Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Terzi Osman’ın askerdeki komutanıyla kurduğu muhabbetle hikâye başlıyor ama ne hikâye… Yazar, kitabın daha başında üslubunu konuşturup bir anda hikâyeyi farklı bir yere taşıyor ve Osman’ın geçmişine gidiyor. Bize hayat içinde hayat, hikâye içinde hikâye sunuyor. Güçlü güçsüzü her zaman ezer mi?.. Adalet, siyaset kavramlarını ele alırken rant uğruna yapılan sömürgeleri, katliamları da es geçmiyor yazar. Toplumcu- gerçekçi bakış açısını sevenlerin gözdesi olacak bir kitap. Keyifli okumalar.
“E, korkmak iyidir. İşine yarar. Ama lazım olduğu yerde korkarsam faydası var.”
“Lakin hayat hiçbir zaman tekdüze akmaz. Kara gün kararıp durmaz.”
“İnsanla kavga etmekten bıktım artık. Kuşla, balıkla yaşamak istiyorum.”
“Anasızlık kuyunun dibinden sessiz dünyanın gürültüsünü dinlemekti.”
“Azsan çok olmaya bakacaksın. Bir de zayıfsan hile düşüneceksin. Hile zayıfın dostudur!”
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  3
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çocukluğu II. Dünya Savaşı yıllarında geçen Aytmatov, “Toprak Ana” eserinde savaşın bütün yıkıcılığını ve yaşattığı çaresizlik duygularını ön plana çıkararak savaşın yarattığı felaketler üzerinden bizlere barışı telkin etmektedir.

Erkeklerin savaşa gittiği ve dönmediği bu romanda, Aytmatov' un çocukluğunda yaşadığı olaylarla doğrudan ilişki bulunmakta olup, baba özlemi ( Babasının ölümü onu derinden etkilemiş) ve beraberinde erkeklerini yitiren kadınların acıları ve yalnızlığı romanda kendini göstermiştir.

Roman okunup bitirildiğinde, “Herkesin iki annesi vardır, ilki topraktır.” cümlesiyle özetlenebilecek bir duygu ve düşünce tadı kalmaktadır insanın zihninde...

Ele aldığı konuları evrensel değerlerle buluşturan Aytmatov, toplumunu ve kültürünü eşsiz üslûbu sayesinde dünyaya tanıtmıştır. Bu nedenlerle, Aytmatov’ un eserleri gençlerle buluşturulmalı, onların hem edebî hem tarihî zenginlikten faydalanması sağlanmalıdır.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ahmet Ümit bu kitabında Ağva'da bulunan kemiklerden yola çıkarak geçmişe gitmiş ve Başkomiser Nevzat'ın eşiyle kızının ölümünü çözmüş. Kitap bittiğinde sıkı bir Ahmet Ümit takipçisi olarak sonunda nedense şaşırmadım. Evet heyecanla okudum son sayfalara doğru heyecan iyice arttı ama en başından tahmin ettiğim gibiydi. Başkomiser Nevzat'ın rüyalarının olduğu kısımları biraz zoraki okudum. Aslında ilk kitaplarını okumadan da direkt bu kitap okunduğunda anlaşılabilsin diye karakterler ve geçmişleri çok güzel anlatılmış. Kitabın ismi de cuk oturmuş. Ayrıca günümüzde geçmişten beri gelen ama şimdilerde daha çok konuşulan artık iyice ayyuka çıkan meselelere de değinmesi çok güzel olmuş. Okunmasını tavsiye edeceğim hızlıca bitirilebilecek bir kitap.
Yanıtla
5
1
Destekliyorum  15
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Daha önce başlayıp yarıda bıraktığım, okuduktan sonra da etkisinden çıkamadığım kitaplardan biri oldu Gazap Üzümleri. 1930’larda Amerika’da yaşanan Büyük Buhranı anlamak için Joad ailesinin bu hüzünlü hikayesine şahit olmak yeterli. Sömürü, açlık, yoksulluk, sefalet ve çok daha fazlasını kitaptaki her bir karakterle derinlemesine hissetmek mümkün. Okuyucuyu kendi içine çeken ve karakterlerin arasında yaşamanızı sağlayan çarpıcı bir roman. Kitabın finalinde yaşananlar ise insanlığın ve ümidin hala bitmediğinin en büyük göstergesi.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"bir toplumun ölülerine bakarak o topluma dair çok şey öğreniliyor." diyor roca ve terrasa. 180 kadar toplu mezar saklı olan paterna mezarlığına odaklanıyoruz. bazıları altı metreden daha derin olan ve içinde yüzlerce infaz edilmiş kişiyi barındıran bu çukurlar, iki binden fazla bedeni yer altında tutuyor. franco diktatörlüğü ve iç savaş kurbanlarına dair bu nefis hikâye ile araladığı toplumsal mesele hemen her ülkenin tarihinde bulunan utanç yaralarından. evrensel ve kapsayıcı. roca'nın incecik detaylara gösterdiği özen ile çok dokunaklı. zamana karşı, unutulmaya karşı verilen savaşı okuyoruz. büyüleyici iki insanı tanıyoruz. "beni unutmayın" diyenleri anarak o kadar güzel saygı duruşunda bulunuyor ki yüreğe taş gibi oturuyor. "demokratik bir ülkede kimliği belirsiz gömülmüş yüzlerce kişiyle dolu yerler olması ne anormal, düşünsenize." diyor. bir çizgi roman, bir sanat eseri daha fazla ne yapabilir ki?...
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  8
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Lawrence Durrell’i okuyamadan, küçük kardeşi Gerald Durrell’i okumak nasip oldu bana :) İngiltere’nin nemli ve kasvetli havasından sıkılıp, eşyalarını toplayıp Yunanistan' ın Korfu Adasına yerleşen Durrellerin hikayesini, ailenin en küçük oğlu Gerry' nin ağzından dinliyoruz. Korfu Üçlemesinin ilk kitabı olan Ailem ve Öteki Hayvanlar’ı büyük bir keyifle okudum. Aile bireylerinin bitmek bilmeyen maceraları, Gerry' nin enteresan öğretmenleri ve Korfu' nun renkli insan karakterleri ve doğası 10 yaşında bir çocuğun ağzından öyle nüktedan anlatılmış ki, yüzümde tatlı bir tebessümle okuyup bitirdim romanı.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ortaçağ Avrupa'sındaki garip hatta korkunç olayları anlatan bir kitap. İşin en ilginç yanı yazarın 1930'lu yıllarda eseri kaleme alması ve olaylara o yılların değer yargılarıyla bakıyor olması. Yani günümüzde kitabı okuyan biri 1930'da Ortaçağ Avrupası'nın nasıl göründüğünü anlayacak, bu esnada 30'lu yılların fikir yapısı hakkında kanaat sahibi olacak. Günümüzü de işin içine katarsak okurun üç katmanlı bir toplumsal değişimin evrelerini düşünüp sorgulayabileceği gayet açık.
Ortaçağda insanları diri diri yaktıran bir anlayıştan, bugünkü medeniyete ulaşan toplum psikolojisini iyi anlatan bir eser. Üstelik kısa pasajlar, kolay anlaşılan cümlelerle yormadan okutuyor.
Kuşkusuz çevirinin Sabahattin Ali tarafından yapılmış olması da işin bonusu.
Yanıtla
0
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap, küçük bir kız ve koca bir kutup ayısını merkeze alıp kuzey kutbunu, dolayısıyla Dünya'yı ilgilendiren önemli bir soruna odaklanıyor. Eriyen buzullar... Bir çok bilim insanının dikkat çektiği bu sorunun dünyamızı nasıl etkileyeceğini tam olarak bilemesek de bilimsel veriler gidişatın iyi olmadığını gösteriyor.

Çok akıcı ve yalın bir dille yazılmış. Bunda çocuklar için kaleme alınmış olmasının etkisi fazla. Çocukların ilgisini, özellikle çevre sorunlarına kayıtsız kalmayan çocukların ilgisini fazlasıyla çekecek bir kitap. Yazarın da belirttiği gibi kurgu olsa da işlediği konu ne yazık ki gerçek. Küresel ısınmanın önlenmesinde insanlığa düşen görevlere dikkat çekmesi bakımından oldukça değerli bir eser.
Yanıtla
7
0
Destekliyorum  6
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
8. seride konumuz benlik duygusu. Benlik duygusu aşırıya kaçtığında kibir olur. İnsanın karanlık tarafı, gölge tarafı, insan onuru gibi başlıklar ele alınmış. Bu konu her zamanki gibi babanne-torun= Filozofla Çaylak diyalogları üzerinden, eğlenceli bir dille bizle buluşuyor. Soyut bir konunun ağırlığı bir ergenin muziplikleri, şefkatli ve sevecen bir babannenin bademli kurabiyeleri, frambuazlı pastaları, evin ve kahramanlarımızın günlük halleriyle hafifletiliyor. Konuyu sadece felsefe değil, etimoloji, psikoloji ve teoloji penceresinden ele alınıyor. Kur'anın ayetleri, peygamberler ve İnsanlık tarihinin en bilindik figürleri arz-ı endam ediyor bu kitapta. Çoook beğendim. Seri kitapları birbirinden bağımsız okunabilir ama ben kesinlikle 1'den 8'e sırayla okunmasını tavsiye ediyorum, Çaylak ve filozofu hakkıyla tanımak, kitabın duygusal boyutundan nasiplenmek için.
Yanıtla
10
0
Destekliyorum  9
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Kırmızı köşkün esrarı" Pertev Şevket bey'in yazdığı bir Osmanlı polisiyesi. 100 yıl sonra sadeleştirilerek günümüz Türkçesine aktarılmış.
Konusu kısaca köşkte bir cinayet işlenir. Ve her şey birbirine karışır. Olayı çözmesi içinde maktulün yeğeni ünlü hafiye Sherlock Holmes'u İstanbul'a konağa çağırır. Bundan sonrası tam bir macera. ‍️
Biraz kitap hakkında konuşmak gerekirse verilen bilgilere göre eser Cumhuriyet döneminde yazılmış ve yayımlanmış. Ama harf devrimine yetişememiş. Böylelikle eski yazı halinde kalmış. Bir dönem kitabı olduğu için dönemin kültürel hayatına, esnaf adlarına, olaylar İstanbul ve İzmir arasında geçtiği için semt adları, otel isimleri, vapur saatlerine kadar bize bilgiler veriyor. Burada çevirmen dipnotları da bilgi verme noktasında çok iyiydi. Kitabın en sevdiğim yönü ise olayların arka planını bizde karakterlerle beraber yaşıyor ve öğreniyoruz. Bu yüzden olay çözümlenene kadar bizde onlarla beraber iz sürüyoruz ve heyecan hiç kaybolmuyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir