Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Röportaj kitap şeklinde olduğu için kitap akıcı bir üslupla hızlı bir şekilde okunuyor. Kaliteli baskı ve renkli resimlerle desteklenmesi, ayrıca farklı renkte tasarım ile sayfaların süslenmesi kitabın olumlu tarafları.

Olumsuz taraflarına gelince, resimlerin bazıları alakasız bir sıralama içinde yer alıyor. Ama kitapta en beğenmediğim yönü, yazarın objektiflikten son derece uzak olması.

Evvela Doğu Roma mimarisi olan Kubbe'ye bir Türk Mimarisi diye dayatması çok garip bir durum. Ayrıca bahsettiği savaşlarda 'Türk' tarafı yenilince ihanete uğranıldığını vurguluyor, ancak Diyarbakır'ı sorunsuz alan Türklerin (Selçuklu) kale kapısını içerden açanlar için 'ihanet' kelimesini kullanmaması bir tarihçi için çelişkili bir durum. Son olarak kendi kitaplarına röportaj için fazla atıf yaparak reklam yapıyor. Buna gerek yok. Ve bazı konuları gerektiğinden fazla uzatıyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çıplak Güneş serinin ilk kitabı olan Çelik Mağaralar’a göre daha akıcı ve ortaya koyduğu felsefe daha duru. Dünyalı polis dedektifi Elijah Baley ve ortağı Robot Daneel Olivaw Solaria Gezegeninde işlenen bir cinayeti çözmek için benzersiz bir serüvene girişiyorlar. Solaria yaklaşık yirmi bin insanın ve milyonlarca robotun yaşadığı, insanların toplumsal ilişkilerinin neredeyse olmadığı, birbirleri ile görüşmediği, her şeyin robotlar tarafından yerine getirildiği bir planet. Aynı zamanda dünya açısından ilk defa çıkılan dış gezegenlerde ne olduğunu görme fırsatı. Üç Robot Kanunu'nun bir cinayet için nasıl etkisiz kalabileceğini işliyor roman. Bu kitap bir cinayet romanı olmanın ötesinde robotlaşan bir dünyaya, emek, üretim, nüfus, insan ilişkilerine ve geleceğe ilişkin mühim sorunları ele alan bir kitap...
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Felsefeye ilişkin okuma yapanlar bilirler ki genel okuyucuya da hitap edebilen ve dünyanın bir nebze anlamlandırılabilmesine öncülük eden metinlerin sayısı maalesef az sayıdadır. Hume’un bu eseri bir istisna teşkil ediyor. Mesela Kant’ın eserlerini Kant çalışıp onun üstüne incelemeler yazan birinin desteği olmadan ilerletmeye çalışmak, deveye hendek atlatmaktan daha zordur. Heidegger, Hegel vb filozoflar hakeza. Hume bu eseri yazarken sanki bu durumu göz önünde bulundurmuş ve umuma hitap etmiş. Metin deneycilik felsefesini ileri boyutlara taşıyor, şüpheci itirazlara çok yerinde yanıtlar inşa ediyor, metafizik düşüncenin tabiatını ve hudutlarını tartışıyor. Ayrıca daha elle tutulur meseleler ile hürriyet, paranormal fenomenler vb güncel sorunlarla ilgili çok yerinde tespitler yapıyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Küller, doğayı neredeyse her unsuruyla öykülerine dahil eden bir kitap. Semrin Şahin'in iyi bir doğa gözlemcisi olduğunu, hayvanlar ve bitkilerle oldukça güzel bağ kurduğunu metinlerinde görebiliyoruz. Kitapta yer alan öykülerin neredeyse tamamı Kafkaesk atmosfere sahip. Cümleler gayet yetkin ve süssüz. Atmosferi bize oldukça başarılı bir şekilde yansıtıyorlar. Daha ilk öyküden başlayarak neredeyse her metinde sahneler gözümde canlandı. Anlatmaktan çok göstermeye odaklanan, insanların yaşadığı çeşitli acıları duygunun yakıcılığına kaptırmadan ifade eden bir kitap Küller. Aslında anlatılanlar oldukça güçlü ama bizleri yıkıp geçmiyor, geriye içimizde ince bir sızı kalıyor. Özellikle çocukların yaşadığı ya da yaşattıkları, öykülerin pek çoğunda yer alıyor. Doğanın çeşitli unsurlarıyla birlikte çocukların hikâyeleri de metinlerde geziniyor.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Roman, modernleşme sürecindeki bireyin kimlik arayışını ve çatışmalarını ele alırken, aynı zamanda İstanbul'un tarihî ve kültürel dokusunu da detaylı bir şekilde işler. Hikaye, İstanbul'un değişen atmosferinde kaybolmuş bir şair olan Hayri İrdal'ın yaşamını merkezine alır. İrdal, modern bir dünyada geleneksel değerlerle, geçmişle ve gelecek arasında sıkışıp kalırken, Saatleri Ayarlama Enstitüsü'nde yaşanan olaylar onun yaşamını dönüştürür. Roman, zamanın algısı ve insan ilişkilerinin karmaşıklığı üzerine derinlemesine bir analiz sunarken, aynı zamanda Tanpınar'ın dil ve anlatımındaki ustalıkla da dikkat çeker. Eser, modernleşme ve batılılaşma sürecindeki bireyin içsel çatışmalarını ve toplumsal değişimin etkilerini incelerken, İstanbul'un geçmişle olan bağını ve tarihî mirasını da ön plana çıkarır. Tanpınar, romanında geçmişin izlerini günümüze taşıyan karakterler aracılığıyla okuyucuya İstanbul'un ruhunu ve çekiciliğini yaşatır.
Yanıtla
4
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Roman, İstanbul'un karmaşık ve çatışmalı yapısını, insan ilişkilerini ve kişisel içsel çatışmaları ele alırken, aynı zamanda Osmanlının son dönemindeki çözülme ve değişim sürecini yansıtır. Tanpınar, eserde klasik Türk edebiyatının geleneklerini modern bir yaklaşımla birleştirirken, karakterlerin iç dünyalarını derinlemesine inceler. Romanın ana karakteri Mümtaz, İstanbul'un değişen atmosferinde kendini bulmaya çalışırken, çocukluk anıları, aşk ve kayıp duygusu arasında sıkışıp kalır. Tanpınar, eserinde zamanın akışını ve insanların geçmişle olan ilişkisini ustalıkla işlerken, İstanbul'un tarihi ve kültürel dokusunu da detaylı bir şekilde betimler. Huzur, modernleşme ve batılılaşma sürecindeki bireyin yalnızlığını ve kimlik arayışını etkileyici bir şekilde resmederken, ayrıca Türkiye'nin toplumsal ve kültürel dönüşümünü de eleştirir. Tanpınar'ın dil ve anlatımındaki derinlik, okuyucuyu romanın içine çekerken, İstanbul'un atmosferi ve karakterlerin iç dünyalarıyla bütünleşir.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Batıcılık, Osmanlı'nın son döneminde Avrupa'dan alınması ve alınmaması gerekenlerin tartışıldığı bir dönemde ortaya çıktı. Oryantalistlerin İslam terakkiye manidir tezini kabul ettirmeye çalışmalarıyla birlikte Osmanlı'da da ciddi bir taraftar toplamıştır. Bunlardan birisi de Celal Nuri'dir. Celal Nuri genel anlamda Batıcılık fikrini savunur. Osmanlıcılık fikrinin çökmesini siyasi olaylar anlatılarak kanıtlamaya çalışır. Alfabenin değişmesi gerektiğini savunuyor. Avrupa Medeniyetinin üstünlüğüne vurgu yapmış. İnkılabın köklü değişiklik yapmak şeklinde tanımladıktan sonra inkılapçılığın gereği olarak yeniliklere açık olmayı tarihi örneklerle açıklamıştır. Diğer yeniliklerle de ilgili somut örnekleri ve tanımlar mevcuttur.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bekir Develi ve Mehmet Emin Yıldırım'ın röportaj formatında ve muhabbet tadında kaleme alınmış bir eser. Peygamberimiz Muhammed (sav) in hayatının anlatıldığı iki ciltlik serinin ikinci kitabı. Kitapta peygamberliğin hicret sonrası vefatına kadar olan bölümü - Medine Dönemi- anlatılmaktadır. Dili sade, konular soru cevap tarzında anlatılmış. Her yaştan kişinin okuyup rahatça anlayabileceği doğru bilgilerden oluşmuş, tartışmalara girilmemiş, nitelikli ve öğretici bir eser. Önümüz Ramazan müslümanlar bu ayda bol bol Kur'an okumaktadırlar. Kur'an okunurken günde yirmi sayfa da bu eser ve bu kitabın birinci kitabı da okunsa Ramazan daha kaliteli ve dolu dolu idrak edilmiş olur. Eserde emeği geçenlere teşekkür ederim. Bu iki kitabı okuyan taliplerin siyer hakkında derli toplu ve doğru bir bilgiyle siyer bilgilerini ve kendilerini güncellemeleri mümkün.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Aldous Huxley'in "Cesur Yeni Dünya" adlı eseri, distopik bir roman olup, insanlık tarihindeki olası bir geleceği betimler. Roman, insanların biyolojik mühendislik ve toplumsal kontrol aracılığıyla manipüle edildiği bir distopyada geçer. Huxley, gelecekteki bir toplumun nasıl olabileceğine dair karanlık bir portre çizerken, bilim ve teknolojinin insan doğası üzerindeki etkilerini ve ahlaki sonuçlarını sorgular. Roman, bireylerin duygusal deneyimlerini, aşkı ve özgürlüğü yok eden bir toplumsal düzeni eleştirirken, aynı zamanda insanın özgünlüğünü ve insani değerleri vurgular. Huxley, insanlık için potansiyel bir tehlike olarak gördüğü düşünce kontrolü ve kalıplaşmış yaşam tarzlarını betimlerken, toplumsal normlara ve değerlere meydan okur. Roman, modern toplumunun tüketim kültürüne, kişisel kimliğin erozyonuna ve totaliter rejimlere karşı bir uyarı niteliği taşır.
Yanıtla
9
0
Destekliyorum  4
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Alain Touraine'in "Birlikte Yaşayabilecek miyiz? - Eşitliklerimiz ve Farklılıklarımızla" adlı eseri, günümüz toplumlarında eşitlik ve farklılık konularını derinlemesine ele alır. Kitap, toplumsal çatışma ve bölünmelerin yanı sıra, eşitlik ve farklılık arasındaki ilişkileri inceler. Touraine, kültürel, dinsel, etnik ve ekonomik farklılıkların toplumlardaki rolünü ve bu farklılıkların bir arada yaşama potansiyelini analiz eder. Ayrıca, toplumsal hareketlerin ve politik mücadelenin eşitlik ve farklılık konularındaki rolünü de inceler. Touraine, toplumsal değişim ve dönüşüm süreçlerinde eşitlik ve farklılıkların nasıl tanımlandığını ve nasıl mücadele edildiğini tartışırken, aynı zamanda toplumların bu konulardaki geleceğini de ele alır. Kitap, çeşitli toplumların eşitlik ve farklılıkla başa çıkma yöntemlerini ve bu konudaki deneyimlerini karşılaştırmalı bir perspektifle inceler.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir