Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
Muhammed Demir
15 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Cadı Kazanı, yazarın hem kendi hayatını hem kurguyu bir arada yazdığı izlenimi veren bir metin. Kurgu ve gerçek hayatı iç içe yazdığı için neresi kurgu neresi gerçek ayırt etmek için dile bakmak gerekiyor. Kendi hayatından bahsettiği yerlerde laf soktuğunu, açık açık yaşadıklarını ben diliyle anlattığını görüyoruz. İlerleyen yerlerde kurguda da bu dile geçiyor. Kitabının yazım aşamasını da akışa dâhil etmiş. Karşımızda otururken her şeyi tek sohbette anlatan birini dinliyor gibi hissedebilirsiniz. Eseri rahat okumak için erken alışmanız ve tek seferde bitirmeniz gerekebilir. Eğlenceli, bir başkasının hayatına eşlik eder gibi akıp giden bir kitap.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Emin Keven'in yeni kitabı "Eğitim Şakaya Gelmez", eğitime derinlemesine ve farklı bir bakış sunuyor. Kitap; öğretmen, ebeveyn ve eğitim gönüllüsü bakış açılarıyla, eğitimin tüm paydaşlarını kucaklayan bir bütünlükle kaleme alınmış. Yazar, kendi öğretmenlik ve ebeveynlik deneyimlerini, sıcak ve samimi bir üslupla aktarıyor. Kitabın odak noktası, eğitim süreçlerinde karşılaşılan zorluklar ve bu zorlukların üstesinden gelinmesi için gerekli motivasyon ve azim. Ayrıca, teknolojinin eğitim üzerindeki etkileri, öğretmenlerin rolleri, velilerin katkıları ve öğrencilerin öğrenme süreçleri gibi pek çok önemli konuyu ele alınıyor. Keven, kitap boyunca okuyucuyu sadece bilgi ile değil, duygusal anlamda da tatmin eden bir yolculuğa çıkarıyor. Eğitimin sadece akademik bir süreç olmadığını, aynı zamanda kişisel gelişim ve toplumsal ilerleme için de vazgeçilmez olduğunu vurguluyor. Okur, Keven'in eserinde, hayatın içinden örnekler ve samimi tavsiyeler bulacaktır.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  13
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İnsanın kendisini sadece "vatandaş" olarak tanımladığı, diğer aidiyetlerini (dilini, dinini, etnik kökenini) siyaset konusu yapmaya gerek duymadığı bir sistemin kurulacağı ümidini taşıyor yazar. Bu ümidin gerçekleşmesi, bence, dinin, dilin, devletin vb. tüm kavramların yeniden felsefeye konu edilmesi ve yeniden anlamlandırılması ile mümkün olabilir.

Nasıl bir varlık olduğumuzu, yaşadığımız dünyanın sadece bir parçası olduğumuzu, sahibi olmadığımızı, diğer canlıları ve çevreyi koruyacak bir sistem inşa edebilme yeteneğimizin farkına vararak onurlu bir şekilde yaşayabileceğimizi öğrenmemiz gerekiyor.

Yazara teşekkür ediyorum. Zevkle okudum.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  14
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Bebiaçemi'ye (Ninem) söyle, bale yapamayacağım artık, bacaklarımı hissetmiyorum."

Kitap,Gürcü bir bakıcının çatıdan düşme sahnesiyle açılıyor. Yukarıdaki satırları okuduğumda tüylerim diken diken olmuştu.Kitap boyunca kadın karakterimizin aklından geçenleri okuyoruz. Türkiye'ye neden ve nasıl geldiğinden, aile tarihindeki acılardan, o acıların bugünkü davranışlarını nasıl etkilediğinden bahsediyor.Ama kitabın en vurucu kısmı bence, çatıdan düşmesi değil, neden düştüğü.Türkiye'ye geldikten sonra yaşadığı ötekileşmeyi anlatıyor.Birisi olarak kabul edilebilmen için birilerinden mi olmak gerekiyor? Buralarda bir soru var, kimlerdensin? Ben hiç kimselerdenim." Kitap bana Seray Şahiner'in Antabus kitabını, Patricia Engel'in Sınırsız Ülke kitabını da hatırlattı.Kitabın ismini de kitaba çok yakıştırdığımı söylemeliyim. Sadece çatıdan düşen karakterin hayata son bakışı değil, kitapta başka da son bakışlar var.Onları bulmak da okuyucuya kalıyor.Bu güzel kitabı herkese tavsiye ediyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Patrick Süskınd'ın "Koku" romanını okuyanlar ve sevenlerin daha çok keyif alacağını düşünüyorum. Bende öyle oldu en azından. Sanki yüzyıllar sonra evrenin bir yerinde koku yerini parfüme bıraktı. "Bu kitapta hayatlarını bir deney olarak yaşayanlar anlatılmaz. Onların okumalarına da gerek yoktur." Tanıtımının cazibesine kapılıp okuduğum bir kitap. Burnumuz o kadar fazla "parfüme" maruz kalıyor ki artık gerçek kokuları duyamıyoruz. Ölümsüzlük peşinde koşarken hırpaladığımız hayat bize kıs kıs bir yerlerden gülüyordur diye düşünmeye başladım kitabı bitirince. Keyif dolu parfümler duymanız dileğiyle
Yanıtla
7
1
Destekliyorum  4
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kısa bir şekilde yazılmış, yazarın hayatında yazdığı kitapların sonuncusudur.

Bir otobiyografik eser olarak ifade edilebilir mi bilmiyorum ama yazar ana karakter olan Andreas'ı oluştururken kendi hayatından esinlenerek ortaya çıkarmış. Kendisi de Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun yıkılmasıyla yurtsuz ilan etmiş ve bir dönem sefil bir hayat yaşamış.

Akıcı bir dille yazılan aziz ayyaş efsanesinde, ana karakterin dindar bir ayyaş olan Andreas'ın Paris’te köprü altında yaşarken yaşam koşullarının değişmesine neden olan mucizevi olaylarla karşılaşmasını anlatılıyor. Okumanız tavsiyemdir.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Öncelikle kitap hakkında şunu belirtmem gerekir; yazar bu kitabı 15 yılda yazmış. 1950'lerde yazılmaya başlanan bu kitap, Londra'nın gri çürüyen atmosferini ve göz kamaştırıcı Yunanistan'ı anlatan, insanlığın yaşam ve sanat konusundaki aşkınlığına ve arayışına dair yazılmış bir kitap.

Kitaba gelecek olursam, betimlemelerin uzun olması, kurgusu başarılı ve kitabın dilinin biraz ağır olması sebebiyle okuması biraz zaman alabilir. Hem konusunun ağırlığı hem de uzun betimlemelerin olması sebebiyle herkesin sevebileceği bir kitap değil. Ayrıca daha sakin bir zaman diliminde yavaş yavaş okunması taraftarıyım. Kitabı tavsiye ederim fakat bu türde okuyanların kesinlikle kitaplıklarında bulundurması gereken bir kitap.
Yanıtla
4
1
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
bu kitap yazılarıyla görselleriyle çocuklarımızın ilgisini çekecek şekilde hazırlanmış, çocuklara kitap okumayı sevdirmek ilk önce onlara kitapları sevdirmekten geçer işte bu kitap tam da bunu sağlıyor kitapların da bir ruhunun olduğunu ifade ediyor. kitabımızdaki olaylar bir kütüphanede ve kitap okumayı seven bir kahramanımız üzerinden anlatılıyor. kitabın içerisinde olaylar ilerlerken satırlar arasında büyüklere ve çocuklarımıza ders niteliğinde bilgiler de veriliyor. öğrencilerimiz okumaya biraz mesafeli olabiliyor. bir şeyler yazmaya kendini ifade etmeye mesafeli malesef. bu kitap okumayı yazmayı sevdirecek bir kitap. çocuğunuzla birlikte sizlerin de okumasını tavsiye ederim. iyi okumalar diliyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ramazan Kurtoğlu bu kitabında 2008 ekonomik krizini ve bu kriz öncesinde bu krize giden yolu anlatıyor. Ekonomik ekollerden bahsettiği bu kitapta, üretimden dolayı zengileşmenin yerini finansallaşmadan dolayı zengileşmenin aldığı, paradan para kazanmanın makbul sayıldığı, sistemin elitlerin eline geçtiği, vergi yükünün alt gelir düzeyinin omuzlarına yıkıldığı neroliberal sistemin 1978 Washington Mutabakatından sonra İngiltere ve Amerika'da uygulamaya girmesinin ardından finans devlerinin piyasaları nasıl manipüle ettiğini açıklıyor. Ekonomist olmadan bile oldukça şey öğrendiğim bu kitabı günümüz ekonomik sistemini anlamak isteyen herkese tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Eylül 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Son zamanlarda okuduğum ve hayatıma olumlu katkıları olabileceğini düşündüğüm güzel bir kitap. Sade ve açık bir anlatım, hayatın içinden gerçekçi tespitler, teşhisler ve en önemlisi bir yerlerden nasıl yeniden başlayabileceğimize dair pratik fikirler, öneriler. Kesinlikle sıradan bir kişisel gelişim kitabı değil. Bir sistem tanımlamış yazar, bazıları zaten doğal olarak bu sistemi yaşamlarında kullanıyor ve ilişkilerini olumlu bir şekilde devam ettiriyor. Bazılarıysa bu sistemi sonradan öğrenmeye ihtiyaç duyuyor ki ömürleri boyunca anlaşılmamış olmaktan ızdırap duymasınlar.
Yanıtla
2
1
Destekliyorum  3
Bildir