Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Basit bir adamın romanı diye geçen bu kitapta; geçimini komşu çocuklarına Tevrat öğreterek sağlayan, kendi halinde Yahudi bir hoca olan Mendel Singer'in, Rusya'nın bir kasabasından başlayıp Amerika'da devam eden hayatı anlatılır.
Günün her anını dua ile geçiren Mendel, Amerika'ya zorunlu göç etmesi ve 1.Dünya Savaşı sonrası umudunu da inancını da kaybeder... Ta ki hayal bile edemediği o mucize gerçekleşene kadar...

"İnsan asla memnun olmuyor, dedi Mendel kendi kendine. Daha şimdi bir mucize yaşamışken, hemen bir sonrakini görmek istiyor..."
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Nükleer savaş sonrası kötü bir yönetici olan Hugo ve askerleri tarafından etrafı duvarlarla çevrili bir dünyada; rejimi fark eden bir avuç insanın yaşam mücadelesi ve macerası.

Tek amacı sorgulamadan, düşünmeden sadece kendisine hizmet etmelerini ve ördüğü duvarlardan dışarı adım atmamaları olan kötü yönetici Hugo, geçmişi unutturmak için verdikleri yemeklere hap da koyar... "Eğer unutursan ona daha kolay inanırsın... Hiç kimse geçmişi olmayan bir insan kadar savunmasız değildir. Kim olduğunu hatırlamazsan, herhangi birinin istediği herhangi biri gibi olmak çabuklaşır."(s. 75)

Hugo, sanata ve kitaplara da yer vermedi. Hepsi yasaktı.  "Oysa karşındaki insanın yok olup giden bir hiç olmasını istiyorsan bombalardan daha etkili bir şey vardır: Onu kitapsız ve hayalsiz bırakmak." (s. 191)

Kitaptan daha nice ibretlik alıntılar çıkar ama daha da tadını kaçırmadan size bırakıyorum...:)
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  3
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın sıradışı yazım stiline rağmen son derece akıcı bir anlatımı var. Nokta ve virgülden başka hiçbir noktalama işareti yok. Hatta konuşma çizgileri dahi yok. Dümdüz gidiyor metinler.

Kitap, distopya türden bir eser. Yazar, körlük salgını toplumsal yaşamı nasıl da felakete dönüştürdüğünü; (insanın içi kaldıramayacak kadar) etik değerlerin nasıl da yerle bir olduğunu merak uyandırıcı bir dille anlatıyor. Okurken düşündüren bir yanı var kitabın. Bedensel körlükten ruhsal körlüğe...
"Körüz çünkü ölüyüz ya da ölüyüz çünkü körüz"

Ve son eklemek istediğim; her ne kadar yapay zeka, otomatik dijital dünya vs. düşünülse de insan fonksiyonunu devre dışı bırakan bir dünyanın söz konusu olamayacağını apaçık görmüş oluyoruz. Herkesin kör olduğu bir toplumda su, elektrik, yönetim, kanalizasyon...gibi hayati önem taşıyan düzenin yok olması, felaketin başka bir boyutu.
Yanıtla
20
4
Destekliyorum  17
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
Murat GÖKÇEK
09 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yaser Arafat kimdir? Gözü kara bir gerilla mı, usta bir politikacı mi, modern terörizmin öncüsü mü yoksa kurnaz, pazarlıkçı sürgündeki göçebe bir lider mi?...Her ne ise şurası bir gerçek ki o, döneminde, Filistin halkının yazgısını yönlendiren bir sahsiyetti.
Kitap Arafat'ı anlatsa da aslinda Arafat’ın nezdinde Filistin mücadelesine de ışık tutuyor.
Arafat nasıl oluyor da tek başına Filistin davasının simgesi haline geldi? Mısırda doğan bir Filistinli nasıl oldu da Filistin halkının yazgısını yönlendirdi?
Hem araplar hem İsrail'in tertiplediği yüzlerce suikasttan kurtulan bir aktivisti, bir politikacıyı, bir lideri, zaaflariyla ve hırslarıyla farklı bir pencereden görecek ve Filistin, İsrail, Arap çekişmesinin 1994'e kadar olan dönemine tanıklık edeceksiniz.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
19. yüzyılın üç önemli psikoloji bilgininden biri olan Alfred Adler bu eseri, Adler’in Viyana’da hakla açık verdiği konferansların derlenmesi ile oluşturulmuştur. İnsanın çevre ile sosyal ilişkileri bağlamında daha dengeli bir yaklaşımı olan Adler, bu eserinde insanı tanımda önemli olan unsurları (Ruhi hayat, hatıralar, çocuk ve toplum ilişkisi, dünya görüşünün oluşması, rüyalar, aşağılık duygusu ve saygınlık çabası, hayata hazırlık, kadın – erkek ilişkileri, kardeşler ve karakter türleri) açıklamıştır. Adler, çağdaşı Freud’dan ayıran temel nokta rüyalar, hatıralar ve iç dünyanın insanı tanımada kullanılmasına rağmen bunları cinsel dürtülere bağlanmaması ve daha sosyal bir psikolojik yaklaşımın benimsenmesidir.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Fahrenheit 451'i çok eskiden okumuştum. Tekrar okumadan önce bile okurken ne kadar etkilendiğimi hatırlıyordum. Kitap sihrinden hiçbir şey kaybetmemiş, aksine etkileyiciliği katlanarak artıyor. Dünya günler geçtikçe daha da çok benziyor Montag'ın yaşadığı zamana. Kitap okumak, nitelikli kitap okumak azalıyor. Belki de bu yüzden kendimi Ray Bradbury'nin kurguladığı bu dünyanın içinde daha çok hissettim. Bütün bunlar bir yana, karakterler öyle güzel işlenmiş ki, sanki gerçekten yaşayan -ya da yaşayacak olan- kişiler bunlar.
Montag'ın içindeki değişim, Mildred'in o donukluğu, Faber'in yenemediği korkuları, Clarisse'in yaşama duyduğu ilgi (İçten içe aslında ölmediğini düşünüyorum... Ya da bunu istiyorum.), Granger, Yüzbaşı Beatty, ... hepsi bir şekilde tanıdık gelen ve kendimi yakın hissetmeme neden olan karakterler.《Kerosen (Gaz yağı): Yanıcı hidrokarbon sıvı. Yunanca keros (mum) ve elaion (yağ) sözcüklerinin birleşimiyle oluşmuştur.

