Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“‘Bize benzemeyeni neden sevmiyoruz?’ diye sordu sonra. ‘Çünkü dünyanın sadece bize ait olmadığını hatırlatıyor. Onun yüzüne baktığımızda, bizde olmayan bir şey görüyoruz. Sandığımız gibi mükemmel değil de eksik olduğumuzu anlayınca, kendimizi zayıf ve çaresiz hissediyoruz. Zorbalar da böyle ortaya çıkıyor. Kendilerine benzemeyeni bunun için yok etmek istiyorlar. Eksik olduklarını unutabilmek için.’” Yazarın günümüzdeki çocukların problemlerine değinme biçimi çok güzeldi. Bir karga (Roko) ve bir kız çocuğu (Nisa) üzerinden küçük yaş grubunun aklını karıştırabilecek sorular dizisine cevaplar bulunmuş. Paylaştığım alıntı cümlesini sınıfta okumuştum. Öğrencilerim hemen: “Irk ayrımına mı dikkat çekmek istemiş hocam?” diye sordular. Hayranlıkla bakakaldım. Ayrıca kitapta tek dikkat çekilen konu farklılıklar değil; korkularımız, bizi biz yapan şeyler, “öz”müzün güzelliği, değişimin kaçınılmazlığı, zorbalıklar… daha ne olsun?..
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“Hayatı küçüktü, dardı ama kendi elindeydi.
İçli dışlı olunca insanlar hayatını elinden alıyorlardı. O zamandan beri uzak durmaya çalışıyordu insanlardan.” Yine yeni yeniden Ayfer Tunç. Kuru kız, hem evde kalmış kız kurusu hem de sıska cılız… nereden baksan “Kuru Kız” insanların gözünde!.. hayatını tüm aile bireylerine sırasıyla adamış bir kız… ismi yok, olmasına gerek de yok. Toplum tarafından ona zaten bir isim yakıştırılmış. Hayatta iyi hiçbir şeye layık görülmemiş. Marketten yaptığı alışveriş bile biraz lükse kaçınca başkasının alışverişini yapıyormuş gibi bir role bürünmek zorunda bırakılmış… kalbi o kadar kararmış insan var ki gerçekten bu dünya bazen yaşanılması çok zor bir yer hâline geliyor. Ayfer Tunç’un kalemine tekrar dönecek olursam yine enfesti. Yalın ama derin. Aynı anda. “Dönmek için dönüşünü bekleyecek biri gerekliydi insana, bir canlı, bir kedi bile olabilirdi, bir kanarya ya da hoş geldin diyecek bir muhabbetkuşu. Onun yoktu.” Kitapla kalın.
Yanıtla
4
1
Destekliyorum  14
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“‘Bunca eşya!’ Sofanın ucundaki ahşap basamakları tırmanarak Mücellâ teyzenin yatak odasına girdiğimizde eşyanın, sahibinden geri kaldığında nasıl bir yüke dönüştüğünü ilk kez anladım.” Mücellâ… Kitap bitti, kelimeler koca bir düğüm olarak geldi boğazıma oturdu. Ne kadar hüzün ne çok yaşanmışlık… yaşlanmışlığın içinde eriyen umutlar… Kitap gerçekten çok hüzünlüydü. Konu olarak yakın zamanda bitirdiğim Ayfer Tunç’un “Kuru Kız”ı ile neredeyse aynıydı. Bu tarz benzer konuları işleyen kitapları arka arkaya okuyunca üslup farkını karşılaştırma imkânı da doğuyor. İkisini de çok beğendim. Nazan Bekiroğlu’nun kaleminin ne kadar kuvvetli olduğunu söylememe gerek yoktur herhâlde. Kitapla kalın. “Her şeyi ciddiye almaya yazgılı, yalnız ve mutsuz ama mutsuzluğunun farkında bile değil, kendi içinde bir nabız gibi atarak çoğalıp duran bir kız çocuğu ile kuruyup gitmiş yaşlı bir kız arasında yaşanması her zaman için olası bir sahneydi bu. Tek farkla: Gerçek oldu.”
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  6
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
hayatın anlamı… V.Frankl evini, ailesini, eşini, her gün beraber yemek yediği yoldaşını kaybetmiş, işkencenin, ıstırabın her türlüsünü tatmış bir psikiyatri doktoru… ölüm sadece bir adım ötesinde ve anlamsız bir emirle ne için öldüğünü bilmeyecek bir yerde; Nazi Kampında… Tüm bunlara rağmen hayata nasıl tutunduğunu tecrübelerine ve mesleki bilgisine dayandırarak anlatmış. Bir de ekol geliştirmiş, Logoterapi… Zihni karman çorman yapmadan son derece basit ve sade şekilde problem tespiti yapmış ve çözümlerini logoterapiyi esas alarak sunmuş. Bu basitlik ve sadelik kitabın değerini yüceltmiş. Ve kitapta psikanalizin handikapları da eleştirilmiş. Ve bu eleştiriler günümüzdeki psikanalistlerin yorumları ile bunalanlara nefes olabilecek nitelikte… Kısa ama son derece etkili, dili anlaşılır samimi bir eser…
Yanıtla
6
2
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hem muhaddis hem de fakih olan İmam Nevevi hazretleri 13.yüzyılda yaşamış.Muteber İslam alimlerindendir.Bu eserdeki hadisler sahih hadisler.Marmara ilahiyat fakültesinin değerli hocaları bu kitaptaki hadisleri herkesin anlayabileceği bir şekilde şerh etmiş.Şerhin sonunda hadisten öğrendiklerimizi maddeler halinde yazarak hadisi daha iyi anlamamızı sağlamışlar.Başka şerhli hadis kaynakları okumuş biri olarak şunu söyleyebilirim ki hadis-i şerifleri açıklamasız okumamak gerekiyor.Çünkü hadisten asıl anlamamız gereken manayı ıskalayabiliyoruz.Kitap kalitesi çok iyi ve yazılar rahatça okunabiliyor.Herkesin evinde olması gereken bir eser.Şiddetle tavsiye ederim.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Eserde AKP'nin kuruluşu, Erbakanın akp ile olan zıtlaşması, fetöcülerin uydurma belgelerle Tskyı etkisiz hale getirmesi, emniyetin, yargının fetöye teslim edilmesi, her seçim öncesi gerek kaset kumpaslarıyla gerek muhalefetin kendi kendini dizayn etmesiyle Akpnin önünün açılması, fetöyle akpnin arasının dershane nedeniyle bozulması fetönün 17-25 aralıkla hükümeti zor durumda bırakması, mit tırları davası, 15 temmuz sonrasında yaşananlar, referandum süreci ve her seçimde muhalif seçmenlerin nasıl kandırıldığı Yılmaz Özdilin etkili kalemiyle yer yer sinirlendirerek yer yer güldürerek anlatılmış son 20 yılın siyasi olaylarını merak edenlere bu eseri şiddetle tavsiye ederim..
Yanıtla
10
3
Destekliyorum  7
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu eserin kurgusu ustaca tasarlanmış ve okuyucusuna gayet kaliteli bir okuma zevki sunuyor. Roman okuyucuya gerçekten bir mesaj veriyor; fakat mesajı nasıl alacağı okuyucunun kendisine kalmış. Kitap okuma alışkanlığı olmayan veya kitap okuma alışkanlığını yeni edinenlere kesinlikle tavsiye ederim. Nitekim eserin, okuyucusunu yoran veya bunaltan bir yapısı yok. Bu sebepten ileri gelerek ister yeni okur olsun ister eski, kitabı büyük zevkle okuyup bitireceğine inanıyorum. Daniel Defoe'nun kaleminden çıkmış bu esere tek olumsuz eleştirim şudur ki hikayenin sonu hikayenin bütününe bütünlük oluşturacak şekilde değil de daha ziyade çalakalem biçimde bağlanmasıdır. Belki de Defoe okuyucusuna tam olarak bu kısımda mesaj veriyor olabilir. Neyse kitabın içeriği ile ilgili bilgi paylaşıp daha okuyacak olanların heveslerini kırmak istemiyorum. Tedarik edip okumak isteyen herkese büyük memnuniyetle tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“İnsanlar kitapların kaderlerini de değiştirir.“ Yazarın o kadar farklı bir üslubu var ki… Yer yer okurken Marquez’in kalemini hatırlattı bana ama sonlara yaklaştıkça asıl tanıdık gelen kitabı buldum: “Körleşme” (Elias Canetti). Bir kitap sevdalısının başına ne gelebilecekse (ama gerçek bir kitap sevdalısından bahsediyorum hatta aşırıya kaçan bir kitap tutkunundan…) her şey bu kitapta var (Körleşme’de de vardı.): kitapları saklamak, okuduklarını dosyalamak, kitabın raftaki düzeni, böceklerden korumak, aşırı okuma tutkusunun vermiş olduğu insanlardan soyutlanma isteği… kısacası okumayarak yaptığınız yanlışın farkına okuyarak varabilirsiniz. Böyle kitaplar beni bir yandan korkutmuyor da değil. Sonuçta evini kitaplarla (tuğla yerine) ördüren bir adamın hikâyesi var. Daha ne kadar ileri gidebilirdi ki?.. Alıntılarımı bırakıyorum. Kitapla kalın.
“İnşa edilen bir kütüphane, yaratılan bir hayat demektir; yığılmış kitaplar toplamı değildir asla.”
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“Bırakın gelecek gerçeği ortaya çıkarsın ve herkesin değerini göstersin. Şimdiki zaman onlara ait ; üzerinde çalıştığım gelecek ise tamamen benim.” N. T.
“Hayat ya da kader ne dersen de. Başkasını yaşatmak için doğduğu gerçeğini değiştiremezsin. Bazen olmaz.” A. B. S.
Şaşırtıcı bir roman. Peki nedir bu türler? Gelin bir göz atalım:
SARIKAYA’nın romanı farklı mekanlar kullanması ve orada kendilerine yeni bir dünya kuran karakterlerin oluşu distopik roman özelliğinde olduğunu,
Bir dedektif/polis - suçlu kullanarak temposu hiç düşmeyen bir dinamizm ile okuyucusuna bazen gergin ve korkutucu atmosferler sunabilen bir gerilim romanı olduğunu,
Genellikle gizemli bir olay ya da çözülmesi gereken bir suç içeren ve sonun şaşırtıcılığı ile bir gizem kurgu romanı olduğunu, ***
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Yanıtları Göster
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çok güzel, çok faydalı, okuması keyifli, arada bir açıp fotoğraflara bakmak güzel. İçerik hakkında tek yorumum kitabın amacı doğrultusunda orta kısımdan sonra makinalar, objektifler, kompozisyon teknikleri, fotoğraf paylaşım ortamları, sosyal medya vb. konulara girerek bunlarla ilgili açıklamalara yer veriliyor, bu kısımların özellikle sosyal medya ve fotoğraf paylaşım ortamları gibi bir bölümün, kitap gibi bir medyada yer bulmasını doğru bulmuyorum bence kitapta gereksiz yer tutuyor, çünkü bu ortamlar zamanla hızla değişebilmekte ve bu çağda kimse dijital medya ile ilgili bilgi arayışında bir kitaba başvurmayı düşünmez. Bu tarz bölümler yerine daha çok fotoğraf ve tam sayfa fotoğraf görmeyi tercih ederdim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir