Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Teknoloji Bağımlılığı kadın erkek bebek çocuk genç yetişkin ayırt etmeksizin herkese ve her kesime bağlanarak büyük sosyal mühendislik projesi olan “aileyi ifşadan etme ve insanlığı yeniden yapılandırma küresel projesi” ile asıl amaç cinsiyeti ve aileyi yok etmektir. İlk hedef var olan insan modelini yok etmek! İkinci hedef ise istedikleri gibi bir insan modeli oluşturmak! Bunu gerçekleştirecek olan en güzel silah “teknoloji bağımlılığıdır.” Kıymetli hocam Mustafa Merter bize Hekatonla Son Tango Kitabıyla oynanan büyük oyunu göstermiştir. Acilen okunması gereken bir kitaptır!
Yanıtla
18
2
Destekliyorum  25
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Üçlemenin hangi sıra ile okunacağını bilemedim.Basım yılına göre seçtim.İlk bu kitabı okudum.Her yıl doksan civarı kitap okuyorum.Bunun yaklaşık 60-70 civarı polisiye. Geçmişte çok beğenerek okuduğum bazı polisiye kitaplar geriye dönüm baktığımda çok basit buluyorum.Artık zor beğenen biri olarak her kitaba harika diyemiyorum.Kitaba gelince çok beğendim.Başka kitapları da varsa acilen çevrilmeli.Sonu benim için çok şaşırtıcı oldu. spoiler vermek istemiyorum.Ama seri katil profilinin dışındaydı haçlı katil.Ayrıca en sevdiğim yazar Simon BECKETT' in en sevdiğim karakteri David HUNTER'ı soyadı benzerliği nedeniyle sık sık hatırladım.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  15
Bildir
Yanıtları Göster
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
3-4 yıldır kitaplığımda duruyordu. henüz okudum. her bölüm ayrı bir roman gibi. devam etse 'keşke' diyorsunuz, ama diğer bölümün cezbesine kapılıp unutuyorsunuz bir önceki keşkenizi.. İç dünyanıza dokunuyor çoğu cümle. hatta bazı cümlelerin altını çiziyor, kalbinizin derinliklerinde bir duyguya tercüman olduğunu hissediyorsunuz. üstüne toprak attığınız, ama maziye gömemediğiniz kırılmışlıklarınızın teselli edilmeyi, iyileştirilmeyi beklediğini görüyorsunuz... Nacizane, benim çok yüreğime dokundu bazı yerler. en çok ta "iki elma" başlıklı bölümü kalbimin en güzel yerine koydum. orada ki Aslı ile tanışmayı o kadar istedim ki... biraz da kendimi gördüm Aslı'da....
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir insan mefkuresini bu kadar az mürekkep harcayarak ancak bu kadar iyi anlatabilirdi sanırım. Politik görüşlere aldırmadan okunarak hissedilmesi gereken bir çalışma. Ziya Gökalp'in bu satırları yazarken gerçekten araştırarak ortaya koyduğunu görmek zor değil. Alanın eski temsilcilerinden yapılan atıflar, bu atıflara yapılan eklemelerle ortaya çıkan yeni görüşler, kendi mefkuresine dair sorulan sorulara detaylı ve inceleyici cevaplar kısacası özgün bir 63 sayfa sunuyor bu eser okuyucuya. Tabii ki herkes bu fikirlerin tamamına katılmak zorunda değil ki bence katılmamalı da zira yeni keşifler fikirlerin çarpışmaları vasıtasıyla oluşuyor. Kapra Yayıncılığa uygun fiyat ve kaliteli hizmet için teşekkürler.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  3
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Salah Birsel'in Kahveler Kitabı, bence yazarın üslubunun doruğa ulaştığı eserlerinden biri. Bu kitapta, sadece kahve ve kahvehane kültürünü değil, dönemin insanlarını ve İstanbul’un sokaklarını da kendine has bir dille anlatıyor. Birsel’in bu üslubunda, Evliya Çelebi’den Reşad Ekrem Koçu’ya kadar uzanan bir anlatım tarzının izlerini bulmak mümkün olduğunu düşünüyorum. Özellikle, tarihî olayları ve gündelik yaşamı iç içe geçirip hafif bir mizah ve ciddiyetle harmanlaması, bu iki büyük anlatıcının üslubuyla bir paralellik gösteriyor. Bu yaklaşım, kahve etrafında şekillenen hikayelerle daha da belirgin hale geliyor. Ayrıca, Kahveler Kitabı, Birsel'in Salah Bey Tarihi serisinin bir cildi olarak, yazarın özgün bakış açısını güzelce aktarıyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitap olaylara farklı bir bakış açısı ile bakmamı sağladı.Aslında bir beklentim yoktu çünkü, işlenen olaylarda çok tutarsızlık vardı örneğin şüpheli bir karakteri katlettikten sonra diğer karakterlerin verdiği tepki çok yapmacık ve sadeydi.Sanki "On Küçük Asker" tekerlemesinin bitmesi için yazılan bir kitap olduğunu düşündüm.Ama aslında bir şüphelinin zekice hazırladığı ve izlemesi gerektiği yolların önceden kusursuz hazırlanmış bir plan olduğu. ve bu şüphelinin ise hiç beklenmedik bir karakter olduğu hiç aklıma gelmezdi. Kitabın bana kattığı duygu ise monotonlaşmış bir hayatın derinliklerinde yatan küçük bir aslanın avı için sessizliğin ne kadar etkili olduğu.Okumanızı tavsiye ederim....
Yanıtla
6
5
Destekliyorum  3
Bildir
Yanıtları Göster
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Nabizade Nazım maalesef ömrü en kısa edebiyatçılarımızdan. Daha önce Karabibik ve Zehra adlı eserlerini okumuş çok beğenmiştim. Hala Güzel beş ayrı hikâyeden oluşuyor. Hikâyelerin dört tanesi aşkı anlatıyor.Kitapta aşkın kavuşulduğu zaman alevinin söndüğünü düşünende var,büyük aşk ve mutluluktan sonra araya giren mesafenin bitirdiği aşkda var. Herkesin hissettikleri, yaşadıkları değiştiği gibi aşka karşı tutumlarıda değişiyor. Farklı bakış açısıyla hikaye edilen aşklardan oluşan bu eseri diğer yazdığı eserlere göre biraz daha zor okunur birazda sıkıcı buldum. Yinede böyle kıymetli yazarlarımızın bütün eserlerini okumak çok keyif verici, bir asır önce yaşayan kişilerin hissettiklerini, yaşayışlarını, yorumlarını okumak ,öğrenmek ilgi çekici ve öğretici oluyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Işık bile bana garip geliyor.
Aşırı aydınlık.
Sağlıklı bir gökyüzünde ortaya çıkmayacak kadar keskin renkler.
Kendimi dışarıdaki insanlardan çok köpeğime yakın hissediyorum."
kitaptan küçük bir alıntı her ne kadar arka kapakta Angola ve bağımsızlık hakkındaymış ve yer yer savaş mücadele savrulma fakirlik gibi gibi görünse de oldukça şiirsel, okuması gayet eğlenceli, tarih kitabı gibi değil bir film gibi, ama :"Yaşayanlar tarafından unutulmaksa ölüye daha fazla acı verir" gibi bir cümle ile sizi bir anda da paramparça edebilecek, biraz kitabı kapatıp düşündürecek.
Şöyle bir paragraf; jorge amando yu yaktığında Ilheus ve sao salvador u artık ziyaret etmeyi bırakmıştı. Joyce un Ulysses ini yakarken Dublin i kaybetmişti. Kapanda üç kaplandan kurtulduğun eski Havana yı ateşe vermişti" işte böyle de tanıdıklarınıza üzüleceğiniz bir AH bırakacak özel bir kitap.
Teoremimize de gelecek olursak, unutmak ölmektir diyor. okuyup tartışmak lazım.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İçindekiler bölümü olsa hepsinin ayrı ayrı kategorilendiği muazzam bir sözlük olabilirdi. zihin, ruh, arzu, korku, güzellik, hayal kurmak...Mesela:
"Hiçbir şey sabit değil, her şey hareket halinde evrende, şekillerin hepsi geçici duraklar" diyerek bize Heraklitos'u ,
Nesnelerin beklenmedik karşılaşmalarından hayatının gidişatını değiştirdiğinden bahsederken Newton'u,
Arzunun, deliliğin ya da yaratıcılığın denklemini çözen birinin Nobel ödülü almasını isterken bütün matematikçilere,
Bilim adamları, filozoflar ve sanatçılar bedene sıkışmışlıktan sezgi veya düşünceyle kurtuldukları zaman yaratıyor ve icat ediyorlar derken de yeterince küçümseyici, adeta tarihte adı geçen herkese kafa tutulur bir yazım şekliyle, bolca aşk, bolca yalnızlık, farklılıklar ve Almodovar Teoremine bile bence budur diyerek ve hangi yüz zaman içerisinde bir maske olmaz diye sorarak, terimlerin hem iç içe olduğu hem de bence yeniden adlandırıldığı, yeniden canlandığı bir kitap.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“Gecenin sonuna yolculuk, iki dünya savaşı çıkarmış bir yüzyılda aynaya yansıyan insan ruhunun bir nevi yazınsal otopsisidir.”
Kitabın ilk dikkat çeken tarafı, yazarın kendine has kullandığı kelimeler. Dipnotlarla eşgüdümlü olarak okunması gerek. İçerik olarak; savaşın insan psikolojisine yansıması, bu psikoloji içerisinde normal bir yaşam sürmeye çalışan karakterlerin bocalaması. Bardamu, yaşamı boyunca oradan oraya sürüklenen ancak hiçbir şekilde güzeli ve iyiyi bulamayan, mutlu olamayan modern insan profilini yansıtıyor.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  11
Bildir