Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
19. yüzyılın üç önemli psikoloji bilgininden biri olan Alfred Adler bu eseri, Adler’in Viyana’da hakla açık verdiği konferansların derlenmesi ile oluşturulmuştur. İnsanın çevre ile sosyal ilişkileri bağlamında daha dengeli bir yaklaşımı olan Adler, bu eserinde insanı tanımda önemli olan unsurları (Ruhi hayat, hatıralar, çocuk ve toplum ilişkisi, dünya görüşünün oluşması, rüyalar, aşağılık duygusu ve saygınlık çabası, hayata hazırlık, kadın – erkek ilişkileri, kardeşler ve karakter türleri) açıklamıştır. Adler, çağdaşı Freud’dan ayıran temel nokta rüyalar, hatıralar ve iç dünyanın insanı tanımada kullanılmasına rağmen bunları cinsel dürtülere bağlanmaması ve daha sosyal bir psikolojik yaklaşımın benimsenmesidir.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Fahrenheit 451'i çok eskiden okumuştum. Tekrar okumadan önce bile okurken ne kadar etkilendiğimi hatırlıyordum. Kitap sihrinden hiçbir şey kaybetmemiş, aksine etkileyiciliği katlanarak artıyor. Dünya günler geçtikçe daha da çok benziyor Montag'ın yaşadığı zamana. Kitap okumak, nitelikli kitap okumak azalıyor. Belki de bu yüzden kendimi Ray Bradbury'nin kurguladığı bu dünyanın içinde daha çok hissettim. Bütün bunlar bir yana, karakterler öyle güzel işlenmiş ki, sanki gerçekten yaşayan -ya da yaşayacak olan- kişiler bunlar.
Montag'ın içindeki değişim, Mildred'in o donukluğu, Faber'in yenemediği korkuları, Clarisse'in yaşama duyduğu ilgi (İçten içe aslında ölmediğini düşünüyorum... Ya da bunu istiyorum.), Granger, Yüzbaşı Beatty, ... hepsi bir şekilde tanıdık gelen ve kendimi yakın hissetmeme neden olan karakterler.《Kerosen (Gaz yağı): Yanıcı hidrokarbon sıvı. Yunanca keros (mum) ve elaion (yağ) sözcüklerinin birleşimiyle oluşmuştur.

Yanıtla
6
4
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap okurken sayfaların su gibi akıp gittiğini, şurayı da okuyayım, şu paragrafı da okuyayım, şu sayfayı da okuyup öyle bırakayım dediğimiz kitaplar olmuştur. Bu kitap tam da öyle bir kitap. Bazı polisiye romanlar sizi sarmaz, bazı polisiye romanlar hiç heyecanlı olmaz. Bazı polisiye romanlarda ise tam kitabın ortasına geldiğinizde katil belli olur, kitabın sonu görülür ve o kitabı okuma isteğiniz kaçar. Fakat bu kitapta kitabın sonunu tahmin etmek oldukça zor.

Kitapta sade ve akıcı bir dil kullanılmış. Kitapta geçen olayların fazla olması kitabın temposunu ve gerilimini artırmış. Şunu söylemeden geçemeyeceğim, kitabı okurken daha önce okumuş olduğunuz bir kitaba ya da izlediğiniz bazı filmlere/dizilere benzetebilirsiniz. Polisiye severlere kesinlikle önerebileceğim bir kitap.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu leş gibi dünyada kadın olmanın zorluklarını kısa kısa gerçek kadın hikayeleri ile anlatıyor Canan Tan. Eşinden, nişanlısından, abisinden, babasından şiddet gören kadını mı ararsın, cinsiyetinden dolayı kariyer yapamayanı mı yoksa okuyamayanı mı?! Her türlü sıkıntı başınıza taç etmeniz gereken kadınların başında. Bazı sayfaları, bölümleri, dehşete düşerek okudum. Bir insanın bir insana yapabileceği kötülüğün hududu olmadığı gibi, bir insanın kendisine yapabileceği kötülük ise bunun fersah fersah ötesine geçebiliyor. Görece şanslı olanlar arkasını dönüp kötülükten kaçabiliyor. Ama ya o kadar şanslı olmayanlar? Tüm kalbimle dilerim ki herkes kalbinin güzelliğince insanlarla karşılaşsın. Kötüler kötülerle birlikte olup yalnızca birbirlerine zarar versinler. Kalpleri güzel insanların karşısına da hep iyi insanlar çıksın.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çok değil üç dört kuşak önce birçoğumuzun dedesi, ninesi kendi bahçelerinde ektikleri meyveleri toplayıp, kendi yetiştirdikleri hayvanlardan elde ettikleri yumurtaları ve sütleri kullanmaktaydı. Son birkaç nesildir gittikçe hayatımızı kolaylaştıran yemeklere ve eşyalara yabancılaştık. Yazarın bu kitapta yapmaya çalıştığı şey de bu yabancılaşmayı ortadan kaldırarak eşyanın ve yemeğin serüvenine ulaşmak. Market rafına uzanıp almak zahmeti kadar uzak ton balığı konservesi o metal kutunun içine hangi süreçlerden geçerek ve nasıl bir lojistik ağı izleyerek bizlere ulaşıyor. Sıkışık trafikte akşam yemeğine geç kalınca torpido gözünden çıkartıp açlığımızı yatıştırdığımız bisküvilerin isimleri nasıl seçiliyor, hangi koşullarda üretilip bizim hizmetimize sunuluyor. Bu kitap biraz da hayatımızı kolaylaştıran nesneleri tanıyarak onlara ve onları bize sunanlara bir şükran mektubu hissi uyandırdı bende. Statü Endişesi’nden sonra favori Botton kitabım oldu diyebilirim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Zerrin Saral'ın ilk öykü kitabı Küçük Kırık Çizgiler, -tıpkı adı gibi- yaşamı bir yerinden kırılmış insanların öykülerini barındırıyor. Huzurevinde hayatını sürdüren yaşlı bir adam, ona bakan ayağı sakat hemşire, konsomatris kadın, hasta bir ressam, iki kişilik masanın tek başına kalanı… Temiz bir anlatım diliyle ilerleyen, atmosfer kurulumu güzel metinleri kitap boyunca okuyoruz.
Birinci ve ikinci öykü aynı hikâyenin farklı karakterlerin bakışlarından anlatımı. Böylesi metinlerin art arda gelmek yerine birinin başta, diğerinin sonda olmasını daha iyi buluyorum. Kitapta bir ve iki sayfalık iki kısa öykü de mevcut. Bunlardan "Bir Me Daha" öyküsü gayet başarılı. Duygusal manada etkileyen metinler olmakla birlikte sanırım beni en derinden yakalayanı "Güneşe Çıkmak İstiyorum" adlı öykü oldu.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Filmini 2 kez izledim kitabı olduğunu bilmiyordum. Cheryl Strayed'ın içsel yolculuğu diyebiliriz. Her şeyi kendi ahlaki değerleriniz ya da inançlarınızla değerlendirirseniz ne kitap okuyabilir ne de film izleyebilirsiniz, dünyayı, insanı anlamak için biraz objektif olmayı, at gözlüklerinizi çıkartmayı bileceksiniz, zaten kitap okumanın da temel amacı bu değil mi? Yoksa sürekli aynı kitabı ya da kitapları okuyarak olduğunuz yerde sabit fikirlerinizle sayar durursunuz. İnsanlık o sabit fikirleri yıkanlar sayesinde ilerleyip gelişti, gelişiyor.
Bu kitabı ve filmini de izlerken bu düşüncelerle okuyup izlemekte büyük fayda var, yoksa kadının ahlak anlayışı ya da nemfomanyaklığa varan durumuna takılırsanız hiç okumayın, zira o duruma da niye düştüğünü anlatıyor esasen. Açık fikirli olmak, sorgulamak iyidir, okumak bu yüzden önemli hayatta.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap Kur'an'ı, nazil olduğu devrin sosyo-kültürel şartları içerisinde okumak gerektiği düşüncesiyle, klasik eserlerde ve geleneksel yapıda yazılan Kur'an ayetlerinin her asra uygun olduğu ve birebir her çağda tatbik edilmesinin elzem olduğu tezi öne sürüyor..Önerdiği bu usule göre Kur'an belirli bir zamana ve sosyolojiye gelmiştir.. dolayısıyla indiği toplumdan özellikler taşıması tabiidir.. Kur'an mesajını bugüne getirebilmek için evvelemirde Kur'an'ın nazil olduğu döneme gidilerek o dönemin çağdaşları tarafından nasıl anlaşıldığı tespit edilmeli ve buradaki asıl anlam ve maksadın günümüze aktarılması lazım geldiğini savunuyor.. nasıl ki mevsimler değiştikçe giyilen kıyafetler değişir, mizaçlara göre değişkenlik gösterir.. öyle de, asırlara göre de cari hukuk değişir, beşeri ahval değişirse hüküm de değişir.. aslolan esastır.. Kitabın ilerleyen konularında Hz. Peygamber döneminden bolca örnek de veriliyor.. meraklısı için okunması elzem bir kitap.. bakış açınızı ve ufkunuzu açacak..
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mükemmel ötesi bir kitap. İçerisinde bize ait olan her şey var. Sağcısı, solcusu, Kürd'ü, Çerkes'i, Türkeş'i, Deniz Gezmiş'i, İmam Hatib'i ve daha niceleri. Türkiye'nin bir dönemi sanki dile gelmiş konuşuyor.

Bana en çok sevindiren yanı Çerkez Hikmet Usta'nın her konuda Üstad Bediüzzaman Hz. ile Risale-İ Nur'a müracaat etmesi oldu.

Kitaptaki hikaye Orta Anadolu'da geçiyor ama tüm Türkiye'den bir şeyler barındırıyor.

Devramel gafalı Şaplak Sarı Mamut, alkımın altından geçebilecağnmı acep? :)
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Şubat 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Edgar Allan Poe Üzerine Bilgilendirici Bir Çalışma...
Kitap, Edgar Allan Poe’nun sefalet ve mücadele içinde geçen yaşamı ve edebiyatçı kimliğini yaratma uğruna verdiği büyük çabayı birlikte işliyor. Arkadaşları ve sevgilileri ile karmaşık ilişkileri, alkol sorunu, eşinin hastalığı ve ailevi kökeni gibi yaşamına dair olaylar ile eserlerini yazdığı sıradaki durumu, öykülerinin açık ya da örtük anlamları, dışa vurdukları, tarz arayışları, edebiyatın doğası hakkındaki düşünceleri, okur ve editörlerden aldığı tepkiler, eserlerinin konuları ve yüzeysel teknik analizi eş zamanlı olarak ele alınıyor. Ağırlıklı olarak Poe’nun ıstırap dolu yaşamı ve insan ilişkilerinde yaşadığı güçlükleri görüyoruz. Edebiyat sevgisi uğruna türlü fedakârlıklar yapan Poe, karşılığında yarı aç yarı tok fakir bir yaşam, hor görülme ve dışlanma ile karşılaşıyor. Zekâsı ve yeteneği ile dikkat çekse de fakirliği ile elitlerin kendisine yönelik küçümseyen bakışlarının hedefi oluyor. Uslanmaz sivri dili ve eleştirilerinde politik davranmamakta direnişi iş fırsatlarına ulaşmasını ve övgü almasını güçleştiriyor. Alkole olan bağımlılığı ve bu yüzden kendini kaybetmesi de çekilmez görünen hayatını iyice cehenneme çevirip yakın çevresi için de zor bir yaşam yaratıyor. Bu yönüyle kitap baştan sona büyük bir adamın dramı olarak kabul edilebilir. Böylesine bir dehanın maddi imkânsızlık, şüphe, üzüntü, çekişme ve kavgayla geçen kısacık ömrü okurun ağzında acı bir tat bırakacak nitelikte. Öte yandan her şeye rağmen edebiyat yeteneğine olan sarsılmaz inancı, en zor koşullarda dahi ilkelerinden taviz vermeyişi, yaratıcılığı ve çalışkanlığı da okurda hayranlık da yaratacak güçte.

Yazar, Poe’nun eserlerini incelerken zamanın edebiyat anlayışını ve dehasıyla kendinden sonraki edebiyat dünyasına etkisini de aktarıyor. Eserler, temaların benzerliği ve Poe’nun belirli fikirlerine uygunluğuna göre birlikte incelenirken kronolojik olarak da sıralanmış. Özellikle ünlü hikâyeleri başta olmak üzere birçok öyküsü tanıtılmış. Görece önemine göre bazıları daha ayrıntılı olarak ele alınan öykülerle Poe’nun yazarlık deneyimi ve düşüncelerindeki evrim de ortaya konulmuş. Örneğin edebiyatın ikincil bir amaç (eğitsel vb.) taşımaması ve yalnızca zihinsel deneyimi hedeflemesine dair düşünce ile Poe’nun eserleri ile hedeflediği şeyin bir zihinsel yolculuk olduğu sıklıkla vurgulanmış. Bulmaca çözme becerisi ile Altın Böcek öyküsü arasındaki ilişki gibi kişilik özelliklerinin eserlerine nasıl yansıdığı da değerlendirilmiş. Bununla birlikte yalnızca kendi zamanda değil günümüzde de yaygın olarak görülen bir yanlış değerlendirme ile Poe’nun kişiliğini eserleri ile bir tutmanın neden yanlış olduğuna da dikkat çekilmiş. Poe her zaman eserlerindeki hastalıklı ya da sorunlu ruh halleri, hüzün, tuhaflıklar ve dehşet ile anılsa da okura şaşırtıcı gelecek şekilde kişiliğinin kahramanlarınınkinden farklı olduğu ifade edilmiş. Spordaki başarılı profili, askeri hayatı, meydan okumaya asla kayıtsız kalamayışı ve çoğu durumu bir meydan okuma gibi görmesi gibi ilginç detaylar kişiliğinin sanıldığından çok daha farklı olduğunu gösteriyor bize. Poe’nun edebiyat teorisinin sanat dünyasında resimden günümüz sinemasına kadar uzanan etkileri de hikâyelerinin analizi çerçevesinde tartışılmış. Hikâyelerin film uyarlamalarından da bahsedilmiş. Edebiyat ve diğer sanatlarda, polisiye, gizem ve bilimkurgu türlerinin tohumlarının Poe ile nasıl atıldığını bu kısımlarda özetleniyor. Poe yalnızca “kaçış edebiyatı” açısından değil bütünsel bir edebiyat anlayışı bakımından da önemli bir figür olarak öne çıkıyor. Şair olarak yetenekleri ve bu türe hevesi finansal zorunlulukları tarafından gölgeye itilse de şiir anlayışından da ayrıca bahsedilmiş. Bazen absürtlüğe varan hiciv yazılarının ardında da çoğu kez bir isyan görüyoruz.

Kitabın önemli bir kısmı Poe’nun editörler, dergiler, yayımcılar ve edebiyat çevreleriyle olan sorunlu ilişkisini aktarıyor. Amerika’yı adeta şehir şehir gezen Poe’nun bin bir titizlikle yarattığı ve tekrar tekrar düzenlediği eserlerini yayınlatma çabası, bu eserlerin edebi değerinden çok mali değeri ile ilgilenen ve zamanın düşüncesine uygun kolay satılır eserler peşinde olan editörler ile arasındaki sorunların temelini oluşturuyor. Bir yazar olarak her zaman editörlerin takdirini kazanamasa da eleştirmenliği ve dergi işlerindeki becerisi ile faydalı olabileceğini de gösteriyor Poe. Kitap boyunca sayısız dergi ve editör adı anılmış. Dergilerin birçoğuna eser gönderip bir kısmında da bizzat görev alan Poe dergi yöneticileri ile sonu hep kötü biten ilişkiler yaşıyor. Hep hayalini kurduğu kendine ait bir dergi kurma ideali de okurda heyecanlı bir bekleyiş haline geliyor. Zamanın yayımcılık dünyası kadar önde gelen yazarlar, editörler ve okurlarının profilini ve Poe’yu nasıl ve ne kadar değerlendirebildiklerini de görüyoruz.

Kitap küçük sayılabilecek boyutuna rağmen, Poe’nun yaşamı, kişiliği ve zamanının edebiyat dünyası hakkında genel anlamda bilgilendirici denilebilir. Hacmi ile Poe’nun eserlerini incelemek açısından oldukça yetersiz görünse de esasen biyografi odaklı kitabın bu zayıflığı makul görülebilir. Yazarın Poe’nun eserlerinin anlamına ilişkin düşünceleri kimi zaman aydınlatıcı görünse de kimi zaman zorlama çıkarımlara yaklaştığından kitabın özellikle eleştirilebilir kısımlarını oluşturmuş. Benzer şekilde yazarın Poe’nun hikâyeleri arasındaki ilişkilere dair yorumları ve çıkarımları da oldukça öznel kalmış. Poe’ya hayranlık duyan okurlar kadar, özellikle Amerikan edebiyatı olmak üzere edebiyat tarihi ve teorisine ilgi duyan okurlara da hitap edebilecek bir kitap. Kısa ve çileli bir yaşamdan çıkan büyük yaratıcılığın öyküsü okunmaya değer.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir