Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Temmuz 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Vay arkadaş… Bir kez daha Alex Schulman okuyup, bir kez daha “Ciğerimiz kalmamıştır” diyoruz. Dünya genelinde en mutlu yaşayan coğrafyalardan birinden bu çılgın aile travmaları nasıl kaleme düşüyor?

Kitapta paramparça bir çocukluk geçiren, güvenli bağlanamayan Herriet ve Oscar’ın ebeveyn olmalarını; ardından da bu işi yüzlerine, gözlerine bulaştırmalarını okuyoruz. Kızları Yana başta olmak üzere kitaptaki tüm karakterlere sarılmak istedim. Bölümler arasında gezerken geçmişte ve şimdide uçuşup duruyorsunuz ve son sayfalarda hem hüzün hem de merak duygusu tavan yapıyor.

Yine bayıldığım bir kitap! Alex Schulman bu işi biliyor...
Yanıtla
14
1
Destekliyorum  26
Bildir
Yanıtları Göster
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Temmuz 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Uzay operası, distopya, ütopya bilim kurguda en çok sevdiğim alt kollardır. Roman hem ütopya hem de distopya içerir. İnsanın yaptığını başka hiçbir canlı yapmaz. Kendi cehennemini bile yaratabilir ki roman böyle bir yerin anlatımıyla başlıyor. Bu yerin adı Büyük Dünya. Anlamını yitirmiş kavramların olduğu, yaşamın anlamsızlaştığı, çok az kişinin duygu taşıdığı, genelde hissin olmadığı bir yer. İleri seviye teknoloji ve yönetimin sebep olduğu bu distopik dünyada insan artık yarı insandır. En temel duyguları hissetmek isteseler de bu mümkün değildir. Bir yandan da ütopiktir bu dünya. Savaşlar, yoksulluk , hastalık, ülke sınırları, siyaset, rekabet, iktidar yoktur. Fakat tüm bu pozitif haller negatif bir durumu doğurur; insanlar hissizleşir. Fakat yeniden hissetmek isteyenler için bir umut vardır. Sonunda ters köşe yapan roman hayli sürükleyiciydi.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Temmuz 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Abdülkadir Cami Bey, mezuniyeti sonrası 1896’da atandığı Trablusgarp’ta 2. Meşrutiyetin ilanında mebus seçilinceye kadar görev yapar.1906’da Gat’a görevlendirilince seyahat güzergahı, bölgenin doğal özellikleri, tarım ve ticareti, mimarisi ve yerli halklar hakkındaki gözlemlerini aktarır. İmparatorluğun Afrika’daki son toprağı olan Trablusgarp ve meşhur sürgün yeri Fizan hakkında önemli bilgiler içeren bir eser. Ulaşımın zorluğu okununca ,Fizan sürgünü olmanın ne kadar meşakkatli ve ölümcül olduğu anlaşılıyor. Özellikle yerli halkların kökenleri ve özellikleri ilgi çekici, özellikle de Tuareg’ler hakkında ilginç bilgi ve gözlemler var. Dili sadeleştirildiği için kolaylıkla okunabilen, akıcı üslupla yazılmış bir eser.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Temmuz 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap alanında tek diyebileceğimiz bir eser. Müthiş bir araştırma sonucunda kaleme alınmış ve savaş sürecine farklı bir yönden bakan bir araştırma. Savaş deyince herkesin aklına cephede savaşan, fedakâr ve yiğit asker ve komutanlar geliyor ama olayın bir de geri planı var yani yazarın deyimiyle iç cephesi var.

Savaş devam ederken cephe gerisindeki kadınların, çocukların ve yaşlıların durumu hakkında pekçok eser yok, olanlar da genelde kahramanlıklara yönelerek milliyetçiliğimizi besleyen eserler. Ama savaş devam ederken Kadınlar napıyordu, nasıl geçiniyorlardı, güvenliklerini kim sağlıyordu ya da güvende miydiler, devlet kadınlar ve çocuklar için ne gibi önlemler almıştı? Bu soruların cevabını veren eserler pek yok maalesef.

Kitap tarihçiler ya da dönemi merak edenler tarafından mutlaka okunması gereken bir eser. Okuyana olaylara farklı yönden bakmayı göstererek savaşı kutsarken ya da savaşı överken aynı zamanda nelere mâl olduğunu daha daha yakından görmemizi sağlıyor.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Temmuz 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
98’de nobel edebiyat ödülü alan ve bunu sonuna kadar hak etmiş bir kitap. Sosyolojik anlamda toplumsal eleştirilere yer verilip psikolojik anlamda da insanın iç dünyasının karanlık ve aciz taraflarını ortaya koymak adına kurgu oluşturulmuş. Bir okuyucu olarak beni kitabın yazılış tarzı yordu. Romanlarda gördüğümüz klasik karakter diyalogları neredeyse sayfalar süren paragrafların içerisinde eritilmiş, dolayısıyla da hangi karakterin neyi söylediğini anlamak zorlaşıyor. Aynı zamanda yazarın olay örgüsüne kendisini de dahil edip araya ufak söylevler yerleştirmesi kitabın anlatıcı kimliğini belirsiz hale getirmiş. Fakat bunların tümü kitabın içeriğinin zenginliğini ve özgünlüğünü gölgeleyecek değildir.
Yanıtla
13
2
Destekliyorum  35
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Temmuz 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitapta bir profesör bir delikanlıya Prof. Mustafa İnan in hayatını anlatıyor, onu tanıması için beraberce arşive dalıyorlar. Kendi tuttuğu notlar, üniversite kayıtları, arkadaşlarının ailesinin anlattıkları, haberlerde yer alanlar.. Doğup büyüdüğü yıllar ve yerler itibariyle çok zor zamanlardan geçmiş, içindeki merak, sahip olduğu hafıza ve teknik eğitim yeteneği ile kendini bilime adamış, ülkesine faydalı olmak adına geçim sıkıntısına rağmen ne ülkesini ne ahlakını terk etmemiş, dokunduğu her kurumda ve kişide güzel izler bırakmış bir Bilim Adamının Romanı'nı okuduk. Roman kısmı az olsa da çok severek okudum, akıcı idi. Yer yer teknik ve felsefi konulardaki görüşlerini okurken sıkıldım biraz (ilgim ve bilgim olmadığından) ama mühendis olduğumdan temel bilgilerin olduğu kısımları severek okudum.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Temmuz 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Teknolojik ilerlemenin daha otoriter bir yapılanmaya gidilmesinde bir kader mi olduğu, yoksa bu ilerlemenin daha demokratik daha katılımcı yapıya dönüşümde kullanılıp kullanılamayacağını sorgulayan ve çözümler üreten bir kitap. Ayrıca üretimde otomasyon ve yapay zeka kullanımının kısa ve uzun vadede işçilerin, dolayısıyla toplumun durumunu nasıl etkileyeceğini sorgulayan, Abd, Almanya ve Japonya üzerinden verdiği örneklerle bu sürecin nasıl ilerlemesi gerektiği konusunda farkındalık oluşturmaya çalışan bir kitap. Hak verilmez alınır mottosuyla kendimizi kötü gittiğini düşündüğümüz akışa bırakmak yerine, iyi olduğunu düşündüğümüz şeyler uğruna çabalamak için perspektif sunan herkesin okuması gereken, okuyanların okumayanlara tavsiye etmesi, anlatması gereken bir kitap.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  19
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Temmuz 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sayın bay rock yıldız’ı bu Türk rock müziğini seven herkesin alıp okuyacağı bir roman. Romanın baş karakteri her ne kadar kurgu olsa da, bu iç sesi istemsizce Teoman’ın iç sesinden okumamız romanın otobiyografik tarafını açık ediyor. Özellikle gençliğinde Taksim’in çeşitli mekanlarında Teoman’ı canlı dinlemiş, şarkılarıyla vakit geçirmiş 40lı yaşlardakiler o yıllara dönecek. 2000lerin rock şarkıcısı karizmasını sürdüren Teoman’ı zevkle okuyacak. Edebi açıdan janrının özelliklerini taşıdığı için eleştirilecek bir yanını görmüyorum. Anlatım tarzı ve romanın atmosferi açısından Leonard Cohen’e benzetebiliriz.

Keith Richards’ın Hayat, David Grohl’un Hikayeci gibi biyografik kitaplarının muadillerini Türk müzisyenlerinden de yazılması gerekiyor. Sadece kendi kalemlerinden ve hayalet yazarsız yazılacak her otobiyografinin büyük ilgi göreceğini düşünüyorum. Teoman da kendi iç sesini samimiyetle okuyucuya ulaştırıyor.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Temmuz 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Pek çok yorumcu gibi ben de kızıma doğum günü hediyesi olarak aldım, bayıldı. İlkokul çağından itibaren çocuklara coğrafya bilgisi vermeyi eğlenceli hale getiren bir atlas yapmışlar, aslında çizmişler demek lazım zira arkasındaki bayraklar bile elle çizilmiş. Gayet kaliteli ve eğlenceli, kızım ara ara eline alıp bakıyor ve şimdiden çok şey öğrendi. İşte eğitimi böyle eğlenceli hale getirecek kitaplar lazım memlekete hatta böyle eğlenceli hale getirecek bir de eğitim sistemi gerek ama onun ufukta göründüğünü söylemek zor gibi maalesef.
Yanıtla
8
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Temmuz 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“Karagöz Dersaadet’te Gölge Oyunu, Osmanlı Döneminde geçen eğlencesi yerinde bir polisiye. Karakterlerimiz Karagöz ve Cevat, Osmanlı’nın hafiyeleri olarak Sultan’a düzenlenen bir komployu engellemek ile uğraşırken başlarından geçen mizahı yönü kuvvetli maceralarını okuyoruz. Bu mizah bir yandan da mahzenlerde, yeraltında Dabbet’ül Arz, Ye’cüc ve Me’cüc ile karanlık bir anlatıya dönüşerek fantastik bir alana da adım atmamızı sağlıyor. Yazarın dil işçiliğini beğendiğimi söyleyebilirim. Belki bazı günümüz okuyucuları eski kelime çok diye düşünebilir fakat o dönemin atmosferi için bence yerinde olmuş. Kitapta beni tek zorlayan ve olumsuz olarak gördüğüm nokta ise bazı paragraflardaki yetersiz kalan mekân tasvirleri ile çevre betimlemeleri. He bir de yine biraz bununla ilintili olarak olayların ve karakterlerin tempolu geçişleri nedeniyle zihinde bazen ufak bir anlam kargaşası yarattığı bölümler söz konusu oldu diyebilirim. İhsan Oktay’ı sevenlerin hoşlanacağı tarzda bir kitap.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  3
Bildir