Yüzyıllık Yalnızlık (Ciltsiz)
Yüzyıllık Yalnızlık (Ciltsiz)

Kitapyurdu Fiyatı: 360,20TL

Ürüne Git
2589Yorum
B. A.
Kitapkurdu
Muazzam bir kalem ve gerçek ile gerçeküstünü çok güzel birleştiren bir anlatı.
EMEL ACAR
Nasil Nobel ödülune layık görüldü gerçekten aklım almadı..Ensest iliskilerin saçmalığı mi yoksa bağlantısız konudan konuya geçilmesi mi 3 gündür acaba konu degisecekmi diye 350.sayfaya geldim ama bitmiyor ilerlemiyor okurken ruhum daralıyor çünkü konu hiç içine çekmiyor. Ne gençlere ne cocuklara ve ergenlere uygun bir kitap ..Tamamen hayal kırıklığı
Serkan Selim
Serkan Selim 01 Ağustos 2025
Bir ailenin yüz yıllık geçmişinin anlatımı ve doğal olarak karakter yoğunluğu okuyucuyu zorlayabiliyor, burada haklısınız. Fakat eserde ele alınan konular, o toplumun gerçeklerinin ta kendisi. Edebiyatı güzel kılan mevzu da zaten toplumdaki aksaklıkları, düzensizlikleri ve dile getirilemeyecek problemleri açıkça sunması ve eleştirisini yapmasıdır. Yazar eserinde ensest mevzuunu asla güzellememiştir. Kapalı bir aile yapısına sahip Güney Amerika toplumundaki geniş aile tipinin, bu çarpık hastalığın sebeplerinden biri olduğunu okuyucuya düşündürür ki romanda anlatılanların aslında gerçeklik payı olduğunu, pek çok mevzuyu da babaannesinden dinlediğini ve ondan ilham aldığını önsözde belirtmiştir. Yine yasak bir ilişki sonrasında doğan gayrımeşru bir çocuğun kimliğinin gizlenmesi ensest bir ilişkiye sebep olmuş ve felaketi başlatmıştır. Kısacası yazarın toplumdaki çarpık düzene karşı ağır bir eleştirisi söz konusu. Bunu yazıya dökmesi ve eleştirmesinin neresinde hata var anlayamadım +
Serkan Selim
Serkan Selim 01 Ağustos 2025
Ayrica yasinizi bilmiyorum ama kitap yetiskinlere hitap ediyor. Nasil Nobel ödülü aldigina şaşiriyorsaniz sanirim nobel jürilerinin seviyesine yakin bi okuma ve analiz yapmaniz gerekir.
Ahmet Sever
Kitapkurdu
Edebiyat dünyasının onemli eserlerinden biri Yuzyillik Yalnizlik.Buyulu Gercekcilik akiminin onemli temsilcilerinden biri olarak gorulen eser bir ailenin yuzyil surecek yalnizligini ele aliyor.Karakterler bazen birbirine karissa da romanin icine girildiginde keyifle okunabiliyor.Buyulu Gercekcilik akimi bilinerek anlasilarak ve degerlendirilerek okunmasi gereken bir kitap.Yasak iliskilerin de elestirildigi,dini motiflere yer verildigi severek okudugum bir kitap oldu.
Bilgeçınar
Kitapkurdu
Bu kitabı okuduğuma ünşversitede bir hocamızı inanfıramamıştım. Çok kırılmıştım. Hep o gelir aklıma.
Rıdvan Emre YILMAZ
Kitapkurdu
uzun sıkıcı ama bir o kadar da okunmalı
arkn
Kitapkurdu
anlatmaya gerek yok okumak lazım
nnrryy
Kitapkurdu
İlk etapta dili ağır gelebilir fakat okudukça karakterlere gömülüyorsunuz. Güzel bir roman
Ozge Erbil
Kitapkurdu
Boşuna dünya edebiyatı değil gerçekten. Aile ağacı beni biraz yorsa da onun da üstesinden geldim.
gülizar döğer
Kitapkurdu
Fantastik büyülü bir dili var severek okudum
Nur Akyol
Kitapkurdu
Aldıktan sonra bir türlü fırsat bulup okuyamadığım bir kitap galiba zamanını bekliyor.
İrem Özay
aynı isimli karakterler kafamı karıştırsa da okumaktan hiç sıkılmadığım bir kitaptı. akıcıydı ve ağır konuların basit bir dille gündelik bir olaymış, basit bir durummuş gibi anlatılması yazarın kendine has bir özelliği. çok beğendiğim bir dili var yazarın
İrem Özay
aynı isimli karakterler kafa karıştırsa da çok sürükleyici ve insanlığı özetleyen bir kitap
kubra1tas
Bilge
Kolombiya'lı bir yazarın elinden çıkma, gerçeklik duygusunu altüst edecek bir eser. Kitap okuma serüveninizin belirli bir seviyesine geldikten sonra gerçekten tadını çıkarabileceğiniz bir eser. Ve herkesin ölmeden önce kesinlikle okuması gereken bir eser. Büyülü gerçeklik türünün en önemli eserlerinden; toplumsal direnişin (ya da direnemeyişin), güçlünün zayıfı ezmesinin kırılamaz döngüsünün bir hikayesi. Coğrafyamızdan da benzerlik taşıdığını hissettiğim bir eser. Hatta bana hep biraz Yaşar Kemal'i anımsatır Marquez.
CanipM
Kitapkurdu
Herkes kitap yazabilir ama herkes başyapıt yazamaz. Aldıktan 7 sene sonra okumayı başarabildiğim kitap hatta öncesinde 4 kitap bitirdim okuma hızımı ilerletebileyim diye. Herkese göre bir kitap değil ama kesinlikle harika bir kitap. Kanımca doğru zamanda okunmalı ve okurken insanın kafasında başka düşünceler olmamalı. Kitaba gelecek olursak 100 yıllık bir tarih 460 sayfada harika şekilde yaşatılıyor. Bence muazzam bir başarı çünkü arada geçen zaman bir çırpıda değil dolu dolu anılarla olaylarla bezeniyor. Yazarın dediğine ayrıca katılıyorum; yüzyıllık yalnızlık kitabında gerçekliğe dayanmayan tek şey bulamazsınız.
Hilal EKINCI
Kitapkurdu
Mutlaka okunması gereken, Nobel ödüllü bir baş yapıt.Surukleyici bir hikayesi var.Keyif veren bir kitap
slhtrk
Kitapkurdu
Zaman, kader ve yalnızlık temalarını ele alan bu destansı roman, Latin Amerika edebiyatının en önemli yapıtlarından biri olarak kabul ediliyor.
Bahar  Çakar
Yüzyıllık yalnızlık bi klasik olabilir ama yazarın diğer kitaplarına da bigöz atın derim bende kolera günlerinde aşk ve kırmızı pazartesi de var ve ikisi de çok iyi hatta diğer kitaplarını da toplamak istiyorum
questforfire
Kitapkurdu
Gabriel Garsia Marquezin okuduğum tek kitabı. İkincisini yeni sipariş verdim. Bu eser okurken abartıldığı kadar yokmuş dedirebiliyor ama farkında olmadan da öyle bir sarıyor ki, bitince de bu bir sanat eseriydi dediriyor, bende o etkiyi bıraktı
En Biokuyan
akıcı bir kitap ancak elinizden sık bırakmadığınız sürece. en az 30-40 sayfa okuyup ara vermelisiniz yoksa isimler ve olaylar karışabilir. çünkü üç nesle aynı isimleri koymuşlar. bir ailenin ve sıfırdan kurulan bir şehrin hikayesi, olayların sonunu biliyor da olsanız okumak zevk verecek
Fatih Albayrak
Kitapkurdu
Kitap, beklentimin altında kaldı. Fazlaca abartıldığını düşünüyorum. Anlatımı ve karakterleri ilgimi çekmedi. Karakterlerden baba ile oğulun adı aynı, çok fazla karakter var ve bu karışıklığa sebep olabiliyor. Fantastik yanları olduğu için gerçekçi ve romantik eserlerden hoşlananlar sevmeyebilir. Bende etkileyici bir edebi tat bırakmadı, yarıda bıraktım. Esere bir belirsizlik hakim, bu belirsizlik okuduğunuz her cümlede peşinizi bırakmıyor. Ne bir Jack London ne de bir 1984 tadı aldım, beğenmedim maalesef. Bir de şu var, eserin üslubu hep aynı gidiyor, anlatım tarzı şaşırtmıyor ve hep bir betimleme kaygısı var, bu betimleme kaygısı eserin neresinde olursanız olun sanki hep kitabın başındaymışsınız hissi veriyor. Okudukça daha da zorlandığımı ve kendime zorbalık yaptığımı fark ettim, ben de ne bir merak ne de ilgi uyandırdı.