Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Evde bağıramadım, ağlayamadım ve çaresizliğimi dışa vuramadım çünkü annem beni duyardı." syf, 54.

Yarı Japon yarı Koreli bir adamın çaresizlik dolu sözleri bunlar... Masaji Ishikawa, ailesiyle birlikte babasının kararı üzerine Kuzey Kore'ye yerleştiğinde henüz on üç yaşındaydı. İşsizliğin, yoksulluğun, açlığın kol gezdiği bu ülkede yıllar boyunca ailesiyle beraber hayata tutunma mücadelesi verdi. Yıllar geçiyor fakat ülkenin durumu yeni yönetimle birlikte gittikçe kötüleşiyordu, tek çözüm yolunun bu ülkeden kaçış olduğuna karar vermişti Ishikawa. İşte bu kitapta onun mücadelesini ve hayata tutunma çabasını okuyorsunuz. Yaşadıklarının ağırlığını şu cümleyle özetliyor yazar, "Hiç kendi ellerinle bir kulübe inşa ettin mi? Annenin cesedini dağ yamacına taşıdın mı? Yalnızca ot yiyerek hayatta kaldın mı?" Keyifli okumalar...
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Öncelikle çevirmen harika bir işçilik yapmış. Ellerine sağlık. Kitaba gelirsek. Genellikle kişisel gelişim üzerine yazılan kitaplarda bilimsel bulgular eşliğinde yazarın çıkarımları ve gerçek hayatan alıntılanmış kişi, olay ve olgular sunulur. Yazarlar sanki bir araştırmacı gibi davranarak konuyu derinlemesine irdeler. Bu kitap ta böyle bir kitap ama çok büyük bir farkı var: Micheal Easter, sadece konfor krizini anlatmıyor aynı zamanda Alaska'ya karibu geyik avında yaşadığı konforsuzluğa birinci elden tanık olmamızı sağlıyor. Bu yönüyle Konfor krizi benim okuduğum en özgün çalışmalardan biri. Hayatında konforsuzluğu deneyimlemek isteyenlere konforlu bir okuma..

Uyarı: Kitabı okuyanlarda (ben) dağcılık ve tırmanma ile ilgili tecrübe ve merak yoksa bu kitabın yoğun içeriği okuyanlarda (örn: ben) bu alanlara yüksek merak oluşumuna yol açabilir. Hatta kendinizi bir dağcılık kulübüne üye olmanın yollarını ararken bulabilirsiniz.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hz İbrahim ve evrensel mesajı… Üç ilahi din ve Hz İbrahim’in evrensel mesajının bu ilahi dinlere etkisi ve hatta bu mesajın dinin arkasına sığınarak şahıs çıkarları için kullanılmaya çalışılması… Bu mesaj için kullanılan ajanlar ve onların iç hesaplaşmaları. Ve dinlerin büyük planları.
Bu kitapla birlikte Hristiyanlık ve Yahudiliğin mantalitesi, neye hizmet ettiği, misyonları, Türkiye ile ilişkileri, ülkemizin tarihi miraslarına neden sahip çıkmamız gerektiği gibi daha pek çok konunun mesajları veriliyor.
Kitapta bahsedilen üç ilahi dinden biri olan İslam’ı temsil eden hoca, son derece entelektüel bir kişiliğe sahip olan ilahiyatçı Selim Hoca. Diğer dinlerin ajanları ve Selim hocanın yollarının kesişmesiyle birlikte macera başlıyor. Tabi Selim’in polis olan arkadaşı ve komser eşi de iş başında.
Kitap; tarih, din, polisiye üçlemesinin ortak noktası olmayı son derece güzel başarmış.
Keyifli okumalar…
Yanıtla
10
1
Destekliyorum  5
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap vesveseden ve panik atak dedikleri halk içerisinde evham olarak da bilinen hastalıklara ilaç gibi geliyor. Bu kitap dan maksimum fayda sağlamak istiyorsanız. Kendinize özel bir not defteri alın ve önemli gördüğünüz yerleri yazın ve her gün mutlaka 1 yada 2 defa okuyun. Bu kitabın yanında İzzet Gülü Sen Hasta Değilsin kitabı da okunmalıdır. Kısaca vesvese var olanı yok söyletir. Abdestin vardır yok söyletir. Evham ise yok olanı var gösterir. Evham eşittir merak merak ise eşittir bazı soruların cevabı sürekli doğru cevaplarla verilemediğinden sürekli kontrol mekanizması çalışır bunun neticesinde ise kaygı ve sıkıntılar baş gösterir. Örnek olarak 13 numaralı sayısına karşı uğursuz algısı ve inancı olan biri sabaha kadar bu odada uyuyamaz. Halbuki sorun 13 numarada değil ona konulan yanlış algı ve inançlardır. Buna bağlı olarak da korku ve kaygı girmek ve buna bağlı olarak acaba daha fazla sıkıntı duyar mıyım. Acaba ben hasta mıyım. Acaba ben iyileşecek miyim. Siz hasta değilsiniz.️
Yanıtla
12
0
Destekliyorum  6
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
On yıldız olsa on yıldız veririm. Roman otobiyografik roman. Yazarın kendini yaşadıkları ile bütünleştirmesi ve bunlardan ders alarak hayatını şekillendirmesi muhteşem. Gözlem yeteneği ile ayrıntılara yer vermesi okuru romanın içine çekiyor. Sanki okurken o şehirdeymişsinde bu yaşananları an be an görüyorsun gibi. Farklı dinlerde, farklı düşüncelere sahip olan insanlar çok ince detaylarla işlenmiş. Felsefik düşüncelere ve yorumlara yer verilmiş. Muhteşemin de ötesi okuyun okuyun okuyun. Asla pişman olmazsınız.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Öğrencilik yıllarımda yazları İstanbul ve Ankara gibi büyükşehirlerde bu tozlu, gürültülü şantiyelerde harçlığımı çıkarmak için çok çalıştım... O koşuşturmacanın içinde bir çiçekle ilgilenmek, bir ağacın gölgesinde serinlemek, bir yeşilliği sulamak, bir hayvanla alakadar olmak insanı ruhen ve bedenen dinlendiren güzel uğraşlar ve tatlı molalardır, bilirim... İşte yazarımız tam da bu ortamı canlı, eğlenceli ve renkli bir şekilde tasvir ederken; ekmeğini adeta taştan çıkaran işçilerin de alınterine, emeğine ve hayatına dokunuyor..Sevimli ve bir o kadar da yaramaz bir kedinin üzerinden şehrin kaosuna, karmaşasına, telaşına, ekmek kavgasına yenik düşen hayvan ve doğa sevgisi, dostluk, acıma, emek, saygı ve merhamet gibi değerlerimiz de gündemimize düşüyor... İçeriği, mesajları, üslubu ve gerçekçi olayları ile Selçuk Özyurt yine hayatlara ve yüreklere dokunuyor... Özellikle çocuklara okutulması gereken bir eser olduğu kanaatindeyim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Roman özgün konusu, kahramanları ve olayların geçtiği mekanlar bakımından beni alıp ta çocukluk ve gençlik günlerime götürdü...O dönemlerde belki yoksulduk, cebimizde paramız yoktu, üstümüz başımız kir pas içindeydi ama hayallerimiz zengindi, cebimizde umutlarımız vardı, ruhumuz henüz kirlenmemişti... Selçuk Özyurt'un bu romanının; özgün konusu, çarpıcı olay örgüsü, gerçekçi çatışmaları, kısa, yalın ve akıcı dili; sıcak ve samimi üslubu ile bir nefeste okunabilecek bir yapıt olduğunu düşünüyorum...Okuma esnasında hiç de yabancısı olmadığımız insanların duygularına, hayallerine, hüzünlerine ve sevinçlerine ortak olurken unutmaya yüz tuttuğumuz değerler de (diğerkamlık, dostluk, ahde vefa, misafirperverlik, azim, sabır ve umut...) içimize işliyor...İşte bu nitelikleri ile yazar lafı dolandırmadan, söz sanatlarına ve afili cümlelere baş vurmadan mesajı keyifli ve sürükleyici bir okumayla ruhumuza ve beynimize nakış nakış örüyor...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitap kadınların sağlık sisteminde verdiği mücadeleyi anlatmaktadır.
İlk etapta Cadı olarak nitelendirilen ve canları ile bunu ödemek durumunda kaldılar.
Tıp fakültesine bile kadın öğrenci almadılar. Sadece erkek öğrenci eğitimi bulunuyordu.
19.yüzyılın başlarında bu mücadeleleri sonuç vermeye başladı.
İlk etapta Ebe ve Hemşireler olarak Tıp Fakültesine girebildiler. Kadın doktor olarak kabul görmesi için mücadeleye devam ettiler.
İster adına şifacı deyin isterseniz de Ebe ve Hemşire deyin kadınların Tıp alanında verdikleri mücadeleyi çok güzel aktaran bir kitaptır.
Kitap ince ama çok kapsamlıdır.
Okumanızı tavsiye ediyorum..
Kitapla kalın...
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu günkü islami anlayışımızı sorgulatan bir kitap. Bu kitabı okuduktan sonra özellikle peygamber sonrası varlıksız müslümanlardan ziyade, varlıklı ve eğitimli müslümanların (!) eşyanın tabiatı gereği (çünkü eğitimli insanların çoğu onlardan) yönetimleri nasıl ele geçirdiklerini ve islamı kendi idealleri doğrultusunda nasıl yeniden dizayn ettiklerini ibretle idrak etmiş olacaksınız. Not: Bu arada emevilerle ilgili yazılı dökümanlar, sonradan emevileri ayaklanma ile deviren ve tarihçilere göre icraatları ile emevilere rahmet okutan abbasiler zamanında kayda alındığı için bilinçli tarihsel çarpıtma olabileceği de okuyucularca dikkate alınmalıdır. Aynı yazarın "Muaviye kapital islamın temeli" kitabını da okumanızı tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
''Dövüş kulübünün ilk kuralı dövüş kulübü hakkında konuşmamaktır.''
''Dövüş kulübünün ikinci kuralı'' diye bağırıyor Tyler, '' dövüş kulübü hakkında konuşmamaktır. Ve eğer dövüş kulübünde ilk gecenizse dövüşmek zorundasınız.''
Dövüş kulübü yeraltı edebiyatının en önemli eserlerinden biridir.
''Yeraltı edebiyatı, dili zincirlerinden kurtulmak için 19. yüzyılın ortaları ile 20. yüzyılın başlarında oluşmaya başlayan ben özgürüm diye bağıran ve edebiyat kalıplarını hiçe sayan bir edebiyat türüdür.''
Okuyanlara ilk başlarda hafif karışık gelebilir ama mutlaka okumaya devam etmelisiniz. Çünkü her geçen sayfa sizin aklınızdaki merakı biraz daha arttırmaktadır. Kitabın sonuna geldiğinizde yok artık deyip şaşıracağınızı garanti verebilirim.
Aynı zamanda yazarımızın bu mükemmel kitabı 1999 yılında sinemaya taşınmıştır ve hayran kitlesini ciddi derecede arttırmıştır.
Filmini de izlemenizi tavsiye ederim.
Film: Fight Clup
IMDb:8.8/10
Yönetmen: David FİNCHER
Yanıtla
3
1
Destekliyorum  2
Bildir