Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çok sevdiğim bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine okumaya başladığım bu kitaptan çok etkilendim. Doğan Cüceloğlu'nun tarzına aşina olanların seveceği ve hayatında rehber olarak kullanacağı bir eser. İyi evlilik yapmanın sırları, evliliğin dinamikleri, evlenmeden önce dikkat edilmesi gereken hususlar ve daha fazlası çok akıcı bir dille anlatılmış. Yazar, bu kitabı herkesin okumasını istemiş ve bu yüzden mümkün olduğunca sade bir dil kullanmaya gayret etmiş. Bu da kitabın toplumun çoğu kesimine hitap etmesine olanak tanımış. Çiftlerin yazmış oldukları mektuplar da kitaptaki başlıklara ve konulara iyice yedirilmiş ve kitabın akıcılığını artırmış. Kısacası evlenmeyi düşünenler, evli olanlar veya evliliğini gözden geçirenler için rehber niteliğinde bir kitap. Bu kitabı okuduktan sonra belki eşinize daha çok saygı duyacaksınız, belki bozulma raddesine gelen evliliğiniz düzelecek, belki de onsuz yapamayacağınızı düşündüğünüz bir kişiyle evlenme kararınızı tekrar gözden geçireceksiniz.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  3
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ufuk açıcı bir deneme, bir düşünceler kitabı. Kesinlikle okunmalı.

Bu sözlerim, yazarın her fikrine katıldığım anlamına gelmiyor. Yazar düşüncelerinde belli ki zaman zaman okuduklarının etkisinde kalmış. Bazen de birkaç kitlesel hareketi değerlendirerek tümü hakkında hatalı bulduğum genellemelerde bulunmuş.

Bunun yanında insanların kitlesel harekete katılma nedenleri ve insan psikolojisi üzerine olan tespitlerinin çoğu harika. Ancak bu konuda da yanıldığını düşündüğüm tespitleri de var.

Özetle kitaptaki her paragraf sizi düşünmeye itiyor. Katılsanız da, katılmasanız da...

Beğendiğim bir tespiti:

"Genellikle bir şeyi sevdiğimizde, o şeyi bizimle beraber sevecek müttefikler aramayız....Fakat bir şeyden nefret ettiğimizde hep müttefikler ararız. Şaşırtıcı nokta şudur ki, nefretimiz elle tutulur bir şikayetten ileri gelmediği ve bu şikayetimizin pek de haklı bulunmadığı durumlarda, müttefik bulma arzumuz daha da şiddetlenir."

Yanıtla
8
0
Destekliyorum  6
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Her yazar sadık okur bekler, ancak Nurdan Gürbilek kati bir sadakat bekliyor. Fasılalı okumaya uygun değil onun yazını.
Yine harika bir çapraz okuma sunuyor okura, öyle ki insan onun zengin edebi perspektifine tanıklık ettikçe dünyada bilinmesi gereken ne çok kaynak olduğu gerçeğiyle mahcubiyetle yüzleşiyor.
Kafka’yı anlamak için Dostoyevski’yi bilmenin öneminden; Tanpınar’ın yolunun birbirinin çağdaşı olmamasına rağmen Benjamin’le beklenmedik biçimde kesişmesinden; Cemil Meriç- Peyami Safa; Meriç- Said eşleşmesinden muazzam metinlerarası bakışıyla bahsediyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
ABD neden İsrail' i destekliyor, nükleer bir savaşı kimler ister, çoğu ABD kiliselerinin Kudüs ve İsrail ile ilgili planlarının ardında hangi inanış var. Mescidi Aksa neden sinsi bir tehdit altında. Hepsi gayet net bu kitap da yazılı. Bir yıldız eksik verdim sebebi, 2000 başlarına kadar olan değerlendirmeler var.
Buna, günümüz, kendilerini adeta tanrı gibi gören, artık ABD nin yönetiminde de söz sahibi gözüken teknoloji milyarderlerinin, bu kitap kapsamındaki değerlendirmeleri de gerekir. Umarım birileri bunu da yazar.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Öykü yazmak başlı başına bir yetenek. Romanın o uzun uzadıya anlattıklarını az ve öz kelime kullanıp vurucu bir kurguyla anlatacaksın. Bir de Naime Hanım’ın artık öncüsü olduğu Fantastik Öykü yazacaksın ki işte bu büyük maharet. On sekiz hikaye hepsi birbirinden ilginç, düşündürücü ve başarılı. Yazar öyle noktalara değinmiş ki insan çoğu zaman içi burkularak okuyor satırları. Eşlerin birbirinden kopuşunu bir sandalye ile anlatmak, cennette binek olacak atını yaşarken güçlendiren adam, insanların yaşam enerjilerini emen gramafon, annesinin sesiyle sokak sokak dolaşan adam ve daha nice kurgu. Tertemiz bir dille yazılmış çok değerli bir öykü kitabı. Tavsiyedir.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Feminizm hakkında minimal bir çalışma. Yorum ve eleştiriden ziyade daha çok tarihsel gelişimini bulabilirsiniz. Feminizm tarihinin özeti olan kitabı eleştirdiğim noktalardan biri oryantalist bakış açısına sahip olması. Kadın sanki sadece Avrupa coğrafyasında yaşamış, kazandığı haklar açısından sadece Avrupa ülkelerinde ilklere sahip olmuş. Kitaba göre Avrupa’da başlayan ve devam eden feminizm kitabın yazıldığı dönem itibariyle hala başarılı olmamış. Bana göre, eşitlik manifesti ile yola çıkan kadın, yolun sonunda kendisine yasaklanan hakları edinirken geleneğin kendisine verdiği görevleri paylaşamadı. Şimdi üretime katılıyor para kazanıyor ama kazandığı yine eşiti olmayan tarafından gaspediliyor, ev sorumlulukları da üzerine eklenince kadın hayattan soğuyor, hasta oluyor. Ekonomik yapı dışında da her açıdan meta haline gelen kadın, feminizmin başarısızlığının sonucu.
Yanıtla
0
1
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir solukta bitecek roman. Ölüm satan mağazayı işleten aile üyeleri ismine münhasır kimliğe sahiptirler. Örüntüde bir aile var ve görevi intiharı kolaylaştıran seçenekler sunarak toplumsal depresyonu ölümle neticelendirmek. Bunun sonsuza dek devamı için ise ölüm dükkanını yaşatacak nesiller yetiştirme kaygısındadırlar. Ancak hesaba katmadıkları bununla birlikte amaçları açısından kendilerini endişe içinde bırakan evin küçük çocuğu Alan’ın iyimserliği durumu tersine çevirecektir. Aile olgusunun bu değişimi bir metafor mu tartışmaya değer
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Şanlı tarihimizin bilimsel kalıntılarından On İki Hayvanlı Türk Takvimi;astronomi, mitoloji, inanç biçimleri, doğaya bakış, kültürel ve coğrafi yapı ile ilintili oluşturulmuş ancak menşei 1906 yılına kadar Çin’e dayandırılmıştır. Müellif, 1906 yılında Fransızca dilinde yazdığı Türkçeye yüz on dört yıl sonra çevrilen bu araştırma ile Çin hipotezi yıkarak Türk kültürüne atfeden hipotezi doğrulamıştır. Çince ve Budist çalışmalarını dayanak gösteren yazar, araştırmayı metinlerdeki atıf çalışmaları ve ikonografik belgeleri ile destekleyip çeşitli uygarlıklar arasında kıyasla tamamlamıştır. Dili akademik, biraz daha alan yazına katkı amaçlı eserlerden bu nedenle okunuşu o kadar kolay değil fakat bu bizim tarihimiz! Ve yabancı bir müellifin oryantalist bakıştan uzak bu çalışması bence Türk tarihi için kıymetli. Tarihimiz varoluşumuz, okunmalı, her kütüphanede yerini almalı. ️
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kadınların ve sadece kız çocuklarının “Meryem Ana” inancına benzer şekilde varlığını gösterdiği ütopik bir ülkedeki gelişmişlik, uygar seviye, bilgi ve teknolojik yapının, yazarın üç Amerikalı erkek üzerinden kurguladığı bu hikaye, karşılaştırmalı bir analizinden ibaret olup yeterince dolgun, inandırıcı, etkileyici ve düşündürücü gelmedi bana. Erkeklerin ve daha da öte erkek kavramının olmadığı ve bence bu nedenle kadınların bu birliği sağlamayı başardığı ütopya beni tam anlamıyla çekti diyemem. İmkansızlığından ziyade kurgusu ve dili eseri taşır bana göre. Basit betimlemelerle, heyecanı nispeten az olan bu hikayenin tek bir kahraman ağzından aktarılması, eseri biraz da anı niteliğinde değerlendirmeme itti. Distopya, ütopya okuyucularının da aynı hissi yaşayabileceğini düşünüyorum ama yine de okunabilir.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Binbaşı Halil Sadi'nin Birinci Dünya Savaşı'nda cephede yaşadıklarını anlatan bu kitap oğluna yazdığı bir mektupla başlıyor. ilk sayfadan itibaren "insandan geriye ne kalır?" sorusuna cevap arayan Halil Sadi bize dönemi farklı bir bakış açısıyla sunuyor.
Kitabın ilk yarısı kahramanın iç monologlarını içeriyor. Bu kısım okurken sabır istiyor; zira burada anlatım çok edebi. İkinci kısımda ise kitap akıyor.
Halil Sadi'nin Leylasına ve Yusufuna geri dönme umudunu bir an olsun kaybetmediği bu acılarla dolu hikayeyi siz kitapseverlere önerir, keyifli okumalar dilerim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  3
Bildir