Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Aşağıdaki pek çok yorumda olduğu gibi ben de doğum günü armağanım olarak merak edip almıştım. Nautika olmasından anlaşılacağı üzere, deniz yolculuğudur bu kitap. Ege denizinde başlar, Boğazı geçip Karadeniz’in Türkiye kıyılarında devam eder, Batum’dan post alınır ve Ege’ye geri dönülür. Şu anda Batum’da şehrin merkezindeki anıtın da kaynaklandığı efsanedir bu. Truva savaşı ve sonrasında Roma’nın kuruluşuna kadar olan Aenidias destanının öncesi olması açısından, mitolojik olarak çok önemlidir. Bu eseri Türkçemize kazandıran hem çevirmeni hem de yayınevini tebrik ederim. Mitoloji ve tarih meraklılarına şiddetle öneririm. (Ayrıca, kitabın yavrusu olan sözlüğe de, kitap okur gibi sayfa sayfa okudum, günümüzde İngilizce’de olan pek çok sözcüğün, orjinallerinin latinceden önce Yunanca olduğunu görmek insanın ufkunu açıyor, batı medeniyetine ve diline bir gülümseme göndertiyor)
Yanıtla
8
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Orhan Pamuk'un Yeni Hayat romanı, Dante'nin aynı adlı ve Rilke'nin Duino Ağıtları eserleriyle metinlerarası ilişkide olan saplantılı aşkın, şiirle bağlantılı bir dil üzerinden anlatıldığı, macera, arayış, polisiye, cinayet, nesne ilişkisi gibi konuların yer aldığı postmodernist üstkurmaca bir anlatıdır. "Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti," cümlesiyle başlayan, anlatıcının üçlü aşk hikayesinin baş kahramanı Osman'ın olduğu, tıpkı Kara Kitap'taki Galip - Rüya - Celal Salik karakter yapılanmasına benzer şekilde burada da Osman - Canan - Mehmet kurgusunu gördüğümüz bir romandır. Celal Salik'in adı yer yer Yeni Hayat'ta da geçmekte, kitap boyunca bir leitmotif olarak geçen OPA marka tıraş sabunu nesnesiyle yazar kendisini metnine dahil etmiştir. Bir başka leitmotif olan melek simgesinin ve karamelaların Heinrich Mann'ın Profesör Unrat romanıyla birlikte bu kitaptan uyarlanan Mavi Melek filmiyle olan bağlantısını da görüyoruz.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yeni tanıştığınız zaman sinir olduğunuz bazı insanları sonradan alışıp seversiniz, bırakamazsınız. Ama bir anda da hayatınızdan çıkıp giderler. İşte öyle bir kitaptı benim için. İlk sayfalarda artık ne söyleyeceksen söyle diye yazara bağırasım geldi. Uzun cümleler, bir anlam ifade etmeyen sıra sıra edatlar, hele o parantez içi hiçbir açıklama yapmayan cümleler… Kitabın orta kısımlarında alışıp sonlara doğru eğlenceli gelmeye başladı derken kitap pat diye bitti zaten. Farklı deneyimde bir eser, zaten ismiyle farklı olduğunu haykırıyor. Trollemek hareketini seneler önce bu kitap ile biz okurlara yapmış yazar ya da ismini söylemek istemediğimiz Kara Perec….
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"İnsanlar kendilerinin iyi olduğunu zannediyor Alex. Rüya görenin rüya gördüğünü fark etmemesi gibi heyecanla yaşamaya devam ediyorlar."

Murat Gülsoy'u ilk kez keşfettim. Tarihi atmosfer içinde mektuplarla örülen roman, Frank Fuat adlı yarı Türk yarı Fransız gazeteci bir gencin Fransa'dan İstanbul'a yaptığı yolculuğu ve geçmişine dair gerçekleri araştırmasını konu ediniyor. Olaylar, Fuat'ın ağzından -senatoryumda tedavi gören dostu Alex'e mektup yazması aracılığıyla- anlatılıyor. 1908 yılındaki İstanbul'u toplumsal, siyasi ve kültürel anlamda resmediyor yazar. Kitapta Alex, Isabell, Charles, Marcel, Evelyn, Halide, Feride gibi karakterlerin yanında Beşir Fuat, Ahmet Mithat Efendi, Prens Sabahattin gibi tarihi isimler de yer alıyor. Fuat'ın -İstanbul'un o dönemiyle özdeşleşen- psikolojisi çok iyi yansıtılmış. Kurgusu başarılı, mitolojik ve tarihi anekdotları bilgilendirici, akıcı ve duru anlatımıyla okuyucu kendine bağlayan başarılı bir roman.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Her hikayede içim sızlayarak, gözlerim dolarak okudum. İnsanlar ne acılar yaşamış, yaşıyor? Eğer çocukları seviyorsanız ve özellikle ebeveynseniz mutlaka ama mutlaka mahremiyet eğitimini özellikle günümüzün bu kadar tehlikeli olduğu günlerde önce kendimiz iyice öğrenmeli ve uygulamalı ve çocuklarımıza öğretmeliyiz. Dilek Cesur kitapları zaten çok güzel ama bu kitap ayrı bir güzel olmuş. İnşallah daha çok okura ulaşır ve daha çok insan faydalanır. Mahremiyet eğitimi hakkında örneklerle anlatmış. Büyüklerimizin eski mahremiyet anlayışından sıyrılıp neleri nasıl yapmamız gerektiği konusunda güzel bilgilendirmeler vermiş. Doğru bildiğimiz yanlışları düzeltmemiz temennisi ile..
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazar, bu kitabı hazırlarken dünya çapında çok beğenilen TED konuşmacılarıyla görüşmüş ve bu nedenle kitabı okurken sahneye çıkmış gibi ve o anı yaşıyormuş gibi hissediyorsunuz.

Kitap, 3 bölüme ayrılmış ve her birini 3 alt bölüme ayırarak anlatmış.

Kitapta, her kısmı detaylıca gerçek TED konuşmalarından örnekler vererek akıcı ve anlaşılır bir biçimde anlatıyor. İlgilenenler Youtube'dan bahsi geçen TED konuşmalarını izleyebilirler, böylece yazarın anlattığını daha net bir şekilde algılayabilirler.

Sunum yaparken önemli noktalar nelerdir, nelere dikkat etmeliyiz, neleri yanlış yapıyoruz ve akılda kalıcı, ilgi çeken, unutulmaz bir konuşmacı nasıl olabilirsiniz bu konulara dünyanın en başarılı insanları ve uzmanları tarafından verilen ipuçlarıyla hakim olabilirsiniz.

Kitapta bahsettiği sunumları ve beden dillerinin görsellerini koysa daha anlaşılır olurmuş ancak kitap bu şekilde de çok kaliteli ve okunası. Kişisel gelişim için kesinlikle öneririm.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Fransız Devriminden 100 yıl sonra yazılmış bu eserin, 19.yüzyılda en çok grup hareketlerinin olduğu ülkelerden birisi olan Fransa’dan çıkması şaşırtıcı değildir. Kitap, kitlelerin ruhu ile başlar, zekanın ve rasyonalitenin düşüklüğünün ve hayal gücüne iman ettiklerinin altını çizer. Kitlelerin oluşumuna etki eden dolaylı ve doğrudan etkenlerin incelemesi, kitlelerin önderlerinin karakterleri ve tutumları ile devam eder. Daha sonra, farklı kitlelerin nasıl sınıflandırılabileceğine kafa yoran Gustave Le Bon’un bu eseri, Fransa’da yaşayan bir düşünürden beklenebileceği gibi seçmen kitlelerindeki ve parlementodaki kitle hareketleriyle biter. Topluluk psikolojisi alanındaki ilk eserlerden birisi olması konusunda kritiktir. Kitabı okuyunca insanı, nazi almanyası gibi dünyada ve özellikle de memleketimizde olan topluluk hareketleri hakkında düşündürür. Psikoloji, sosyoloji, bireysel zeka kullanımı hakkında meraklı okurlara özellikle öneririm.
Yanıtla
9
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hatice hanımın hemen hemen her kitabı kütüphanemizde mevcut. Anlatım dilini gerek yetişkinler için olsun, gerek çocuklar için olsun çok beğeniyorum. Bu kitap başlı başına efsane olmuş. Öncelikle elinize aldığınızda kitap sizi şunu söylüyor “kaliteliyim, özene bezene hazırlandım.” Kalın ciltli, her güne ayrı etkinlikler ile eğlenceli, içinde ki hoş yazıları ile ramazan ı şerif bilincini aşılıyor. Her gün ramazan hilalinin şeklini gösteriyor ve çocuğa gökyüzüne bakmasını telkin ediyor. Bu kısım bence harika düşünülmüş. Çünkü çocuklara gökyüzüne bakmayı aşılamak iman ve tefekkür bağlamında çok değerli diye düşünüyorum. Ayrıca kitabın çizeri muhteşem bir iş çıkarmış çizimlere ayrı bayıldım. Çook güzel bir eser olmuş bence böyle kitaplar sayesinde Şimdiki çocukların ramazanları, bizim çocukluğumuzun ramazanlarından çok daha keyifli olacaktır. İnşallah çok fazla çocuğun evine girer bu kitap çok teşekkür ederim.
Yanıtla
0
1
Destekliyorum  10
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kardeşinin doğumuna kısa süre kala ailesi tarafından tanımadığı bir aileye emanet bırakılan bir kız çocuğunun hikayesinden bir kesit okuyoruz.Çocuğun yaşına dair net fikir edinmek pek mümkün görünmüyorsa da ilkokul çağlarında olduğunu tahmin etmek zor değil.1970-1980’lerde Türkiye sosyolojisinde yer edinmiş ‘emanet çocuk’ kavramını İrlanda’da görmek ilginçti.Oldukça kısa olan bu hikayede değer vermeyi ve değer görmeyi öğrenen bir çocuk karşımıza çıkıyor ki bu çok kıymetli.Ben hikayeyi çok sevdim, bilhassa birinci tekil şahıs ağzından anlatılması yönüyle.Daha uzun, kapsamlı olmasını dilerdim.
Yanıtla
5
1
Destekliyorum  4
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tarihte yaşanmış gerçek bir olguya dayanarak benzersiz bir kurgu oluşturan yazar inanılmaz bir eser ortaya çıkarmış. Yazar hikayesini tarihte geçen bir yazıta dayandırmıştır. Kitabı bölüm bölüm ele alırken olaylar arasında bağlantı kurmanızı sağlamaktadır. Kitabın bölüm bölüm olması ayrıca farklı karakterleri ortak bir noktada birleştirirken sizi çarpıcı bir şekilde etkilemektedir. Bunun yanında betimlerim uzun tutulmaması ve nokta atışı bir şekilde okuyucunun canlandırmasına şekil verecek şekil de olması kitabın akıcılığını artırmaktadır. Yazarın kullandığı dil açısından ise kısacası kitabı tek oturuşta bitiremememin tek sebebi zamanımın olmaması. İsminden ötürü önyargıyla yaklaşan saygıdeğer okuyuculara nacizane tavsiyem önyargılarını bu kitabın kırmasına izin vermeleri.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir