Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap başlangıçta yavan ve basit bir aşk hikayesi gibi başlıyor ama ilerledikçe gerçeklerin acı tokadı suratınıza çarpınca kalbiniz sıkışıyor, içiniz acıyor. Suada'nın çaresizliğini acılarını iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Sizin okurken dayanamadığınız şeyleri bu insanlar yıllarca yaşadı. 20. yüzyılın sonlarında Avrupa'nın ortasında milyonlarca insanın gözü önünde hiçbir neden yokken yüz binlerce insan öldürüldü, binlerce kadın yıllarca tecavüze uğradı, binlerce babası belli olmayan çocuk doğdu. Ama kitabı okuyunca ne olursa olsun umudun hep var olduğunu ve asla pes etmemek gerektiğini acı bir mutlu sonla öğreniyorsunuz. Birileri yaşar birileri yazar birileri de okur ki gerçekler bilinsin...
Yanıtla
17
2
Destekliyorum  23
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Masalsı bir yolculuk
"Bir Aşk Masalı”, beş farklı ülkenin beş prensinin de aşk uğruna düştüğü çileli yolu anlatan masalsı bir macera şeklinde. Kaf dağları, zümrüdü anka kuşu, çöl bedevileri gibi masal türüne ait olan enstrümanlar ana hikayeyle harmanlanmış ve ortaya bir solukta okunabilecek keyifli bir kitap çıkıvermiş.

Yazarın “aşk”ı masalsı bir edayla yazmasının sebebi, aşk denen kavramın biraz da soyut oluşu sanırım. Çünkü Ahmet Ümit’e göre aşk, hayallerin mantığımızın dışına çıktığı yer. Hayaller limitsiz olduğundan aşk da bu limitsizlikte özgürce yaşanabilmekte.

Ahmet Ümit bir söyleşisinde konu olarak aşkı seçmesinin bir nedeni olduğunu söylüyor. Kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerinin artması onu oldukça rahatsız etmiş ve bunu bir masalla anlatarak içinde biriken öfkeyi farklı bir yolla dışarı vurmuş. Masal boyunca seçim yapan taraf olarak “kadın”ı belirlemesi de bu söylemini doğruluyor. Hayallerinde gördüğü güzeli bulmak için çileli bir yola çıkan prenslerin masal boyunca kadını metalaştırması cezasız kalmıyor elbette.

Binbir gece masallarını andıran formuyla okurunu derin hülyalarda gezdiren bu güzel kitabın genel panoraması çok başarılı. Ahmet Ümit’in yaratıcı kimliğini “masal”da görmek de varmış. Kalemine sağlık.


Yanıtla
4
2
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitapta biri hariç 17 hikaye, 1908 ile 1919 yılları arasında kaleme alınmış olup yazar fikirleri nedeniyle cumhuriyet döneminde yurtdışına sürgüne gönderildiği gibi (gurbet hikayeleri) birinci emperyalistlerarası paylaşım kavgasında da ittihat ve terakki tarafından Anadolu’ya sürgüne gönderilmiş ve beş yıl farklı illerde görev yapmıştır. Her bir hikayesi biribirinden ayrı güzel hikayelerini topladığı bu kitapta en beğendiğim” yatık emine, cer hocası ve bir saldırı”yı zikretmiş olayım. Dili, anlatımı, hikaye kurgusu çok sağlam olan yazarın hikayeleri o dönem Anadolu’yu ve insanını psikolojik ve sosyolıjik açılardan çok iyi ve derinden tahlil etmiştir. Çoğu hüzünlü ve yürek yakıcı olan bu enfes hikayeleri mutlaka okumanızı öneririm. Türk hikayeciliğinin ustalarının en önde gelenlerinden biri olan yazarın cumhuriyet öncesi ve sonrası müesses nizama eyvallah etmeyen ve insanımızı eğrisi doğrusu, varlığı yokluğu, günahı sevabı ile çözümleyişi bu gün bile geçerliliğini korumaktadır.
Yanıtla
3
1
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Nobel ödüllü yazar Annie Ernaux'un okuduğum ikinci kitabı. Babasının hayatı ve onunla olan ilişkisini ele alan bu kitapta Ernaux her zamanki cesur detayları yakın ve vurucu dille anlatmayı başarmış. Ve yine bir döneme toplumsal ve sosyolojik açıdan ışık tutmayı başarmış. Yazarın tüm kitaplarını okumak hedefim. Aşağıdaki satırlarsa anne baba tutumunun çocuk gelişimi üzerindeki önemini pek çok pedagoji kitabından çok daha vurucu şekilde anlatan, beni en çok etkileyen satırlardan biriydi:

"Ebeveynlerle çocuklar arasındaki nezaket benim için çok uzun bir süre muamma olarak kaldı. İyi eğitimli insanların sıradan bir selamlaşmada bile son derece kibar davranmalarını "anlamam" da yıllar aldı. Utanıyordum bunca saygıyı hak etmiyordum, bana özel bir sempati beslediklerini sanıyordum. Sonra sonra, insanı sıkboğaz eden bir ilgiyle sorulan bu soruların, tebessümlerin ağzı kapalı yemek yemekten ya da usulca sümkürmekten farklı bir anlamı olmadığını kavradım."
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Delikanlı, Dostoyevski yazınında Karamazov Kardeşlerden önce yazılmış olmasıyla belki de onun gölgesinde kalan ve kıymeti az bilinen kitapları arasında yer alıyor kanımca. Versilov karakteri üzerinden baba sorunu ve kimlik arayışı içindeki Dolgurukiy'in maceralarını okumak keyifli ve hüzünlü aynı zamanda. Batılılaşma sürecinde Rus toplumu tasviri, psikolojik tahlil ve tespitleri, iyimser denebilecek sonu ile umut aşılayan nadir Dostoyevski kitaplarından biri olmasının yanısıra Karamazov Kardeşler'deki baba sorununun öncülü niteliğinde olduğunu da söylemek mümkün.

"O zaman bir öncekiyle taban tabana zıt bir davranışta bulunmaya her an hazırdır. Böyle karşıtlıklar içinde geçer ömrü. Zamanımızda çok insan böyle dengesizlik yüzünden batağa saplanmıştır. Oysa kendilerinin hiçbir suçu yoktur bunda. Bir suçları varsa o da zamanından önce dünyaya gelmiş olmalarıdır."
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Güçlü betimlemeleri sayesinde gitmediğim topraklara gitmiş gibi oldum. Kitabı elimden
bıraktığımda hakkında daha fazla bilgi edinmek istedim ve belgeseller baktım. Kitabın dili çok ağır değildi.
Günümüzde kullanılmayan kelimeler alt bilgi olarak verilmişti. Bu da kitap okurken ilgimizi
başka bir yöne kaydırmamızı engellemekteydi.
Yayınlanmamak üzere yazıldığı için içindeki bilgilerin süslenmemesi, tarihi bir kaynak
niteliği de taşımaktadır. O dönemde yaşanan sıkıntıları, insanların neler düşündüklerini, firar
edenlerin neler yaptıklarını, Jöntürkleri, gelenekleri, eski beraberliği, dağılışı vb. anlatmıştır.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Meyyale'nin ardından şimdide Nevbahar... Meyyale'nin torunu Nevbahar... Hayatının hiçbir anında mutlu olmamış Nevbahar... Yazarın Meyyale kitabına göre daha romansı bir yapısı vardı. İlk sayfalar geçen kitabın özeti niteliğinde araya uzun zaman koyanlar varsa ikinci eseri okumak için çok güzel bir hatırlatma. Ama ben bu tip kitapları ardı ardına okumayı tercih edenlerdenim. Kuşaklar arası anlatıma devam edilmiş. Ancak bu kitapta Mustafa Kemal ve askerlerine çok daha fazla yer verilmiş. Geçen kitapta Osmanlı vardı burada Mustafa Kemal. Milli mücadele ruhu daha çok işlenmiş. Daha önce de dediğim ben bu tarz kitapları çok seviyorum. İlk kitapta da bu kitapta da arşiv olarak kullanılan resimleri çok beğendim. Herkesi anlatılandan ziyade resimleriyle görmek canlandırmamız açısından çok daha iyiydi.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın bizde çevrilen ilk kitabı "Her Bir Sır"ı çok beğenmiş, birkaç ay önce okuduğum "Hayalet Yazar"ı vasat bulmuştum. "Masum Bir Yalan" neredeyse tek oturuşta bitti diyebilirim. İşi gücü bırakıp tüm gününüzü bu kitaba ayıracak kadar ilgi çekici bir hikâyesi vardı. Hem yazarın anlatımı akıcıydı, hem de merak duygusu sonuna kadar hiç dinmedi. On yedi yaşındaki gencimiz ne saklıyor sorusu kitabın sonuna kadar devam etti. Ben en çok o gencimizin yalan söyleyip söylemediğine kafa yordum. Sonu ise ters köşelerle doluydu. Tavsiyemdir.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın başka bir yayınevinden isminin “Suçsuz” olması kitabı okumaya başladığımda yarım yamalak bir anlamsızlık bırakmıştı zihnimde. Anlatı ilerledikçe hem @yapikrediyayinlari hem de daha önce baskısını yapmış @canyayinlari ‘nın isim konusunda haklı olduklarına kendimce kani oldum.

Basit bir casusluk veya aşk hikayesi olmayacak kadar güçlü bir anlatı ve aşkın büyüklüğü ve yaptırabileceklerini ortaya sermesi açısından incelikli bir roman…

Tutku ne kadar yıkıcı , kader ve zaman ne kadar acımasız . Aşk ise itirafını yıllar sonra bile yaptıracak kadar dert…

Umarım okursunuz…

Selametle…
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Aralık 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Uzak Bir Masal mı yoksa yüreğin ta derinlerinden zelzeleler yaratarak gelen bir ağıt mı? Sözcükler kendini bulurken ışığını hep kendi hep içinden beslemiş gibi… yazdıkça çoğalmış, çoğaldıkça yazılmış. Uzak değil yakın can acıtıcı, huzursuz edici … Akıcı dingin duru bir dil, düş kurmana, tasvire imkan tanıyan artık “Usta” bir Yazar İrem Uzunhasanoğlu . Her sorusuna cevap bulamazmış insan ya ama soru sormaktan da vazgeçmezmiş, ben okurken sorulara boğdum kendimi, cümlelerin derinliğinde tutunacak bir dal aradım. Altı çizilmesi, bazen de duvarlara yazılması ve herkes tarafından bilinmesi gereken cümlelere bıraktım kendimi. Ben defalarca okumaktan hiç sıkılmadım, umarım baskı üstüne baskı yapar.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir