Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Fuat Sevimay'ın Ekim 2023 tarihinde İthaki Yayınları tarafından yayımlanan beşinci romanı Aziz ile Nikola, tipik bir tarihsel üstkurmaca örneği olan postmodern anlatıdır. Nam-ı diğer Noel Baba olan Demreli Aziz Nikola döneminden başlamak üzere çağlar arası bir yolculuk sunuyor bize. Yazarın deyimiyle, "Gayriciddi tarihimtırak bir yol anlatısı," ifadesi bu romanı gayet iyi tanımlıyor. Demreli Aziz Nikola üzerine roman yazmak isteyen Arif karakteriyle romanın diğer ana karakteri Aziz arasındaki rakı masası sohbeti romanın ayrıca üstkurmacasını oluşturmaktadır. Dante, James Joyce, Umberto Eco ve Orhan Pamuk da romanda yer yer bulunmaktadır. Keza destansı karakterlerden Penelope, Odysseus ve Telemakhos'u da metnin içinde görürüz. Metinlerarası ilişkiler anlamında oldukça yoğun bir anlatım söz konusu. Romanın ne anlattığı kısmındaysa çağlar boyunca süren kimlik meselesi ve Demreli Aziz Nikola'nın Noel Baba olarak bir popüler kültür metası haline gelişinin eleştirisini görürüz.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bilimkurgu-fantastik roman türü olarak beklentilerimi oldukça karşılayan bir eser Hyperion. Felsefe, sanat, bilim, sanat, felsefe, siyaset ve inanç sistemlerine dair farklı katmanlarda tasarlanmış, üstün bir hayal gücüyle şekil kazanmış, kendine özgü nesne ve kavramlarla bir dil terminologisi ve literatürü ortaya çıkmış. Mekan ve akmakta olan atmosferi tasvir ederken uzun bir betimleme yapılmış ama sıkıcı değil. Zor bir metin olduğu belli olan eserin çevirmeni de övgüyü hak ediyor. İyi iş çıkarmış. Umarım serinin devamı da aynı ihtimam ve başarıyla neşredilir. Kısacası Hyperion, hafızalardan uzun süre silinmeyecek ana karakterlere ayrı ayrı özgün kişilikler kazandırılmasıyla, dört dörtlük bir bilimkurgu romanı olmuş. Mülksüzler’in yanında bir yer hak ediyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu zamana kadar spiritüel ve enerji ile alakalı çok kitap okudum. Bana tek geçmeyen enerji kitabı diyebilirim. Yazar hanımefendi oturuşuna, olumlamalarına. aldığın nefes tekniklerine metod ekliyor ve bu böyle olmalıdır diyor sanki kendi uydurmasıymış ya da evde uyguladığı metod muş gibi. Oysa bu teknikler daha farklı ve bazen özgündür. Psişik cadı, rezonans kanunu, spiritüel yasalar gibi kitaplar bu konuları daha doğru yansıtır. Ayrıca yazarın dilini fazla basit ve zorlama buldum. Yazısı akıcı değil bu da konudan sürekli uzaklaşmanı sağlıyor. Kitap hakkında hoşuma giden tek bölüm resimli ay mandalaları oldu. Bu kitabı benim gibi spiritüalizm ile ilgilenenler alacaktır almadan önce biraz sayfaları gezdirmenizi tavsiye ediyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mezarlık Koleksiyoncusu bir novella. Özlediğimiz Esra Uzun kalemine kavuşmak adına çok güzel bir tercih olmuş. Kitap fiyatlarının uçtuğu bir dönemde sevdiğimiz yazarla buluşmak oldukça zorlaştı açıkçası. Bal-Badem serisinin macera heyecanı, Mavi Kıyılar’ın naif aşkı ve tasavvufi hisleri ve şimdi de bir çocuğun yaşadığı travmaların sessiz çığlığı ve hüznü. Kalbe dokunan, hüzünlendiren, yüzleştiren ve kendimizi sorgulayıp hesaplaşmamıza vesile olan ince anlatımlı bir öykü. Umarım bir seri halinde devamı da gelir.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
dinlerin kurucularından sonraki başkalaşım ve değişimi zerdüşt sonrası mecusilik üzerinden detaylı olarak gösteren bir çalışma. ancak başta gathalar olmak üzere mecusi kutsal kitaplarının otantikliği üzerinde durulmaması önemli bir eksik. zerdüşt ve mecusilik konusunda temel bilgilere sahip olmayanlar için zor sayilabilecek bir kitab. önce asiye tiğli ve mehmet emin sular'ın kitaplariyla başlanmasını tavsiye ederim. mensupları ve kutsal kitapları günümüze ulaşan mecusilik hakkındaki bilgilerin muğlaklığı üzerinden eski medeniyetlerin dinleri hakkındaki bilgilerimizin de ne kadar eksik olduğu rahatça anlaşılıyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mehmet Öz, Osmanlı Devleti'nin Batı karşısında bocaladığı dönemde devlet adamlarının bu problemleri çözmek için neler yapmaya çalıştığını anlatmaya çalışmış. Öncelikle devlet içindeki problemlerin çözümü için rapor hazırlayan kişileri ve eserlerini tanıtarak eserin ilk kısmını oluşturmuş. Katip Çelebi, Koçi Bey, Defterdar Sarı Mehmet Paşa gibi bu konuda eser veren önemli kişiler ev görüşleri paylaşılmış. İleriki bölümlerde Avrupa'nın ilerlemesinin temel dinamikleri anlatılıyor. Osmanlı Devlet adamları Avrupa'nın ilerlemesi karşısında özellikle "Kanun-ı Kadim"e dönüşü reçete olarak sunuyor. Osmanlı yenileşmesi hakkında bilgi edinmek isteyenlere Mehmet Öz'ün bu akıcı eserini tavsiye ederim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kara Davut İzmitî 'nin İmam Cezûli'nin Delalil Hayrat( Peygamberimize salavatlar) eserinin tercümesi ve şerhini (açıklamasını) gerçekleştirdiği bu eserin hem aslen yazılma amacı hem de tercümesi ile oldukça kıymetlidir. Eserin özünü sahabenin şu sorusunda buluruz aslında: Ben dualarımın kaçta kaçını sana salavat ile geçireyim? 3'te birini mi yarısını mı? Ya tamamını sana salavatla geçirirsem? diyerek salavatın insan hayatındaki önemini ve ruhani yükselişinin önemine vurgu yapmıştır. Türkçe bir tercüme de bu eseri bizlerin daha iyi anlaması için bir vesiledir. Okuyanlar şefaatten mahrum olmasın.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ortadoğu'da Devlet ve İktidar Kitabı'nın büyük kısmı bir yüksek lisans tezinin kitaplaştırılmasından oluşuyor. Ortadoğu'da otoriterlik neden çok fazla ve süregelen? Niçin demokrasiye dönüşemiyorlar? Kitap bu sorulara doyurucu cevaplar veriyor.
Kitap, Türkiye gibi demokrasinin asgari müşterekleri üzerinde toplumsal ve siyasal bir uzlaşmanın bulunmadığı ya da çok zayıf olduğu ülkelerde iktidarların otoriterizme kaymasının/ kaydığının ne kadar kolay olduğunu göstermesi açısından çok kıymetli. Otoriterleşmenin nasıl olduğunu bilmeden demokrasiye sahip çıkamayız. Bu kitap bana göre çok kaliteli bir kitap. Türkiye'nin son on yılını kitabı okuyunca daha iyi anlıyorsunuz. Bu kitap bana 'Dar Koridor' kitabını hatırlattı.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın Odası 2. cildi de ilk ciltte olduğu gibi “The Paris Review” dergisinde yayınlanmış 9 yazar ile yapılmış söyleşilerden oluşuyor. Ancak bu yazarlar daha genç ve bir kısmı hayatta, dolayısıyla ilk ciltten daha yeni döneme ait. Buradaki yazarların söyledikleri söyleşiyi yapan kişilerin sorularına göre ilginç veya sıradan olmuş. Örneğin Saul Bellow söyleşisi çok kaliteli ve keyifli, buna karşın Ezra Pound söyleşisi yavan ve sıkıcı, bu belki de Pound’un geçmişe ait sırtındaki yüke de bağlı olabilir. Keza Raymond Carver’da da hayal kırıklığı yaşadım. Toni Morrison’a hayran kaldım, “feminizm”i kendisine bu kadar yakıştıran söyleşisi okunmalı. Haruki Murakami bomboş bir söyleşi vermiş, farklı olmak dikkat çekici olmak adına hiçbir şey söylememiş. En zekice cevaplar Philiph Roth, biraz da Paul Auster’de var. Orhan Pamuk söyleşisi de oldukça başarılı. İlk cilde göre çok daha iyi bir kitap.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
‘’Papazın evi cazibesinden, bahçe de parlaklığından bir şey kaybetmedi!’’ Kitabın bütün sırrı aslında bu cümle üzerine kuruluyor. Daha sonraki gelişmeler ise bu cümleyi açıklayan sekanslardan oluşmaktadır. Sarı odada yaşanan suçun görünürlüğü düşünme biçimimizi de etkilemektedir. Bu yüzden karşımıza 2 seçenek çıkıyor: Ya imkansızlığını kabul edip olayı kapatacağız ya da başka nedenlerden dolayı sırlara saklanan kişilere bu suçu yıkacağız. Hikâyeden asıl çıkartılması gereken mesaj aklımızın çalışma sistemi ile gözümün görme isteğinin birbirine olan karşıtlığıdır. Çoğu zaman gözümüzün gördüğünden hareketle mantıksal çıkarım yapmaya çalışırız ki bu da suçu imkansızlaştırıyor. Kahramanımız bu mesajı mahkemede çok iyi ifade ediyor. Suçluyu gözüyle görmek istemesiyle aslında hata yaptığını ve kendisini şaşırtmasına neden olduğunu fakat daha sonradan yalnızca mantığına uyarak suçu imkansızlaştırmaktan kurtarıp nasıl aydınlatabildiğini açıklayan iyi ve sürükleyici bir suç gizemi kitabıdır.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir