Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dünya edebiyatının efsane isimlerinden Umberto Eco'nun ölümünden önce 2015 yılında yayınlanan son kitabı “Sıfır Sayı”
Yazarın okurları, onu tuğla gibi geniş hacimli kitaplarıyla tanır, ancak son kitabı tam tersine oldukça küçük hacimli, 176 sayfalık bir kitap.
Ancak bildiğimiz üzere Eco, küçük sayfalara büyük dünyalar sığdırabilen bir usta.
Yazar bu kitabında basın dünyasına el atıyor.
Basını kullanarak toplumu yönlendirmek, yönetmek, manuple etmek mümkün, bu biliniyor.
Olmamış olayları olmuş gibi, olmuş olayları olmamış gibi göstermek de mümkün, bu da biliniyor.
Peki ya tarihe geçmiş olaylar aslında hiç olmadıysa…
Belki de linç edilip ayaklarından asılan Mussolini, başka biriydi, çünkü ortada bir otopsi raporu var ve...
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
136 sayfa bir tarih kitabı için kısa olarak görünsede Vandalların tarihe bırakmış olduğu derin izlere rağmen arkalarında kendilerine dair yazılı kaynak bırakmamaları sebebiyle gayet doyurucu bir kitap. Özellikle konu ilerlerken haritalarla coğrafyayı size göstermesi, kronolojik sıra içerisinde anlatılıyor olması, günümüz bilgilerinizi aydınlatan bilgilere yer vermesi oldukça kolay ve hızlı bir okuma yapmanızı sağlıyor. Vandalizm kavramının anlamını bu kitapta okuduklarınızla karşılaştırdığınızda tarih yazımının, geriye yazılı eser bırakmanın, tarih aktarımının önemini çok net bir şekilde kavrıyorsunuz. Mümkünse herkesin zaman ayırıp okuması gereken bir kitap.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Evsizler Şarkı Söyler belki bir ilk kitap ama özellikle öykü dili kurulumu adına çok şey vadediyor. Kitapta yer alan yirmi öykünün önemli bir kısmında "ben" anlatıcı kullanılmış. Anlatıcılar o kadar iştahlı ki diliyle okuru vurup geçiyor. Bazı kitapları okuduğunuzda bir an önce masanın başına oturup yazmak istersiniz. Evsizler Şarkı Söyler de tam olarak böyle bir kitap. Anlatımın o güzel akışına kapılıp gidiyorsunuz. Bunun yanı sıra öykülerdeki meseleler de çok belirgin. Evsiz kalmışları, Berlin'in gettosunda yaşayanları, zamanla dövüşenleri ve İstanbul'un bekar odalarında ömrünü çürütenleri bir bir anlatmış bizlere. Keza mekânlar da tıpkı yaratılan karakterler kadar çeşitli. İstanbul, Stockholm, Kars, Berlin gibi şehirlerle bozkırın köylerinde öyküler boyunca geziniyoruz. Hayatın acı gerçekliği içinden çıkan hikâyeleri harikulade bir dilin eşliğinde okuyoruz. Fakir Baykurt Öykü Ödülü'ne de layık görülen bu kitabın aldığı ödülü sonuna kadar hak ettiğini düşünüyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Roman, siyasi olarak değişim sürecindeki 19.yüzyıl Rusya'sına odaklanır. Çernişevski bir devrimci olarak Rusya'da kurulacak yeni düzen için ''yeni insanlar'' tasarlamıştır. Romandaki karakterler Çernişevski'ye göre kahraman veya olağanüstü kişiler değil, olması gereken ve çağın ruhu olan kişiliklerdir. Roman karakterleri mantıksal egoizmi ilke benimsemiş ve ne yapacaklarsa kendi çıkar ve mutluluklarını düşünerek yapmaktadırlar. Her durumu mantıkla açıklayabilmenin mümkün olduğunun vurgulanması Dostoyevski tarafından Yeraltından Notlar'da eleştirilmiştir. Roman belirli bir bölüme kadar sürükleyici gitse de sonlara doğru konudan sapmalar yaşanmıştır. Romanın sonu ise yoktur, absürt bir şekilde bitirilip bazı konularda da iç tutarlılığının olmadığını düşünmekteyim. Çernişevski'nin üslubu ise ilgi çekicidir. Bir anda kendisi söze girip okuyucu ile sohbet edip edebiyattaki klasik estetik anlayışını eleştirir. Yayıncı ve çevirmen açısından ise gayet başarılı bir iş çıktığını söyleyebilirim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yerli ve yabancı birincil ve ikincil kaynaklardan kapsamlı bir literatür taramasıyla hazırlanmış muhteşem bir eser. Deniz ve karada yeni gelişen askeri teknolojilere yer verilmiş örneğin dretnotların ve torpidoların önemi bu savaşta ortaya çıkmış, gemilerin zırh kalınlığı ve hızlarının savaştaki etkilerine yer verilmiş, top teknolojisinin gelişiminin muharebeler üzerindeki etkisi İngilizlerin teknolojik desteklerinin Japonlar lehine kazanılmasındaki rolüne, kablosuz iletişim araçlarının savaştaki rolü ilk defa bu savaşta görüldü. Yaralı bir Japon askerinin cesetlerle dolu bir çukurdaki yaşam mücadelesi, Esir Japon yüzbaşının cebindeki haritaları toprağa gömmesi, daha nice ilginç anılar... Savaş sonucunda beyaz ırkın üstünlüğü sorgulanmaya başlaması, Rus subayları arasındaki rekabet savaşın kaybedilmesinde önemli rol oynaması şekliyle bizdeki balkan savaşlarına benzemesi Japonları zafere ulaştıran maddi ve manevi unsurlar ayrıntısıyla anlatılmış.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  3
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Deniz kenarı kasabalarının usta anlatıcısı, egenin yiğidi, yönetmenliğiyle tanıdığımız Çağan Irmak'ın şahane öykü kitabı. Bazı yönetmenler sadece sahne çekmez, sinematografi bilmez ayrıca iyi hikaye anlatıcılarıdır da... Çağan Irmak'ın güzel hikaye yazarı olabileceğinden kuşkum yoktu ve öyle de oldu. Anlatımı çok güçlü yine. Egede kurulan sofraların en ince detaylarına dek hatırlanması, çocukluğun ev eşyalarının, sokaktaki her şeyin kokusu bile buruna gelen tüm detayları, bir büyüğün sesindeki şefkatin tatlılığı... Çok ince işlenmiş gülümseten detaylar var yine hikayelerinde... Ve yine çok acı çekerken hayata olumlu enerjiler saçan insanların güzel insanların hikayeleri, acılı geçmişleri, geleceğe dair umutları ve umutsuzlukları. Hem gülümsetip hem ağlatıyor her zaman yaptığı gibi...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Herkes bilmeyebilir Taha Hüseyin Mısırlı ünlü bir yazardır. Bu kitap da onun kendi hayatını anlattığı bir ünlü bir eseri. Sadece mekanları değil kendi ruh halini de tasvirlerle anlattığı için kimilerine biraz ağır gelebilir. Arap edebiyatı zaten özünde ağırdır. Bu alanda usta sayılan bir yazarın eseri de ağır olması doğaldır. Okumak isteyenlere eserin bir çeviri olduğunu ve bazı çeviri hatalarının da olabileceğini göz önüne almalarını ve bu nedenlerle bazı cümleleri tek okuyuşta kavramalarının zor olduğunu söylemek isterim. Ancak ben okuyan herkesin bu tasvirlerde kendinden bir şeyler bulacağına inanıyorum. İnsan bazen sürükleyici, bir çırpıda okunup bitecek, aksiyon dolu hikayeleri; bazen de duygu ve düşüncelerinde derine indiren, hüzünlendiren, düşündüren, sorgulatan hikayeleri okumak ister. Bu kitap ikincisi seçeneği tercih edenler için...
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“Violeta” destansı bir anlatı… Bir pandemide başlayıp bir başka pandemide biten o uzun hayat…

Isabel Allende’nin tarihe tanıklık eden romanlarından biri daha. Tutkulu aşkların , kalp kırıklıklarının, Latin Amerika‘nın o kapalı kutu, darbelerle şekillenmiş günlük hayatındaki her bir ayrıntı gerçeğinden daha gerçek !

Bir kadın bir hayat demek öyle zor ki bir kadın ve onun birçok hayatı… zenginlik doyumsuzluk sonucu gelen göç “sürgün” ve yeniden doğuş . Bittiği yerden yeniden başlayıp özgürlük… ve huzurlu bir ölüm…

Bitti mi diye sordum kendime devamı gelecek gibiydi sanki…
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
01 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yakın Tarihteki önemli ve problemli meseleri belgeler ışığında nesnel bir biçimde açıklanıyor . Kesinlikle ağır bir dil içermiyor . Yabancı liderler ve temsilcilerimizin hem kendi aralarında hem birbirleri arasındaki telgraflarına yer verilmesi size o anı tekrar yaşattırıyor . Kitap yazılırken birçok kaynağa başvurulup müthiş bir sentez çıkarmış . Adeta mütearife olmuş bazı yargıların neden öyle olduğunu tarih biliminin ışığıyla anlatıyor . Bence her Türk vatandaşı günümüzde hala daha bizi çıkmaza sürükleyen konuların başlangıç noktasını bilmesi ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kurucu kadrosunun ta o zamandan farkına vardığı tehlikeleri mütaala etmesi ve üzerinde düşünmesi gerekiyor.Kesinlikle Fahir Armaoğlu'nun diğer kitaplarınıda inceleyeceğim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Zeze ona bahşedilen Şeker Portakalı ağacının sahibidir. Onu kişilikli bulmaktadır. Tıpkı kendi gibi... Çünkü Zeze 6 yaşında olmasına ve ona çok kötü davranılmasına rağmen tüm yaramazlıklarına rağmen karakter sahibi bir çocuktur. Bunu para kazanmaya çalışırken adil davranmasından, sevgi gördüğünde çok daha fazla sevgi göstermesinden anlayabiliyoruz. Zeze bize hikayesini dokunaklı ama gülümseten bir üslupla anlatıyor. Serinin ilk kitabı, daha sonra da gençlik dönemlerini okuyoruz. Aslında yazar itiraf da ediyor kendi hikayesini anlattığını. Ancak kendi hayatını yazma kolaylığına kaçar gibi değil bu roman... Ben 3. defa okudum. İlk lisede, sonra üniversitede şimdi de 36 yaşında... En çok da son okumamda keyif aldım, alt metinler buldum, bir sürü cümlenin altını çizdim. Geç kalınmadan okunması gereken bir kitap...
Yanıtla
8
1
Destekliyorum  9
Bildir