Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
2.5'tan 3. aslında kitap ve kurgu çok güzel başladı ama sonra birden bir kişisel gelişim kitabı haline geldi. isminden anlamak mümkün değil miydi diye soracak olursanız da bence tam olarak böyle bir sinyal vermiyordu.
dili çok tatlıydı. inanılmaz akıcıydı. kurgu başlarda güzeldi sonra sarpa sarmaya başladı. kitabı iki ayrı noktadan okumak ya da bittiği yerden sonra yeniden başladığı halini okumak farklı bir fikirdi ve bu yüzden de takdir edilmesi gerektiğini düşünüyorum. ancak yine de istediğim verimi alamadım maalesef. yine de okuduğuma sevindim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap kısa kısa öykülerden ve farklı kadınların hikayelerinden oluşuyor. Beni en çok etkileyen hikaye Gece Uyanışı oldu. Ancak kitabın ilk öyküsü de fazlasıyla etkileyiciydi. Caldwell’in kürtaj ve tecavüz kavramlarını da irdeleyip anneliği “yeterince iyi”lik üzerinden değerlendiren yanını çok sevdim. İrlandalı kadın yazarların ev içindeki o sıradan yaşantıyı yazmaya değer buldukları için çok takdir ediyorum ama içten içe de “kadınlık”, “annelik” ve “ev hayatı” üzerine yazan bu kadar kadın yazar varken bu konulara değinen erkek yazar olmamasını - varsa da neden hiç denk gelemediğimi - sorgulamadan edemiyorum.

Ayrıca bu kitabı okumayı sevdiyseniz Claire Keegan’dan Böyle Küçük Şeyler’i de seveceğinizi düşünüyorum. Bir de Women Talking’i hala izlemediyseniz çok şey kaybettiğinizi…
Yanıtla
6
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Okuduğum en iyi otobiyografiydi kesinlikle. Sadece Fransa'nın değil sanki 1940lar ve 2000ler arasında bütün dünyanın tarihi sahne sahne gözümün önünden geçiyor gibiydi. Kitapta bazı oryantalist ögeler olduğunu kabul etmekle beraber feminist eleştirinin Doğu toplumları için ne kadar kıymetli olduğunu da fark ettirecek düşünceler vardı. Dili, önceden Ernaux okuduysanız size de çok farklı gelecektir çünkü yazar sanki hayatına 3. tekil şahıs gözünden bakıyor ve bir kadınlık deneyimini buna göre aktarıyordu.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Şermin Yaşar'ın okudum ilk eseri. Kitabı okumaya başladığım andan itibaren kapıldığımı söylemeliyim. Başlarda bir karakterin iç sesini dinlediğimde nedense diğer bireylere ait söylediklerini gerçek kabul ettim; sonrasında diğer kişileri de dinledim ve ne kadar yanıldığımı anladım, "kimse dışarıdan göründüğü, sizin düşündüğünüz gibi değildir" , bu sözü çokça duymamıza rağmen halen insanları dışarıdan gördüğümüz gibi yargılıyoruz, onları anlamaya ya da davranışlarının altında yatan nedenleri öğrenmek istemiyoruz çünkü yargılamak daha kolay... Kitabı okumanızı kesinlikle tavsiye ederim, eminim ki sonrasında kendiniz için bir çıkarımda bulunacaksınız...
Yanıtla
22
4
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın konusundan bahsedecek olursam; Meftun Bey, okumak için gittiği Paris’te okumaz ve Fransa dönüşünde babasının Erenköy’deki baba evinde alafranga bir yaşam sürme hevesine kapılır ve tüm ailesine alafranga usulünü öğretmeye başlar. Tabi sürmek istediği hayatı uygulamak için kapı komşusu Kasım Efendi’nin kızı Edibe ile evlenmeyi planlar. Çünkü Kasım Efendi çok zengin bir adam. Zengin ama aç gözlü, cimri bir zengin.. E bu serveti Meftun kendisine olduracak ya nasıl olduracak, neler yaşayacaklar okuyun ve öğrenin.
Batı yaşamının cahillikle beraber nasıl yanlış yorumlandığını mizahi bir dille  okuyoruz. aslında yazarın aktarmak istediği Batılaşan insanların gülünçlüğü değil, özenilen kültürün doğru şekilde tanınmamasından sebep olduğu haller.
Kendi edebiyatımızın mihenk taşı olan bu eser gönülden tavsiyemdir okuyun ve okutun.

Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dönemi yaşayan gerçek bir kişiden dinlemek neler yaşandığını daha iyi gözler önüne seriyor. Zorluklarla dolu bir dönemden geleceğe umutla bakmak, yaşamak, kaybedilen tüm değerleri bir gün tekrar kazanmak… Tabi ki tüm zorluklara rağmen yazarımız dönemin şanslı sayılabilecek kişilerindenmiş. O dönem için bu bile şans sayılabilecek nitelikteydi çünkü. Bir çok insan daha kötü acılara ve şiddete maruz kaldı. Bir çoğu da geleceği bir daha göremedi. Döneme ışık tutan güzel bir eser olduğu için okunmasını tavsiye ederim.
Yanıtla
2
3
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazar adı unutulmaya yüz tutmuş vatan kahramanlarının hatırlanmasında büyük rol oynuyor. Milli duygulardan yoksullaşmaya başlayan bilakis topluluk halinde bulunan bir grubun milli duygularını canlandıran ve vatan evlatlarına millet duygusunu hatırlatan bu yolda Milli Mücadelenin gerçekleşmesine vesile olan vatan kahramanlarını objektif bir yazım açısıyla kaleme almıştır. Kitabı okurken de fark ediyoruz ki siyasete karışan bir ordunun yenilmeye mahkum olduğu gözle görülüyor. Dünya savaş stratejisine Gazi Mustafa Kemal Atatürk sayesinde geçen ''Hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır. O satıh tüm vatandır.'' sözünün aslında yeni bir strateji olduğunu ve bu stratejinin zaferin asıl anahtarı olduğunu çarpıcı bir şekilde göz önüne seriyor. Türk'ün son ocağının sönmediği, kalplerde alevlenen milli bilinç ve vatansever komutanlar sayesinde nasıl bir millet olduğumuzu dünyaya gösterdiğimiz inanılmaz bir mücadeleyi anlatan muhteşem bir eser.
Yanıtla
8
0
Destekliyorum  3
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Don Kazaklarının, ‘Son Kazak’ ile romanlaşan yaşamları! Kafkaslardan Anadolu’ya gelip, Manyas gölü kıyısındaki Kocagöl köyüne yerleşen ‘Rüzgarın Çocukları’, ‘Puslu Göllerin Efendileri’nin Balıkçılık ve Kazak Fasulyesi ile sağladıkları geçimleri; renkli, olaylı yaşamları, aşkları; dinlerinin zorlaması vb. nedenlerle yüzyıllar sonra Rusya'ya (ve ABD’ye) duygu dolu göçleri.

Yakın köyden, vefalı komşuları Salim Nizam’ın yazarlık kariyerindeki büyük adımlardan biri olan romanın ilk baskısı çıktığında soluksuz okumuş ve çok beğenmiştim. Harika konusu, kurgusu, akıcı dili, sürükleyici anlatımıyla baş yapıt nitelemesini hak eden roman, bu güzel insanların hüzünlü, ilginç yaşam kavgalarını bizlere yeniden yaşatıyor.

Bu yeni baskının da büyük ilgi göreceğine inanıyor, değerli dostumuza bol okuyucular diliyorum...
https://tdk.gov.tr/wp-content/uploads/2024/01/Abdullah-Ezik-_Soylesi_-SALIM-NIZAM-ILE-SON-KAZAK-UZERINE-_-6.pdf
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Arnavut yazar İsmail Kadare’den okuduğum ikinci roman, bu kitabı da ilki (Rüyalar Sarayı) gibi kısa sayılabilecek bir roman. Arnavutluk taşrasında yüzyıllardır var olan bir geleneği ve folklorik davranışları Arnavutluk Mitolojisinin modern yorumu olarak anlatıyor. Bahsi geçen gelenek “Kanun” olarak sınırları çizilmiş ve Anadolu’da da rastladığımız, yabancısı olmadığımız bir gelenek; kan davası. Kadare bu romanını daha Fransa’ya iltica etmeden önce eski rejimdeyken yazmış, buna rağmen diktatoryaya, iktidara karşı üç maymunu oynayan aydınlara ciddi eleştirel göndermeleri var. Üslubunu çok sevdim, gerek bu gerek ilk kitabında da akıcı ve heyecan dozu iyi ayarlanmış, toplum ve insanların, mekanların tanımlamaları oldukça etkileyici, çevirisi de başarılı. Öneririm.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap başlığında geçen üç ibare gibi üç bölümden oluşmuş. Bu üç ana başlıkta geçen sözcüklerin anlamları ele alınırken İslami literatürde "halk-ul Kur'an" tabir edilen ve yüzyıllarca tartışma konusu olmuş bir mevzudan hareketle açıklamalar yapılmış. "El-Kitab" ve Kur'an'ın ortak paydası ile muhtemel farklılıkları teferruatları ile beyan edilmiş. Vahiy ve ilham mukayese edilerek ilgili birçok konuda kadim görüşler de kitaba eklenmiş. Mustafa Öztürk kendi bakış açısını da bir sentez olarak sunmuş. Akademik makale tarzında telif edildiğinden satır aralarında gönderme yapılan kaynaklara da müracaat etmek gerekeceğinden kitabı alıp okumak isteyenler bu hususu da göz önüne almalı. Ben şahsen istifade ettim. Bu konulara merakınız varsa okumanızı öneririm.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir