Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Postmodern edebiyatın önde gelen romanlarından biri olan Foucault Sarkacı, İtalyan yazar Umberto Eco'nun sekiz yıllık çalışmasının ürünüdür. Albay Ardenti karakterinin anlatımından Tapınak Şövalyeleri tarihini, tarihsel üstkurmaca yöntemiyle bu romanda görürüz. Keza romanın üç önemli karakterinden biri olan Jacobo Belbo'nun bilgisayarı Abulafia'da yazdıkları da üstkurmacadır.

Kitabın bölümleri Kabala'da yer alan 10 sefirottan oluşmuştur. Bunun haricinde bölüm başlarında bulunan epigraflarla da metinlerarasılık söz konusudur. Postmodern polisiyenin varlığı, geçmişte yer alan çeşitli ezoterik tarikatların tarihlerinin anlatımı, gizem unsurunun devamlı surette canlı tutulması, romana ismini veren dünyanın kendi ekseni etrafında dönüşünü kanıtlayan Foucault Sarkacı'nın kitapta irrasyonel düşüncenin bir aracına dönüşmesi gibi pek çok unsur bulunmaktadır. Umberto Eco'nu başyapıtı olan bu roman nitelikli okurlar tarafından mutlaka okunması gereken çok özel bir eser.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Belirtmekte fayda var ki kitabı okumadan önce felsefeden bilime bilimden siyasete siyasetten dine kadar geniş bir alanda bilgi sahibi olmanız gerekmektedir. Çünkü yazar kullandığı alegoriler, eleştirdiği ve okuyucuya hissettirdiği anlatılarda bu alanlarda geniş bir bilgi sahibi olduğunu kanıtlamaktadır. İsmet Özel, modern dünyanın bir eleştirisini sunarken bunu modern dünyanın dayandığı üçlü sacayağı üzerinden yapmaktadır. Özel için bu üçlü sacayağından teknoloji bir azgınlık, medeniyet bir çürüme ve yabancılaşma kof bir gururdan ibarettir. Peki ne yapmalıdır ? Bu üçlü sacayağına karşı müslümanca tavır almalı ve İslam ahlâkı savunulmalıdır.
Yanıtla
9
0
Destekliyorum  9
Bildir
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çocuk Eve Sığmaz
‘’Bu kitap, bir çocuğun esenliğinden ve mutluluğundan kendini sorumlu hisseden herkes için’’.

•Teknoloji çağında doğayı kucaklayan çocuklar yetiştirme gayesiyle yola çıkmış bir baba, yedi bölümden oluşan kitapta doğa ile çocuklarının bağını kuvvetlendirme deneyimlerini aktarıyor. Kimi deneyimler çocukların doğada olmasının güzelliğini gözler önüne sererken kimi deneyimlerde yalnızca belirli kesimlerin erişebileceği veya erişmeyi tercih edeceği türden deneyimler. Özellikle Türkiye’deki yaklaşımlar göz önünde bulundurulduğunda, bazı deneyimler aşırı veya travmatik olabilir.

•Kitapta da bahsedildiği gibi çocuk yetiştirme konusundaki makul risk düzeyi, zamana ve mekana göre değişir. En iyi ihtimali umup en kötü ihtimale göre hazırlık yapmak gerekir. Ama bazı bölümleri bir kenara ayırırsam, mevcut çocuk & doğa bilincimi ve heyecanımı katlayarak çoğaltan bir kitaptı. Çocukların toprakla, bitkiyle, besinlerin sofraya gelme süreciyle, hayvanların yaşamıyla ve doğanın cömertliğiyle ilgili öğrenmesi gereken ne çok şey var. Onların doğadan başarıyı, başarısızlığı, sabrı, sorumluluk almayı, paylaşmayı ve hatta ölümü öğrenmeleri mümkün. Çocuğa bir bitkiyi büyütme sorumluluğu vermek, kirlenme kaygısı gütmeden çamurla temasını desteklemek, mantarları, yıldızları, hayvanların ve bitkilerin doğal yaşamını gözlemlemek, balık tutma sürecini deneyimlemek, kamp yapmak, ateş yakmak, yağmurda suya toprağa bulanmak, doğadan materyaller toplayarak koleksiyon yapmak, risk almak, zorlu süreçlere adapte olmak kitapta bahsedilenlerden bazıları. Özellikle çocuğun bir bitkiyi büyütmek için emek vermesi ve o bitkinin ürünlerinin sofraya gelme sürecini tanıması, onlara değer vermenin, doğaya minnet duymanın güzel bir yolu. Böylece çalışmanın değerini ve gerçek besinlerin tadını öğrenme fırsatı elde ederler.

•Başkalarını izleyerek dolaylı deneyim kazanmak değerli olsa da Vygotsky’nin de belirttiği gibi müdahalesiz öğretim anlayışıyla, çocukların ihtiyaç duyduklarında rehberler eşliğinde birinci elden aktif rol alması ve deneyim kazanması çok daha değerli. Doğanın içindeyken eşlik edebilecek birçok soru, etkinlik, deney mevcut. Yeter ki bu etkileşime hevesli yetişkinler olsun, çocukların zaten doğuştan gelen merak duygusu var. Çocuklara yapabileceğimiz en büyük kötülüklerden biri, içinde yaşadıkları doğal dünyaya karşı hissettikleri bu merak duygusunu köreltmektir. Örneğin çocuklar kötü hava fikrini yetişkinlerden öğrenir. Bu sebeple davranışlarımızın, konuşmalarımızın ve benimsediklerimizin önemi düşündüğümüzden fazlasıdır.

•Elbette aynı zamanda birçok faydası olan teknolojiden vazgeçmesekte onu doğaya tercih etmediğimiz bir yaklaşımı benimsemek ve bundan aldığımız keyfi yansıtmak, çocuklara keşfedebilecekleri güçlü bir kılavuz sunacaktır. Hangi teknoloji doğadaki çocukluk anılarının yerini tutabilir ki? Yaşasın doğada olmak…

''Çocuklar doğayla ve diğer canlılarla bağlantı kurmak için doğuştan gelen bir dürtüye sahip olan, biyofili eğilimli varlıklardır.''

''Çocukların ürettikleri sanat eserleri onların dünyaya seslenmesinin bir yolu, kitaplarda dünyanın onlara seslenmesinin bir yoludur.''
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Stephen King'in ülkemizde yayınlanan son kitabı olan Holly heyecan ve merak unsurlarının ön planda olduğu,aksiyonun neredeyse hiç bitmediği her sayfasını merakla okuduğum bir roman oldu.
Kitabın konusuna gelecek olursak; Tüm dünyayı saran covid zamanında geçiyor hikayemiz. Holly zor zamanlardan geçmektedir, annesini kaybetmiştir, iş ortağı Pete covide yakalanmıştır ve dünyada gelişen olaylar yüzünden Holly hiçbir şeyi umursamadan hatta bürosuna gelen telefonlara bakma zahmetine bile girmeden yaşayıp gitmektedir. Bir gün bürosundayken son anda çalan bir telefona bakmaya karar verir ve olaylar gelişir.
Kızı kayıp olduğu için Holly'den yardım isteyen bir annenin vakasını kabul eder Holly
Araştırmalarına başlar ve bulduğu sonuçlar neticesinde aynı bölgede kaybolan insanların sayısının hiçte az olmadığını fark eder ve şüphelendiği kişilerle Holly arasında akıl oyunlarıyla birlikte bir kaçıp kovalama başlar.
Neredeyse her sayfasını soluksuz okuduğum bu kitap kesinlikle önerimdir.
Yanıtla
4
2
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Bunun Adı Findel"in devam kitabı. İlkini aratmıyor, hatta onun da üzerinde diyebilirim. Hikayesi zamanın çocuklarının ilgisini çekecek şekilde güncel. Josh, teknoloji tutkunu bir altıncı sınıf öğrencisi. Bilgisayar, e-kitap, akıllı tahta gibi kolaylıklara tamamen karşı olan edebiyat öğretmeni Bay N'nin verdiği ödevi yaptığı gün onun hakkında önemli bir sırrı keşfediyor. Bunu ona karşı kullanmak için araştırmalarını genişletirken bambaşka gerçeklerle karşılaşıyor. Ardından karşılıklı dijital mücadele başlıyor. Heyecan ve merakı canlı tutan bu macerayı özellikle ortaokul öğrencilerine tavsiye ederim. Sınıf kitaplıklarında bulunmalı.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Biraz Mümtaz, biraz Nuran ve ihsan, ziyadesiyle Suat ile Huzur’u ararken daha çokta İstanbul’u dolaşmaktadır ki, saatini ayarlayıp Enstitüye uğraya ve Sahnenin Dışındakilere rastlayıp, Mahur Beste'yi dinleye, Ayadaki Kadın a bakarken.
Hocası Yahya Kemal ile İstanbul'u arşınlayıp hayatın içinde olduğunu düşünürken ne içinde ne de dışında olduğunun farkına varıp Abdullah Efendinin Rüyalarına dalsın. İstanbul kesmedi mi azıcıkta Kerkük’ten dem vurup, atsın kendini Beş Şehire ve oradan ver elini Paris’e,
Keşke diyorum bu kitabı Ahmet Hamdi’in eserlerini okumadan önce okusaydım diyorum. O zaman belki daha iyi anlayabilirdim, öğrencilik ve hocalık yıllarını ve romanlarında ki kişi ve mekânlar, mesajlarıyla birlikte. Beğenerek okudum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Anlatım dili açısından, sade ve akıcı üslubu genç okuyucular için oldukça uygun. Görsel betimlemelerle desteklenen hikâye, çocukların hayal gücünü harekete geçiriyor. Bu yönüyle, kitap bir yandan bir maceraya davet ederken diğer yandan hayata dair derin sorular soruyor.

Sonuç olarak, “Robonlar: Bir Kaçış Operasyonu” sadece çocuklar için değil, teknoloji ve etik üzerine düşünen her yaştan okur için keyifli bir kitap olabilir. Çocuklara cesaret ve dayanışma gibi değerler aşılaması ise eseri daha da anlamlı kılıyor. Okuyucuların, Robon ve arkadaşlarının özgürlük arayışına eşlik ederken bir yandan da kendi hayatlarına dair çıkarımlar yapacaklarına inanıyorum
Yanıtla
7
2
Destekliyorum  20
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ba-yıl-dım. Bayıldım! Demek ki ben de tam bir Arkeofiliyim. Arkeoloji inanılmaz ilgimi çekiyor, bu kitap tam bir arkeoloji sevdirme kitabı. Bir arkeolog bulsak hemen sorulacak en meşhur soruları cevaplamış. Kitabın içeriği dolu dolu, ilginç başlıklar. Dilinin ve anlatımının anlaşılır ve akıcı olması, çok keyifli ve kolay bir okuma sunmuş. Zaten amaç arkeolojiyle toplumun bağını kurmak, böylece bir kültür ve tarih farkındalığı yaratmak. Çok başarılı. Ben, geçmişten bugüne değer ve geleceğe vizyon nasıl çıkarılır, bunu anladım kitaptan. Çok sevdim gerçekten.
Yanıtla
7
1
Destekliyorum  4
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kısacık bir kitap. Eğer rakamlarla aranız iyiyse, ekonomi ve siyaset terimlerine de aşinaysanız çok da feyizli bir kitap. Önce bize eşitsizliğin ne olduğunu anlatıyor, ve çeşitli eşitsizliklere dair istatistikler sunuyor: Gelir eşitsizliği, servet/mülkiyet eşitsizliği, toplumsal cinsiyet eşitsizliği. Özellikle Fransız devrimi sonrası tarihi ve siyasi gelişmelerle bu eşitsizliklerin arasındaki bağlantıyı göstermeye çalışmış. İsveç'i eşitsizlikleri azaltmaya yönelik toplumsal talep, hareketlilik ve kurumsallaşmayla nasıl başarı sağlanabileceğine örnek göstermiş. İklim krizi, karbon salınımı ve doğa tahribatı ise geleceğin eşitsizlik tartışmalarında merkezde olacak demiş. Özetle değişmek her zaman mümkün, o mücadeleyi verirseniz diyor.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Şairden ressama, resme dair...

Edgar Degas'yı nasıl tanımlarsınız derseniz:
En büyük yargıcı kendisidir çünkü tek isteği kendisini onaylayabilmek.
Evinizde ya da herhangi bir yerde Degas'ya ait bir resim bulundurursanız kendisinden saklayın çünkü onu bir şekilde alacak ve üzerinde düzeltmeler yapacaktır. Ayrıca o resmi görememe ihtimaliniz de var (hatta hiç).

Degas'ya göre hiçbir yapıt tam olarak tamamlanamaz.
Mutlaka sonuna kadar elden geçirmek için yanıp tutuşursunuz.

Telefon için de bir sözü var:
"Demek telefon dedikleri bu... Zil çalıyor, siz de gidiyorsunuz..."
Valéry ise bu alaycı sözü şöyle genelleştiriyor:
"Demek ün dedikleri bu... Adınızı anıyorlar, siz de bir şey oldum sanıyorsunuz!.."

*Saygınlık, servet, ün gibi şeylere burun kıvıran Degas bu sözü onaylardı.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir