Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Harika bir kitap. Troya müzesinde görüp aldım. Yazar kazılarda ömrünü geçirmiş ve Troya konusunda yetkili ve ehil bir profesör. Kitap, İlyada ve Odessia okumadıysanız bile, olayları özetliyor, ana kahramanları bir bir tanıtıyor. Mitoloji okumadıysanız bile bahsi geçen Tanrılar ve işlevlerini öğretiyor. Destan, epos, sözlü gelenek nedir, izah ediyor. Homeros, kimliği, hayatı ve ozanlık geleneği hakkında bilgi veriyor. Bölgeyi bilmeseniz de, size konumunu, coğrafyasını anlatıyor. Dönemi bilmesiniz de o dönemin tarihini, eş zamanlı devletleri, güçleri, ilişki ve ticaret ağlarını gösteriyor. Arkeolojiyle ilgili Truva özelinde bir tarihçe, bilgi ve tecrübe birikimi sunuyor, Troyanın arkeolojik geçmişi ve simalarını tanıtıyor. Son, 5. bölüm özellikle ilgimi çekti: "Mitoloji Gerçeğe Dönüşüyor." Sözlü gelenek bilgi kaynağı olabilir mi? gerçekle ilişkisi nasıl sorgulanmalı... Ben gerçekten bu kitabı çok severek okudum ve istifade ettim, çok tavsiye ediyorum.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
15 dakikada kaleme alınmış metinlerden oluşan kitap, okumanın o muhteşem hazzı yanında yazmanın şifasına da sevketti beni diyebilirim. Şöyle düşünün bir başlık ya da bir sonuç üzerinden 15 dakikalık bir yazı yazıyorsunuz. Sadece 15 dakikada döküyorsunuz gönül incilerinizi kağıda. Yazmayı da en az okumak kadar seven biri olarak, yazmanın heyecanını kalbime tatlı tatlı estirdi diyebilirim:) Öykü tadında metinlerin her birinin başına konmuş (bence özenle seçilmiş) alıntılar, metinle ahenk tutturmuş adeta. Her insanın bırakacağı birkaç paragraflık hisleri vardır bu dünyaya ve bazen bir kelimeyle, bir cümleyle başlar insan yazmaya. "Yazmak yaradır, okumak şifa" misali, kabuk tutmuş yaralarımıza değinen 15'er dakikalık metinler okunmalı, hatta kitabı kapayınca 15'er dakikalık metinler yazılmalı:)

Fatma Hocamın emeğine, içtenliğine, kalemine sağlık...
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Biraz fantastik biraz da yeraltı edebiyatı esintileri taşıyan değişik bir roman. Anlatımı, diyalogları güzel. 70'li yıllarda yazılmış, 1988'i geleceğin fantastik dünyası olarak sunuyor, örneğin insanlar hızı saatte1900 km ye ulaşan hava taksileriyle bir yerden yere gidiyor ama hâlâ ahizeli telefon kullanıyorlar, kollarındaki saate bakıyorlar ya da pul koleksiyonu yapıyorlar. Olsun, 2025 yılında 1988 yılını geleceğin ütopik dünyası olarak kurgulayan bir romanı okurken yazarın gelecekle ilgili tahminlerinin ne derece tutarlı olduğunu izlemek hoştu. Edebi açıdan hakkını yememek lazım, bunu da eklemeliyim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı okurken her hikâyede kendimden, çevremden izler buldum. Özellikle Musa’nın çaresizliğinde, geçmişte tanık olduğum olaylar canlandı. Kendime en çok sorduğum soru şu oldu: ‘Bazı şeyler için geç mi kaldık?’ Sonra anladım ki hiçbir şey için geç değil; şimdi, tam da şu an başlamanın vakti. Kitaptan o kadar etkilendim ki işletmemdeki arkadaşlara da hediye ettim. Onlar da çocuklarıyla kurdukları ilişkileri, babalarından öğrendikleri yanlışları, eşleriyle yaşadıkları çatışmaları yeniden gözden geçirdiler. Bazısı pişmanlıkla, bazısı umutla okudu. Ortak noktamız şu oldu: Kitap bizi düşündürdü, sarstı ama en çok da fark ettirdi. Hayatın içinden, sahici bir anlatım. Hepimizin yüreğine dokundu.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mediciler'in yüzyıllarca süren iktidar savaşı...
1400'lü yıllardan başlayıp 1730'lu yıllara kadar süren Medici Hanedanının iktidar olma ve iktidarda kalma çabaları anlatılıyor kitapta.

1402'de açılan ilk banka şubesiyle çıkılan yol yüzyıllarca sürecek bir başarı hikayesine dönüşüyor.

Yazar kitapta Medicilerin nesiller boyunca hep aynı sistem ve düşünce tarzıyla hareket ettiklerini, iktidara giden yolda dost edinmeleri gereken kişilerle iyi ilişkiler kurup evlilik bağı gibi bağlarla ve bankaları aracılığıyla kredi temini gibi yöntemlerle kendilerine bağlarken düşman veya rakip olarak gördükleri kişileri de papaya kadar varan ilişkilerini ve ticari zekalarını kullanarak nasıl alt ettiklerini anlatıyor.

1400-1434,1434-1464,1464-1469,1469-1492,1492-1537,1537-1737 yılları arasında kalan dönemler halinde Medicilerin yükselişi, duraklaması ve tarihten silinmesini dönemin Floransa, İtalya, Fransa gibi yakın çevre devletleri hakkında da bilgiler vererek açıklıyor yazar.

Umduğum gibi Medicilerin sanata olan ilgisi ve dönemin ünlü ve önemli sanatçılarına yaptıkları hamilikten çok bahsedilmese de ailenin sanat eserleri ve özellikle şapel gibi dini yapıların yapılması için ciddi maddi destek vererek halkın gözünde nasıl yükseldikleri de var kitapta.

Kitap genel olarak ailenin siyasi çabalarını dönemin siyasi figürlerini ve siyasi yönetim sistemlerini çok detaylı anlatarak açıklıyor.

Papalığa kadar çıkan Medici Hanedanı'nın hikayesini merak edenler için faydalı bir kaynak.

"Sadece (yüksek faizli!) kredileriyle savaşın maliyetinin dörtte birinden fazlasını karşılayan ve böylece cumhuriyetin finansörleri haline gelen Mediciler, çok dolaylı da olsa savaştan kazançlı çıkmayı başardılar." (s:39)
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitaptaki Jack Cross, eşini öldürme suçuyla yargılanmak üzere. Kendinden emin, suçsuz. Okuyunca bizde anlıyoruz suçsuz olduğunu. Çünkü hikayeyi kendisi anlatıyor. Ama sonra bir "acaba?" diyoruz, "yazar biz okurlara tuzak mı kurdu?" diye. Hani şu ters köşe meselesi. Sonra kitapta ismi geçen tüm karakterlerden şüpheleniyoruz Peki suçlu kim? Karısı mı? Yakın arkadaşı mı? Yoksa bambaşka biri mi? diyerek her olasılığı aklımızdan geçiyoruz. Suçlu kim mi? Söylemem tabii. Cevabı kitapta.Gerçi kitabın ortasından itibaren suçlunun kim olduğunu buluyoruz ama olsun, yeterki okutsun. Bir romanda kaçış planı kurgulamak ve bunu okuru sıkmadan tüm detaylarıyla işlemek zordur, seçenekler hızla tükenir ve bu süreci dört yüz sayfaya yaymak ise neredeyse imkânsızdır. Ancak yazar, imkânsızı başarmış.Tempoyu abartmadan, okuru yormadan ve heyecanı her sayfada hissettiren bir psikolojik gerilim yazmış. Bu da her yazarın altından kalkabileceği bir meziyet değildir
Yanıtla
3
2
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
1940'ta yayınlanmış Raymond Chandler'in ikinci romanı, kahraman özel dedektif Philip Marlowe.
Kitabın Türkçe çevirisi kötü olmamakla birlikte harika da değil. Bazı kelime kalıplarının ve deyimlerin çevirisi hoşuma gitmedi. Daha fenası -orijinal metinle eş zamanlı karşılaştırarak okuduğum için fark ettim- bazı bölümlerde çevrilmeyen, -belki de yanlışlıkla- atlanmış cümleler ve paragraflar var. Bunlar romandaki olay akışını ve konu bütünlüğünü bozmuyor, ancak sinir bozuyor. Yine de polisiye / kara roman severler okumalı.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Başlangıcı romanın sonuyla yapılmış. Sonda olan olay başta verilmiş ve ilerledikçe geriye dönüş tekniğiyle olay aydınlatılmış. Psikolojik problemleri olan bir karakterin intiharı haberiyle başlayan roman, doktorunun ve hemşirenin odağında tedavi yöntemleriyle çözümleniyor. İntihar haberini gazete aracılığıyla öğrenen doktor, süreç içerisindeki seansları ve konuşmaları, çözümlemeleri vererek okuru olayın içine çekmiş. Roman üçüncü kişi ağzıyla yazılmış. Diyalog tekniğinden sık sık faydalanılmış hatta bütün olay diyalogla verilmiş. Karakterin çocukluğundan okuluna, aşık olmasına ve halüsinasyon görmesine uzanan olay zincirleri var. Çocukluğundaki travma hayatı boyunca karakteri bırakmıyor. Bırakmadığı gibi onun sonu oluyor. Olmayan sesler, karakterler zihninde varmış gibi onu yanıltıyor ve artık dayanılmaz bir hâl alıyor. Arkadaşının ısrarıyla tedaviye başlıyor ve doktorla burada yolu kesişiyor. Önce hasta- doktor ilişkisiyken daha sonra bunun ötesinde, daha samimi bir bağ oluşuyor.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Uzun zamandır okumadığım ve özlediğim macera romanlarından biriydi. En son neden lisede okudum, macerayı seviyormuşum dedim okurken. Korsan temalı tarihî kurgular bir film izliyormuşum gibi hissettiriyor. Bu romanda da karakterlerin canlılığı, olayların ardı arkasının kesilmemesi sevmemi sağladı. Hakan başta olmak üzere karakterler çok canlı, her biri kendi geçmişi ve olaylara dahliyle gerçek gibi hissettiriyor. Özellikle Balya Badra Limanı ve Şarap Sarmaşığı tavernası sahneleri nefes kesici detaylarla anlatılmış. Bu tarz romanlarda okur kendini olaylara dahil hissediyorsa kurgu başarılı demek oluyor bence. Ben de kendimi o geminin güvertesinde, o oyunların içinde hissettim. Fantastik ve macera zirvede, karakterler ise çalışılarak yaratılmış. Kitabın dili etkileyici, diyaloglar doğal. Bu, seri olsun da devamı gelsin diyebileceğimiz bir macera romanı. Belki farklı mekân, aynı ekip, bir sürü başka macera… Birkaç kitap daha gelir gibi. Yazarı tebrik ediyorum.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  4
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kıymetli büyüğümüz Hüseyin Dedekargınoğlu Dede, ocakzâde kimliğinin yanı sıra araştırmacı kimliğiyle de ön plana çıkan ve Alevilik alanında birbirinden kıymetli eserler kaleme almış; bilimsel toplantılarda bildiriler sunmuş ve sayısız konferanslar vermiştir. Kaleme aldığı bu eser, Aleviliğin kolektif belleğinden izler taşımasının yanı sıra dönüşen sosyolojik şartların Aleviliği nasıl etkilediğine dair tespitleri içermektedir. Alana ilgi duyanların istifade etmesi gereken bir çalışma olmuş. İstifade edenleri artsın ve hayırlı olsun.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir