Tarih, İnsan ve Anlam Arayışı
İnsanın en temel özelliklerinden biriyle, yani kendi hikâyesi ve düşünceleri üzerine düşünebilme yeteneğiyle yola çıkan Altan Çetin, buradan hareketle, tarih ve felsefenin insanı anlamak için nasıl iç içe geçtiğini anlatıyor ve tarih felsefesini, geçmişi sadece olaylar dizisi olarak değil, anlam arayışımızın bir parçası olarak görüyor.
Merkeze ise önce İbn Haldun'u yerleştiriyor. Onu, yalnızca Doğu'nun değil, tüm insanlık düşünce tarihinin köşe taşlarından biri olarak sunuyor. Batı'daki Vico ve Montesquieu gibi isimlerle benzerlikler kurarak, İbn Haldun'un evrensel düşünce mirasımızdaki yerini vurguluyor.
Daha sonra, Kant'tan Hegel'e, Nietzsche'den Marx'a, Foucault'dan Walter Benjamin'e uzanan bir yolculuğa çıkıyoruz. Bu filozofların tarihe bakışlarını, onunla hesaplaşmalarını ve "tarih nedir, nereye gidiyoruz?" sorularına verdikleri cevapları inceliyor yazarımız. Tarihin felsefesini yapmanın, aslında bugünü ve kendimizi anlamak olduğunu gösteriyor.
Sonuçta kitap bize şunu söylüyor: Tarih bize olayları, felsefe ise anlamı verir. Bu ikisinin buluştuğu yerde, geçmişten ders alan, bugünü daha derin kavrayan ve geleceği düşünebilen bir bakış açısı doğar. Hem tarihle uğraşanlara "felsefe yapmayı", hem de felsefeyle ilgilenenlere "tarihe bakmayı" öneren, düşündürücü ve kapsayıcı bir davette bulunuyor Altan Çetin.