Yanıtla
6
4
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap okurken sayfaların su gibi akıp gittiğini, şurayı da okuyayım, şu paragrafı da okuyayım, şu sayfayı da okuyup öyle bırakayım dediğimiz kitaplar olmuştur. Bu kitap tam da öyle bir kitap. Bazı polisiye romanlar sizi sarmaz, bazı polisiye romanlar hiç heyecanlı olmaz. Bazı polisiye romanlarda ise tam kitabın ortasına geldiğinizde katil belli olur, kitabın sonu görülür ve o kitabı okuma isteğiniz kaçar. Fakat bu kitapta kitabın sonunu tahmin etmek oldukça zor.

Kitapta sade ve akıcı bir dil kullanılmış. Kitapta geçen olayların fazla olması kitabın temposunu ve gerilimini artırmış. Şunu söylemeden geçemeyeceğim, kitabı okurken daha önce okumuş olduğunuz bir kitaba ya da izlediğiniz bazı filmlere/dizilere benzetebilirsiniz. Polisiye severlere kesinlikle önerebileceğim bir kitap.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu leş gibi dünyada kadın olmanın zorluklarını kısa kısa gerçek kadın hikayeleri ile anlatıyor Canan Tan. Eşinden, nişanlısından, abisinden, babasından şiddet gören kadını mı ararsın, cinsiyetinden dolayı kariyer yapamayanı mı yoksa okuyamayanı mı?! Her türlü sıkıntı başınıza taç etmeniz gereken kadınların başında. Bazı sayfaları, bölümleri, dehşete düşerek okudum. Bir insanın bir insana yapabileceği kötülüğün hududu olmadığı gibi, bir insanın kendisine yapabileceği kötülük ise bunun fersah fersah ötesine geçebiliyor. Görece şanslı olanlar arkasını dönüp kötülükten kaçabiliyor. Ama ya o kadar şanslı olmayanlar? Tüm kalbimle dilerim ki herkes kalbinin güzelliğince insanlarla karşılaşsın. Kötüler kötülerle birlikte olup yalnızca birbirlerine zarar versinler. Kalpleri güzel insanların karşısına da hep iyi insanlar çıksın.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çok değil üç dört kuşak önce birçoğumuzun dedesi, ninesi kendi bahçelerinde ektikleri meyveleri toplayıp, kendi yetiştirdikleri hayvanlardan elde ettikleri yumurtaları ve sütleri kullanmaktaydı. Son birkaç nesildir gittikçe hayatımızı kolaylaştıran yemeklere ve eşyalara yabancılaştık. Yazarın bu kitapta yapmaya çalıştığı şey de bu yabancılaşmayı ortadan kaldırarak eşyanın ve yemeğin serüvenine ulaşmak. Market rafına uzanıp almak zahmeti kadar uzak ton balığı konservesi o metal kutunun içine hangi süreçlerden geçerek ve nasıl bir lojistik ağı izleyerek bizlere ulaşıyor. Sıkışık trafikte akşam yemeğine geç kalınca torpido gözünden çıkartıp açlığımızı yatıştırdığımız bisküvilerin isimleri nasıl seçiliyor, hangi koşullarda üretilip bizim hizmetimize sunuluyor. Bu kitap biraz da hayatımızı kolaylaştıran nesneleri tanıyarak onlara ve onları bize sunanlara bir şükran mektubu hissi uyandırdı bende. Statü Endişesi’nden sonra favori Botton kitabım oldu diyebilirim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Zerrin Saral'ın ilk öykü kitabı Küçük Kırık Çizgiler, -tıpkı adı gibi- yaşamı bir yerinden kırılmış insanların öykülerini barındırıyor. Huzurevinde hayatını sürdüren yaşlı bir adam, ona bakan ayağı sakat hemşire, konsomatris kadın, hasta bir ressam, iki kişilik masanın tek başına kalanı… Temiz bir anlatım diliyle ilerleyen, atmosfer kurulumu güzel metinleri kitap boyunca okuyoruz.
Birinci ve ikinci öykü aynı hikâyenin farklı karakterlerin bakışlarından anlatımı. Böylesi metinlerin art arda gelmek yerine birinin başta, diğerinin sonda olmasını daha iyi buluyorum. Kitapta bir ve iki sayfalık iki kısa öykü de mevcut. Bunlardan "Bir Me Daha" öyküsü gayet başarılı. Duygusal manada etkileyen metinler olmakla birlikte sanırım beni en derinden yakalayanı "Güneşe Çıkmak İstiyorum" adlı öykü oldu.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir