Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarla tanışma kitabımdı ve ben bu kitabı çok çok sevdim. O kadar keyifli bir okumaydı ki benim için hemen bitmesin diye yayarak okumaya çalıştım. Elsa'ya bayıldım, harika bir çocuk. Bir sayfada güldürürken öbür sayfada duygulandırmayı başardı. Büyükanne de müthiş havalı biri, Elsa'yla olan bağı da yürek ısıtıcı. Yan karakterler de oldukça ilginçti, onların hikayelerini de merakla okudum. Harry Potter referansları da gayet güzeldi. İyi ki okumuşum, keyifli, samimi bir evrene geçiş yapmak isterseniz sizlere de öneririm.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sivas’ın bir köyünden yola çıkıp Çukurova’ya ekmek parası kazanmak için gelen üç arkadaş…
Üç ayrı yürek, üç ayrı hayal…
Ama hayat, onları öyle bambaşka yollara savuruyor ki, okudukça içiniz burkulacak..

Ben yediğim ekmeğe daha çok şükrettim.

İçi boş, kutlu bayat ekmekler…
Topal Hasan’ın bozulmuş yeşilliklerle yaptığı çorbalar… Taşlı pilavlar..

Ve her satırda insanın içine çöken o çaresizlik…

Zalim felek...

Bu üç arkadaşın istediği tek şey, herkes gibi insanca yaşamak...
Küçük hayalleri vardı – bizimkiler kadar sade, bizimkiler kadar gerçek…
Ama hayat, onlara ekmeği bile kolay kolay vermiyor.
Sinsilikler, kötülükler, sömürüler… hepsi bir lokma ekmeğin gölgesinde yaşanıyor.

Orhan Kemal’in Bereketli Topraklar Üzerinde kitabını az önce okudum.
Bir roman değil sadece; alın terinin, umutla yoğrulmuş yoksulluğun ve insan onurunun hikâyesi..

İçim sızlayarak, ama bir o kadar da hayranlıkla bitirdim..

Okuyun. Ne olursa olsun okuyun.

Yanıtla
7
0
Destekliyorum  6
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Son dönemde elime geçen, okuması zor kitaplardan biri oldu. Yazar, bir suikasti, suikastçi psikolojisini, Martin Luther King'i, şehirlerin dokusunu, kendi yazarlık serüvenini, hepsini bir arada harmanlamaya çalışmış; ama çok başarılı olamamış. Suikastçinin ruh analizi ve suikaste götüren nedenlerini detaylı görmeyi daha çok tercih ederdim, onun yerine sanki bir günlük gibi başından geçen olaylar ve standart dış mekan ve ortam tasvirleri ile yetinilmiş. Luther King'e ayrılan kısımda onun da normal bir insan olduğu havası, yorgunluğu, gizli aşkına yer verilmiş. Bu açıdan, kitap bittiğinde yazar acaba suikastçi tarafında mı, suikaste uğrayan tarafında mı emin olamadım. Bu kitap, yakın tarih ile ilgili bilgi sahibi olmamı sağlaması dışında, Dostoyevski'nin Suç ve Ceza'sının, insanın iç sorgulamaları açısından bir kez daha ne harika bir anlatı olduğunu anlamamı sağladı.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kırklarındaki Nathan'la yetmişlerindeki Cenavi'nin Paris'teki Küba Büyükelçiliği'nde başlayan hoş olmayan tanışmaları Nahan'ın hayatını değiştirecektir. Nathan'ın bütün hayali Fransa'yı ve kötü geçmişini terk edip Küba'ya yerleşmektir ama kötü sicili dolayısıyla Küba vizesi dahi alamamaktadır, Cenavi ise Portekizli bir gezgin.

Kötü başlangıç iyi bir dostluğa dönüşür. Roman Nathan ve Cenavi'nin felsefe, edebiyat dolu sohbetleriyle devam eder. Evet ikisinin farklı mekanlardaki sohbetleri romanın iskeletini oluşturuyor, aralarda da Nathan'ın iç hesaplaşmaları var, sonu sürpriz sayılabilir fakat bence okuru mutlu eden bir son, bu durum sürprizden daha önemli.

Yazarın kalemini çok beğendim, ikilinin sohbetleri ufuk açıcı ders vericiydi ve asla sıkmayan bir akışa sahipti. Edebi açıdan eleştirebileceğim tek bir aksaklık yoktu. Bu kitapla ilgili yazarı tebrik etmekten başka ne diyebilirim!
Yanıtla
723
3
Destekliyorum  16
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yıllar sonra şahane ve eksiksiz yeni çevirisiyle yeni bir Yu Hua kitabı okumak, en sevdiği yazarlardan biri olan benim için tam anlamıyla bulunmaz bir hazine gibi oldu. Yazarın karamsarlığı, kendi ülkesinin fakirliği ve adaletsizliğiyle Türkçedeki diğer kitapları gibi fazlasıyla karamsar olsa da, naçizane bir okuyucu olarak dili o kadar tatmin edici ki, çok az yazar ve kitabı bende bu etkiyi bırakabilir. Keşke daha çok üretip daha kalın kitaplar yazsa dediğim yazarlardan biri Yu Hua. Birçok okurun da hemfikir olacağı gibi uzak doğu edebiyatının Japon yazar Murakami ile birlikte yaşayan en büyük yazarı, 1960 Çinli yazarı Yu Hua.
Yanıtla
8
0
Destekliyorum  6
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın ilk okuduğum romanıydı. Romanı çok beğendim. Hüseyin Rahmi Gürpınar romanda Filozof Mualla karakteri üzerinden dönemin insanlarının cahilliğini, olayları yorumlamada kullandıkları mantıksal hatalarını, düşünce biçimindeki absürtlükleri hem edebi bir anlatımla, hem de hicvederek çok güzel ortaya koymuş.

Roman münevver, aydın biri olan ve felsefe ile ilgilenen Mualla Efendi ile onun ilmi konularda görüşlerine karşı çıkan, sofu, bilgisiz ve cahil insanlar ile yaşadığı mahalleli arasındaki mücadeleyi komik bir anlatımla okuyucuya sunuyor.

Zaman zaman kitabın bazı bölümlerinde kahkaha krizine girdim. Hüseyin Rahmi Gürpınar'ı çok geç bir yaşta okumakla geç kaldığımı fark ettim. Roman orjinal metin olmasına rağmen günümüz Türkçesine yakın. Kitabın sonunda Osmanlıca kelimelerle ilgili 8 sayfalık bir küçük sözlük mevcut. Bence bu roman kesinlikle okunmayı hak ediyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitaptaki ilk 2 öykü ile son 2 öykü muhteşem, muhteşem! Araştırmayı, yazımını, üslubunu, çevirisini kesinlikle çok beğendim, çok güldüm ama tarih sırasına göre okunan yarı gerçek - yarı uydurma öyküler öyle ustaca dizilmiş ki, başında çılgın bir kitaba girdiğinizi anlıyor, bitirdiğinizde "o neydi be öyle?" diyorsunuz. 2010'ların ilk yarısında bu tip kitaplar, yani bir şekilde Stephen Fry'ın işin içine karıştığı veya İngiliz stili yarı kurmaca türünden "mizahi dünya tarihi" kitapları çok yayınlanırdı, sonra sanki karantinaya alındılar. Ortam ıssızlaştı. Dilerim ki bu yeni bir başlangıç olsun. Tarih sahnesinin hemen gerisindekilerin hikayelerini ve mizahı sevenler bu kitabı okumalı. Teşekkürler Kairos Kitap.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gücü, iktidarı, şöhreti eline geçirmiş insanların, ellerindekini kaybettikten sonra içine düştükleri çukuru, buhranı, çöküşü anlatan şahane bir kitap.

Stefan Zweig o kadar isabetli insan okumaları yapıyor ki şaşkınlık içinde kalıyorsunuz. Özellikle kadınların iç dünyasını -kadınlar dahi bilemezken- bu kadar detaylı bir şekilde anlatabilmesi ve o dünyaya bu kadar hakim olabilmesi hayranlık uyandırıyor.

Yazar diğer kitaplarında da olduğu gibi dupduru bir dille, gereken şeyleri gerektiği miktarda kullanarak, sıkmadan, boğmadan okuyucusuna ulaşmayı başarıyor.

Kitapta en çok dikkatimi çeken yer kadın kahramanın ölümü bile kendi çıkarına uygun olacak şekilde kullanabilmesi oldu. Ancak bu planı sonuçta istediği gibi bir tesir oluşturmuyordu. Hikayenin bu tarzdaki gerçekçi çıkarımları, onunla bağ kurmayı kolaylaştıran dinamik unsurlar.

Kurgusal yetkinliği, insan manzaraları ve gerçekçi üslubuyla Bir Çöküşünün Öyküsü, hacim olarak minik ama tesiri büyük güzel bir kitap…
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir kişisel gelişim/dönüşüm kitabı olmaktan çok, psikoloğumuzla yaptığımız hoş bir sohbet havasında geçen bu kitaptan herkesin azami ölçüde faydalanabileceğini düşünüyorum.

İnsanları anlamaya dair pek çok ipucunun verildiği anlatılarda, yeri yurdu olmayan acılarımızı nereye koyacağımızı da öğreniyoruz.

Bana kalırsa orta yaşlara gelmiş aklı başındaki her insanın kavradığı pek çok konuyu uzman birinden teknik terimler ve doğru cümlelerle dinlemek çok rahatlatıcı olmuş.

Hayatınızda olağanüstü değişimler yapabilecek bir kitap değil belki ama eğer tavsiyelere uyarsanız önemli mesafeler kat ettirebilecek bir kitap. Bence güzeldi.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  4
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Haziran 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gerçekten de insanı huzursuz eden bir kitap…
Normal şartlarda Zülfü Livaneli’nin ağdalı yazım tarzını boğucu bulurum. Asla konuyu doğrudan anlatmayan, etrafında dolanan ve odağı kaçırmamıza sebep olan bir yazın dili olduğunu düşünürüm.
Ancak bu kitabında gereksiz yazılmış tek kelimesi, tek cümlesi, tek anlatımı yoktu. Kesinlikle şahane bir kitap okudum. Huzursuz eden kısmı ise Ezidilere sözde din adına yapılan zulümler. İnsanlığımdan utandım.
Livaneli’nin çağdaş toplum eleştirisini, o kadar mezalime kör kalan bizim aymazlığımızı tespitini, doğu ile batı arasına sıkışmış ve ne doğulu ne de batılı olabilmiş bizleri nefis bir şekilde analiz edişini çok yerinde ve çok isabetli buldum. Ayrıca kadınlara kadınlardan daha çok kıymet vermesi de beni çok etkiledi.
Dilin sadeliği ve akıcılığı romanı okumayı kolaylaştırırken, hikayenin gerçekdışı gerçekliği ve günümüz dünyasında geçmesi de romanı çok etkileyici kılıyor.
Yanıtla
5
1
Destekliyorum  15
Bildir