Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
Nur Ozturk
25 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Büyük romanları bulundukları ulvi yerlerden alıp tartışılabilir düzleme çekmek, onları roman olarak görebilmek, sezgisel ve imgesel çıkarımları bir kenara koyarak sanatsal ve tarihi değerine yoğunlaşabilmek mümkün mü sorusunu merkeze alan bir eser. Modernizm, postmodernizm özellikler ışığında önemli romanları inceliyor. Bunu yaparken illa kategorize etme telaşına düşmüyor. Farklı çıkarımları, sözü çok uzatmadan anlatmak istediğini başarılı bir şekilde aktarabilmesi, dilinin ağır olmayışı kitabı öne çıkaran özelliklerden bazıları. Edebiyat denemelerini severlere güncel ve kaliteli bir eser.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Herzog, bir adanış hikâyesini anlatıyor ve her adanma hikâyesi gibi hakikat-sonrası çağın sinik insanına sahici gelmediği gibi “saçma”, “anlamsız” hatta “sahte” gelebilecek bir hikâyeyi. Herzog’un bu kitabı Onoda ile 1997’deki karşılaşmalarından hemen sonra değil de 2021’de yayınlaması aynı nedenle dikkat çekici. Hakikatin bulanıklaştığı bir çağa, hakiki bir hikâyeyi ve bir kahramanı hatırlatmak istiyor adeta.

Belli ki bu çılgın zaman onu “hadi artık vakti geldi” diye zorladı ve “kendi savaşı”nda da sona yaklaşan olgun bir sanatçı olarak kendine alter-ego olarak seçtiği Onoda üzerinden kendi adanmışlığını.. kendi “Don Quijote’vari duruşunu” ifade etti…

Herzog’un neden Onoda’yı seçtiği de başlı başına bir gizem! Pek Herzog’vari!

Bu kitapla Herzog bir “kefaret ödeyici” olarak Onoda’nın şahitsiz 30 yılına -kurgusal niteliğine rağmen- şahitlik ederek onun kefaretini ödemiş oluyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
1920-1927 yılları arasında kötüleşen tarımın ve ardından oluşan tarım krizi o dönemse ciddi mali sorunlara yol açtığını gözler önüne seren bir kitap.

Savaş ve enflasyon altında ezilen, alınan vergilerin arttırılmasıyla zor durumda kalan çiftçi örgütlenerek Kırsal Halk Hareketi'ne dönüşmüş. Nefret edilen Weimar Cumhuriyeti'ne ve sisteme karşı bu dönemde ilk büyük gösteriler yapılmaya başlanıyor. 1929 yılının sonlarına doğru çiftçilerin yanı sıra mahalleler de güvenli bir yaşam sürme hayalinden tamamen kopmuş.

Her ne kadar kitap 3 bölümden oluşuyor olsa da ilk bölümde kitapta yer alan karakterler en ince ayrıntısına kadar anlatılıyor. Diğer bölümlere geçerken kitaba ve olanlara daha hakim bir şekilde okuyorsunuz kitabı. Gerçekle tarihin birleştiği bir kurgu, derdi olan ve okura gerçekleri veren bir kitap. okunmasını tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın ana fikri dünya insanlığı ve ülkeleri olarak birbirimizi nerelerde çıkmaza soktuk, bunu 4 ülke üzerinden göstermek, ve bu hataların tekrarlanmamasını hatırlatmak. "Batı ve Hasımları" alt başlığı ile Batı'nın karşısına konumlandırılarak incelenen 4 ülke: Japonya, Rusya, Çin ve Amerika. Bu ülkelerin siyasi tarihini özet bir gözden geçirdikten sonra özelde son 150 yıl ne yaptıklarını ve yapmadıklarını okuyoruz. Başarılar ve başarısızlıklar domino taşı gibi bütün dünyayı etkiliyor. Aslında birbirimizden öğrenebileceğimiz, ders alacağımız çok şey var. Aslında ne kadar birbirimize bağlıyız.
İşte bu bağlantı dolayısıyla yazar Amin Maalouf, şu dünyada aklın, sağduyunun ve vicdanın sesi olmaya çalışmış. Yaşı, ünü ve görüp geçirdikleri itibariyle bunu kalemiyle yapmış olması ve bugün bize insanlığın geleceğine dair bir uyarı fişeği çakması çok kıymetli. Yaptığı çıkarımlar dikkat çekici.
Yanıtla
37
2
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kötü duyguların zihne ket vurduğu ve insanların kalbini alıp hissizleştiren bir çözeltiyle saklamanın bunun çözümü olacağıyla ilgili bir teori ortaya atılır ve iyi bir reklamla hızlıca yayılır. Tüm insanlar kalplerini aldırmaya başlar, bir kişi hariç: June.
Kalplerini aldıran insanlar artık daha başarılı ve daha odak sahibi olmuşlardır ama kötü duyguları ile birlikte iyi duygularını da kaybetmişlerdir.
Hissizleşen ablasının alınan kalbinin peşine düşen June, kalbini aldıran ama tekrar hissetmeye başlayan Max ile karşılaşır ve macera başlar.

Kitapta öyle süslü, altı çizilecek, ders çıkarılacak cümleler yok; olduğunca sade bir anlatımı var fakat duyguların önemi ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. Bazen kötü duygularımızın yok olmasını isterken aslında insanı “insan” yapan şeyin iyisiyle kötüsüyle sahip olduğu tüm duyguların toptan hali olduğunu unutabiliyoruz, kötü de olsa o duygular bizim, hatta belki de iyi birçok duygunun temeli de onlara ait.

her yaşa tavsiyedir
Yanıtla
9
4
Destekliyorum  4
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gelmiş geçmiş en önemli yönetim kitaplarından birisidir. Sanayi devriminden 100 yıl sonra, henüz elektrik devrimi yaygınlaşmaya başladığı dönemde, 1909’da yazılmıştır. Ana konusu verimliliğin yükseltilmesidir. Asistanı Henry Gantt (Gantt şeması) ve takipçisi Gilberth (zaman etüdü) ile birlikte, işin optimizasyonuna ve verimliliğe yeni bir bakış açısı kazandırmıştır. Bu kitap, Taylorizm olarak bilinen minimum zamanda maksimum iş üretmek gibi kötü anlamda eleştirilere yol açsa da, kitapta görebileceğiniz gibi işin doğru tarif edilmesi ve kişiye (veya bir insana) uygun olması gibi insani değerleri de içerir. Taylor’un en kritik yapıcı eleştirisini Peter Drucker’ın Yönetim kitabında okuduğumu belirterek, bütün yönetim meraklılarına (ve tabiiki endüstri mühendislerine) şiddetle tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ulaşılabilir fiyatta yabancı dil kitaplarının basılmasını önemli buluyorum, yayınevine teşekkürler. İspanyolca A1-1 ve İtalyanca A1-1 kitaplarını denemek için aldım, kağıt kalitesi ve yazı tipi seçimi güzel, öyküler akıcı. Ancak, seviye kesinlikle A1-1 değil. A1 seviye geniş/şimdiki zaman ve gelecek zaman ile başlar, azıcık geçmiş zamana giriş yapar. A2 seviye ile yakın geçmiş zaman, uzak geçmiş zaman işlenir, A2-2’de daha karmaşık zamanlar görülür. Her iki kitapta da tüm metinler geçmiş zamanda geçiyor. Geniş ve gelecek zamanlar yok, emir kipi, dönüşlü fiiller ve dilek-şart kipi gibi karmaşık konular bol bol var :) Yani, hiç bilmeyen için çok zor, biraz bilenler için kaynak olarak kullanılabilir.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Somali’de yaşanan savaş sonrası henüz 4 yaşındayken Kenya’daki mülteci kampına sığınan ve engelli kardeşi Hasan’ın tüm sorumluluğunu üstlenen Omar Mohamed’in herkese umut olacak gerçek hayat hikayesini anlattığı Yıldızlar Saçıldığında çizgi roman tarzında bir eser. Kitabın iki güçlü kaynağı var: biri yazarın kendi gerçek hikayesi olması, ikincisi ödüllü çizgi roman yazarı Victoria Jamieson’un muhteşem çizimleri. Hikayenin gerçekliği, çizimlerin gücüyle birleşince okunulanlardan etkilenmemek, duygulanmamak elde değil. Gördüğüm en iyi çizimlere sahip çizgi roman diyebilirim. Renklendirmelerini de İman Geddy üstlenmiş. Günümüz ile geçmiş arasındaki renklendirme farklılıkları bir sinematoloji havasında. Eser her haliyle emek kokuyor. Bu üç isim iyi ki bir araya gelmiş de bu eser ortaya çıkmış ama en büyük takdir Omar Mohammed’in… Somali’de başlayıp Kenya’daki mülteci kampında 15 yıllık mücadelesi ve sonrasındaki kazançları takdire şayan…
Yanıtla
0
0
Destekliyorum  2
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bandırma Şehit Mehmet Günenç Lisesinde okuyan Artuğ Sayaner, Atilla Yedikardeşler, Adnan Zanbak, Ali Osman Caran ve Güngör Gezer isimli beş arkadaşın yerli roket yapma ve bunu uzaya göndermek üzerine kurdukları bu hayal; gerçek hikâyelerinden esinlenerek yazılmış.

Özellikle son yıllarda kendi öz değerlerinden kopuk, içinde taşıdığı cevherden bihaber, geleceğini göremeyen gençlere merhem olabilecek nitelikte…

“Hiç dönüp bakmayın. Güneşi arkanıza alırsanız sadece gölge görürsünüz, güneşe doğru dönerseniz gölgeler arkanızda kalır. Bırakın arkanızda kalsın gölgeler.”

Öğretmen kitap kulübüm sayesinde tanışıp okuduğum bu kitabı öğrenci kitap kulübümle de okumak için sıraya aldık. mutlaka okunmalı.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitapta akran zorbalığı çok güzel yansıtılmış olmakla birlikte zorbalık yapan çocuğun büyüklere nasıl güzel göründüğü ve nasıl göz boyadığı da dikkat çekici. Özellikle bu kısmın ebeveynler ve eğitimciler için dikkate alınması önemli.

Çözüm Bakanlığı Efendimiz (sav)’in “Sağ elin verdiğini sol el bilmemeli” hadisinin vücut bulmuş hali. Her anlamda çok güzel bir kitap. Açık ve anlaşılır olduğu kadar ince işlenmiş bir anlatımı ve olay örgüsü var.

Bir yandan isimsiz iyilik neferleri, diğer yandan iyiliklere engel olmaya çalışan Gümüş Adamlar… Zaten hep de böyle değil midir?

Bir ütopya gibi görülse de kurulması ve işlemesi zor olmayan bu sistemin tek sıkıntısı maalesef yozlaşmış bizler tarafından istismar edilmeye çok açık olması olabilir…
Bu yüzden de gizlilik şart…

Çözüm Bakanlığı’nın bir gün gerçekten hayata geçmesi dileğiyle…
Yanıtla
4
2
Destekliyorum  1
Bildir