Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nü sindire sindire okudukça kitabın tadı gerçekten derinleşti. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın dili hem güldüren hem de içten içe düşündüren bir akışa sahip. Ama beni asıl etkileyen, kitabın anlattığı meselenin hâlâ ne kadar güncel olduğu oldu. Yazıldığı dönemde modernleşmenin sorgusuz sualsiz taklit edilmesini eleştiriyor; değişiyoruz ama gerçekten dönüşüyor muyuz sorusunu soruyor.

Bugün baktığımda ise bunun hala devam ettiğini hissediyorum. Hayri İrdal’ın sisteme uyum sağlama hali bana çok tanıdık geldi. Kurumlar, unvanlar, sistemler bazen varmış gibi işliyor ama içlerinin ne kadar dolu olduğu belirsiz. İnsanlarda hala herkes böyle yapıyor mantığı hakim. Çoğu zaman sorgulamadan uyum sağlıyoruz. En çok da zaman meselesi düşündürdü beni. Sürekli bir yerlere yetişmeye çalışıyoruz ama gerçekten yaşıyor muyuz?

Zamanı ölçtüğümüz kadar yaşamayı öğrenemedik. Saniyeleri yönetirken kendimizi ıskaladık..
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  25
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Nereden başlasam... Damla ablanın yazım diline zaten güveniyordum ve bu yüzden beklentim yüksekti. Ve gönül rahatlığı ile söyleyebilirim ki beklentimi sonuna kadar karşıladı. İçerisindeki 15 kısa hikayenin (17 bölüm var ama 15'i kısa hikayeler) kimi üzdü, kimi düşündürdü. Bakın önce o hikayenin size hissettirdiklerini düşünüyorsunuz sonra yazarın böyle bir şeyi nasıl yazabilmiş olduğunu. Sonuna kadar destekleyeceğim bir yazar. Bu kitabı ise size hayatın karmaşasından kaçıp başka bir evrende konaklama fırsatı tanıyor. Eh, bu fırsatı kaçırmayın derim. Sıcacık hissettirdi.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın gazeteci kimliği, ülke gerçekleri ile birleşince konular konuları açmış ve birbirinin içine ustaca yerleşmiş.
Suat Komiser'in macerası bu kurguda; psikolojik, sosyolojik katmanlar bir suç vakası etrafında ilerlerken ülke yakın tarihini de bu bağlamın içine çok güzel yerleştirmiş. Olay örgüsü doğrusal başlıyor ve ilerleyen sayfalarda geri dönüşlerle genişliyor. Bu da ritmi canlı tutuyor.
Dili (anlatımı süslemek yerine tercih edilen -sehlimümteni kabilinden- sade, doğrudan anlatımı pek sevdim), net iyi-kötü ayrımına indirgenmeyen karakterleri ile nezdimde iyi polisiyeler arasında yerini aldı.
Tek sevmediğim ve metne hizmet ettiğini düşünmediğim Suat'ın özel hayat sahneleri oldu. Karakteri idealize etmemek için başkaca bölümler eklenebilirdi, ki iki adamın burada alenen yazarsam spoylır olacak -şimdi de oldu sanırım spoylır di' mi- bir durumla karşılaştıklarında pek de kitaptaki gibi davranacaklarından emin değilim.
Devamını merakla bekliyorum.
Oldu.
İyi günler.

Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ahmet Ümit !
Türklerin Agatha'sı. Agatha Christie'nin kırktan fazla kitabını okumuş biri olarak söyleyebilirim ki onu asla aratmıyor. Faili meçhul cinayetlerin parçaladığı yaşamlardan güncel Türkiye sorunlarına kadar her konuda kapsamla bir yorum görebilirsiniz. Ayrıca bunu yaparken muhteşem tarihimiz hakkında detaylı bilgi veriyor. Kesinlikle okumanızı öneriyorum. Bu kitapları sadece suç ve tarih sevenler değil insan psikolojisi, vatan sevgisi, toplumsal bir farkındalık oluşturmak isteyen herkes eline almalı. Önemini o zaman anlayacak ve içten içe yazarımızı tebrik etmekten kendinizi alamayacaksınız...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Merhaba, son zamanlarda okuduğum en sarsıcı ve en güzel eserlerden birisiydi. Yazar alanında uzman bir akademisyen, kitap bilim öncelikli, disiplinler arası bir yaklaşım sergiliyor, çevirisi anlaşılır, sade ve gayet okunabilir nitelikte. Yazarın dili de gayet hoş.

Kitap güncelleme bilimsel bilgiler içeriyor ki ben bu konuyu önemsiyorum. Duygular hakkındaki düşüncelerimizi temelden sarsacak bir teori inşa ediyor ve bunu yaparken de duygu hakkındaki düşüncelerimizin nasıl oluştuğuna dair bir yol haritası da sunuyor ve "Demek bu sebeple böyle bir kabulümüz var" diyorsunuz. Kesinlikle tavsiye ediyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Denizhan Yakupoğlu müstear isimli Kaan Murat Yanık'ın çocuklar ve gençler için yazdığı serinin ikinci kitabı. Yazarın pek çok kitabını severek okumuş biri olarak kızıma aldım. Gelir gelmez hemen okumaya başladım ben de. Öğrencilerin severek okuyacağı, yetişkinlere de hitap eden, masal-bilgelik kitabı. Akıcı dili nedeniyle nasıl bittiğini anlamıyorsunuz. Baskı kalitesi ve resimlemeler mükemmel. Kitaptaki deyim ve atasözleri gerçek bir hazine. Dilimizin öğretilmesine ciddi katkısı var. Serinin bir önceki kitabını da almış biri olarak devamını da almayı düşünüyorum.
Gelelim kitaba... Temür Efendi (Bilge Dede), çırağı Bahadır ve ressam Danyal'ın maceralarını anlatıyor. Evrensel doğruların Mesnevi hikâyeleri ile sunulduğunu, alıntılar yapıldığını ve özellikle Güneydoğu illerinin bazı detaylarıyla renklendirildiğini söyleyebilirim. Günümüzde hasret kaldığımız bilgelik ve doğruluğun bu kadar güzel bir şekilde nakşedilmesine de çok sevindim gerçekten. Çünkü buna çok ihtiyacımız var.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın hiçlik kavramını bir son değil, bir yüzleşme durağı olarak seçmesi oldukça etkileyici. Özellikle sokaktaki sıradan bir kahvehanedeki hiyerarşiyi, insanların birbirine olan bakışını ve küçük bir çocuğun gururunu koruma çabasını okurken, modern dünyanın yüzeyselliği ile karakterin derin sessizliği arasındaki uçurumu net bir şekilde hissediyorsunuz. Eğer toplumsal sancıları ve bireyin içsel derinliğini harmanlayan eserleri seviyorsanız, bu kitap size kendi yaşamınızdaki anlam krizlerini sorgulatacak duygusal bir deneyim sunacaktır.
.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu esere "Türklerin Piri" ismi verilmesinin önemli olduğunu düşünüyorum. Türklerin Mürşidi, Yol Göstericisi anlamında bir tanımlama kullanılmasını beğendim. Giriş bölümünü saymazsak üç ana bölümden oluşuyor. Tarihi süreç içerisinde Ahmed Yesevî'den çok gerilere giderek ve ayrıntılayarak anlatım tarzı benimsenmiş. Bu da okurken bağlantıları kurmanızı kolaylaştırıyor. Birinci bölümde tarihi kişiliği ve menkıbelerden bahsedilirken ikinci bölümde Türkistan ve Anadolu'daki etkilerinin yanında halefleri de anlatılmış. Hikmetlerinin bugünlere kadar nasıl geldiği ve etkileri üzerinde durulmuş. Üçüncü bölümde ise "Yesevî'nn Zamanötesi Çekimi" konusu etrafında geçmiş ve gelecek arasında varılan ve varılması düşünülen noktalar irdelenmiş. Bölüm sonlarına konulmuş notlar ve açıklamalar merak edenler açısından aydınlatıcı ve yol gösterici olmuş. Dipnot yerine böyle bir metot kullanılması daha iyi olmuş. Herkes tarafından okunmasını öneririm.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ben kimim?
Şimal Yıldızı bu sorunun cevabını çok derinlerde veriyor. Zaten yazarımız diğer 3 kitabında bu kadar içten ve bu kadar derin yazacağını hissettirmişti.

İnsan hiçbir şeyin sahibi değildir ve çoğu zaman da hayatı elinde tutamaz. Bazen aksaklıklar bazen kırılmalar olur. İşte insan bu kırılma noktalarında kendini yeniden inşaa eder. Kitap da sizi yeniden inşaa ediyor.

Eskiler mi güzeldi eskiden mi güzeldik? Sanırım eskiler güzeldi ve biz eskiden güzeldik. Anadolu motifleri çok güzel işlenmiş. Çoğu yerde derin benlik sorgulamaları, toplum eleştirisi var.

Öze bakmayı bilen özü görür. Kabuğa bakan ise sadece bahane bulur. Kitap bir "öz" e yolculuk meselesi.

Kaleminize, yüreğinize sağlık Oğuz hocam.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  14
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İspanya gibi iç savaş ve Franco diktatörlüğünü görmüş bir ülkeden bu kadar sağlam sanatçıların çıkması artık beni hiç şaşırtmıyor. David Sala çizgiroman değil adeta bir retrospektif yayınlamış. Her karesi, her sayfası bir tablo gibi. Dedelerinin hüzünlü ve travmatik hayatlarından yola çıkarak sinema estetiğinde iş çıkartmış. "Uçma Sanatı", "Unutulan Ruhların Çukuru" ve "Omzumda Kahramanların Yükü" benim için artık çizgi-grafik romanda İspanya İç Savaş üçlemesidir. Hepsi büyük sanat eserleri. Ben bu kitabı çok beğendim. Artık elimdeki İspanya İç Savaşı kitabına başlamak şart oldu. Bu harika sanatçı ve kitabını ısrarla tavsiye ederim, umarım diğer kitapları da basılır.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir