Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir ilk kitap olarak çok başarılı. Okumaya başladığınızda elinizden bırakamayacağınızı ve dilini çok beğeneceğinizi garanti edebilirim. Akıp gidiyor. Konu olarak zorlayıcı ve travmatik olaylar içeriyor, bir roman olarak düşününce bile etkiliyor kaldı ki sadece bir kurgu değil yaşanmış olması gerçeği insanı düşündürüyor. Benim unutamayacağım görüntüler var aklımda. Başarıyla da resmedilmiş. Karanlık atmosferi ve gerilim unsurları heyecan dozunu arttırıp merakla okunuyor. Devamını da heyecanla bekliyorum. Bir şans vermeye değer.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir domatesin tarladan, mutfağa giriş hikayesini okuyacağınızı düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Bir intikam hikayesi. Kitabın su gibi akmasını da beklemeyin. Tam tersi boğucu, hüzünlü ve iç karartıcı.
Şimdi düşünün insanoğlu olarak biz toprağa kirlettik, havayı, suyu kirlettik. Daha verimli olsun diye tohumların genetiği ile oynadık. Bunlar da yetmedi bilinçsiz bir şekilde tarım ilacı kullandık. Bir de hepsinin üstüne tonlarca sebzeyi ve meyve israf ettik. İşte bu kitap bize israf kısmını anlatıyor. Fakat gerisini aklınız zaten tamamlıyor. Birazcık çevrenize ve çevreye karşı duyarlıysanız eğer.
Lütfen size şifa olacak şeylerin zehre dönüşmesine izin vermeyin.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Herta Müller ile Andrei Codrescu'nun önsözleri ve çevirmen Suat Kemal Angı'nın girişiyle tam bir başyapıt. 

Cıva gibi ağır, asit kadar yakıcı gözlemler, oyuncak bir kuşun zembereği boşalana kadar tıkır tıkır şakıyıp kanat çırpması denli şaşırtıcı betimlemeler ve akla ziyan bir şiirsellik. 

Blecher için yazmak, tam bu noktada, acılı "içsel" yoğunluğun "dışsal" tezahürü olan "gözlem" ve "anımsama" noktasında başlar. 
Blecher ölümünü kaydetmiştir, hem bedeninin içinden hem de varolmanın dışından. Bu peçeyi geçirgen yapmıştır: Onun sözcükleri, görünüşte katı olan dünyayı çevreleyen geçirimsiz bir zar boyunca yolculuk eden taşıtlardır. 

Yazar on beş bölüm boyunca hastalığının yaşattığı zihinsel buhranlarla iç içe olunca dünya algısını tamamen kaybeder. Artık sadece kendi beyninin algıladığı imgelerle yaşar. 

Son iki bölüm çok çarpıcı ve hüzünlüydü. Ölümü bu kadar güzel anlatabilirdi. 

Kesinlikle okunmalı gönülden tavsiyemdir. 

Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın oldukça ilginç bir mizah anlayışı var. Romanın karakterleri ve olay örgüsü, sıra dışı ve absürt olmasına rağmen insan doğasının ve toplumun derinliklerine dair önemli göndermeler içerdiği için okuyucuya gerçeğe yatkınmış hissi veriyor. Absürt olaylar, gerçek kişilerle öyle harmanlanarak sunuluyor ki, Hitler’le Orta Amerikalı birinin dostluğunu yadırgamıyorsunuz. Romanda bir kaç gerçek kişi, kurgusal olaylarda kullanılmış.

Anlatıcı, Rudy Waltz, kişiliğinin nasıl şekillendiğini, ailesiyle ilişkisini anlatırken, aralarda yemek tarifi veriyor. İnsan tariflerini not etmekten kendini alamıyor. Tarifler, anlatıcının daha çok kendileriyle ilgili olan ebeveynlerinden çok, mutfaktaki hizmetlilerle büyümesinden dolayı onun kişiliğinin bir parçası. Yazarın şekillendirdiği kahramanı, yine anlatılan olaylar kadar absürt, fakat okuyucuya sunuluşu açısından ete kemiğe bürünüyor. Kitabın etkisiyle zor bir konuşmayı “linzer torte” eşliğinde yapabilirim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hikaye ve romanlar için "yaşanmış ya da yaşanması mümkün olaylar" diye bir tanım yapılır.
Anadolu'nun bağrından çıkmış bu roman için yeni bir açıklama eklemek isterim: kesin yaşanmış, yaşanması kaçınılmaz olaylar..
Veya
Sağda solda bölük pörçük anlatılmış, kendilerinin ağzından asla duymadığımız dedelerimizin hikayesi..
Yazarın zamanda bir ileri bir geri giden kurgusu ve akıcı dili kitabı sürükleyici hale getiriyor. Kitap Sakin sessiz akan bir nehir gibi, ama suyun sesi çok şey söylüyor. Silvan Bey'in çok, daha çok yazması dileğiyle.
Yanıtla
2
1
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İnsan bu hayal gücü sınırsız aslında tek sınır kendimiziz. Biz istedikten sonra imkansız denilen şeyler imkanlı hale gelir. Bunlar seneler öncesinde şu anki teknoloji de imkansızdı ama her şey gelişiyor değişiyor bunun için de hayal gücü gerekiyor. Çocuklarınızın önünü açın hayallerine sınır koymayın ve onlara okumaktan sıkılacağı kitaplarla bunaltma yerine bir şeyler okumasına teşvik edin okurken o da keyif alsın. Bu kitapla bence her çocuk kitap okumayı sever. Bence alınmalı ve kesinlikle okunmalı.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  14
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gelmiş geçmiş en önemli işletme kitaplardan birisi olarak kabul edilen -ve bence gerçekten de bu kabulün hakkını veren- bu kitap, kısıtlar teorisini anlatmaktadır. Roman biçiminde kolay okunabilir bir şekilde yazılmış olması da çok tatlıdır. Kısıtların sadece bir şirketin üretim sürecinde değil, hayatın her alanında olması, bu kısıtların farkına varıp, kısıtlardan etkilenen insanlarla, hep birlikte üzerine düşünerek karar almayı, kısıtları görmeyi, kabul etmeyi, değiştirmeyi ve onlarla birlikte yaşamayı anlatması açısından inanılmaz değerli bir kitaptır. Sadece endüstri mühendisleri değil, gerek üretim gerekse de operasyonda (lojistik, pazarlama, finans, insan kaynakları gibi) çalışan analitik zekası olan bütün çalışanların, ve özellikle de geleceğin yöneticilerinin ilk anlamaları gereken şeydir: kısıtlar teorisi. Şiddetle tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitabı eğitim sistemi üzerine çalışan herkese tavsiye ederim. Bence dünyadaki eğitim felsefesi ve psikolojisi üzerine yazılmış en önemli eserlerden birisidir. 1900’lü yılların başında sovyet Rusya’nın psikoloji ve eğitim konusunda bu kadar araştırma yaptığını, bilgi birikimine sahip olduğunu ve sovyet eğitim sistemine uyguladıklarını bu kitaptan sonra (büyük bir utançla) araştırıp öğrendim. Vigotski’nin eserlerinin neredeyse tamamı 20.yüzyılın ikinci yarısında ABD’de İngilizceye çevrilmiştir. Ayrıca, dünyanın en üst seviye eğitim sistemine sahip İskandinavlar, Vigotski’nin de temellerini attığı Aktivite Teorisi’ni uluslararası bir öğrenme teorisi olarak yorumlayarak kendi eğitim sistemlerine entegre etmişlerdir. Tekrarlıyorum: bu kitabı eğitim sistemi üzerine çalışan herkese tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Her kitap değil, gerçek kitaplar yolculuktur, okuyucuyu gezdirir, düşündürür, tefekkür gücünü artırır, insanı geliştirir. Roman okumak isterseniz Dostoyevski ve Balzac, novella okumak isterseniz Stefan Zweig bu gerçek kitapların en önemli en üst örnekleridir. Stefan Zweig demek, Olağanüstü Bir Gece demektir, Hayatın Mucizeleri demektir, Bir Çöküşün Öyküsü demektir, Satranç demektir. Sorgulamak demektir, arayış demektir, düşünmek demektir. “O Muydu?” da yukarıda saydıklarım kadar kuvvetli olmasa da insandaki şüphe duygusu üzerinedir. Şüphenin, güvensizlik (veya çok üst seviye bir güvensizlik olan imansızlık) durumunda evhamın büyüyerek ulaşabileceği noktaya yaklaştırır okuyucuyu. O Muydu? sorusuyla birlikte Nasıl bir Hayat? sorusunu sordurtur. Stefan Zweig demek gerçek kitap demektir, gerçek yolculuk demektir, öneririm.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İnsana çok şey öğreten eserler listelerinin en tepelerinde yer alabilecek bir eserdir. MÖ 100’de yazılan bu kitap, siyasetten, yani toplumu daha doğru yönetmek için organizasyon ve yönetim bilimlerinden, bahsetmez. Bu kitap, politik bir ortamda iktidara girmek için taktikleri anlatır. Örneğin, oy almayı sağlayacak şeyler olarak iltimas vermek, bol bol seçim vaadinde bulunmak, sürekli evine gelenlere sanki önemli insanlarmış gibi davranmak, daha önce hakkını yediğin insanlara emir kulu olduğu söylemek, rakiplerinin kirli çamaşırlarını araştırmak ve dedikodu yoluyla sürekli yaymak gibi koltuk kapmak için yapılabilecek taktiklerden bahseder. Yönetim bilgini artırmak veya erdemli insan olmaktan bahsetmez. İşte bu yüzden, koskoca Roma İmparatorluğu’nun, pek çok skandala, komploya sonuçta çöküşe gittiğini, daha MÖ 100’de anlar insan. Ve yine bu esere bakarak, egemen gibi gözüken büyük imparatorlukların ve büyük şirketlerin çöküşlerinin görebilirsiniz. Muhteşem.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir