Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitap,gerek kurgusuyla gerek içindeki mesajlarıyla dahiyane bir bilim kurgu -SiberPunk-kitabıdır.. birde 1950'lerde yazıldığını düşünürseniz..

Dili, kurgusu, kurulan evrenin matematiği gerçekten takdire şayan…
‘’jauntlamak’’-ışınlanmak-elde edilen tek bir gücün bile sosyal hayatı ne denli etkilediğini göstermesini beğendim. Çünkü ışınlanma günümüzde çok kullanılan bir süper güçken bunun sonuçlarına neredeyse hiçbir eser yer vermiyor. Yalnızca ne ve nasıla odaklanılıyor. Bu bakımdan güzeldi.

Akıcı ve hiçbir gereksiz ayrıntıya yer vermeyen bu kitabı bilimkurguya başlamak isteyen okurlara özellikle tavsiye ediyorum
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın anlatıcısının tesadüfen tanıştığı Aleksi Zorba ile geçirdiği günleri okuyoruz. Kitap iki erkeğin patron-çalışan, iki dost, iki ev arkadaşı olarak yaşamlarını anlatıyor, tanıştıkları andan itibaren. Birlikte Girit'e gidiyorlar, anlatıcının para yatırdığı bir maden işletmeye başlıyorlar. Aleksi burada ustabaşı gibi çalışıyor. Akşamları da birlikte yiyorlar, içiyorlar, sonra da hayatı, kadınları, yemekleri, Tanrı'yı, ölümü, yaşamı, hayatta konuşulabilecek ne varsa konuşuyorlar, ne kadar sorgulayabiliyorlarsa o kadar sorguluyorlar. Cevap bulmak her zaman mümkün olmasa da, amaç varılacak yer değil yolculuk neticede. Kitap bende okurken Yaşar Kemal okuyormuşum gibi bir his bıraktı. Bu kez Çukurova'da değil, Ege'deydim. Betimlemeler daha az, diyaloglar daha fazlaydı, bunun sayesinde de çok daha akıcıydı. Nedenini anlayamadığım şekilde beni kıskıvrak yakaladı. Tüm kalbimle öneririm benim gibi okumakta geç kalanlardansanız.
Yanıtla
8
1
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Cesur bir gazetecilik örneği. ABD'nin 11 Eylül saldırılarını bahane ederek küresel çapta hükümetler ile asi kuvvetler arasında yaşanan veya merkezi kuvvetler ile gerilla kuvvetleri arasında yaşanan çatışmalarda sözde demokrasi adı altında yardım yaparken bir yandan da karşı tarafa sattığı silahlar ile nasıl zengin olduğunu bunlara ek olarak 11 Eylül saldırılarını bahane ederek CIA'ye çok geniş çapta yetkiler verip aynı zamanda sorumluluklarını azalttığını anlatıyor. Bu süreç içerisinde yazar bizzat CIA yetkilileri ya da ABD'nin gazabına uğrayanların kendileri veya yakınları ile yaptıkları röportajlardan veya birincil kaynak olarak verilen brifing veya açıklamalardan yararlanıyor. Küresel düzen küresel oyunlar.
Yanıtla
0
1
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitapta gerek tarihi olaylar, gerek kurgu, gerek ada atmosferi harikaydı. Güçlü bir kadının hüzünlü ama bir o kadar da engelleri aşma konusunda mücadelesini anlatan bir yaşam öyküsü. Ara ara tarihten alınıp yazılmış bölümlerin bulunması kitaba gerçeklik katmış.

Kitabın kalın olmasına rağmen hem akıcı hem de merak uyandırıcı bir dille anlatılması kitabın çabucak bitirmenizi sağlıyor.

"Atatürk’ün resmine sıra gelince küçük kız resmi aldı, öptü ve kalbine yasladı." Sayfa 45

"Her şey farklıydı. Türkiye, dünya. Değişmeyen tek şey konuşmaması, duyamamasıydı. Kendisi kendisinin hapishanesindeydi. Bir insan konuşamaz, duyamazsa dünya onu yok sayarsa hapishanesinde nasıl dışarı çıkardı?" Sayfa 516
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kesinlikle anne babaların çocuklarıyla birlikte okuması gereken bir kitap, bence 8-10 yaşlarından itibaren okunabilir. Matilda'nın bilim yarışmasında hakkının yenmesiyle başlayan hikaye, zamanında bir yıldız keşfeden ama keşfi erkek bir meslektaşı tarafından çalınan bu nedenle de bilime küsen astrofizikçi büyükannesinin hak ettiği nobel ödülünü almaya giden hikayesi. Hem kız çocuklarına yapılan haksızlıklara karşı çıkmak için cesaret veriyor hem de sürükleyici bir hikayesi var. Bir yandan da geleceğin bilim kadınlarına cesaret veriyor. Kız çocukları için bilime merak uyandıracak sıcacık bir hikaye. Tanıdığım bir çok kız çocuğuna hediye ettim, kendi kızım büyüdüğünde onunla tekrar okumak için sabırsızlanıyorum. Kitapta çeviriyle ilgili bir kaç kusur var, umarım editör bir kez daha inceleyip, anlatım bozukluklarını giderir.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın gözünden okurken bir an ben oldum. Okurken ben de dolaştım onunla sokaklarda, bakkalın önündeki sandalyeye oturdum, saçlarım tarandı, aynaya baktım, ağladım, tebessüm ettim. Çocukluğuma, kadınlığıma, insanlığıma sarıldım. İstedim ki tüm sevdiklerim benimle aynı şeyleri hissetsin. Aldım da aldım kitaptan dostlarım, canlarım için. Bayramda eskiden verilen mendiller gibi benim için. Çok şeyi çağırdı zihnime bedenime. Muazzam bir sadelikte ve akıcılıkta yazılmış bu öyküler sarıp sarmalasın hepimizi. Bir an için dünya sakin bir yer olsun, duralım. Kaleminize sağlık Alkım Doğan.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Rahmetli hocamın kaleme aldığı bu eserde 1783 Kırımın ilhakı ile başlayan zulmü günümüze kadar taşıyan beyaz/kızıl komünistlerin yaptıklarını anlatıyor. Ne çileler, ne adaletsizlikler, ne zulümler görmüş Kırımlı Türk soydaşlarımız. Katliam mı dersiniz sürgün mü dersiniz işkence mi dersiniz hepsini yaratmışlar ki en acısı da açlık olsa gerek. Ölen soydaşlarımıza Allahtan rahmet diliyorum. Bize bu tarihi bilgileri tüm özverisi ile sunan hocamı da saygıyla, rahmetle anıyorum. Tüm soydaşlarımız okumalı ve ders almalı.
Yanıtla
2
1
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ayşe Hicret Aydoğan'ın ilk öykü kitabı Mozart'ın Nasırlı Elleri, ismi ve kapağı itibarıyla müziğin öykülere sızdığı bir eser olduğunu bizlere gösteriyor. Sadece 56 sayfalık bir kitap olmasına rağmen ilk metinden itibaren sesin hakim olduğu kuvvetli bir öykü diline sahip olduğunu görüyoruz. Eserde yer alan birinci öykü "İpek Şal" içerik olarak epey sert bir metin. Kitapta çoğunlukla bireyin özellikle aile kaynaklı sorunları, yalnızlıkları olsa da bu öyküde olduğu gibi toplumsal meseleler de yer alıyor. Özellikle kitabın ortalarında bulunan tek adlık üç öykü, "Sis", "Leş" ve "Gece" gayet güçlü metinler. Keza "Mozart'ın Nasırlı Elleri" de güzel bir öykü. Mozart'ın Nasırlı Elleri kitabının özellikle öykülerdeki anlatım dili nedeniyle okunması gereken bir yapıt olduğunu düşünüyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ulu Önder M.K.Atatürk'ün "Vatanını en çok seven görevini en iyi yapandır." sözünü kendisine ilke edinmiş bir vatanseverin otobiyografisi. Bir dönemin Alamancı ailelerinin, yaşadıklarının ve hissettiklerinin bir çocuk gözüyle duygusal aktarımı çok etkileyici idi. İki farklı kültür arasında zorlanmış küçük bir Anadolu çocuğunun, sonrasında, uluslararası ilişkiler dahil önemli askeri görevlerde bulunmuş generalliğe uzanan sürecini kimi zaman heyecanla, kimi zaman üzülerek, kimi zaman takdirle okudum. 'Gerçekten istersen başarırsın' ana fikri ile gençlere örnek olacak bir kişisel gelişim kitabı niteliğinde. Yalın, akıcı.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Varoluşçu Çek yazar Milan Kundera ağırlıklı olarak roman hakkında yedi denemesini bu kitapta toplamış. Yazarın tüm eserlerinde rastladığımız totaliter rejimleri yeren veya hicveden, insanın varoluş hallerini felsefi yaklaşımlarla ve ironiyle aktaran düşüncelerini denemelerinde de görüyoruz.

Sanatta devamlılık kavramını, Goethe’nin formülüze ettiği “dünya edebiyatı”nı (die Weltliterature), Kafka, Musil, Broch , Flaubert gibi yazarlar üzerinden ise romanda “şeylere” inmek kavramını işlemiş. Romancı nedir diye soran Kundera, estetik ve varoluş düşüncelerini de antik edebi eserlerden örneklerle renklendirerek anlatmış. Yırtılan Perde başlıklı denemesinde bürokrasiyi hedefe koymuş. Orta Avrupa’nın makus talihini sıklıkla hatırlatan yazar son bölümde bir “bellek tiyatrosu” kavramını açıklayarak romanda bellek ve unutuşu ele alır.

Edebiyat özellikle roman ile ilgilenenlere öneririm.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir