Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
11 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Varlık Vergisi adı altında yapılan hukuksuzluk ve zulmün Hitler faşizmine özentiden kaynaklandığı eserde açıkça öne serilmektedir.
Fakat ülkenin çalışan, üreten kesimlerinin mallarının devlet - iktidarın etrafına kümelenmiş çeteler tarafından gasp edilmesi, aynı zamanda altın yumurtlayan tavuğun kesilmesi olduğu da inkâr götürmez.
Zira bu aptalca ve faşizan uygulamayla zaten sermaye sıkıntısı çeken ülkede mevcut sermaye de kaçıyor ve Türkiye Marshall Planı ve Marshall Yardımı tuzağına çekilerek, yarı sömürge durumuna düşüyor.
1950’den sonra ülkemizin Ankara’dan değil de Washington, Telaviv, Brüksel’den yönetilmesinde Ermeni Tehciri, Varlık Vergisi, 6/7 Eylül Olayları gibi faşizan uygulamaların payı herhalde inkâr edilemez.
Ayakta kalabilmek faşist diktatörlerin daima bir “öteki”ne ihtiyaç duymaları sebebiyle tarihimizin her döneminde “ötekiler” hiç eksik olmadı maalesef.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kalbe dokunur, ruha dokunur bir şeyler var Didem Madak şiirlerinde. Anne ölümünün soğukluğu, hüznü sızıyor satırlarından. Sadece bir kere değil tekrar tekrar okunup acıtacak şiirleri var, başta 'mutsuza kim bakacak' olmak üzere.

"İki kendim varmış maviş anne
Biri benmişim biri mutsuz
Ben ölürsem maviş anne, mutsuza kim bakacak?

[...]

Dünyanın bütün sabahları için iki bilet al maviş anne
Aman umutsuz bir yer olmasın!

İki kendim varmış maviş anne
Biri benmişim biri mutsuz
Ben ölürsem maviş anne, mutsuz için
Dünyanın bütün sabahlarına bir bilet al.

Ben ölürsem mutsuza iyi bak!"
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Eski İstanbul'u anlamanın, işitmenin romanı.. Aynı zamanda aşkın, yaşamın, ölümün, algıların ve duyguların romanı. Yazar'ın bir tanesi eski İstanbul'u anlamak için Huzur'un okunması gerektiğini söyler. Çünkü eski İstanbul'u anlamayan, yeni Türkiye Cumhuriyeti'ni ve Anadolu'yu anlamaz. Roman bu anlamda klasikleşmeden ziyade, eski kültürün bir anlamda tasviridir. Ama eserin dili çok ağır olup, sakin bir şekilde, sindire sindire okunması gerekir. Gerçi Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Beş Şehir ve Bütün Şiirleri hariç roman tarzında yazmış olduğu birçok eserinin dili ağırdır. Keyifli okumalar..
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Teknoloji Yönetimi bilim alanının önemli bir alt kümesi olan Fintech ve Insurtech konularının uzman kişilerce derinlemesine incelendiği değerli bir çalışma. Dijital ekonomi; Teknoloji, Toplum, Ekonomi, Regülasyon ve Strateji başlıkları altında - birbirleriyle etkileşimlerini de kapsayacak şekilde- inceleniyor. Bu sayede, başarılı bir "FinTech ve Insurtech Hub"ı oluşturmak için yapılması gerekenlere de değinilmiş. Ekonomi bürokrasisinde kariyer uzmanı ve yönetici olarak görev yapmış bir kişi olarak özellikle toplum-regülasyon ve inovasyon-regülasyon bağlantılı kısımları ilgiyle okudum. Emeği geçenlere teşekkür ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
G. Van Straten yaptığı araştırmaları oldukça kısa olan bu kitapta toplamış. Araştırdığı konu ise bir zamanlar yazılmış ama basılmamış, belki tamamlanmamış ama yazıldığına dair çok kuvvetli izler bırakmış ama şu anda hiçbir yerde bulunamayan kitaplar. Sekiz örnek içinde en ilginç olanı, kayıp kitabı bu araştırmayı yapan yazar da okumuş, dolayısıyla var olduğundan çok emin, ama kitabın bilinen üç taslağı hiçbir yerde bulunamamış. İtalyan yazar Roman Bilenchi’nin “Bulvar” isimli romanıdır bu kayıp kitap. Diğer yedi kitap içinde öyküsü en bilineni Walter Benjamin’in kayıp siyah bavulunda olduğu düşünülen kitap veya kitaplardır. Tadı kaçmasın diye kayıp olduğu düşünülen diğer altı kitaptan bahsetmeyeceğim. Toplam 65 sayfalık bu ilginç araştırma edebiyat dünyasına renk katmakta.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Jean Baudrillard'ın 1972 tarihli bu kitabı dilimize çok geç olsa da mükemmel bir çeviri ile kazandırılmış olması ne güzel. Prof. Dr. Oğuz Adanır ayrıca teşekkürü hak ediyor. Metin, 20. yüzyılın en etkili sosyologlarından Baudrillard'ın neoliberal-kapitalist toplum eleştirisini çok da sade okuyucuya hitap etmeyen, akademik bir dille sunuyor. Sahte kutsallar ve sahte sınıf göstergelerini "simülasyon" ile kavramsallaştırdığı sosyolojik bir bakışla kaleme alınan metin, güçlü bir burjuva kapitalizmi eleştirisinin ötesinde derin sosyo ekonomik ve politik analizlerle dopdolu. Konuya ilgi duyan ve sosyal bilimlerin akademik diline aşina okuyucunun kaçırmaması gereken bir eser.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Basit bir adamın romanı diye geçen bu kitapta; geçimini komşu çocuklarına Tevrat öğreterek sağlayan, kendi halinde Yahudi bir hoca olan Mendel Singer'in, Rusya'nın bir kasabasından başlayıp Amerika'da devam eden hayatı anlatılır.
Günün her anını dua ile geçiren Mendel, Amerika'ya zorunlu göç etmesi ve 1.Dünya Savaşı sonrası umudunu da inancını da kaybeder... Ta ki hayal bile edemediği o mucize gerçekleşene kadar...

"İnsan asla memnun olmuyor, dedi Mendel kendi kendine. Daha şimdi bir mucize yaşamışken, hemen bir sonrakini görmek istiyor..."
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Nükleer savaş sonrası kötü bir yönetici olan Hugo ve askerleri tarafından etrafı duvarlarla çevrili bir dünyada; rejimi fark eden bir avuç insanın yaşam mücadelesi ve macerası.

Tek amacı sorgulamadan, düşünmeden sadece kendisine hizmet etmelerini ve ördüğü duvarlardan dışarı adım atmamaları olan kötü yönetici Hugo, geçmişi unutturmak için verdikleri yemeklere hap da koyar... "Eğer unutursan ona daha kolay inanırsın... Hiç kimse geçmişi olmayan bir insan kadar savunmasız değildir. Kim olduğunu hatırlamazsan, herhangi birinin istediği herhangi biri gibi olmak çabuklaşır."(s. 75)

Hugo, sanata ve kitaplara da yer vermedi. Hepsi yasaktı.  "Oysa karşındaki insanın yok olup giden bir hiç olmasını istiyorsan bombalardan daha etkili bir şey vardır: Onu kitapsız ve hayalsiz bırakmak." (s. 191)

Kitaptan daha nice ibretlik alıntılar çıkar ama daha da tadını kaçırmadan size bırakıyorum...:)
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  3
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
10 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın sıradışı yazım stiline rağmen son derece akıcı bir anlatımı var. Nokta ve virgülden başka hiçbir noktalama işareti yok. Hatta konuşma çizgileri dahi yok. Dümdüz gidiyor metinler.

Kitap, distopya türden bir eser. Yazar, körlük salgını toplumsal yaşamı nasıl da felakete dönüştürdüğünü; (insanın içi kaldıramayacak kadar) etik değerlerin nasıl da yerle bir olduğunu merak uyandırıcı bir dille anlatıyor. Okurken düşündüren bir yanı var kitabın. Bedensel körlükten ruhsal körlüğe...
"Körüz çünkü ölüyüz ya da ölüyüz çünkü körüz"

Ve son eklemek istediğim; her ne kadar yapay zeka, otomatik dijital dünya vs. düşünülse de insan fonksiyonunu devre dışı bırakan bir dünyanın söz konusu olamayacağını apaçık görmüş oluyoruz. Herkesin kör olduğu bir toplumda su, elektrik, yönetim, kanalizasyon...gibi hayati önem taşıyan düzenin yok olması, felaketin başka bir boyutu.
Yanıtla
20
4
Destekliyorum  17
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
Murat GÖKÇEK
09 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yaser Arafat kimdir? Gözü kara bir gerilla mı, usta bir politikacı mi, modern terörizmin öncüsü mü yoksa kurnaz, pazarlıkçı sürgündeki göçebe bir lider mi?...Her ne ise şurası bir gerçek ki o, döneminde, Filistin halkının yazgısını yönlendiren bir sahsiyetti.
Kitap Arafat'ı anlatsa da aslinda Arafat’ın nezdinde Filistin mücadelesine de ışık tutuyor.
Arafat nasıl oluyor da tek başına Filistin davasının simgesi haline geldi? Mısırda doğan bir Filistinli nasıl oldu da Filistin halkının yazgısını yönlendirdi?
Hem araplar hem İsrail'in tertiplediği yüzlerce suikasttan kurtulan bir aktivisti, bir politikacıyı, bir lideri, zaaflariyla ve hırslarıyla farklı bir pencereden görecek ve Filistin, İsrail, Arap çekişmesinin 1994'e kadar olan dönemine tanıklık edeceksiniz.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir