Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Aşk hikayesi, adından da anlaşılacağı üzere birinin müslüman birinin gayrimüslim olduğu iki gencin aşkını anlatmaktadır. Kitap Sultan Ahmet'in cami yaptirmak istemesiyle başlıyor ve başkarakterimiz olan Bahşı'nın öz kızı olduğunu bilmeden gördüğü kızı Kaknuşa'ya benzetmesiyle başlar. Tabi o sırada Bahşı 40 yaşlarında ve kızı görmesiyle 20 yıldan beri kaybettiği eşini aramaktan hiçbir zaman bıkmadığı gibi bir umut doğar. Acaba Bahşı eşi Kaknuşa'yı bulabilecek midir?

Yalnız kitap hakkında söylemek istediğim bir şey var, akıcı bir dil hakim olduğu kadar bu kitapta İskender Pala'nın eski kitaplarından (Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk, Katre-i Matem, Od) aldığım tadı aldım. Eski kitaplarımda divan edebiyatından izlere fazlaca rastlarken bu kitapta divan edebiyatına dair fazla iz olmamasına rağmen o kitaplardan aldığım tadı alabildim. Tabiki A-71 ve Surname eserlerini yabana atmıyorum fakat sanırım alışık olduğum kalem o tarzdı. Kısacası okumanız kesinlikle tavsiyemdir.
Yanıtla
14
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
1014 sayfalık hacmiyle Ördekler, Newburyport özel bir roman. Romanda ilk sayfadan başlayan dişi aslan hikâyesi ve sonrasında devam eden orta yaşlı, dört çocuk annesi, eskiden öğretmen, kanser hastalığı atlatmış, evde tart yaparak para kazanan, ikinci eşiyle evli bir kadının bilinç akışını okuyoruz. Karakterin anlatımında nokta yok, nokta yerine "the fact that" yani dilimizdeki çeviride "gerçek şu ki" diye kullanılan bir kalıp var. Gerçek şu ki kalıbı başlamadan önce belirli yerlerde çağrışımla ilerleyen kısımlar var. Örnekteki ikinci sayfada "Uyan Resmet Günü, dikamba, Kleenex" gibi. Kitap ne anlatıyor kısmına geldiğimizdeyse Obama, Trump, çevreye verilen zararlar, zararlı gıdalar, polis şiddeti, cinayetler, filmler, aktrisler, aktörler, şarkılar, kitaplar, yazarlar ve bunlar gibi hem geçmişten hem de günümüzden pek çok şeyi okuyoruz. Ayrıca bir Amerikan ailesinin yaşamını, kadının anne ve babası için yaşadığı özlemi, kırıklıkları da okuyoruz.
Yanıtla
11
5
Destekliyorum  3
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Norveçli yazar bu kez Danimarka ağırlıklı bir öykü anlatıyor. Adını hiç öğrenemeyeceğimiz 60 yaşındaki anlatıcı kadının yaklaşık 6-7 yaşlarındayken hatırladığı 1932 Noel’i ile başlayan roman, çocukluğunu, gençliğini, Danimarka’nın 1939’daki Alman işgalini, abisinin direnişe katılışını, 1943’deki işgalden kurtuluşu, zaman zaman geriye dönüşler yaparak anlattığı bir hayat hikayesine dönüyor. Peterson’un ilk romanlarından olduğu belli, son iki romanından (Ardından ve Benim Durumumdaki Erkekler) çok daha sıkı bir öyküsü ve anlatımı var.

Yine Kuzey Avrupa ülkelerinin vahşi tabiatı, yine yalnızlık hissi ve depresif ruh hali, o ülkelere has hüzün bu romanında da ana unsurlar. Kısa ama güçlü cümleleri ile klasik bir Per Peterson romanı. Bulunduğu coğrafyadan çok daha sert iklimi olan Sibirya’ya gitme hayali ise anlatıcının bir paradoksu, zaten romanda çok sayıda olan paradokslardan birisi.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı yeni bitirdim ve beğendim. Bursa'da başlayıp İzmir'e aktarılan ve son olarak Amerika'da biten bir hikaye olması nedeniyle Türkiye'de daha çok ilgi gören bir kitap olabilir. Ödüller de kazanmış. Güçlü bir hikayesi var ve iyi kaleme alınmış yoksa 600 sayfayı okumak kolay değil ama kitap akıyor. Ben zaten kuşaklar arasında aktarılan kader motifleri genler korkular davranış ekolleri söz konusu olunca ilgiyle okuyor izliyorum. Sonunda da bir yüzleşme bekliyordum ve bunun bu kadar tatlı yazılması kitabı güzel hatırlatacak bana.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kız kardeşlerinin kabahati yüzünden abilerinin "erkekliklerini ispatlamak" için cinayet işlemek zorunda kalmaları anlatılıyor.
Roman, bir polisiyeden ya da cinayet çözümlemeden ziyade namus ve töre gibi kavramların insanların hayatlarına etkisini işliyor. Cinayeti işleyecek kişilerin bile belki birileri bizi durdurur çabası, toplumun töre ve namus kavramlarına bakışından mı yoksa vurdumduymazlıktan mı bilinmez işe yaramıyor ve herkesin bilmesine, görmesine hatta engellebilecek olmasına rağmen işleniyor cinayet.

Roman kısa ve akıcı olmasına rağmen çok fazla isim içeriyor, hikâyeye katkısı olmayan gereksiz birçok detaya da yer verildiğini düşünüyorum. Okurken bu detayı aklımda tutmalı mıyım, bu isimleri ezberlemeli miyim gibi sorular geliyor akla.
Yanıtla
4
3
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
31 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bilmediğimiz bir ülkenin, bilmediğimiz bir şehrinde, ismini bilmediğimiz ancak yaşına âşina olduğumuz öğretmen bir kadının farklı mekanlarda geçen günlerine tanık oluyoruz. Hepsi hepimizin yaşadığı sıradan günler. Çok sonra ortaya çıkıyor ki aslında bu günler İtalya’da geçen günler. Kadının yalnızlığına ve bazen kalabalığına bazen bir kuaförde, bazen köprüde, bazen bir tatilde, bazen günün herhangi bir vaktinde eşlik ediyoruz. O izin verdiği ölçüde anne ve babasıyla olan çetrefilli ilişkisine tanık oluyoruz. Yalnızlığını soluyoruz çoğu zaman. Bazen onu anlıyoruz bazen anlamaya çalışıyoruz.

Sadelik içerisindeki bu kısa metin ve metin vasıtasıyla bu kadına eşlik ediş bana iyi geldi.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum  7
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın konsepti şu; Osmanlı Devleti'nin 19. yüzyıl sonuna gidiyoruz. Oradan Cumhuriyet'in kuruluşuna, ilk meclise, Cumhuriyet'in hemen hemen ilk 30-40 senesine damga vuran yüz ismin hayatlarını birkaç sayfada okuyoruz. İnkılap tarihi olarak öğrendiğimiz dönemi, kendi tabiriyle, muharebe meydanlarından çıkarıp, insanileştirmeye çalışıyor. Tarihin o öğretici sıkıcılığından uzaklaşıp inkılabı top seslerinde değil kağıt hışırtısında aramamızı salık veriyor. Mustafa Kemal, İsmet İnönü, Mehmet Akif, Tunalı Hilmi gibi hem asker, hem siyasi, hem de fikir alanında Cumhuriyet'i kuran ve yükselten isimler olduğu gibi; Enver Paşa, Vahdettin, Damat Ferit ve Şeyh Sait gibi ülkeyi geri çeken, birilerine peşkeş çekmeye çalışan ama şükürler olsun ki başaramayanların hayatını da okuyoruz.
Yanıtla
8
6
Destekliyorum  6
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gülşen Funda'nın Yol Deriz Ona adlı öykü kitabında her biri tek isimden oluşan yedi öykü yer alıyor. Yazarın dili fazlasıyla özel, kendi has, çok lezzetli. Ama kitaptaki öykülerin kalitesini sadece iyi dille açıklayamayız. Kurgular da bir o kadar özgün. Bildiğimiz acıları kadim metinler üzerinden yeniden kurgulamış yazar. Yani karşımızda tarihsel üstkurmaca olarak niteleyebileceğimiz öyküler bulunuyor. Tuvalarda Soğdlara, Osmanlı'dan Bizans'a kadar farklı zamanlar ve kültürlerin efsanelerinden, destanlarından, masallarından çıkmış ve yeniden kurgulanmış öyküler mevcut. Acının anlatımı oldukça derinden, uzak zamanlardan, uzak diyarlardan okura geliyor. Kurgulardaki parçalı ve bölümlerden oluşan yapı da ayrıca göze çarpıyor. Kısacası bu güzel kitap 2023 yılı Türkiye Yazarlar Birliği ödülünü sonuna kadar hak etmiş.
Yanıtla
1
2
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
30 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Zaman Çarkı serisi genel olarak fantastik edebiyat okurlarının kütüphanesinde yer alması gereken başlıca kitaplardandır. İlk kitabı ise özellikle yeni bir serüvene başlangıç için oldukça iyi bir kitaptır. Merak uyandırır, atmosfer, olaylar ve karakterler oldukça iyi betimlenir ve ansızın kendinizi başka bir dünyanın içinde bulursunuz. İlk kitaptan itibaren not alarak okumak 14 ciltlik seri içerisinde iyi bir okuma alışkanlığı yaratacaktır. Çünkü olaylar aynı farklı yer ve zamanlarda paralel olarak ilk kitaptan itibaren ilerlemeye başlıyor. Ayrıca hiçbir karaktere baştan önyargılı davranmayın ilerleyen süreçte favori kahramanınız olabilir.
Yanıtla
3
1
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
29 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazar, erkeklerin MARS’tan, kadınların da VENÜS’ten geldikleri varsayımı ile her iki tarafında iletişim, olaylara/hayata bakış, anlayış, hissediş, tepki ve beklentilerinin farklı olduğunu anlatıyor. Aslında bu farklılıklar kabul edildiğinde önemli bir sorun çözülmüş olur. Zaten mutluluğun temeli de birbirimizi anlamaya çalışmak ve kabullenmek değil mi?Ancak her konu ve olayda erkeklerin/kadınların % 100 farklı düşünmesi biraz abartılı bence. O zaman hayat yaşanmaz hale gelir. İllaki az veya çok ortak görüşler vardır. Farklı bir bakış açısıyla hazırlanmış bir eser. Bazı tekrarlar olsa da okumaya değer bir kitap.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir