarını, ovalarını, denizlerini göreceksiniz. Çöken omuzlara değil şimşekler çakan gözlerine bakın. Bu bir dadaş bakışıdır; kararlılık ile, iman ile, inanç ile bakmaktadır. Baktığı yerin ilerisini, baktığı şeyin içini, baktığı insanın ciğerini bilir. ”

“Yüce dağ başından kopup gelen bir türkü gibiydi Nurettin” diye başlıyor ilk yazısına ve Nurettin Albayrak ile ilgili anılar canlanıyor sayfalarda...

“Bir Tebessüm” başlığını verdiği yazısında “Zaten bu tebessüm kaç nesil gençlerini devasa saçağı altında toplamış değil midir?” diyor Sıtkı Aras için...

“Bu ülkede bugün için Türkçeyi en iyi kullanan iki yazar var. İkisi de Sivas’lı. Biri Ahmet Turan öteki Beşir Ayvazoğlu” diye başlıyor “Beşir Ayvazoğlu” isimli yazısında.

Nurettin Topçu, D. Mehmet Doğan, Muammer Ekti, Ebubekir Erdem, Ezel Elverdi, İsmail Kara, Mustafa Kara, Nusret Özcan, Mustafa Ruhi Şirin, Seyfettin Manisalıgil ile ilgili anılara da rastlayacaksınız bu kitabın sayfalarında. Hepsi ayrı bir sıcaklık ayrı bir lezzet bıraktı benim zihin dünyamda.

Kitaptaki bu samimi anlatımın, içtenliğin sebebi, kanımca, Mustafa Kutlu’nun güzel kalemi ve derin görüşüne ilave olarak, yaşanmışlıkların güzelliği...

Yaşananlar hayatın hangi döneminde olursa olsun, vefa bırakmıyor peşini ve yıllar sonra da olsa bu güzel anıları döktürüyor kaleminden..
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Haziran 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Pal Sokağı Çocukları," yaşadığımız şu dünyada eskiden çocukların birbirine nasıl bağlı ve sadık kaldığını, aralarındaki olayların onlarda nasıl etki bıraktığını ve bir arsanın onların hayatındaki önemini anlatan güzel bir hikaye olarak karşımıza çıkıyor. Okurken sonunda ne olacağını tahmin ederek devam ediyorsunuz, ama kitabı bitirdiğinizde yazarın anlatım gücüyle olayın sizi çok etkileyeceğinin farkına varıyorsunuz. Benim gibi çocukluk hayatını mahallesinde arkadaşlarıyla birlikte geçiren biri için çok normal gelen olaylar, günümüz çocuklarının (çoğunluğu evde elektronik eşyalarla vakit geçiren) okuyarak eski arkadaşlıkları ve çocukların ilişkilerini anlaması açısından onlara kesinlikle öneririm.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Haziran 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitabı okurken İttihat ve Terakki yönetimine karşı saygım yine arttı. Birinci Dünya Savaşı sırasında bile Roma dönemine ait olsa da tarihi eserlere verilen değer ve kıymet, ITC yönetiminin gerçekte dönemin şartlarına göre daha elit bir yapıda olduğunu gösteriyor.Üç Paşaların sonuncusu Cemal Paşa'nın Suriye'de bulunduğu 1916-17 yıllarında bölgenin önemli tarihi eserleri kıymetli bilim adamlarını görevlendirip belgeledikleri (resim) ve bilgi aktardıkları güzel bir çalışma olmuş. Aralarında Halep, Şam gibi kadim şehirler dışında, Antik dönemin gözdesi Palmyra ve Baalbek'e ait de yeterince görsel mevcut. Günümüzde Antik Roma döneminden kalma eserlerin nasıl Almanya'da sergilendiğini de şimdi daha iyi anladım. Bu da biraz dönemin yönetiminin hatası diye düşünüyorum. Restore etmek için götürdükleri tarihi eserleri geri getirmemişler. Her şeye rağmen savaş şartlarında bile tarihi eserlere verilen bu önem ve kısıtlı bütçeden paraya ayırıp restore ettirmeleri şapka çıkartılacak bir hareket.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Haziran 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kendini hamile olarak resmeden ilk kadın ressam Paula M. Becker. Rilke ve Rilke'nin eşi Clara'nın yakın dostu. Rilke ile mektuplaşmaları ve ressamın erken yaşta ölümü üzerine Rilke'nin yazdığı şiir kaynaklarda geçiyor.

Çok da ünlü olmayan kadın ressamın hayatını yine bir kadın yazıyor. varlığını yaşatmak istediğinden. Erken yaşta ölmüş olması en büyük etkenlerden. Yirmi altı yaşında günlüğüne ölümü düşündüğü ve mezarının nasıl olması gerektiğini hayal ettiğini yazdıktan altı yıl sonra ölüyor.

Çok keyif alarak okudum. Biyografi unsurları taşıyan deneme ve anlatı türünde bir eser. Bir kadının kendini arama yolculuğu, sanat, evlilik, çocuk sahibi olma fikri, özgürlük konuları merkezde. Kadın hikayeleri ve gerçek bir şeyler okumak isteyenlere tavsiyemdir...
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Haziran 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"iş olsun" bir boş vermişliğin değil, umutsuzluğun kol gezdiği bugünlerde "bir şeyler yapmak lazım" seslenişidir.

kitap iki bölümden oluşuyor: 1. bölüm geleneğin izinde ince bir hat, 2. bölüm duyguların peşinde daha rahat başlığından oluşuyor.
zulmün kadim tarihi içerisinde insanın konumlanışını dile getirdiği şiirleri Türkiye panoramasını insan kaypaklığının makus talihi (tarihi) bağlamında belirli bir zemine oturtmaya çalışıyor.

1986 tarihinde kaleme aldığı şiirle başlayan kitap, 2024 yılında yazılan şiirlere kadar uzanan bir kapsayıcılığa sahip. böylece şairin serencamını zaman-mekan bağlamında izini sürüyorsunuz.
unutmak hatırlamak sarkacında şair "hiçbir şey olmamış gibi konuşmanın" zorluğuna değiniyor.

şiir severlere tavsiyemdir.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Haziran 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Budizmin kısa ama kapsamlı bir özeti...
Kitapta Budizm'in doğuşundan yakın tarihimize kadar olan yolculuğundan bahsediliyor.

Yazarın kitabın giriş kısmında bahsettiği gibi Budizm'in özellikle Asya'da birçok farklı yüzü olduğu için tek bir Budizm akımından bahsetmek mümkün değildir. Yazar bu düşünceden yola çıkarak kitabın ilk bölümünde Budizm'in doğuşunu Hindistan'dan başlayıp, Siddhartha Gautama'nın hayatından bahsedip Budizm'in ilk çıktığı dönemdeki genel prensipleri ve uygulama şekillerini anlatmış.

Daha sonra Budizm'in yayılmaya başlaması ve okullar vasıtasıyla öğretilmesi; ilerleyen bölümlerde Orta Asya, Çin ve Japonya'ya ulaşması ile bu bölgelerdeki yayılma ve gelişme evreleri anlatılmış. Sonraki bölümlerde Budizm geleneklerinden, felsefesinden bahsedilmiş. Son olarak Batıdaki yayılışlardan bahsedilerek kitap sonlandırılmış.

Yaklaşık 100 sayfalık bir kitap olmasına rağmen kitapta çok fazla sayıda kişi, yer ve teknik terim geçiyor. Daha önceden Budizm ile ilgili yeterli bilginiz yoksa, benim gibi kitabı okuyup anlamakta zorluk çekebilirsiniz. Budizm'e ilginiz varsa özellikle tarihi gelişimi ve dünya genelinde yayılışı ile ilgili değerli bilgilere ulaşabileceğiniz bir kitap.

"Buda'nın hayatı ve öğretileri, ıstıraptan öğrenmek üzerinedir ve bütün arayışı, ıstırapla nasıl başa çıkılabileceği olmuştur." (s.24)



Yanıtla
3
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Haziran 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Modern filozof Žižek'ten Lacan rehberi!
Slavoj Žižek tarafından yazılan "Lacan'ı Nasıl Okumalıyız?", Jacques Lacan'ın derinlemesine psikanalitik teorilerini anlamak için bu kitap yardımcı olur. Žižek, Lacan'ın teorilerini daha anlaşılır hale getirmek ve okuyuculara daha derinlemesine anlama fırsatı vermek için örneklerini ve kendi yorumlarını kullanır. Okuyucu, kitapta Lacan'ın teorik temellerini ve temel kavramlarını öğrenir.

Lacan, gerçek, imgesel ve sembolik düzenlere büyük önem verir. Lacan, gerçekliği üç düzeyde inceler: gerçek, imgesel ve sembolik düzenler arasındaki ilişkiler ve bunların bireyin psikolojik yapısına etkileri ele alınıyor. Ek olarak, Žižek, "ayna evresi" olarak bilinen kavramı kullanarak, bireyin kendilik bilincinin gelişimi sırasında bir ayna karşısında kendisini tanıması sürecini tanımlar ve bu aşamanın bireyin benlik algısı üzerindeki etkilerini tartışır.

Žižek, arzu ve dürtü kavramlarını psikanalitik terapi ve süreç bağlamında ele alır. Arzunun ve dürtünün sembolik düzende nasıl ortaya çıktığını ve nasıl işlediğini açıklar. Lacan'ın teorisinde psikanalitik semptomların yerini ve bu semptomların nasıl okunması gerektiğini ele alır. Lacan'ın Sigmund Freud'un çalışmalarını nasıl yeniden yorumladığı tartışılır. Žižek, Lacan'ın Freud'dan nasıl ayrıldığını ve onun fikirlerini geliştirdiğini açıklar.

Žižek, Lacan'ın teorilerini hem bireysel psikolojiye hem de kültürel ve toplumsal analizlere uygular. Lacan'ın kavramlarının sinema, edebiyat ve popüler kültür üzerinden nasıl yorumlanabileceğini gösteriyor. Lacan'ın dilin bilinçdışı ve kimlik üzerindeki etkilerine ilişkin görüşleri kapsamlı bir şekilde tartışılır.

Slavoj Žižek tarafından yazılan "Lacan'ı Nasıl Okumalıyız?", Lacan'ın karmaşık teorilerini anlamak isteyenler için bu kitap çok önemlidir. Žižek, Lacan'ı kendi özel üslubuyla ve örnekleriyle daha erişilebilir hale getirir. Kitap, Lacan'ın teorik temellerini kapsamlı bir şekilde ele alarak okuyuculara geniş bir bakış açısı sağlar. Žižek'in analizleri ve yorumları, Lacan'ın fikirlerini daha iyi anlamak için yararlı yollar sunar. Žižek'in kitabı, Lacan'ın teorilerine ilgi duyanlar için bir başlangıç noktası olarak hizmet ederken, daha önce Lacan hakkında bilgi sahibi olanlar için de kapsamlı bir inceleme fırsatı sunar. Lacan'ın karmaşık ve soyut teorilerini somut örneklerle açıklamak, okuyucunun bu teorileri daha iyi anlamasını sağlar.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Haziran 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Daha önce "craven malikanesi" adlı eserini okuduğum bu yazar, kitapta yer alan ifadelerle insanda merak duygusu oluştururken mekanların ustaca tasvir edilmesi oluşturulmuş kurguya daha çabuk adapte oluyorsunuz. Kitabın konusu ve akıcılığı oldukça iyi diyebilirim. Eğer bu kitap filme uyarlanırsa bilgisayar efektleriyle konusu izleyicilere daha iyi aktarılır gibi.

Korku gerilim türünde kitap okumak isteyenlerin darcy coates okumasını tavsiye ederim. Zaten sade ve akıcı bir anlatım hakim kitapta. Korku gerilim sevenlerin keyifle okuyabileceği bir kitap.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Haziran 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Okuma odası tekinsiz edebiyat dalında yazılmış kısa hikayelerden oluşan, okuyucusunu tatmin eden güzel bir kitap kanımca. Kitabı bitirdikten sonra genel bir temasının olduğunu da fark ediyorsunuz. Akıp giden zamanlar, yaşlanma ve seçimlerin azalması.

Kullanılan anlatım şekli genel olarak tek bir karakterin bakış açısıyla ilerliyor. Konuşmalar genel olarak yüzeysel kalıyor (bilinçli olarak diye düşünüyorum) ve anlatımda bazı mutlak bilgi yüklemeleri kısımları var. Dil ağır değil, ağdalı şekilde bir anlatım yok okuyucuyu yormuyor.

Modern hikayeler okumak istiyorsanız güzel bir fırsat.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Haziran 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sema Soykan okurken sürekli yeni bir şeyler öğrenmeniz kaçınılmaz .Daha kitabın başında ipten almak, kozunu paylaşmak deyimlerinin çıkış noktasını öğrendik... Neler neler yoktu ki bu bilgisel gibi romanda. Mardin'den İtalya'ya kadar tarihi detaylar, kültür fark etmeksizin kadının yaşam mücadelesi.. Ah kadınlar, canım kadınlar. Yana yana bize armağan ettikleriniz, okurken kanınız çekiliyor. Öyle bir varoluş mücadelesi. Tüm bu değerli bilgiler film tadında bir hikayenin içinde yer alıyor. Üç mücadeleci kadının sürükleyici hikayesi içinde. Okumaktan pişman olmayacağınız bir roman.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  1
Bildir