Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Uğultulu tepelerde ana karakterin intikam ihtiras hırs kin nefret dolu geçen ömrü, bunun yanı sıra sevgi sadakat bağlılık arkadaşlık gibi kavramlar da güzel işlenmiş. Bazı yerlerde gereksiz ayrıntılarla boğmuş gereğinden fazla uzatmış gibi hissettim. Kitaptaki karakterlerden Mrs Dean in nefret ettiği kişilerin bile iyiliğini düşünerek sadık kalması takdire şayan. Heathcliff'e romanın başında çok üzülüyordum ama kendini kin ve nefretle besleyerek intikam duygusuyla hayatı çevresindekilere zindan etmesini ve kendi oğlunun bile ölümünü bekleyecek kadar sevgisiz olmasını aklım alamadı. Hiç kimseyi sevmedi hayatı boyunca, Catherine'e saplantılı bir şekilde olan sevgisinin dışında. En üzüldüğüm karakterler her zamanki gibi çocuk karakterler. Kitap akıcıydı, beğendim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çok Katmanlı Bir Deneyimin Şiiri
Eylül Deniz Kuyumcu'nun şiir kitabı, modern Türk şiirinin çeşitli yönlerini yansıtıyor ve bir ilk kitap için oldukça iyi şiirlere sahip. Kitaptan en çok beğendiğim üç şiir üzerine yorum yapmak isterim.

"Başlangıç" adlı şiirde, şairin kişisel duyguları ve içsel çatışmaları ön plandadır. Gözlerin güzelliği, bir mektup metaforu ile anlatılırken, bu ifade aynı zamanda şairin duygusal karmaşasını ve korkularını yenme arzusunu simgeliyor. Şiirin dili, duygusal yoğunluk ve içsel mücadeleyi vurgulayan imgelerle dolu.

"Manifesto" şiirinde ise şair, daha geniş bir toplumsal ve siyasi perspektif sunuyor. Bu şiirde, bireyin politik gerçeklik karşısındaki çaresizliği ve yabancılaşması işleniyor. Şair, mevcut durumun baskısını ve bunun kişisel özgürlüğe etkisini dile getiriyor.

"Günün En Güzel Saatleri" ise daha umutlu ve iyimser bir ton taşıyor. Bu şiirde, günlük yaşamın basit ama güzel anlarına odaklanılıyor. Gölge, duraklar ve ışık gibi imgeler, yaşamın güzelliklerini ve doğanın döngüsünü vurguluyor. Şiir, bir çocuğun uçurtmasını alıp kırlara koştuğu sahneyle heyecanı yükseltiyor ve şu dizelerle şairane bir final yaparak kalbimize dokunuyor: “Günün en güzel saatlerinde sen / Bil ki her günün şafağında / Ayrı bir güzelliğe açıyorsun.”

Eylül Deniz Kuyumcu'nun şahsi hislerini, toplumsal eleştirilerini ve yaşamın güzelliklerini ustalıkla işleyerek okuyucuya derin ve çok katmanlı bir deneyim sunduğunu söylemek mümkün.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Okuma ve yazma üzerine denemeler okumayı seviyorum. Bu kitapta da ünlü yazarların okuma deneyimleri ve okuma eyleminden anladıkları, beklentileri, nasıl başladıkları, hissettikleri hakkında kısa kısa yazılardan oluşuyor. Türk edebiyatı için de bu tarz kitapların yayınlanması çok iyi olurdu, özellikle Çağdaş Türk Edebiyatı için. Maalesef bu konuda yayın dünyası zayıf. Deneme türüne yeterinde ilgi gösterilmiyor. Özet olarak okuma deneyimi üzerine çok farklı zihinlerin yazdıkları yazılar, hoş bir tat bırakıyor, keyifliydi.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Rönesans dönemi, içi boşaltılan Vatikan’daki ilahi güç yerine para sahiplerine biat etmenin, yani kapitalizmin başladığı dönemdir. En önemli aktörlerden birisi Medici ailesidir. Gücün kontrolsüz bir şekilde toplandığı, insanların inançlarının ve günlük yaşamlarının değiştirildiği dönemdir. Bu kadar güce neden olacak para nasıl oluşmuştur? Tarihteki ilk çift mizan muhasebe sistemi, ilk bankacılık nasıl kurulmuştur? Entrikalar, komplolar, sözde sanatın desteklenmesi, para hareketlerine gönderme yapan bu eser, İtalya uzmanı Tim Parks tarafından kaleme alınmıştır. Kitabı, Bretton Woods sonrası dünyadaki para hareketlerini, sanatın değişimini, siyaset zenginlik ilişkisini düşünerek okumanızı tavsiye ederim. Dünyaya gerçekten değer katmak isteyen ve erdemleri olan her insana tavsiye ederim. (Ayrıca, günümüzdeki para hareketlerinin tetiklediği psikolojiyi anlamak için bir başyapıt önerim var. Rainer Funk’un “Ben ve Biz”i)
Yanıtla
5
1
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İnsanlığa zulüm acı getirmiş, mazlumları yurdundan etmiş siyonizmin yerleşmesi için sadece idealist bir kişinin bıkmadan vazgeçmeden verdiği mücadelenin kitabı. Eliezer Ben-Yahuda’nın takıntı derecesindeki idealinin, İbranicenin -bütün Yahudilerce- konuşulan, bilgi üretilen, akademide, medyada, evde, sokakta konuşulup yazılmasını sağlayan bir kişinin mücadele hikayesi. Şartlar ne olursa olsun "idealist kişi idealini gerçekleştirmek için yorulmadan çalışmalı ve bütün yolları ideali için zorlamalıdır." Toplum ve devlet oluşturmanın yolunun dil birliğinden geçtiğini vurgulayan iyi çalışılmış, kolay, resimlerle ve dipnotlarla zenginleştirilmiş bir eser. Hikayesi anlatılan kişinin idealini muhalifi olsam da usulü ve gayreti takdire şayan. Her idealist okumalı. Yazar eserin sonunda İslam dünyasından verdiği üç örnek şahıs (Gazali, Şeyh Arslan ve Şatıbi) ile de ideali için uğraşmanın Müslüman örneklerinin de bulunduğunu, yeni bir okuma önerisinde bulunduğunu da ifade etmek gerek.
Yanıtla
6
1
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Öncelikle belirtmem gerekiyor ki kitabın adındaki “yetenekli” kelimesi, orjinalindeki “gifted”in birebir karşılığı gibi olsa da, bu kitapta “kurtulmuş” anlamında. Neden kurtulmuş? Annesinin (veya kendisini yetiştiren kişinin) çocukluğunda yaşadığı travma ile, kendisine “sahip olduğu bir köle” gibi davranmasıyla kurduğu başarılı ve mükemmel olma baskısından ve kontrolünden kurtulmuş çocuklara, yani neredeyse her kişiye seslenmektedir. Yetişkinlikteki boşluk hissi, erdemsizlik, hırslar, anlamsızlık, kıskançlıklar, sevgisizlik gibi problemlerin kökeninin, yetiştiren kişinin (çoğunlukla annenin) kendi çocukluğundaki travmaya bağlıyor yeni psikoterapi araştırmaları. Olgunlaşmamış Ebeveynlerin Yetişkin Çocukları, Çocuklukta İhmalin İzi: Boşluk Hissi gibi kitaplarla birlikte okunursa faydalı olur. Ancak, bu problemi nasıl bertaraf edebiliriz? konusunda Amerikan psikoterapisi “yüzleşmekten ve bireysellikten” başka bir çözüm getiremez. İnsan nasıl insan olur?
Yanıtla
7
1
Destekliyorum  7
Bildir
Yanıtları Göster
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Temiz bir dille yazıldığı için basıldıktan hemen sonra Brezilya ilkokul müfredatına alınan, Brezilya tarihinin en önemli kitabıdır. Şeker Portakalı, bir öyküdür, bu kadar acıklı olay içeren bu öykünün çocuklara -bir destek olmadan- okutulması ne kadar doğrudur? Zeze’nin öyküsü, nezaket, adalet, merhamet, bağışlama ve sevgi gibi yüce değerleri, kaderi ve hayatın anlamını sorgulatır insana. Bu kitabı okurken bu değerleri sorgulayanlara, değerler üzerine muhteşem bir eser olan Andre Comte Sponville’nin Büyük Erdemler Risalesi’ni, anlam üzerine ise Viktor Frankl’ın İnsanın Anlam Arayışı’nı tavsiye ederim. Son olarak bir soru sormak istiyorum: Finlandiya ilkokul müfredatında yetim kalmış yedi kardeşin, ayakta kalabilmek için çalışmak ve okumak gerektiğini anlamaları, verdikleri mücadele ve mutlu sona kavuşmaları bir örnek olarak anlatılırken, Brezilya müfredatında böyle bir eser olması tesadüf müdür?
Yanıtla
5
3
Destekliyorum  5
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir ilk kitap olarak çok başarılı. Okumaya başladığınızda elinizden bırakamayacağınızı ve dilini çok beğeneceğinizi garanti edebilirim. Akıp gidiyor. Konu olarak zorlayıcı ve travmatik olaylar içeriyor, bir roman olarak düşününce bile etkiliyor kaldı ki sadece bir kurgu değil yaşanmış olması gerçeği insanı düşündürüyor. Benim unutamayacağım görüntüler var aklımda. Başarıyla da resmedilmiş. Karanlık atmosferi ve gerilim unsurları heyecan dozunu arttırıp merakla okunuyor. Devamını da heyecanla bekliyorum. Bir şans vermeye değer.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir domatesin tarladan, mutfağa giriş hikayesini okuyacağınızı düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Bir intikam hikayesi. Kitabın su gibi akmasını da beklemeyin. Tam tersi boğucu, hüzünlü ve iç karartıcı.
Şimdi düşünün insanoğlu olarak biz toprağa kirlettik, havayı, suyu kirlettik. Daha verimli olsun diye tohumların genetiği ile oynadık. Bunlar da yetmedi bilinçsiz bir şekilde tarım ilacı kullandık. Bir de hepsinin üstüne tonlarca sebzeyi ve meyve israf ettik. İşte bu kitap bize israf kısmını anlatıyor. Fakat gerisini aklınız zaten tamamlıyor. Birazcık çevrenize ve çevreye karşı duyarlıysanız eğer.
Lütfen size şifa olacak şeylerin zehre dönüşmesine izin vermeyin.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Herta Müller ile Andrei Codrescu'nun önsözleri ve çevirmen Suat Kemal Angı'nın girişiyle tam bir başyapıt. 

Cıva gibi ağır, asit kadar yakıcı gözlemler, oyuncak bir kuşun zembereği boşalana kadar tıkır tıkır şakıyıp kanat çırpması denli şaşırtıcı betimlemeler ve akla ziyan bir şiirsellik. 

Blecher için yazmak, tam bu noktada, acılı "içsel" yoğunluğun "dışsal" tezahürü olan "gözlem" ve "anımsama" noktasında başlar. 
Blecher ölümünü kaydetmiştir, hem bedeninin içinden hem de varolmanın dışından. Bu peçeyi geçirgen yapmıştır: Onun sözcükleri, görünüşte katı olan dünyayı çevreleyen geçirimsiz bir zar boyunca yolculuk eden taşıtlardır. 

Yazar on beş bölüm boyunca hastalığının yaşattığı zihinsel buhranlarla iç içe olunca dünya algısını tamamen kaybeder. Artık sadece kendi beyninin algıladığı imgelerle yaşar. 

Son iki bölüm çok çarpıcı ve hüzünlüydü. Ölümü bu kadar güzel anlatabilirdi. 

Kesinlikle okunmalı gönülden tavsiyemdir. 

Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir