Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
En az yazarı kadar naif bir roman. Klasik bir aşk romanı gibi dursa da fazla derinliği ve katmanları olan bir eser. Ana olay örgüsünü oluşturan ilişki aslında günümüzdeki toksik ilişkilerin de bir yansıması. Mesaj da gayet net: İçerisinde bulunmak istemediğiniz hiçbir ilişkiye başlamayın. Zira o ilişki ne kadar uzun sürerse sürsün, sonu hüsran ve gözyaşı. Karakterlere kimi zaman çok kızabilirsiniz. Ancak durup düşündüğünüzde ve empati yaptığınızda, aslında herkes kendine göre haklı. Fazlasıyla gerçekler üzerine kurulu ama bu gerçeklerin tamamının bir eserde olması, o gerçekliğe de bir noktada zarar veriyor. Tüm olayların bir romanda olması; daha ziyade yazarın şahsi görüşleri için oluşturulmuş hissiyatı veriyor. Okuyuculuğu düşüren ise, olay akışının sürekli olmaması ve sık sık kesilmesi. Bir deneme havası içeren metinler, romanın akıcılığını bölüyor. Sosyal konuları işleyişi, okuyucuyu kendi anılarında sürükleyişi, ilk aşka dair hissettirdikleriyle kesinlikle iz bırakıyor.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  3
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Vladimir Tumanov'un "Kraliçeyi Kurtarmak" adlı eseri, beni matematiğin büyülü dünyasına sürükledi. Alex'in matematiğe olan ön yargısını kırarak, onu bilmecelerle dolu bir maceraya atılmaya nasıl ikna ettiğini hayranlıkla okudum. Kitabın sürükleyici anlatımı ve zekice kurgulanmış bilmeceleri, beni sayfalarca kitaba kilitledi. Alex, Sam ve Vanessa'nın dostluğu ve iş birliği, kitabın değerini daha da artırdı. "Kraliçeyi Kurtarmak", sadece çocuklara değil, her yaş grubuna hitap eden, eğlenceli ve öğretici bir eser. Bu kitabı okuduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  4
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tıpkı bir film gibi ilerliyor hikâye, okurken karakterleri canlandırmanız asla zor olmuyor ve her mekânı ve o ortamdaki insanları, eşyaları, manzarayı, hatta ortamın kokusunu bile olduğu gibi görüp hissedebiliyorsunuz. Ve okuduğunuz kitabı gerçekten yaşıyorsunuz.
Hakan Günday'ın okuduğum ilk kitabı olduğu için, kitabın adını ilk duyduğumda bunun epik bir roman olduğunu düşünmüş, Kinyas ve Kayra'nın geçmiş zamanlarda yaşamış iki sevgilinin hüzünlü bir aşk hikâyesidir diye tahmin etmiştim.. Ancak okumaya başladıktan sonra karşılaştığım hikâyenin çok farklı ama daha çekici ve etkileyici olduğunu ve böyle bir kurguyu ortaya çıkaran kişinin romanı 23 yaşındayken kaleme aldığını öğrendiğimde, yazarın hayal gücüne ve kurguya olan hayranlığım çok daha fazla arttı..
Her sayfası heyecan dolu ve farklı bir bakış açısı ile tanışmak istiyorsanız mutlaka okuyun..
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  3
Bildir
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yakışıklı Şaman Hanjun’un Cafési: Minamdang
“Yeonnam'ın Yakışıklı Şamanı” / “Café Minamdang” adıyla baskı gören bu keyifli kitabın içerik olarak “polisiye” formunda olduğunu belirtmek gerekir. Sayfaları çevirdikçe kendinizi televizyon karşısında dizi izlerken buluyorsunuz ki kitabın dijital platform dizisine çevrildiğini de söylemeliyim. Kitabın isminde yer alan “şaman” sizde farklı bir çağrışım uyandırmasın. Burada şamanlık bir amaç değil araç olarak kullanılmış...

Güney Kore sokaklarındayız. Ara sokaklardan birinde Café Minamdang adıyla bilinen bir yerde “falcılık” yapan ve kendini şaman olarak tanıtan Nam Hanjun’un hikayesine kulak kabartıyoruz. Hanjun aslında eski bir dedektif. Suç çözme konusunda sıkı eğitimler almış bir profil uzmanı. Ancak işler istediği şekilde gitmeyince kendine bir ofis açıp şamanlık ve büyücülük işleriyle uğraşmaya başlamış. Müşteriler genelde zengin kesimin insanları. Her birinin istek ve amaçları birbirinden farklı. Hanjun bu sorunları büyü yoluyla çözdüğünü söylüyor söylemesine ama aslında kurduğu bir ekip sayesinde, ayağına gelen müşterilerinin hayatına hakim olabileceği bilgilere sahip olabiliyor… Hanjun ve ekibi yeni bir iş alıyor; ancak bu seferki iş oldukça derin bağlantılar içeriyor. Araştırmalar sırasında genç bir kıza ait cesedin bulunuşu her şeyi alt üst ediyor. Birbiriyle bağlantılı olaylar silsilesi keyifli bir polisiyeye evriliyor.

Dinamik, eğlenceli, yer yer komik olan hikayenin okurdaki etkisi oldukça başarılı. Diyalogların fazla oluşu zaman zaman konsantre manasında kayıplar yaratsa da sakince okunduğunda keyif alınmaması mümkün değil.

Herkese iyi okumalar dilerim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İlk defa Şermin Yaşar okudum, çok beğendim. Bir kere çok gerçekçi. Gündelik hayatta yaşanan herhangi bir olayı kimden dinlerseniz dinleyin herkesin kendine göre haklı gerekçeleri olabilir ve bazen hepsine hak veresiniz gelir ya. Kitapta da bir ailenin fertleri arasında geçmişte yaşananları ve mevcut ilişkiyi sırayla onlardan dinliyoruz ve aynı zamanda hikaye de akmaya devam ediyor. Birisinin düşüncelerine diğerinin iç sesinde cevap buluyorsunuz. Ve insanların birbirlerine karşı gerçek fikirlerini 10 saklayıp 1 konuştuğuna şahit oluyorsunuz. Bunlar gerçekçiliği artıran unsurlar. Yazarın dili çok akıcı ve hikayenin gerektirdiği ölçüde de gündelik bir dil. Psikolojik tahlil ve süslü tasvirlerin kaçınılmaz unsuru olan ağır kelime ve insanı yoran ifadelerden kaçınılmış. Hikayedeki insanları tanıttığı kadarıyla onların potansiyelini biliyorsunuz ve yazar da buna bağlı kalarak konuşturmuş insanları. Hemen bitirdim ve 2 kitabını daha aldım.
Yanıtla
7
0
Destekliyorum  16
Bildir
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sayıların Tarihine Kısa Bir Bakış...
Kitapta sayıların izine ilk defa rastlanılan taş devri buluntularından, günümüz bilgisayar teknolojisinde kullanılan ikili sayı sistemine kadar olan süreçte sayıların, sayılarla yapılan hesaplamaların ve sayılarla harflerin ilişkilerinin geniş bir özeti veriliyor.

İlk olarak eski çağlarda insanların hayvan kemikleri üzerine çizgiler ve şekiller çizerek sayma ihtiyaçlarını karşıladıklarından bahsediliyor. Sayıların o dönemlerde hem sayma işlevleri olduğu hem de sembolik anlamları olduğu anlatılıyor.

Kitapta 2'li-5'li-10'lu ve benzeri sayı sistemleri açıklanarak tarihsel kullanım alanları kısaca karşılaştırılıyor.

Daha sonra sırasıyla Çin, Eski Amerika, Sümer-Mısır, İbranice, Avrupa antik dönemi, Hint-Arap dönemlerinde kullanılan sayı sistemleri yazılışları, okunuşları ve bulundukları bölgeye olan etkileri açısından anlatılıyor.

Yazar kitapta medeniyetlerin sayıların yazımı ve kullanılması ile ilgili birbirlerinden nasıl etkilendiklerini örnekler vererek okuyucuya anlatıyor.

Kitabın bazı bölümlerinde akademik anlatım biraz yoğun olsa da sayıların dünya tarihindeki gelişimini öğrenmek ve daha detaylı araştırmalar için fikir edinmek adına faydalı bir eser.

"Altı sayısı daha Sümerlerden beri 'kamil bir dünya sayısı' olarak kabul edilmiş ve belki de hem 1+2+3'ün toplamı hem de 1x2x3'ün çarpımından elde edilen sonuç kendisi olduğundan değer görmüştür." (s.22)
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  7
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yorumları okuyup almaya karar verdiğim bir kitaptı. Şimdi bitti ve iyi ki de almışım diyorum. İlk defa Ahmet Ümit okudum ve devamını getireceğimi anladım.

Polisiye severlere kesinlikle tavsiye ederim. İçerisinde hem tarih, hem polisiye, hem insan ilişkileri var. Gayet iyi bir düzen içerisinde kurgulanmış ve akıcı bir şekilde devam ediyor. Okurken sıkılmıyorsunuz aksine merak ediyorsunuz.

Asıl güzel olan şey kitabın sonu. Resmen insan şok oluyor sona geldiğinde. Büyük bir sürprizle karşılaşıyor ve çok şaşırıyor. Kitap bittiğinde okurken bulunduğunuz tahminlerin sonuyla hiç alakalı olmadığını görüyorsunuz.

Ayrıca cinayetleri çözmeye çalışırken araya katılan İstanbul'un tarihiyle ilgili bilgiler de ayrı bir hava katmış ve yeterince bilgilenmemize yardımcı olmuş.
Yanıtla
8
0
Destekliyorum  6
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bizler, Finlandiya'nın soğuk ve kasvetli atmosferinde, katilin kim olduğunu çözmeye çalışan dedektif Jessica Niemi’nin peşine düşerek bilinmezliklerle dolu bir yolculuğa çıkıyoruz. Her yeni gelişme, merak duygusunu tetikliyor, bu da kitabın başından sonuna kadar okuru diken üstünde tutuyor. Örümcek Ağı, bana göre yazarın bir önceki kitabı olan Cadı Avcısı'ndan bir adım önde. İlk kitap biraz ağır ilerlemiş, bu bazı okurları kitaptan soğutmuştu. Bu kitapta ise olaylar hızlı bir şekilde ilerliyor. Ayrıca kitap İskandinav polisiyesinin tüm özelliklerini taşıyor. Soğuk, karanlık bir atmosfer ve zekice kurgulanmış bir hikaye...
Bir okur başka ne ister ki. Tavsiyemdir.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
On Beş Köpek ve bir Bahis, iki tanrının bir iddia uğruna köpeklere bilinç vermesiyle başlıyor.Bu nadir bulunan türde bir roman: hem derin felsefi sorgulamalar içeriyor hem de akıcı ve sürükleyici bir hikâyesi var.Kitap, düşünce, bireysellik ve insan/köpek olmanın anlamı üzerine düşündürürken, statü ve hiyerarşi gibi konulara da eğiliyor.Aynı zamanda beklenmedik şekilde 'kink' alt metinleri içeriyor.

Ancak en önemli mesele, köpeklerin bilinçle mutlu ölüp ölemeyeceği üzerine kurulu.Dolayısıyla hikâye yalnızca bu on beş köpeği değil, onların kaçınılmaz sonlarını da anlatıyor.Köpek sahipleri için hem dokunaklı hem de zorlayıcı olabilecek bir roman. Bazı sahneler rahatsız edici olabilir, ancak kitabın sunduğu perspektifler kesinlikle okunmaya değer.

Ben en çok kaniş Majnoun ve onun yeni sahibiyle olan ilişkisini sevdim—bir köpek severin hayalini kurabileceği türden, sahipliği aşan bir bağ.

Hızlı okunan, düşündüren ve etkileyici bir kitap.Umarım hak ettiği okuyucu kitlesine ulaşır.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Osmanlı mimarisinin yadigârı konaklardan Can Feda'nın satışının gerçekleşeceği günden başlıyor hikaye. Olayları bazen Derviş Ali, bazen de Halide'nin dilinden dinliyoruz ve konağın sahiplerinin aile tarihine çekilirken yüzyıl öncesinin de şimdiye benzer insanî sorunlar ve duygularla bizleri eğittiğini fark ediyoruz. Tarık Tufan'ın her romanında kendinizden çok şey bulmanız yüksek olasılık. Çünkü kanaatimce kendisi insanı görmeye, duymaya, hissetmeye odaklanmış ve sezgileri güçlü bir ruh. Bu romanı bambaşka bir edebî tat verdi, hazineme altı çizili altın cümleler eklendi ve o kadar sürükleyiciydi ki bir günde bitiverdi. Gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim.
Yanıtla
15
0
Destekliyorum  26
Bildir