Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ayfer Tunç bir kitap değil de sanki uzun metrajlı bir film ortaya koymuş gibi okumaktan ziyade adeta izledim hissi yaratan bir eser ortaya koymuş. İnsanın geçmişinden gelen olayların kişiyi ister istemez nasıl etkilediğini, bireyin hayatında ne gibi etkiler yaratabileceğini anlatmış. Bunu yaparken de dönemin atmosferini de satır aralarında aktarmış. Her bir sayfayı okurken adeta içinde kaybolduğum bu kitabı okuduktan sonra hayata, insana karşı bakışım da ister istemez değişti. Halden anlamak gerektiğini, yargıladığımız insan ya da yaşantıların içinde kopan fırtınaları etkileyici biçimde aktaran yazara bir kez daha hayran kaldım.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Osmanlı-Alman ilişkilerine ezber bozan bir perspektiften yaklaşan, kaynak kullanımı güçlü bir çalışma.

Kitap, Osmanlı’nın Almanya ile ittifakının hangi şartlarda şekillendiğini başarılı şekilde ortaya koyuyor. Okuduktan sonra Osmanlı’nın Almanya dışında gerçekçi bir seçeneğinin bulunmadığı kanaatine varacaksınız.

Balkan Savaşları’nın ardından Enver Paşa döneminde Alman askeri disipliniyle yeniden yapılandırılan ordunun, Milli Mücadele’ye ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna uzanan süreçte önemli bir payı olduğu unutulmamalı.

“Aşırı Almancı” imajının aksine, Enver Paşa’yı Türk menfaatlerini önceleyen bir devlet adamı olarak değerlendirmek lazım.

Konuya ilgi duyanların mutlaka okuması gereken eserlerden biri. Görseller kitabı zenginleştirse de bazıları metinle tam örtüşmüyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ahmet Murat’ın okuduğum ikinci deneme kitabı olan Belki de Üzülmeliyiz, üslûbuyla bende yine benzer ve derin hisler uyandırdı. Yazar; kültürden sanata, dinden siyasete kadar hayatın pek çok farklı alanını ince bir eleştiri süzgecinden geçirirken, biz okurları yüzeysel tespitlerin ötesinde derinlikli bir muhasebeye davet ediyor. Kitap boyunca araya serpiştirdiği şahsi yaşanmışlıkları ve samimi hatıraları ise anlatıya çok ayrı bir güzellik ve sahicilik katmış. Meselelere hem entelektüel bir mesafeden hem de kalbin içinden bakabildiği için yazarın tüm denemelerini büyük bir beğeniyle okudum/okuyorum ve okumaya devam edeceğim. Durup düşünmek, kalbi ve zihni aynı anda besleyen zarif bir üslûpla tanışmak isteyen her okurun kitaplığında bulunması gereken, ufuk açıcı ve çok kıymetli bir eser.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mert Arık’ın “Uzaya Giden Tren” kitabı, benim için son dönem çocuk edebiyatında karşılaştığım en özgün ve eğitici eserlerden biri oldu Dilimizin zenginliği olan deyimleri ve atasözlerini çocuklara sevdirerek öğretmesi okur olarak beni çok etkiledi. Moni ve arkadaşlarına verilen ödev üzerinden çocukların yazma becerilerini geliştiren, düşüncelerini ifade etmeyi ve dil kurallarına hakimiyeti öğreten bir kitap. Dil bilincini bu yaşta aşılayan ve çocuklara hikaye yazma tekniklerini adım adım öğreten rehber niteliğinde bir kitap. Kompozisyon yazmakta zorlanan, deyimleri ezberleyemeyen çocuklar için özellikle tavsiyemdir.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap kafanızda namazla ilgili taşları yerine oturtması, namazı rutinleşmiş ve otomatiğe bağlanmış dini bir ritüelin ötesine geçirmeye katkı sunması açısından önemli. Namaza varoluşsal eylem olarak bakmaya ezanla başlıyor ve namaza dair tüm ögeleri –vakitler, abdest, niyet, tekbir, kıyam, rükû, secde, selam– işliyor. Fıkıh gözüyle değil, hayata ve insan olmaya kattığı anlamı öne çıkarıyor. Bu yanıyla yoğun, duygusal ve felsefi derinliği olan bir yazım dili var. Detay değil, öz ön planda. Diğer kitapları gibi büyük puntolu, 1 oturuşta okunacak kısalıkta. Özkan Öze okuyucuları zaten "ne yazsa okuruz" diyorlardır. Hak edilmiş bir şöhret.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Şermin Hanım'ın dili çok akıcı ve rahat okunuyor. Sokakta karşılaştığımız insanların sıradan olabileceğini düşündüğümüz hikayelerini, hiç zorlamadan çabasız bir şekilde en doğal haliyle yazıyor. Her hikaye bittiğinde tanıdık birinin başına gelenleri kendi ağzından dinlemiş gibi hissettim.
Şermin Hanım'ın Ankara'da kendi kurduğu iki müzesi var; Kelime Müzesi ve Anne Müzesi. Hem yazdığı kitaplarla hem de edebiyatı müzecilikle birleştirerek kurduğu yapılarla kültürümüze katkısını görmek mutluluk verici. Bu aksiyonları aldığı döneme denk gelip canlı şahidi olmak da değişik bir duygu, zira edebiyatımızda kendisinin sağlam bir yeri olacak gibi duruyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Öncelikle kapak tasarımını çok beğendiğim Zalambula (Ateşböceği) Zamanı, Doğu Karadeniz’in bir köyünde geçen sıcak, samimi, içimizden bir hikaye..
Kitabın baş karakteri Fatih’in çocukluğunda yaşadığı ve etkilerini hâlâ hissettiği olaylar, geçmişten bugüne uzanan sırlar ve birbirine görünmez bağlarla bağlı insanların yaşamları romanın temelini oluşturuyor.
Kitap sadece yaşanan olayları anlatmakla kalmayıp; aile bağları, dostluk, vicdan ve geçmişle yüzleşmek üzerine de düşündürüyor.
Selçuk Özyurt, köy yaşamını, insan ilişkilerini ve yöre kültürünü öyle doğal bir şekilde anlatmış ki kendinizi adeta o köyün sokaklarında dolaşırken buluyorsunuz.
Akıcı dili sayesinde sayfalar hızla ilerlerken, Karadeniz’in doğası ve atmosferi de satır aralarında canlı bir şekilde hissediliyor. Sıcacık, duygu yüklü ve samimi hikâyeler okumayı sevenlere gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
F. McFadden, D Koğuşu’nda okuyucuyu kilitli kapıların arkasında klostrofobik bir kabusun ortasına bırakıyor. Tıp öğrencisi Amy’nin gece nöbeti tuttuğu psikiyatri koğuşunda başlayan hikaye; Amy’nin geçmişiyle yüzleşmesi ve insanların birer birer kaybolmasıyla karmaşık bir hal alıyor.

Dış dünyayla bağı tamamen kesilmiş bu kapalı alanda kimin güvenilir olduğunu, kimin doğruyu söylediğini anlamak gerçekten zor. McFadden, katilin kimliğini çözdüğünüzü düşündüğünüz anda hikayenin yönünü değiştirerek sizinle adeta bir kedi-fare oyunu oynuyor. Özellikle sonlara doğru peş peşe gelen ters köşeler kitabın temposunu iyice yükseltiyor.

Bu benim yazardan okuduğum 10. kitap oldu. Kafamın yoğun olduğu dönemlerde Freida okumayı seviyorum; sade dili ve hızlı anlatımı sayesinde kafa yormadan kendinizi akışa bırakabiliyorsunuz.

D Koğuşu, merak duygusunu koruyan tam bir kafa dağıtma kitabı. Psikolojik gerilim ve hızlı akan hikayelerden hoşlananlara özellikle tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Şermin Yaşar'ın sıcak samimi öykülerine kapımı açtım bu kitapla. Zaten dilini, öyküleme tarzını ve yaklaşımını çok beğendiğim bir yazar olur kendisi. 28 birbirinden farklı ama bir o kadar hayatın içinden öyküyle içimi ısıttı benim. İçerik hakkında tek tek bilgi veremesem de hayata dair gözler önüne serdiği tespitlerle ve basit anlaşılır ama bir o kadar düşündürücü yaklaşımlarıyla dolu kitap... 28 ayrı hikaye ve içinde barındırdığı karakterler ve karakterlerin hepsinin hüzünlü bir kaybedişi var. "Kaybetmek bizim işimiz" felsefesiyle bu kaybedilişler küçük hikayelere dönüşmüş.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Temmuz 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İsminin hakkını veren bir kitap...
Lübnan'la ilgili onlarca tartışma programı izleseniz bu kitap kadar bilgi sahibi kılmaz.

Başlıklarla ilgili hızlı/kısa bilgi edinmeniz gerekiyorsa kitap elinizde olsun. Lübnan marunisi de nedir? Diye soruyla karşılaşırsanız kitaptan avâma yetecek bilgi aktarılabilir.

Özgün bilgiler de var... mobil mesajlaşma uygulamasına vergi konuldu diye halkın isyan ettiği yazıyor(119)

İran-Suriye-Lübnan ilişkilerine dair notlar ...

Negatif yönleri ; edit olduğu için her yazar Lübnan'la ilgili önemli kısımları (birer sayfa tutmaz belki) tekrar etmiş...

2) Bazı bilgiler uzmanlara dönük.Onlarca isim bir sayfada veriliyor, olaylara dair bilgi yok.

11.yy'dan 19.yy'a iki sayfada geldik bir yazıda (bana hızlı ilerledik gibi geldi :) )

"Hacim kaplayacağı için bu konuya girmiyoruz/kısaca değindik" derken tarihi yerin yol tabelalarını görüp gidenler gibi hissettim...



Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir