Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Ağustos 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Günümüzü aktivite ve uyku şeklinde ikiye böleriz. Ama bedenimizin 24 saat boyunca benzer çalıştığı yanılsamamız vardır.Oysa gün boyu pek çok işlevimizde –günün zamanına bağlı olarak- inanılmaz değişiklikler vardır.Bunlar evrimsel olarak genlerimize kazınmıştır.

Ne var ki, modern aydınlatma imkânları sayesinde, yaşamımızı kadim atalarımızın yaşadığı karanlık-aydınlık döngüsünden kurtarışımızın bazı bedelleri oldu.Sorun o ki, bu bedellerin yeterince ayırdında değiliz.

Geç yatıyor, az uyuyoruz.Kimimiz vardiya gibi, fizyolojimize uygun olmayan yaşam koşullarına boyun eğmeye zorlanıyoruz.

Kitap beden saatimizin farklı işlevlere yansımasını temel alarak, kimi aktivitelerimizin zamanlaması konusunda tavsiyelerde bulunuyor ve beden saatimize uymayışımızın olumsuz sonuçlarına dikkat çekiyor.

Tabii ki, önerileri de var.

Konunun uzmanı, ömrünü sirkadiyen ritme adamış bir akademisyen olarak bilime yaslanmasını değerli buluyorum.Mükemmel olarak niteleyemem ama okunmaya değer.
Yanıtla
0
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Ağustos 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hakan Sarıpolat'ın ikinci öykü kitabı Şehri Terk Eden'de özgün kurgu dünyalarından oluşmuş, temiz bir anlatım diline sahip, pek eksiği gediği olmayan yedi öykü bulunuyor. Sistem içinde kıvranan şehir insanını, avcının hikâyesiyle hayvan haklarını, patronlar ve işçilerin hikâyelerini, ölümle burun buruna yaşayan yalnız kalmış yaşlıca bir adamı, özgürlük sloganı atanlarla birlikte heykelin hikâyesini ve erkek şiddetine maruz kalan bir kadınla tavşan avcısı garip bir kız çocuğunu öykülerde görüyoruz. "Çöplükteki Patron" öyküsüyle distopik kurgu evrenine, "Gölge" ve "Nenegeyik" öyküleriyle de tekinsiz atmosfere şahit oluyoruz. Özellikle kitaba ismini veren ve kapağına da ilham olan "Şehri Terk Eden" öyküsünü özgün kurgusu nedeniyle özellikle beğendiğimi söylemeliyim.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Ağustos 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Benim Adım Kırmızı'yı, tarihsel üstkurmaca, üstkurmaca ve postmodern polisiyenin bir arada yer alışı, onun üzerinde çoklu anlatıcı kullanımı, yalnızca dokuz günde geçmesine rağmen sanki çok daha uzun bir süreyi anlatmışçasına kapsamlı olması, resim ve minyatür sanatı üstünden batı - doğu arasındaki düşünce yapısı farklarını tartışmaya açması gibi nedenlerle yazarın en katmanlı romanı olarak nitelendirebilirim. Çoklu anlatıcıyı daha önce Sessiz Ev romanında da kullanan yazar, bu sefer çok daha özel bir işe girişiyor. İlk bölümden itibaren ölü anlatıcı kullanımı, eşyanın, imgenin ve hayvanların anlatıcı olarak yer alması, yazarın kendisinin, annesinin ve abisinin -ismen de olsa- kurmaca karakter olarak metinde etkin şekilde bulunmasıyla bu romanın ne kadar değerli olduğunu görebiliyoruz. Bunun yanı sıra daha önce Beyaz Kale romanında tarihsel üstkurmacaya yönelen yazar, Benim Adım Kırmızı'da tasarladığı katmanlı anlatıyla bunu da çok daha ileri bir noktaya götürüyor.
Yanıtla
3
1
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Ağustos 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bilimsel araştırmalar, insanlarda zihin kontrolünün, istenen yönde yönlendirebilmenin mümkün olduğunu gösteriyor.Güncel hayatta reklamlara kadar bu konu kullanılıyor.Devletlerin gizli teşkilatlarının da bu konuya ilgi duyduğu çeşitli vesilelerle ortaya çıkıyor.

Romanın yazarı bir hakim.Kitap kapağında bir hakimin nasıl tetikçi haline geldiği vurgusu yapılmış.Yakın zamanda yargıda bu tür tetikçi vakaları ülkeyi çalkalayacak derecede yaşandığı için, yazarın şahit olduğu böyle vakaları konu aldığını düşünerek okudum.

Ancak ütopik fantastik, metafizik, parapsikolojik olaylarla dolu bir kitap olmuş.Kitabın yarısı sadece bu tür anlatımlarla ilgili. Bunları ilerideki konuya alt yapı oluşturmak için koymuş ama çok fazla uzatmış.Konu asıl konuya geldiğinde de gerçek olma ihtimali zayıf zorlama süreçlerle ilerliyor.

Kitabın konusu ise, bir hakimin algıları yönlendirilerek, istenilen yönde kararlar vermesi sağlanır.Ancak zihin kontrolü uygulayanların hesaba katmadığı bir konu vardır.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Ağustos 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Psikolojik gerilimin dibi her satırı her sayfası ayrı heyecanlı..
Göz koleksiyoncusunu okuyalı çok zaman oldu, bir devam kitabı olabileceği hiç aklıma gelmemişti. Göz avcısı serinin ikinci kitabı ama ilkinden bağımsız olarak da okunabilir. Tabii anlaşılabilir olması açısından ilk kitabı okumakta fayda var. Yazarın kendisi de böyle bir uyarıda bulunmuş kitabın başında. İlk kitaptan hatırladığımız, gözleri görmeyen ve medyumluk yetenekleri olan Alina ile bir psikopat tarafından karısı öldürülüp oğlu kaçırılan Zorbach yine zor zamanlardan geçiyorlar.

Heyecanı hiç bitmeyen, soluksuz okunan, temposu hiç düşmeyen zekice kurgusu ve anlatımıyla şahaneydi.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Ağustos 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Fransız Devrimi ve Endüstri Devrimi ile ilgili farklı bilgiler edindim. Tüm dünyada çok önemli bir yeri olan, özellikle kitlesel bir devrim olan Fransız Devrimi’nin ilerleyen yıllarda elde ettiği başarıyı devam ettirememesinin nedenleri ve İngilizlerin 1800’lü yıllarda sürdürdüğü politikaların günümüzde hala meyvelerini yemelerinin neden ve sonuçlarını çok açık bir şekilde anlatıyor kitap. Zaman zaman kitabın akıcılığında kopuşlar yaşadım bu da kitabı normalden uzun sürede okumama neden oldu; bunun nedeni çeviri ile ilgili olabilir. Tarih bilgisi edinmek günümüzü anlamakta önemli bir etken o nedenle Eric Hobsbawn gibi bir yazarı tanımak ve kitabını okumak bana ayrı bir keyif verdi. Okuduğum ilk kitabıydı ve serinin diğer kitaplarını da okuyacağım.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Ağustos 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yaşar Bayraktar çocuk edebiyatında alışılmışın dışında bir yazar.dili çok sade,üslup,kurgu çok sağlam.Ekonomi okulu onun kalemiyle tanıştığım ilk kitabı.
Ekonomi Okulu bize neyi anlatıyor?
Bir okul içinde farklı dinamiklerden gelmiş çocukların profillerini.Parayla ilişkileri çocukların aslında karakterleriyle ilgili ipucu veriyor bize.Müsrif,hazlarını ertelemeyen,para yönetimini becerebilen,para için her şey mübahtır diyen,içindeki dürtüyü bastırıp sabreden,paranın her şey olmadığını paradan daha önemli şeylerin olduğunu düşünen,para kazanmak için mücadele eden,kazandığı paraya ihtiyacı olduğu halde başkası için kullanabilen birçok çocuk..Çıkış noktası para gibi gözükse de minik bir kişisel gelişim kitabı..Ayrıca para yönetimiyle ilgili sadece çocuklara değil,yetişkinlere de tüyolar veren:) ve konu itibarıyla çocuk kitaplarında bir ilki işleyen derin mesajlı kitap.Teşekkürler Yaşar Hoca’m.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Ağustos 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tek yazardan değil yazarların makalelerinden oluşan bir eser. Konu başlıkları halinde kaleme alınmış olup paranın tarihi ve ne olduğu sorusuna cevap verilmeye çalışılmış. İnsanın oluşturup ortaya koyduğu bir buluş olan paranın değişim, değer, ve tasarruf vb. özellikleri ile tarihsel bir akış ile olgu anlatılmaya çalışılmış. Kitap başlığında göründüğü gibi İslam dünyasında para konusu peygamber öncesi dönemden başlanarak dört halife, emevi, abbasi dönemleri incelenerek Osmanlı tecrübesi dile getirilmiş. Osmanlıda para vakıfları, sandıkların para ve getirisi üzerinde etraflıca durulmuş. Osmanlının 19. yy dan itibaren yaşadığı devlet borçlanması derinliğine ve bıktırıcı bir şekilde anlatılmış. Son bölümde modern dönem para ve ekonomi görüşleri üzerinde durulmuştur. Kitabında söylediği gibi fıkhi bir hükme varılmamış sadece olgu ve olaylar anlatılmıştır.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Ağustos 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Okuyunca çok beğendiğim,8 yaşındaki oğlumun da üç kez okuyup çok şey öğrendiğini söylediği harika kitap.Kitapta neler var?Arkadaşlık,sorgulama,analiz,hazzı öteleme,adaptasyon,durumları kabul,umut,zaman planlama,eleştirel düşünme,kitapların hayatımıza kattıkları..Minik bir felsefe kitabı niteliğinde..2.sınıf ve üstü çocukların rahatlıkla okuyacağı,çok şey öğreneceği başarılı bir kitap.hatta problemlerle yüzleşme becerisi olmayan,geçmiş-gelecek bağlantısını iyi kuramayan,keşkeyi hayatının sloganı yapmış yetişkinlerin de mutlaka okuması gereken,en temelden,en basitten kadim bilgiler edineceği harika bir kitap:).teşekkürler Murat Hoca’m.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Ağustos 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Araba Sevdası romanındaki Bihruz Bey’e ve Periveş Hanım’a atıfta bulunan roman bir özelliğe sahip; Karşıtlığa...Bir karşıtlıklar romanı.Taşra ile şehir, sarışın ile esmer,tarih ve karşı tarih.
Mehmet Manas ana karakter ve biz okur olarak onun zihninden geçenlerden romanı okuruz.Aklının içinde geziniriz.Zihni çıkmazlarla dolu sokaklar gibidir,bir döngüye sahiptir biraz da labirent gibidir.
Biz okur olarak karakterin aklında dolanırken o da haftalarca aksattığı yürüyüşünü yapar.Ayakları onu aynı noktaya götürür,hayatın orta yeri olarak adlandırdığı yere.Aynı zamana kendi zihninin dolambaçlı yollarında gezinir.Bu yürüyüş düzayak olmayan yerlerde,bir karşı tarihçinin tarih tarafından en çok tacize uğrayacağı yönlere doğru yapılır.Bu yürüyüşün adı da “Savunma yürüyüşü”dür.Peki bu yürüyüşün bir varış noktası bulunur mu?Evet.Ezelin ve ebedin birbirine sarıldığı,tüm karşıtlıkların bir döngüye kapıldığı ve birbirini imha ettikleri yer varış noktasıdır.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum 
Bildir