Cümle Kapısı Hakkındaki Yorumlar

KY-941211 04.11.2011
Güzel ve akıcı kimi zaman şiirselliğin üst düzeye çıktığı denemee yazıyor Nazan Bekiroğlu. Bu kitapta ise anı ve deneme tarzını aynı potada eritmiş sanki. Nefis bir kitap.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Slybelle 28.10.2011
"Cümle kapısı : Kalbin kapısı...." gerçeken iyi ki var bu kitaplar biz sadece iyi yazar yada döneminin iyilerinden kişiler olarak düşünürken başka pencerelerden bakmamızı sağladığı o klasik olan eserlerin ne hallerde yazıldığını düşündürdüğü için teşekkürler. "Cümle kapısı : Kapalı bir kapı aslında..."
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
tolgate 25.10.2011
"Kelimeyle değil, cümleyle düşündüğümü fark ettim ben..." çok hoş bir kitap nazan bekiroğlu nun diğer kitapları gibi..
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
sergüzeşt492 14.10.2011
DİKKAT BU KADININ KİTAPLARI BAĞIMLILIK APABİLİR BENDEN SÖYLEMESİ.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-247604 10.10.2011
yazarı okuduğum ilk eseri oldu yazarın çıkacak yeni eserlerinide merakla bekliyorum
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
cebetana 23.09.2011
deneme bu kadar iyi anlatır insanın haleti ruhiyesini, okunmaya değer bir kitap
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Fetat Mecnun 20.09.2011
eğer kitap okurken ' ya gerçekten öyle ama, gerçekleri yazmış, ' diyorsak o kitap müthiş demektir. eğer satır altını çizmek için kalemi elimizden bırakamıyorsak, eğer hemen hemen her cümleyi not almak istiyorsak, o kitapta kendimizi bulduk demektir. ben kendimi buldum, okumayanlar, bence sıra sizde.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-999264 08.04.2011
Cümle kapısı yazar cümle kapası ile evlerin bahçe kapısından bahsederek başlamış yani bir eve girişin ilk kapısı ilk davet sonra cümle kapısını ilnsanda kalbe bağlamış kalbin kapısını çalmaya ve içeri girmeye sıkı bir dost bir eş olmaya ve en son olarakta cümle kapısı tam manası ile cümleye baglanmış kullandığımız kelimelere..
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
kübelielif 31.03.2011
Aşkın tarifi yine Mevlana ve Şems bir de Nazan Hocamın yorumuyla anlatısıyla harika... cümlenin kelimelerin farkedilmeyen yanları harika bir yazar va Hoca'dan:)
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Hacer Erişken 25.02.2011
bilmek ve öğrenmek için okumak gerek ki gerçekten bu isimleri bilmek istiyorsanız okuyun çünkü sıkılmazsınız yeni birşeyler öğrenmek insanı daima sürükler ardı sıra buda böyle birşley...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
sume53 18.02.2011
Gerçek şu ki kitaba başlamadan evvel ve henüz başladığım vakitler o kapının; Doğu ve Batı bölümleri içerisinde incelenen zindanlar olduğunu aklımın köşesinden geçirmemiştim. Okurken zaman zaman sıkılsam da bunun hüzünlü zamanlara dayanan bir kasvet görüntüsünden olduğunu biliyor, kitap, 'yoğun bir bilgi aktarımı' diyebiliyorum. Özellikle Tarih ile alakadar olanların okuması gereken bir ürün.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
tubilak 15.02.2011
Birçok önemli şahsiyetin hayatlarının en önemli kısımları ancak bu kadar bunaltmadan, ansiklopediye çevirmeden, bu kadar etkileyici edebi bir dille, bu kadar güzel anlatılabilirdi herhalde .Nazan Bekiroğlu eserleri öyle birkez okunup rafa kaldırılabilinecek türden değil, bu eser de onlardan biri, son derece etkileyiciydi. Okumanızı öneririm
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
MehmetAdin 06.09.2010
Nazan Bekiroğlunun ödüllü deneme kitabıdır. Elinize ilk aldığınızdan itiaren cümle kapısında kendinizi buluyorsunuz kitapta bir çok yazarla içli dışlı oluyorsunuz özellikle yazdıklarından dolayı zindana atılmaları zindandaki yaşamlarını anlatmaktadır. Sanırım beni en çok etkileyen Hallac-ı mansuri İmam-ı Azam gibi alimlerin o dönemde anlaşılamamktan dolayı hapse atılmaları ve idam edilmeleridir.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
dazzlakk 03.08.2010
aslında sadece son sayfalardaki "içdökümü" için bile okumaya çok fazla değdiğini anlayabileceğimiz bir kitap cümle kapısı... herkes hikayenin bir yerinden kendi hayatını yakalıyor bence, herkes naazan bekiroğlunun kaleminden çıkan "mor mürekkeb"in bir parçası olduğunu yada olması gerektiğini düşünüyor
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-870324 29.05.2010
Etkileyici bir kitap,iyiki elime geçmiş okumuşum dediğim sayılı kitaptan biri.Yazar ve söyledikleri çok yukarılarda gelmişti okuyunca,çevremdeki bazı insanların bunları anlamayacağını düşünmüştüm.Okuyun ve içinizde güzel bir yokculuğa çıkın.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-834201 15.03.2010
Cümle Kapısını açıyorsunuz ve kimler ve neler çıkmıyor ki karşınıza!
Mevlana,Şemş ,Hz.İsa, Orhan Okay, Necip Fazıl,Zindan Çekmişler,Özlemler, Nazım Hikmet ve Piraye'ye olan aşkı..Babalar ve Oğulları..Anlatılan en güzel zindan risalesi...Yazarın diğer denemelerinden biraz farklı..
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-711829 18.12.2009
İçinde zindan, ihanet, intihar, baba-oğul ilişkisi gibi değişik konularda yazılmış çok başarılı denemeler var. Yazarın bu konulardaki görüşleri, çözümlemeleri gerçekten okunmaya değer. Aldığı ödülü de fazlasıyla haketmiş.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-646048 22.10.2009
nazan bekiroğlu farkıyla mükemmel bir kitap,mavi lale,mor mürekkep gibi,şiddetle tavsiye ediyorum...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
k.kurdu41 15.08.2009
Nazan Bekiroğlu nun denemeleri her zaman ki gibi çok başarılı ve yazar her zaman ki gibi duygusal. İnsanı Cümle Kapısı ndan içeri çeken bi kitap. Herkese okumasını tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-619296 14.08.2009
Bu kitapta Nazan Bekiroğlu'nun bilgi birikimi ile oluşturulmuş denemeleri okuyucu ile buluşuyor.Bekiroğlu'nun dile hakimiyetini ve üslubunu beğendiğim için bu kitabını da beğenerek okudum.Herkese tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
61selman61 07.08.2009
enfes bir kitap nazan bekiroğlunun kendine özgü üslubu ve güzel hikayeleri.... herkes okumalı
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Uğur Akbaba 19.07.2009
Nazan Bekiroğlu asker ocağında bölük komutanım sayesinde tanıdığım bir yazar. Geç kaldığım için gerçekten üzgünüm. Gerçekten okumaya doyamadığım nadir yazarlardan biri. Ayrıca aynı üniversiteden mezun olmak ta oldukça gurur verici. Buda Erzurum edebiyat fakültesinin ne kadar köklü olduğunu kanıtlayan bir gösterge.
Türkçe yazılmış en iyi demelerden biri. YERLİ VE YAPANCI BİRÇOK FİKİR ADAMININ DÜNYAYA BAKIŞLARINI ÇOK GÜZEL BİR DİLLE ANLATIYOR. VE FİKİR ADAMLARI ÇOK DEĞİŞİK DÜNYA GÖRÜŞLERİNE SAHİP. HEPSİNİ ORTAK YÖNÜ İSE NAZAN BEKİROĞLUNUN DİLİNDE ÇOK MİSTİK BİR HAVA KAZANMALARI. TARAFSIZ VE İÇTEN BİR ANLATIM ANLAYIŞI İLE ONLARCA YAZAR ELEŞTİRMEN FİKİR ADAMI VE BUNLARIN RUH DÜNYASI HEPSİ CÜMLE KAPISINDA.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
garcia3 22.05.2009
yazarın güzel kitaplarından biri. her zamanki kendine has osmanlıca ve günümüz türkçesini o kadar güzel harmanlıyor. ki insan bitirdikten sonra tekrar okyası geliyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
…Değil mi ki ayağı bağlı olan eyleminde çaresiz olsa da hissiyatinda mazur,
eylemsizliğinde muaf:

Düştümse niyâza nâzeninim
Elden ne gelir kafes-nişînim.

tavsiyelerimle.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
muratxyz123 30.03.2009
CEZAEVİNDE YATAN İNSANLARIN KİM OLDUĞUNU HİÇ BİLMEMİŞİM.SADECE SUÇLULARIN CEZAEVİNE GİRDİĞİNİ DÜŞÜNÜYORSAK YANILIYORUZ DEMEKTİR.OKUNMASI GEREKEN BIR KİTAP.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
gül @ 30.12.2008
Çok okunanlar listesine layıkıyle girmiş ,dil estetiği ve kendi içinde anlam bütünlüğü olan şiir tadında metinler içeren bir kitap.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
ozgur05 09.09.2008
Cümle kapısı:Kalbin kapısıdır diyor Nazan Bekiroğlu.Cümlelerdir insanları birbirine yakınlaştıran ve de uzaklaştıran.Geçmiş ve gelecek arasında med-cezir çizerek ufku ve ufuk ötesini aydınlatıyor.
Tekrar okunası bir kitap.Bu kitapta bilmediğim pek çok şeyi öğrendim bazen okurken sıkıcı gelse de kitabın bitiminde pek çok şey öğrendiğimi,duyduğum ama bilmediğim ne çok şey olduğunu fark ettim.Bana güzel katkıları olduğu için yazarın eline,kalemine,yüreğine sağlık diyorum.Hem zevk almak hem bilgi sahibi olmak diyorsanız bu kitabı okumalısınız.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Şural 18.08.2008
"Şiir gibi kitap" derler ya.Eskilerden bunu Ahmed Hamdi Tanpınar'da bulursunuz.Günümüzde ise Ahmet Turan Alkan'ın dili çok kuvvetlidir.Sizi alır başka diyarlara götürür.Ama Sezar'ın hakkı Sezar'a Nazan Hanım bir başka.Belki de Ahmet Turan Sivas'tan,Nazan Bekiroğlu Trabzon'dan seslendiği için o büyük şehir karmaşasından uzakta,dupduru bize hitap ediyor.Genç Osman'dan Dosto'ya,İbn-i Haldun'dan İmam Rabbani'ye,Bacon'dan Jack London'a,II.Abdulhamit'ten Sulyan Vahideddin'e,Ahmet Arif'ten Can Yücel'e zindan hikayeleri kitabın ana omurgası.Bunlara ilaveten intihar öyküleri,ihanet olgusu,çocukluğuna dair bir gezi,Nazım-Piraye ilişkisi,babalar ve oğullar gibi pek çok konuda da sizi büyülüyor.Okuyun,okutun,tavsiye edin.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Seval Şahin 13.03.2008
Nazan Hoca'nın eserleri içinde,sanatın yanında bilgiyi de en çok sindirmiş olandır.Nazan Hoca birçok şeyden bahs eder eserinde.Orhan Okay Hoca'ya ithaf etmiştir bu eserini.Özellikle intihar ve hapishane ile alakadar olan bölümleri güzeldi.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Mücellâ 09.03.2008
nazan bekiroğlu'nun isimle ateş arasında kitabından sonra en çok etkilendiğim eseri. bu kitapla Cümle kapıları açacaksınız, nazan bekiroğlu kaleminde sürüklenip gideceksiniz!.. üstad yine yapmış yapacağını okumanızı bekliyor. zannımca eliniz satın al butonunda :)
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-233946 01.02.2008
Nazan Bekiroğlu'nun tüm kitapları gibi bu da okuyucuya dünyanın, taşına toprağına kadar her şeyiyle ruhu olduğunu gösterip ve bu ruhu da okuyabilmesini sağlayan farklı bir kitap. Özellikle ilk sayfalarda yer alan Hz. Mesih'e dair yazısının 'aynı kaynaktan çıkan iki ayrı ışık' yani Hıristiyan ve İslam kaynakları altında yazılıp yansıtılmış olması çekicilik ve kuşatıcılık içeriyor. Yazarın üslubu bu kitap hiç aralıksız sürse diye düşündürüyor. Gerçek bir kitap!
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
okuduğum en güzel kitaplardan biri. herkese tavsiye ederim. önünüzde yeni kapılar açan cümle kapısı ...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-360657 06.01.2008
İlk bu kitapla tanımıştım sevgili Nazan Bekiroğlu'yu.Çok geç kaldığımı anlamıştım o zamanlar.Üslubuna hayran kalmamak elde değil. Cümle Kapısıyla başlayan yolculuğum diğer eserleriyle devam edecek inşallah. Kelime sevenlere şiddetle tavsiye edilir.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
fatih_fetih 10.12.2007
artık tüm dünyada barış sembolü olan Mevlana ile başlayan eserde nazan hoca o güzel üslubuyla inanılmaz bir esere imza atmış.Yanlız düşündükleri için zindana düşen büyük düşünürler ve ortaya koydukları eserlerden bahsetmiş.Galileo,bacon,ibn-sina,imam rabbani vs. Oturdum ve bitirdim, büyük haz aldım.Tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-317896 16.08.2007
Edebiyata meraklı olanlara göre bir eser.Kitap okumaya yeni başlayanlara değil ama kitapla haşır neşir olanlara tavsiye edilecek kıymetli bir eser. Birbiri ile ahenkli ifadeler barındırıyor.Kısacası yazar kelimeli kullanmaktaki ustalığını konuşturmuş.Şiirsel ifadelerle süslenmiş güzel bir eser ortaya koymuştur.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Zeynep Çevik 23.01.2007
nazan bekiroğlu'nun yine belki de haftalara yayılarak okunacak bence düşünce dünyasının ufku anlamında mükemmel bi kitap... haftalara çığmayacak belki de.. ben okurken bir çırpıda bitirmek istemiyorum açıkcası.. çünkü o benim tüm hayatıma nufüs etmeli. hayata onun gibi mütevazi bakmak ve ayrıntıları kaçırmamak...hapsedilmenin övünülen yüzünü ele almış benim biricik yazarım...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-314042 16.12.2006
Nazan Bekiroğlunun ilk okuduğum kitabı; uslubunu çok beğendim. Yalnız deneme okuma merakım ve deneyimim pek olmadığından biraz yabancılık çektiğimi söyleyebilirim. Zindan risalesinde pek çok önemli noktalara dokunmuş ve konuları güzel irdelemiş ve derin bir bakış açısı var. Deneme okumayı sevenlerin mutlaka okuması gereken bir eser.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
KY-273147 19.07.2006
şaşırmıyorum artık ve şaşkınlık ifade eden 'cümleler' de kulanmıyacağım...çünkü şaşkınlık beklenmeyen bir olay,durum vs. karşısında söylenir..beni hiç şaşırtmadı N.Bekiroğlu!!yine uçtum 'cümleden cümleye' 'cümle kapılarından' geçerek...deniz üzerinde hayallerimi uçuran martılar bu kez zindanların ürkütücü pencerelerine kondu ama demir parmaklıklar var ve içeriyi göremiyorum ama;artık biliyorum artık Yedi Kulenin,Anemas ın hikayelerini,Baba Cafer de bir Seyyid in yattığını..Necip Fazılla birlikteyim zindan da,acılarını paylaşıyorum sanki..'Zindandan Mehmet e Mektup'u ilk ben okuyorum!ve hayran hayran bakıyorum yüzüne üstadın:)içim acıyor Adnan Menderes in hikayesini okuyunca...keşke diyorum o da çıkabilseydi zindanın 'Cümle Kapısı'ndan..
Sevgili N.Bekiroğlu..Cümlelerin içinde kaybolurken o kadar çok şey öğrendimki kitabınızdan!Ellerinize sağlık..
inşaallah bize de bir gün yüreğimizdeki zindanın 'cümle kapısından'geçmek nasip olur da gözlerimiz daha bi güzel bakar dünyaya...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
ahmethaşim 15.07.2006
Ben Nazan Bekiroğlunun diğer kitaplarını da okumuştum.Şimdi bu kitabı diğer eserleriyele karşılaştıarack değilim.Yalnızca onun kelimeleri kullanışındaki hakimiyet ve uslubundaki mükemmeliyetlik beni çok şaşırtıyor.Bence Nazan Bekiroğlu kıymetini bilmediğimiz yazarlardan bir tanesi.Birisinin kıymetini anlamak için illa ölmesi mi lazım?Ölümünden sonra mı kıymetini anlamak zorundayız?
Lütfen yazarlarımızın değerini bilelim ve eserlerine de şimdiden okuyalım...
Yanıtla
4
0
Destekliyorum 
Bildir
türkmenkızı 03.02.2006
Nazan Bekiroğlu'nu okurken, su sesinin insana verdiği rahatlamayı hissediyorum. Dile hakimiyeti mükemmel. Okuduğum diğer kitapları gibi bunu da çok beğendim. Zindan ile araştırmasını verirken satır aralarında öğrettikleri de cabası. Özellikle kitabın son sayfalarını büyük bir istek ve hızla okudum. Kelime ve bilgi hazinesini geliştirmek isteyenlere tavsiye ederim.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum 
Bildir
koroglu-z 01.11.2005
Açıkçası kitabı ilk gördüğümde, arka kapağı okuyunca epey heyecanlanmış, kitabı bir solukta bitirmiştim..
Ama hiç de peçete üzerine, program kartı boşluklarına yazılmış da toplanmış bir çalışma değil üzerinde ciddi ciddi çalışılmış, araştırmalar yapılmış olduğunu hissettim..
Bence kitap liselere örnek olarak okutulabilecek muhteşem bir deneme..
Özellikle muhterem hocasıyla olan samimiyetini bizlerle paylaşması bizlere "içimizdeki vefa" kavramını da sorgulattırıyor..
Yanıtla
4
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
efulimay 14.05.2005
bütün kitaplarını okuduğum için artık beni fazla şaşırtmıyor N. BEKİROĞLU nun kaleminin gücü. yazdıran ona büyük bir lütuf bahşetmiş... eşyanın maddenin arkasını sözün öte yanını cümlelerin kapı aralarını kolaylıkla aşmış, büyülü bir ninni sihir dolu bir masal fısıldıyor kulaklarımıza. bir akademisyenin bilgiyi sözün gücü ile harmanlayışı. tekrar teşekkürker nazan hanım yüreğinize sağlık...
Yanıtla
6
0
Destekliyorum 
Bildir
Bu, Nazan Bekiroğlu'nun okuduğum ilk kitabı.Gerçi bana arkadaşlarım Nazan Bekiroğlu'nu okumaya bu kitapla başlamamı söylediler ama ben yine de okudum.İyiki de okumuşum.Artık diğer kitaplarını hayal bile edemiyorum.Ve bir an önce elime alıp okumak için can atıyorum.
Kitabın içeriğinden kısaca bahsedecek olursak, şunları söyleyebilirim. Kitap edebi yönünün yanında ilmi bir yönde taşımaktadır. Ama bu,kitabın güzelliğine hiçbir şekilde halel getirmemektedir. Aksine ilmi bir kimlik taşıan kitabın bile, ne derece güzel işlenebileceğini bize göstermektedir.Dünya tarihinde ceza evlerine mahkûm olan yüksek şahşiyetler, bu şahsiyetlerin çektikleri çileler, ihanete uğruyanlar, kendi yaşamlarına son verenler, muhayyilemize sığmayacak sevgilere mahzar olanlar... Keşke Türkiye'deki yazarlarımızın hepsi Türkçe'ye bu kadar hakim olabilseler.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
cnasln 29.01.2005
Yazıcının ne kadar derin olduğunu bir kere daha gördüğümüz kitap, yazıcının kendine özgü uslubuyla yazdığı en güzel kitaplardan....kitapta neler yok ki; İsa'nın çilesinden Homerosa, Necip Fazıl dan Sabahattin Ali'ye, kelime
den cümleye her şey....başucu kitapları arasında olmayı fazlasıyla hak ediyor....
Teşekkürler Nazan Bekiroğlu
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Züleyha Boz 26.11.2004
'Nazan Bekiroğlu artık kapılarını açıyor!' Evet, bu kitabı okurken ilk sarfettiğim kelimeler bunlardı. Yusuf-u Züleyha ile okumaya başladığım bekiroğlu kitaplığının yayınlanmış son eseriydi bu kitap. Ama benim asıl beklediğim henüz yayınlanmamış cümleler...Ne diyordu Nazım Hikmet:'en güzel söz henüz söylenmemiş olandır...'
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Necmi Çoban 01.09.2004
Akademisyen yazar Nazan BEKİROĞLU'nun denemelerinden oluşan Cümle Kapısı tarz olarak bana Nihat DAĞLI'yı çağrıştırdı. İlk olarak Mevlana ve Şems-i Tebrizi'yi konu olan bir yazı kaleme alınmış. İkinci yazı ise Hz. İsa'nın öyküsünü önce İncil, Tevrat rivayetleri daha sonra da Kur'an-ı Kerim ve islamiyet kaynakları ile ele almış. Daha sonra kitabı da ithaf ettiği hocası Orhan OKAY ile ilgili çok güzel bir yazı yer alıyor. Bu yazı ile birlikte ilk bölüm sona eriyor ve kitabın çoğunluğunu oluşturan ikinci bölüm başlıyor : Zindan Risalesi. Adından da anlaşılabileceği gibi zindanlar ve buralardan geçenler ile ilgili kuş bakışı bir geçit resmi yapan yazar bu bölüm ile birlikte ne kadar entellektüel bir insan olduğunu da ortaya koyuyor. Batı'dan ve Doğu'dan verilen zindan ve mahpusların kesitlerine daha sonra Cumhuriyet dönemi eklenmiş. Bu uzun bölümü Sevgilim İhanet adlı yine güzel bir bölüm izliyor. Bu bölümde de özellikle baba-oğul münasebetlerini düşünce imbiğinden geçiren yazar ilginç noktalara parmak basıyor. Son söz olarak şunu da ekleyeyeim : Çevremde bu kitabı okuyup da olumsuz eleştiride bulunanı görmediğim.
Yanıtla
427
21
Destekliyorum 
Bildir
ifade-i_meram 07.07.2004
Hiçbir şey bir zamanlar o küçücük kafesten seyrettiğin gibi değilmiş gönül. Hani o küçük kafesten seyrederdin ya dünyayı koca bir dağ vardı önünde yamaçlarında papatyaların serpildiği zirvesinin karlarla örtüldüğü. Hep zirvelerde pervaz eden kartallara özenirdin yamaçlarda papatyadan papatyaya konan kelebeklerden ziyade. Pır pır çırpardın kanatlarını sende sıhamazdın kafesine özgür kalacağın günü sabırsızlıkla beklerdin. Ve bir gün açılınca kafesin kapıları işte gün bu gündür uç bakalım uçabildiğin yere kadar denildiğinde alaycı bir tavırla anlayamamıştın bile bu alayın altında yatan acı gerçekleri. Ardına bile bakmadan gözünü zirveye dikmiş başlamıştın kanat çırpmaya gözünde hep o başı dumanlı zirve uçarken sadece süzülen kanat bile çırpmaya ihtiyaç hissetmeyen kartalların asaleti
Ve işte gönül hiçbir şey bir zamanlar o küçük kafesten seyrettiğin gibi değilmiş meğer. Zirve uzak mı uzak zorlumu zorlu. Boyna kanat çırpmak zorundaymışın ve bu çırpınış senin küçük kanatlarının kaldırabileceğinden çok daha fazlaymış. Boranlar esermiş zirveye giden yollarda fırtınalara yenik düşmemek gerekliymiş. Sarp ve kayalık yamaçlar çıkarmış önüne tam tırmanıyorum derken en ufak bir yanlış harekette ayağının kayıp başladığın yere dönme risklerin varmış. Tam rahata kavuştuğunu zannettiğin zamanlarda uçurumlar çıkarmış önüne. Ama gönül sen bütün bunlara rağmen tuturmuştun başı dumanlı zirve diye. Yamaçlardaki kelebekleri basite almıştın. Oysa kafesindeyken zirvelerin hayaliyle yaşamak ne kadar da güzeldi. Ah hayaller. hayaller değimliydi seni bu hale getiren. Ne olurdu seninde hayallerin sadece bir papatyadan ibaret olsa idi. O zaman belki hayaline kavuşmuş olurdun ve bu kadar yorulmuş olmazdın.Bu yorulmalar seni o kadar incitiyordu ki yollarda kırılmamak için taşla örmüştün çevreni. Taşlaşmış bir gönül daha güçlüdür zannetmiştin. Oysa şimdide her inci tanesi değişinde kırılacağın yerde yıkılı veriyordun öylece bir enkaza dönüşüyordun. Ve şimdi gönül kanatların ıslanmış ağırlaşmış olarak yolun ortasında kaldığın şu anda ne yeniden toparlanıp zirvelere doğru hareket etmeye dermanın var nede bir zamanlar basite aldığın kelebekler arasına dönmeye yüzün……
Keşke o küçük kafesten hiç çıkmamış olsaydın. Keşke oracıkta öylece hayallerle yaşasaydın. Yada keşke hiç hayal kurmasaydın. Keşke hiç zirveleri görmemiş olsa idin hiç kartalların uçuşuna şahit olmasa idin. Keşke hiç taşlaşmamış olsa idin. Keşke hiç keşke demek zorunda kalmasa idin.
Yeter gönül sus artık sesini dinlemeyeceğim. Sen ıslanmış yıkılmış olarak kal yolun ortasında. Seni enkazdan kurtarmak için uğraşmayacağım bu sefer. Sıkıldım…… yoruldum…. Pes ediyorum….Ben geri dönüyorum. Nereye onu da bilmiyorum ya. Belki terkedilmiş bir papatyadan kelebeği olmam için müsaade isterim. Kelebek olmayı kabulleniş zoruma gitse de kelebekçilik oynayacağım. Kartal mizaçlı değilim bunu anladım.
Elveda gönül. Hayatın acı melodisi çın çın ötüyor dört yanımda. Sadece bu melodiyi duyuyorum. Kulaklarımı kapadım. Ardımdan seslenme sakın sesini duymayacağım.

keşke bütün bu kitaplarınızı okumamış olsaydım nazan hocam.Keşke beni bu kadar güzel yazmasaydınız. Onlardı gönlümü bu denli azgınlaştıran....:( Hani cümle kapısıydı. Hani cümlesini içine alırdı.Artık kapıların tokmağına da vurmayacağım.
Yanıtla
15
0
Destekliyorum 
Bildir
Necdet Öz 15.03.2004
OKUMAK BİR İHTİYAÇ, LAKİN YAZMAK AYRICALIKTIR…




Kapıların ilki ilkin ilk kapısı cümle kapısıdır.İsmiyle müsemma mükemmel bir denemedir cümle kapısı.
Şemsi tanımak,İsa (a.s)la çarmıha gerilmeden,hocası Orhan Okay ’la Erzurum'dan İstanbul'a uzanmak için açılan ilk kapıdır O.
Aynı şeyin farklı rüşeymlerde ne hale geldiğini;”Nisan yağmuru,yılanın ağzında zehre dönüşüyor da , istiridyenin karnında sedef oluyor.”şeklinde ifade edebilmek için girilen ilk kapıdır CÜMLE KAPISI.
Aslında o zindanların ilk kapısıdır ve oradan girenlerin nasıl başkalaşarak çıktıklarını anlatan ilk kapıdır.Ve o zindanlar ki ortaçağdan başlayıp günümüze gelene kadar isim değişikliği ve muhteva farklılıklarına rağmen gelip geçenlerin kesiştiği noktanın aynı oluşudur bu kapı.Ve kapıdan her içeri girenin Mevlana’nın ”Denizin kenarına kadar ayak izleri kalır da denize girdikten sonra ne iz kalır ne nişan” dizelerinde kayboluşudur.Ve o kapıdan girmeyenlerin de Orhan hocanın “Bizans’tan sonra beş asırlık Osmanlı medeniyetinin mahsulü değil bu.Peki kim bunlar bilmiyorum“ dediği yığınlardır ki sahi kim bunlar….
İnsanın yaşama direnç ve azmindendir, her şeye alışması her halde cümle kapısından girdiğinde.yoksa kavramak ne mümkün,sapla samanın birbirine karıştığı,suçlu ile masumun aynı kaderi paylaştığı,kuru ile yaşın birlikte yandığı kaza meydanında, bütün bunların bir hesabının tutulduğunu ve mahkemelerinde üstündeki mahkemenin gün geldiğinde şaşmaz mizanını kuracağını bilmek kalbe eşsiz ferah veriyor.bu kadar incecik detayların sağlıklı bir hesabının tutuluyor olabileceği hususunda tek inanç dayanağımızın kurulmuş olan nizamın dengesindeki azamet olduğunu.
Aşkın,ihanetin,ızdırabın hep ilkidir o , tam 22 kitabın cümle kapısından girip bir tek cümle kapısı oluşturmak harika bir zanaatkarlık olsa gerek..
Bir son ilk cümlede aşka manasız mana yüklemek Piraye’nin şahsında şaibeli ama çekici çocuğu Nazım'a düşmüştür.
İhanetler bize uğrasa da intiharlar nadir geçmiştir semtimizden cümle kapısından girildiğinde çünkü şuurundayız son asırda şuurumuza ışınlanan “Mümin zindanda da olsa saraydadır,kafir sarayda da olsa zindandadır ”ışınların vesselam… cümle kapınız açık olsun
…… bir cümle kapısı açık olarak NT bekliyor sizi /Atatürk bulvarı no:66 Sakarya-2784734

OKU MAKTAN MAKSAT ANLAMAKTIR,ANLAMAKTAN GAYE YAŞAMAKTIR

Yanıtla
11
1
Destekliyorum 
Bildir
Cümle kapısına damgasını vuran bölüm 'Zindan Risalesi'. İncillerin dilinden İsa Mesih i bir kez daha bu kitapta bulma imkanına da sahipsiniz. Doğu ve Batı da zindanlara düşmüş edip ve ideologların hayatından kuş bakışı geçebilirsiniz. Biraz 'Büyük Mazlumları'(N.F.K) akla getirse de bu kitap onun kadar lirik değil daha çok bilgi yüklü daha rasyonel.Mevlana,Şems,Mesih,Nazım,Necip Fazıl,Atsız ve niceleri önünüzden film şeridi gibi akıp tarihteki yerlerine rücu ediyorlar.İhanet ve intiharın ele alındığı bölümlerde çok lirik bir anlatım söz konusu.Kitap deneme türünde olduğu için Postmodern bir yaklaşıma sahip, bu doğal.Hasılı güzel bir eser.
Yanıtla
41
23
Destekliyorum 
Bildir
amorphous 16.01.2004
yazar bütün siyasi sosyal görüşleri ve bu görüşlerin sahiplerini anlatırken bizlere onları bakılabilecek en müşfik gözlerle izlemiş.yalnız kitabın ilk başında hocasına atfettiği yazı çok özen göstermesinden,doğru cümlelerin daha iyisini bukabilmek arzusundan olsa gerek biraz sıkıcı olmuş.mutlaka okuyun
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir