Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yavaş yavaş sindire sindire okumanız gereken bir eser... öyle ki okurken hücrelerinize işliyor acının kekremsi tadı ve çaresizliğin ince sızısı. Kapana kısılmış gibi hissediyorsunuz, elinizi uzatıyorsunuz ama boşlukta sallanıyor sanki. Çocuklarınız varsa anneyseniz hele bir de bunca acı arasında tek başınıza nasıl kürek çekmeye çalıştığını Eilish in anlamlandırabilirsiniz. Uzak bir gelecek tasvir edilen ve bir distopya okuduğumuz ama o kadar da tanıdık yaşadığımız çevrede... Hep başkalarının başına geleceğini düşündüğümüz felaketlerin ve bizden uzak zannettiğimiz kötü günlerin bir anda ortasında kalıverirsek nasıl başa çıkarız diye derin derin düşündürüyor.Konu olarak  dediğim gibi her ne kadar yabancı olmasak da her sayfada sanki ilk kez böyle bir şey yaşanıyormuş gibi hissettiğimiz ya da sanki yaşanması bir taraftan imkansız gibi düşündüğümüz diğer taraftan da her an böyle bir kaosun içinde varlığımızı sürdürmeye ramak kaldığımızı düşündüğümüz bir kurguya sahip.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Doğrusu bu kadar akıcı ve zarif bir dille karşılaşmayı beklememiştim. Su gibi akıp giden bir yazım var. Bunun yanında betimlemeler o kadar yoğun bir şekilde işlenmiş ki her detayı gözünüzde canlandırabiliyorsunuz.Her karakterin heyecanını, sevincini, acısını en derinden hissedebiliyorsunuz.Toplumca dışlanmış ama yine de insanların merak ettiği bir kadın ve o evin çocuklarına ders vermek için giden bir öğretmen tanıştılar. Nihayetinde evlendiler. Önce bir kızları sonra ikizleri oldu. İkizlerden biri Hamnet. Sonra bir gün ikizlerden biri hastalandı. O korkunç kara hastalığa yakalandı. Sonrası bir kayıp. Sadece bir kayıp demek yeterliyse tabii.Shakespeare’in ünlü eserinin -Hamlet- ortaya çıkışındaki olaylar zincirini okuyoruz bu kitapta. Ah Agnes, kaybını, düşüncelerinin yoğunluğunu öyle derinden hissettim ki! Okurken muhtemelen gözyaşlarınıza hakim olamadığınız anlar olacak. Ve kusursuz bağlanmış bir sonla, huzurla kitabı kapatacaksınız.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yiğit Hocamızı, İbrahim Selim ile birlikte hazırladıkları “Eller Kadir Kıymet Bilmiyor” programı sayesinde tanıdım. Samimiyeti, bilgisi ve anlatımındaki sıcaklık beni o kadar etkiledi ki kitabı çıkar çıkmaz hiç düşünmeden satın aldım.

İyi ki de almışım! Daha ilk sayfalardan itibaren beni içine çeken, hem düşündüren hem de keyifle okutan bir kitap. Sanki yazarla karşılıklı sohbet ediyormuşsunuz hissi veriyor. Anlatımı son derece akıcı, içten ve yalın. Bunun yanında baskı kalitesi de gerçekten çok başarılı; kapağından sayfalarına kadar özenle hazırlanmış. Renkli baskı müthiş kalite hissi veriyor

Kitabı elimden bırakmak istemeden okudum. Tek hayal kırıklığım, beklediğimden çok daha kısa sürede bitmiş olmasıydı. Son sayfayı çevirdiğimde “Keşke biraz daha devam etseydi.” diye düşündüm. Uzun zamandır okurken bu kadar keyif aldığım kitaplardan biri oldu. Gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.
Yanıtla
8
0
Destekliyorum  4
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı okuyalı biraz zaman oldu. Şunu fark ettim ki insanoğlu da yazarın dediği gibi bir değirmenden hallice. Hep iyi-olumlu veya aksine hep kötü-olumsuz değil. Aynı bir değirmen pervanesindeki kanatlar gibi arasından rüzgarın geçeceği olumsuzluk boşlukları, o rüzgarı değerlendirip harekete geçeceği olumlu ilham kanatları var. İnsan kalbi gibi bir atıp bir beklemekte. Yazara (yazılması vesile olmuş yaratılmışa) selam ve teşekkür ile. Küçük bir çocuğun koca bir adamı şekillendirdiği bu dünyada görün kendi değirmeninizi ve sağlıcakla kalın orada.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap, şiir-roman türünün ilk örneği. Puşkin, bu kitabı 7 senede yazabilmiş. Başardığı iş son derece zor ve büyük bir saygıyı hak ediyor. Düzyazıyla kolaylıkla yazılabilecek bir romanı şiir formatıyla hem de kitaba özel Onegin kıtasıyla yazabilmiş olması bambaşka bir hüner.

Kitaba gelirsek, Rus edebiyatına biraz aşina olanlar için son derece bilindik bir hikaye. Şımarık toprak sahibimiz Yevgeniy Onegin ile genç şair Lenskiy ve onların aşkları Tatyana ile Olga kardeşler arasındaki ilişkinin anlatımı.

Hikaye çok sıradan olsa da Rus halkının hem köy hem şehir yaşamını başarıyla anlatması, Puşkin'in tanrı-yazar olarak araya girip hem bulunduğu topluma hem de edebiyatçılara yer yer dokundurmalarda bulunması enfesti. Ayrıca işin acı tarafı, Puşkin'in kendi ölümünü romanda çağırdığını görebiliyoruz (Puşkin, aşkı için giriştiği bir düelloda öldü). Şiir formatında yazılmış olmasına rağmen kitap son derece akıcı ve gayet de roman tadını okura verebiliyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Eğitim alanında ve mesleğinde uzman kişilerin kaleme aldığı eserlerin o donanımlı, içimizi dolduran ve sorularımıza yanıt olan niteliğini bu kitapta iliklerime kadar hissettim.
Yazarın hem mesleki derinliği hem de kaleminin o akıcı ve sade yapısı muazzam bir denge yakalamış. Yormadan, zorlamadan, adeta elimizden tutup nahif bir üslupla kendi içimizde derin bir yolculuğa çıkarıyor.
Kitabın en etkileyici yanlarından biri kesinlikle tekdüze bir psikoloji ya da teori anlatımı olmaması.
Günlük hayattan içimizi ısıtan ve bazen de sızlatan insan hikayeleriyle başlıyor, ardından bu hikayelerin psikolojik çözümlemeleriyle devam ediyor.
Tüm bunların mitolojik anlatılarla ve sembollerle harmanlanmış olması ise kitaba bambaşka bir zenginlik ve katman katmış.
Her bölümde kendi hayatımızdan, çocukluğumuzdan ya da ilişkilerimizden bir parça buluyoruz.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitabı okurken fark ettim ki tam da okumam gereken zamanda karşıma çıkmış. İçinde bulunduğum durumu görmem, anlamam, yüzleşmem gerekiyordu ve Seyir bana bunu sağladı. Salt kişisel gelişim kitapları okumayı sevmiyorum ama Piraye bunu roman şeklinde ve roman kişileriyle verince etkisi başka olmuş. Yer yer didaktik ve tekrara düşen bölümleri var, özellikle son yani 3. kısım biraz daha kişisel gelişim diline kayarak beni zorladı. Ancak algıların açık şekilde anlamak için okunduğunda rehber gibi bir kitap. Arada bir çıkarıp altını çizdiğim yerleri okuyor ve unutmamam gerekenleri hatırlatıyorum kendime.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İnsan psikolojisini derinden inceleyen ve gözlemleyen büyük Usta Tolstoy bu eserinde aşk, evlilik, kıskançlık, ölüm üzerine derin tahliller yapıp bunları edebi yeteneği ile gözler önüne sermiş. Kimileri için aşk romanı kategorisinde yerini almışken bence özellikle Levin karakteri ve onun bize düşündürttükleri ile felsefik ve toplumun dönüşümünü anlatan sosyokültürel bir eser.
Bir karakterin birden fazla ismi var yazar bir önadıyla hitap ediyor bir soyadıyla bir kısaltmasıyla bu da okurken zorlayıcı bir etmen oldu benim için.  Sürekli kim bu şimdi diye olaydan kopmama neden olmadı desem yalan olur. Bir de isim benzerlikleri girince işin içine "ya şimdi bu hangisi?" diye tıkanıp kalıyorsun. Rus edebiyatının zorlayıcı kısmı diyelim. Benim açımdan bu olumsuzluğa rağmen iyi ki okumuşum dediğim hatta neden geç kaldım dediğim bir eser oldu.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İmam Gazali'nin en ünlü eserlerinden olan Dil Belası, kitabında dilin afetleri yirmi başlıkta ele alınmış, kimi hemen herkesin bildiği kimi de pek çoğumuzun farkında olmadan afete düştükleri konulara değinmiş, kitabın özetini şu hadiste özetlemek mümkün, nitekim kitapta da aynı hadis birçok kez hatırlatılmış "Konuşan ya hayır konuşsun ya da sussun" Bence kesinlikle okunması gereken kitaplardan biri çünkü bilgisizce yapılan hatalardan korunmak ancak öğrenmekle mümkün olur. Ketebe yayınlarının baskısı, kalitesi ve içeriği de güzel olmuş, gereksiz ayrıntılara girmeden doyurucu bir kitap hazırlanmış
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İşitme engeli teması üzerinden ilerleyen bir gerilim romanı olarak beni en çok sessizlik kavramını tersyüz etmesiyle etkiledi. Hikâyede sessizlik, sadece duyulmayan sesler değil; saklanan sırlar, bastırılan korkular ve görünmeyen tehlikelerle birlikte büyüyen bir gerilim alanına dönüşüyor.
Kitabın en dikkat çekici yanı, işitme engelli bir karakterin perspektifinin hikâyeye yön vermesi. Yazar, bu noktayı sadece bir detay olarak bırakmamış; tam aksine olayların merkezine yerleştirmiş. Bu sayede okur olarak ben de dünyayı daha farklı bir algıyla okumaya başlıyorum. Duyamamak, burada bir eksiklikten çok, farklı bir tür farkındalık gibi hissettiriliyor.
Gerilim dozu yavaş yavaş yükseliyor. İlk sayfalarda daha sakin ilerleyen anlatım, ilerledikçe bir baskı hissine dönüşüyor. Özellikle “çıt yok” ifadesi, kitabı bitirdikten sonra bile akılda kalan bir tür tedirginlik yaratıyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir