Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Mayıs 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dostoyevski'nin yazdığı ilk romanmış. Daha en baştan yazdığı ilk kitapta da karakterler çok derin. Ve sonrakilerde de zaten hep karakterlerin iç dünyasının aktarılması vs var. Okurken kendimi bir anda romanın içindeki karakter olarak buluyorum. Bu şekilde olunca da ister istemez insan etkileniyor. Ve hep kendimi onlara acırken onlar için üzülürken buluyorum.
Kitapta makar ile varvaranın birbirlerine duydukları sonsuz saygı ve sevgi o kadar güzel aktarılmış ki ya böyle seven insanlar var mı gerçekten diye düşündürüyor. Çok naif konuşmaları falan. Diğer yandan ezilmişler. Toplumsal statüler tarafından altta bırakılmışlar kendilerine bir rol bulamamışlar. Ama içlerinde ki merhamet duygusu, sevgi, saygı hep var.
Okuması keyifliydi. Böyle karşılıklı mektuplaşma şeklinde yazılmış bir roman daha önce okumamıştım. Güzel oldu. Herkese okumasını tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Mayıs 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gabor Maté, zihin ile beden arasında bir bütünlük olduğunu ve hastalıkların sadece fizyolojik sebeplerden kaynaklanmadığını, duygularla fizyoloji arasında ayrılmaz bir bütünlük olduğunu hastalarının hayat hikayeleri aracılığı ile aktarıyor. Bilimsel terim ve açıklamaların fazla olduğu kitap tıp ve psikoloji öğrencilerine daha fazla hitap etse de yaşanmış hikayeleri ve doktorun tespitlerini anlaşılır bir ifadeyle anlatması sebebiyle bizim gibi alana hâkim olmayan sıradan okuyucuya da hitap ediyor. İyi okumalar.
Yanıtla
18
0
Destekliyorum  4
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Mayıs 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Evlilikler yoluyla Anadolu’daki Türk hanedanları arasında kurulan siyasi bağlar kitapta konu edinilmiştir. Böylece akraba bağları kuvvetlenen beylerin siyasi olarak da ittifaklar kurup siyasi pozisyonlarını güçlendirmeye ve hanedanlarının siyasi varlığını devam ettirmeye çalıştığı anlaşılmaktadır.

Ayrıca evlendirilen hanedan kızlarının Bey eşi olduktan sonra hayır ve imar işlerinde faal oldukları; köprü, çeşme, han vb. yapılarla hanedan topraklarının mamur olmasına katkı sundukları görülmektedir. Alana ilgi duyanların faydalanacağı ve alana katkı sağlayan bir çalışma olmuş.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Mayıs 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
19. yüzyıl, Sanayi İnkılabı sayesinde kapitalist modelin yükseliş trendine girdiği dönemdir. Osmanlı Devleti de bu değişime ayak uydurmak için çabalamıştır. Eserin ana konusu bu konuya yöneliktir. Eser, Osmanlı zihin dünyasını (Asya Tipi Üretim Tarzı) irdelemiş sermaye birikiminin önündeki siyasi, yapısal ve sosyolojik unsurları derinlemesine incelemiştir. Sermaye ve kapitalist birikimi teşvik etmek amacıyla o dönemde başvurulan unsurlara değinmiştir. İslam dininin ticareti teşvik ettiği vurgusuna yönelik örnekler yer almaktadır. Sermaye biriktiren devlet adamlarında örnekler verilmekte azınlıkların mali ve sosyal durumları irdelenmiştir. Savaşların ekonomik boyutları toplumsal yansımaları anlatılmıştır. Modern okulların kapitalistleşmedeki etkilerine değinilmiştir. Osmanlı kapitalistleşmesinin sosyal boyutu (özellikle azınlıkların zenginleşmesi) çeşitli örnekler verilerek açıklanmıştır. İlgili arkadaşlara tavsiye ederim.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Mayıs 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İdealler ve Gerçekler Arasında Bir Tekâmül Yolculuğu
Mohandas Karamçand Gandhi (1869-1948), insanlığın iki dünya savaşıyla oradan oraya yalpaladığı çalkantılı yılları yaşadığı halde pasif direnişin ve sivil itaatsizliğin öncüsü olmayı başarmış önemli bir şahsiyet.

Yazar Douglas Allen, kısa boylu, çelimsiz, korkak, pek çok kişilik zaafları olan, çelişkilerle dolu vasat ve sıradan bir insanın, “hakikat peşinde deneyler” yaparken kendini sürekli olarak yeniden inşa eden ve halkını bağımsızlığa götüren bir adama dönüşme hikâyesini anlatıyor.

Gandhi’yi öne çıkartan kişilik özellikleri arasında ailesine ve geleneklerine bağlılık göze çarpıyor. Bu sayede, İngiltere’de ve Güney Afrika’da geçirdiği yıllarda Hintli kimliğini korumuş ve yaşadıklarından şahsi tekâmülü adına ciddi faydalar sağlamış görünüyor. Buna ilave olarak, gurbette aldığı derslerden kendi ülkesini değerlendirmede, ülkesine eleştirel ve yapıcı katkılar sunmada fazlasıyla yararlanmış olduğu da çok açık.

“Gandhi’nin ailesi, özellikle de annesi geleneksel bir Hintlinin yurtdışında ister istemez günaha gireceğini düşünüyordu. Gandhi’nin Jain papazı Becharji Swami’nin huzurunda ettiği üç kutsal yeminle bu engel aşıldı: Ete, şaraba ve kadına asla el sürmeyecekti. Gandhi böylece annesinin rızasını aldı... Gandhi’nin Batı’daki deneyimleri ona Hindistan’daki geleneksel hiyerarşiye yönelik eleştirisi dahil birçok kalıcı beceri ve değer kazandırdı.” (s. 30-31)

İngiltere’de aldığı hukuk eğitiminin, hayatının ileri safhalarında özellikle müzakerelerde başarı elde etmesinde ve barışçıl eylemlerini kurgulamada önemli katkılar sağladığı belirtilmelidir. Eserde bunun dışında Gandhi’nin, bugün dahi eleştiri konusu yapılan, Güney Afrika’da Zulu İsyanı’nda ve Boer Savaşı’nda yasal bir zorunluluğu olmadığı halde İngilizlere verdiği aktif destek, Hindistan bağımsızlık mücadelesindeki önemli basamaklardan Tuz Yürüyüşü, “Hindistan’ı Terk Edin!” Kampanyası, dönemin siyasi figürleriyle ilişkileri, inşa ettiği düşünce ve hayat felsefesi, kitapta yer verilen diğer başlıklara örnek olarak gösterilebilir.

“Şiddet karşıtlığı çerçevesinde savaşın gayriahlaki bir olay olduğunu birçok kez vurgulamıştır. Buna karşılık 1899’da Boer Savaşı sırasında gönüllü bir Hint Ambulans Müfrezesi kurup -kendi deyimiyle yüreği Hollanda asıllı Afrikalılardan yana olsa da- bu müfrezenin başına geçmiş ve Britanyalılarla birlikte savaşmıştır... Gandhi’nin Zulular ve diğer yerli Afrikalılarla ilgili görüşleri birçok kişiye göre cahilce, kibirli ve ırkçıdır. Savaşla ilgili fikirleri Gandhi’nin konumunu tartışmalı hale getirir.” (s. 47)

Kitabın, bir hayat hikâyesinden ibaret olduğu düşünülmemelidir. “Şiddet Karşıtlığı ve Hakikat”, “Modern Medeniyet, Din ve Yeni Bir Paradigma” ve “Günümüzde Gandhi” başlıklarıyla O’nun düşünce dünyası üzerine ayrıntıların kaleme alındığı bölümlere de eserde yer verilmiş. Şu detayı not etmek gerekir: Çalışma, Gandhi ve düşünce dünyası üzerine giriş mahiyetinde bir metin olarak kabul edilmelidir. Sadece Gandhi’nin kendi yazıları, mektupları, röportajları ve konuşmaları bir araya toplandığında yüz ciltten oluşan bir koleksiyon meydana gelmektedir. Buna bir de O’nun hakkında yazılmış ve yazılmakta olan eserler eklendiğinde kütüphaneleri dolduracak bir birikimden söz edildiği kolaylıkla anlaşılır.

Emekli bir felsefe profesörü olan yazar Allen (d. 1941), savaş ve şiddet karşıtı bir aktivist. İlerlemiş yaşına rağmen akademik çalışmalarına devam ediyor. 2009-2010 akademik yılında, çalıştığı üniversiteden izin alıp vaktini, bu eseri hazırlamak için Gandhi üzerine araştırmalara tahsis etmiş. Akıcı bir dille yazılmış bu kitapta, sayfalar arasında Gandhi’ye ait çokça fotoğraf kullanılması ve bunların özenle seçilmesi ve yüksek çözünürlükte olması gayet isabetli olmuş.

Kitap, Dougles Allen’ın Gandhi hakkındaki çalışmalarından sadece birisi. Yazar ve eserleri hakkında daha fazla bilgi almak için “en.wikipedia.org/wiki/Douglas_Allen_(philosopher)” adresi ziyaret edilebilir.

Faydalı bir okuma olması dileğiyle!
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Mayıs 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Eğitim sistemine dair köklü ve düşündürücü bir bakış açısı sunuyor. Ivan Illich'in eleştirileri ve önerileri, mevcut eğitim anlayışımızı sorgulamamıza neden oluyor. Kitap, eğitimin bireyler üzerindeki etkilerini ve toplumun eğitim sistemine bakışını derinlemesine inceliyor. Illich'in özgün yaklaşımı, eğitimin bireysel yetenekleri ve yaratıcılığı nasıl baskılayabileceğini gözler önüne seriyor. Bu eseri okurken, eğitimin sadece okulda değil, hayatın her alanında ve her anında var olduğunu fark ettim. Herkesin mutlaka okuması gereken, ufuk açıcı ve düşündürücü bir kitap.
Yanıtla
6
1
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Mayıs 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Eser gerçekten de insan davranışlarının topluluklar içindeki dinamiklerini anlamak için mükemmel bir kaynak. Gustave Le Bon'un derin analizleri ve akıcı anlatımı, kitabı hem akademik hem de genel okuyucu kitlesi için son derece değerli kılıyor. Le Bon, bireylerin kalabalıklar içinde nasıl farklı davrandığını ve kitlelerin nasıl yönlendirilebileceğini son derece ustalıkla ele alıyor. Kitap, tarihsel ve sosyolojik örneklerle zenginleştirilmiş, bu da okuyucunun konuyu daha iyi kavramasını sağlıyor. Kitle psikolojisi üzerine çalışmak isteyen herkesin mutlaka okuması gereken bir başyapıt. Kesinlikle tavsiye ederim.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  3
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Mayıs 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Derin uzayda, yıldızlara doğru, yer çekiminin olmadığı bir diyarda, sonsuz güç ve geleceğin tahayyülü. Bütün bunları bir film izler gibi bu kitapta keşfedebilirsiniz. Sene olmuş 2087, Mars'ta Bağımsızlar kampüsü olarak isimlendirilen ve demokrasi ile yönetilen bir gezegen halkı ile şirket-devletleri ve diğer kötü müteşebbislerin yönettiği Dünya arasında gerçekleşen aksiyon dolu bir kurgu. Uzayın karanlıklarında insan ve yapay zeka robotların özgürlük ve inançları uğruna üstün teknolojik savaşlarını tanıklık edeceğiz. Bilim kurgu severler ve denemek isteyenler için tavsiye ederim. Uzayın Derin Karanlığı çok hoş bir Bilim Kurgu romanı.. Keyifli okumalar.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Mayıs 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yıllardır uğraştığınız, emek harcadığınız, hayaliniz olan şey bir anda yıkılıverdi. Ne yapardınız? Ya da etrafınızda sizi böylesi bir çaresizlik içinde gören diğer insanlar ne yapardı ya da yaptılar. Kimileri size nerede yanlış yaptığınızı sıraladı, kimileri artık bu duruma isyan etmeniz gerektiği haykırdı, kimileri olup biteni görmezden gelmenizi telkin etti, kimleri de başkalarının sahip olduklarını yıkmanız gerektiğini fısıldadı. Bütün bunlardan farklı olarak biri de bütün yaşadıklarınız sabırla dinledi, yanınızda kaldı, sizi terk etmedi. O kişi bu kitapta tavşan :) Sizin hayatınızda kim? Çocukların olumsuz durumlarla başa çıkma becerilerini destekleyerek onların duygusal gelişim süreçlerini doğru tamamlamalarına yardımcı olacak bu alanda yazılmış en iyi kitaplardan birisi. Etkinlik: Ahşap oyun blokları bu kitap için biçilmiş kaftan ki ahşap bloklar her ne kadar manipülatif oyuncaklar arasında olsa da en önemli özelliği çocuklara yeniden inşa etme iradesi gösterme fırsatı vermesidir
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Mayıs 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Nihal Atsız’ın meşhur romanı ”Bozkurtların Ölümü”, tarihî romanlarımız arasında seçkin bir yer edinmiştir. “Destan şairi” olarak ünlenen Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu da bu romandan çok etkilenmiş ve onu nazma çekmeye karar vermiş. Hatta bu konuda Atsız’dan da destek görmüş, nihayetinde bu kitabı meydana getirmiş...

Bozkurtların Ölümü, geniş ve hacimli bir olay örgüsüne sahip. Açıkçası bu kadar kapsamlı bir hâdiseler yumağını şiire dökmek, üstelik kafiye ve redif düzeninde tekrardan kaleme almak, bence büyük maharet ister. Nitekim Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu da unvanına layık bir şekilde bu işin üstesinden gelmeyi başarmış.

Bozkurtların Ölümü romanındaki olayların içinde barınan heyecanı bünyenizde taşımak ve bunu şiir kalıbında hissetmek istiyorsanız, bu kitabı okumanızı kesinlikle tavsiye edebilirim.
Yanıtla
23
0
Destekliyorum  11
Bildir