Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İnsana çok şey öğreten eserler listelerinin en tepelerinde yer alabilecek bir eserdir. MÖ 100’de yazılan bu kitap, siyasetten, yani toplumu daha doğru yönetmek için organizasyon ve yönetim bilimlerinden, bahsetmez. Bu kitap, politik bir ortamda iktidara girmek için taktikleri anlatır. Örneğin, oy almayı sağlayacak şeyler olarak iltimas vermek, bol bol seçim vaadinde bulunmak, sürekli evine gelenlere sanki önemli insanlarmış gibi davranmak, daha önce hakkını yediğin insanlara emir kulu olduğu söylemek, rakiplerinin kirli çamaşırlarını araştırmak ve dedikodu yoluyla sürekli yaymak gibi koltuk kapmak için yapılabilecek taktiklerden bahseder. Yönetim bilgini artırmak veya erdemli insan olmaktan bahsetmez. İşte bu yüzden, koskoca Roma İmparatorluğu’nun, pek çok skandala, komploya sonuçta çöküşe gittiğini, daha MÖ 100’de anlar insan. Ve yine bu esere bakarak, egemen gibi gözüken büyük imparatorlukların ve büyük şirketlerin çöküşlerinin görebilirsiniz. Muhteşem.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Aşağıdaki pek çok yorumda olduğu gibi ben de doğum günü armağanım olarak merak edip almıştım. Nautika olmasından anlaşılacağı üzere, deniz yolculuğudur bu kitap. Ege denizinde başlar, Boğazı geçip Karadeniz’in Türkiye kıyılarında devam eder, Batum’dan post alınır ve Ege’ye geri dönülür. Şu anda Batum’da şehrin merkezindeki anıtın da kaynaklandığı efsanedir bu. Truva savaşı ve sonrasında Roma’nın kuruluşuna kadar olan Aenidias destanının öncesi olması açısından, mitolojik olarak çok önemlidir. Bu eseri Türkçemize kazandıran hem çevirmeni hem de yayınevini tebrik ederim. Mitoloji ve tarih meraklılarına şiddetle öneririm. (Ayrıca, kitabın yavrusu olan sözlüğe de, kitap okur gibi sayfa sayfa okudum, günümüzde İngilizce’de olan pek çok sözcüğün, orjinallerinin latinceden önce Yunanca olduğunu görmek insanın ufkunu açıyor, batı medeniyetine ve diline bir gülümseme göndertiyor)
Yanıtla
8
0
Destekliyorum  2
Bildir
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Savaştan öte sevgiyi anlatan bir roman...
Yarı Tanrı Akhilleus ve hem yoldaşı hem de sevgilisi olan Patroklos'un çocukluktan başlayıp ölümlerine kadar olan mitolojik hikayesini anlatıyor yazar romanda.

Annesi ve babası ile sağlıklı bir ebeveyn ilişkisi olmayan Patroklos yanlışlıkla bir çocuğun ölümüne sebep olunca Akhilleus'un babasının sarayına sürgün olarak gönderiliyor. Burada zamanla Akhilleus ile can yoldaşı olup tüm hayatları boyunca devam edecek olan hikayeleri başlıyor.

Yazar romanda her ne kadar Akhilleus'un yarı tanrı ve dönemin en cesur savaşçılarından biri olmasını anlatıyor gibi görünse de daha çok ikili arasındaki duygusal ilişkiyi öne çıkarıyor.

Akhilleus ve Patroklos arasındaki ilişkinin duygusal mı yoksa iki çok yakın dost mu olduğu antik Yunan döneminden beri tartışılsa da yazar romanında bu konuda çok net bir yorumla ikisi arasında bir duygusal ilişki olduğunu anlatmış.

Edebi olarak çok derin bir anlatım tarzı olmasa da mitolojiye ilgisi olanların sıkılmadan okuyabileceği bir eser olmuş.

" Akhilleus başını sabırsızlıkla iki yana salladı. "İyi ama kadın için daha büyük ceza olmuş bu. Tanrılar adil davranmamışlar." Kheiron "Tanrıların adil olması gerektiğini söyleyen bir kural yok, Akhilleus," dedi." s.87
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Orhan Pamuk'un Yeni Hayat romanı, Dante'nin aynı adlı ve Rilke'nin Duino Ağıtları eserleriyle metinlerarası ilişkide olan saplantılı aşkın, şiirle bağlantılı bir dil üzerinden anlatıldığı, macera, arayış, polisiye, cinayet, nesne ilişkisi gibi konuların yer aldığı postmodernist üstkurmaca bir anlatıdır. "Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti," cümlesiyle başlayan, anlatıcının üçlü aşk hikayesinin baş kahramanı Osman'ın olduğu, tıpkı Kara Kitap'taki Galip - Rüya - Celal Salik karakter yapılanmasına benzer şekilde burada da Osman - Canan - Mehmet kurgusunu gördüğümüz bir romandır. Celal Salik'in adı yer yer Yeni Hayat'ta da geçmekte, kitap boyunca bir leitmotif olarak geçen OPA marka tıraş sabunu nesnesiyle yazar kendisini metnine dahil etmiştir. Bir başka leitmotif olan melek simgesinin ve karamelaların Heinrich Mann'ın Profesör Unrat romanıyla birlikte bu kitaptan uyarlanan Mavi Melek filmiyle olan bağlantısını da görüyoruz.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yeni tanıştığınız zaman sinir olduğunuz bazı insanları sonradan alışıp seversiniz, bırakamazsınız. Ama bir anda da hayatınızdan çıkıp giderler. İşte öyle bir kitaptı benim için. İlk sayfalarda artık ne söyleyeceksen söyle diye yazara bağırasım geldi. Uzun cümleler, bir anlam ifade etmeyen sıra sıra edatlar, hele o parantez içi hiçbir açıklama yapmayan cümleler… Kitabın orta kısımlarında alışıp sonlara doğru eğlenceli gelmeye başladı derken kitap pat diye bitti zaten. Farklı deneyimde bir eser, zaten ismiyle farklı olduğunu haykırıyor. Trollemek hareketini seneler önce bu kitap ile biz okurlara yapmış yazar ya da ismini söylemek istemediğimiz Kara Perec….
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"İnsanlar kendilerinin iyi olduğunu zannediyor Alex. Rüya görenin rüya gördüğünü fark etmemesi gibi heyecanla yaşamaya devam ediyorlar."

Murat Gülsoy'u ilk kez keşfettim. Tarihi atmosfer içinde mektuplarla örülen roman, Frank Fuat adlı yarı Türk yarı Fransız gazeteci bir gencin Fransa'dan İstanbul'a yaptığı yolculuğu ve geçmişine dair gerçekleri araştırmasını konu ediniyor. Olaylar, Fuat'ın ağzından -senatoryumda tedavi gören dostu Alex'e mektup yazması aracılığıyla- anlatılıyor. 1908 yılındaki İstanbul'u toplumsal, siyasi ve kültürel anlamda resmediyor yazar. Kitapta Alex, Isabell, Charles, Marcel, Evelyn, Halide, Feride gibi karakterlerin yanında Beşir Fuat, Ahmet Mithat Efendi, Prens Sabahattin gibi tarihi isimler de yer alıyor. Fuat'ın -İstanbul'un o dönemiyle özdeşleşen- psikolojisi çok iyi yansıtılmış. Kurgusu başarılı, mitolojik ve tarihi anekdotları bilgilendirici, akıcı ve duru anlatımıyla okuyucu kendine bağlayan başarılı bir roman.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Her hikayede içim sızlayarak, gözlerim dolarak okudum. İnsanlar ne acılar yaşamış, yaşıyor? Eğer çocukları seviyorsanız ve özellikle ebeveynseniz mutlaka ama mutlaka mahremiyet eğitimini özellikle günümüzün bu kadar tehlikeli olduğu günlerde önce kendimiz iyice öğrenmeli ve uygulamalı ve çocuklarımıza öğretmeliyiz. Dilek Cesur kitapları zaten çok güzel ama bu kitap ayrı bir güzel olmuş. İnşallah daha çok okura ulaşır ve daha çok insan faydalanır. Mahremiyet eğitimi hakkında örneklerle anlatmış. Büyüklerimizin eski mahremiyet anlayışından sıyrılıp neleri nasıl yapmamız gerektiği konusunda güzel bilgilendirmeler vermiş. Doğru bildiğimiz yanlışları düzeltmemiz temennisi ile..
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazar, bu kitabı hazırlarken dünya çapında çok beğenilen TED konuşmacılarıyla görüşmüş ve bu nedenle kitabı okurken sahneye çıkmış gibi ve o anı yaşıyormuş gibi hissediyorsunuz.

Kitap, 3 bölüme ayrılmış ve her birini 3 alt bölüme ayırarak anlatmış.

Kitapta, her kısmı detaylıca gerçek TED konuşmalarından örnekler vererek akıcı ve anlaşılır bir biçimde anlatıyor. İlgilenenler Youtube'dan bahsi geçen TED konuşmalarını izleyebilirler, böylece yazarın anlattığını daha net bir şekilde algılayabilirler.

Sunum yaparken önemli noktalar nelerdir, nelere dikkat etmeliyiz, neleri yanlış yapıyoruz ve akılda kalıcı, ilgi çeken, unutulmaz bir konuşmacı nasıl olabilirsiniz bu konulara dünyanın en başarılı insanları ve uzmanları tarafından verilen ipuçlarıyla hakim olabilirsiniz.

Kitapta bahsettiği sunumları ve beden dillerinin görsellerini koysa daha anlaşılır olurmuş ancak kitap bu şekilde de çok kaliteli ve okunası. Kişisel gelişim için kesinlikle öneririm.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Fransız Devriminden 100 yıl sonra yazılmış bu eserin, 19.yüzyılda en çok grup hareketlerinin olduğu ülkelerden birisi olan Fransa’dan çıkması şaşırtıcı değildir. Kitap, kitlelerin ruhu ile başlar, zekanın ve rasyonalitenin düşüklüğünün ve hayal gücüne iman ettiklerinin altını çizer. Kitlelerin oluşumuna etki eden dolaylı ve doğrudan etkenlerin incelemesi, kitlelerin önderlerinin karakterleri ve tutumları ile devam eder. Daha sonra, farklı kitlelerin nasıl sınıflandırılabileceğine kafa yoran Gustave Le Bon’un bu eseri, Fransa’da yaşayan bir düşünürden beklenebileceği gibi seçmen kitlelerindeki ve parlementodaki kitle hareketleriyle biter. Topluluk psikolojisi alanındaki ilk eserlerden birisi olması konusunda kritiktir. Kitabı okuyunca insanı, nazi almanyası gibi dünyada ve özellikle de memleketimizde olan topluluk hareketleri hakkında düşündürür. Psikoloji, sosyoloji, bireysel zeka kullanımı hakkında meraklı okurlara özellikle öneririm.
Yanıtla
9
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Mart 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hatice hanımın hemen hemen her kitabı kütüphanemizde mevcut. Anlatım dilini gerek yetişkinler için olsun, gerek çocuklar için olsun çok beğeniyorum. Bu kitap başlı başına efsane olmuş. Öncelikle elinize aldığınızda kitap sizi şunu söylüyor “kaliteliyim, özene bezene hazırlandım.” Kalın ciltli, her güne ayrı etkinlikler ile eğlenceli, içinde ki hoş yazıları ile ramazan ı şerif bilincini aşılıyor. Her gün ramazan hilalinin şeklini gösteriyor ve çocuğa gökyüzüne bakmasını telkin ediyor. Bu kısım bence harika düşünülmüş. Çünkü çocuklara gökyüzüne bakmayı aşılamak iman ve tefekkür bağlamında çok değerli diye düşünüyorum. Ayrıca kitabın çizeri muhteşem bir iş çıkarmış çizimlere ayrı bayıldım. Çook güzel bir eser olmuş bence böyle kitaplar sayesinde Şimdiki çocukların ramazanları, bizim çocukluğumuzun ramazanlarından çok daha keyifli olacaktır. İnşallah çok fazla çocuğun evine girer bu kitap çok teşekkür ederim.
Yanıtla
0
1
Destekliyorum  10
Bildir