Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Haziran 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
1945 doğumlu Selçuk Güven 1970 yılında İ.T.Ü.’den mezun Elektrik Yüksek Mühendisi. Yokluklar içerisindeki ülkemizde aranıp da bulunamayan, yabancı dil bilen, toplumumuzdaki seçkinliğini hak eden biri olarak yaşamına başlamış. 2021 yılında 76 yaşındayken gözünü budaktan sakınmadan özyaşamöyküsünü yazmış. Yazar yaşamını elektrik mühendisliğindeki devamlı olarak maksimum ile minimum arasındaki gidip gelme durumunu tarif eden sinüzoidal eğriye benzetmiş. Bir ülke, donanımlı ve çalışkan insanına en kötü ne yaşatabilir ? Üstelik bu insan ihtiyacı olmadığı halde, 60’lı yaşlarında hiçbir şeyden nasibini almamış Afganistan’a bile gidip çalışmayı göze alabilecek kadar fedakarken. Kitabının Memleketimden Adalet Manzaraları bölümünde, orta yaşlarında haksız yere gözaltına alındığını unutamayıp, isyan etmiş, polis beni döver ya da eziyet ederse çocuklarımı alıp yurtdışında yaşayacağım, ne beyinsiz insanların elindeyiz diye bile yazmış. Okuduklarınıza inanamıyorsunuz. Okumanızı öneririm.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Haziran 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Göçebelerle yerleşik kültür arasındaki farklar ve ilişkiler geniş bir tarihsel zaman dilimindeki ilişkileri ortaya koymak oldukça zor bir irdeleme alanı olmasına rağmen eserde ustaca kaleme alınmıştır. Eser, genellikle göçebe kültürün özellikleri merkeze alınarak bina edilmiştir. Genel itibarıyla göçebelerle yerleşik kültür arasındaki ilişkiler, sosyal yaşantı, siyasi, sosyal ve askeri mücadeleler anlatılmıştır. Bozkır devletlerinin yönetim yapıları ayrıntılı olarak anlatılmış. Bu yönetim mirasının yerleşik kültüre etkileri kıyaslamalı bir şekilde anlatılmıştır. Germenlerin, Türklerin, Rusların tarihsel olarak devletleşme sürecinde geçirdiği aşamaları sadece siyasi olarak değil sosyo-kültürel ve ekonomik özellikleri de dikkate alınarak bilimsel bir şekilde incelenmiştir. İlgili arkadaşlara tavsiye ederim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Haziran 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Açıkçası okunması biraz zor, yazarın hayatı dedemin anlattığı hikayelere benziyor. Dedem 30 doğumluydu, yazardan 30 yaş kadar genç yani, benzer acıları yaşamış sayılmazlar, yazarınkiyle kıyaslanamaz ama dedemin anlattığı yokluk anılarını dinlerken de “tamam dedi anlıyorum, çok zor zamanlarmış. Sizin için üzgünüm ama geçmiş işte” hissi gelirdi. yazarın otobiyografisi bu kitap oldukça etkileyici bir anlatıma sahip fakat işlediği tema biraz sıkıcı. Ayrıca Çin ve Rusya üzerine yapılmış uzun tahlilleri de okumadan atladım. Cumhuriyetin ilk yıllarına ve emekleme dönemine şahit olmuş birinin Rusya'nın içtimai meselelerine ve Cumhuriyetin kuruluş, ayağa kalkma çabalarına aynı hacimde yer vermesi eleştiriyi hak eden bir noktaydı. Yazarın hayatını yargılamaya haddimiz yok fakat bize yaşadığı hayatı yargılatacak ölçüde etkileyici biçimde sunmuş olması kitabı bugünlere kadar okunan bir eser haline getiriyor, okunmayı hak eden bir klasik.
Yanıtla
10
11
Destekliyorum  14
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Haziran 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarın okuduğum ilk kitabı. Okuduğum en iyi kitap değil ama önyargısız bir şekilde okunursa herkesin seveceğini düşünüyorum.

Kitap bilim kurgu/distopya türünde bile denebilir. Mateo ve Rufus adlı iki gencin Ölüm Habercisi denilen ve herkes tarafından bilinen bir şirketin gece yarısı aramasıyla o gün öleceklerini öğrenmeleri üzerinden gidiyor hikaye. Tabi ki ikisi de birbirinden çok farklı karakterler ve bir uygulama sayesinde birbirlerini buluyorlar. Hikaye ikisinin son günlerinde yaşadıklarını anlatıyor.

Çıktığı 2017 yılında en iyi gençlik kitabı olarak seçilmiş bir çok platform tarafından. En iyi mi bilmem ama ben beğendim kitabı. Karakter gelişimi, verdiği mesajlar, insanı hem güldürüp hem ağlatabilmesi hoşuma gitti.

Fazla yazacak bir şey yok. Kısacası çerezlik ama bir şeyler hissettirecek gençlik kitaplarını seviyorsanız (John Green gibi) öneririm.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Haziran 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Suç ve Ceza'nın boşuna ölmeden okunması gereken kitaplardan biri olarak adı çıkmamış. Adamın olgunluk dönemi eserlerinden biri, gereksiz isim betimlemeleri olmadan akıp gidiyor. Biraz polisiye biraz gizem bir parça aşk ancak sıradan bir aşk değil konuya destek olması için eklenmiş gibi duruyor. İçerisinde çok fazla ana ve yan karakterler bulunuyor, bu biraz daha kendini vererek okunmasını gerektiriyor özellikle başlarda dikkat edilmeli yoksa karakterler karışabiliyor. Kapra yayının hakkında söyleyeceğim de ufak tefek harf ve kelime hataları dışında okunması oldukça kolay. Çevirisi de gayet hoş, bilinmedik kelimeler çok nadir karşımıza çıkıyor. Dostoyevski bu eserde kendi hayatından da esintiler vermiş. Eseri okumadan Dostoyevski'nin kısa bir biyografisini okumanızı öneririm.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Haziran 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Aklıma Takılan Kelimeler, adına baktığımda sözcüğün çağrışım gücüyle yazılmış denemeler gibi ama okuduğumda pek tatlı, okunası hikâyelerle karşılaştığım bir kitap. Yazarın bir birikimi olduğu kullandığı sözcüklerden ve teknikten anlaşılıyor. Dile hâkim bir yazarın yazdıklarını okumanın verdiği zevk başka. Her bir çağrışım, beklenmedik yorumlara kapı aralıyor. Her hikâyenin başlığı tek bir sözcükten oluşuyor. Bir sözcük etrafında kısa hikâyeler yazmış yazar. Derinliği olan, felsefesi olan on beş adet kısa hikâye. Bunların bazıları birinci kişi bazıları üçüncü kişi ağzından yazılmış. Teknik olarak bir kusuru yok. Konular da hayatın içinden konular. En çok savaştan etkilenen çocukların hikâyesinden etkilendim. Duyarlılığını güzel yansıtmış. Olay hikâyeleri ve durum hikâyelerini iç içe görebilirsiniz bu kitapta. Her iki türde de akıcı olduğunu göreceksiniz. Yazar, yazmaya devam ederse tekniğini ilerletecek ve sevilen bir hikâyeci olacaktır. Keyifle okunacağını düşünüyorum. Okurunu bulsun.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
20 Haziran 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir Agâh Ensar CAN kitabı. romanlarıyla bilenen ve öne çıkan yazarın edebiyat sanatında öncelediği önemli bir türdür şiir. Attila İLHAN, Cemal SÜREYA gibi usta şairlerin izinden yürüyen sanatçı nihayet çıkardığı şiir kitabıyla kendi yolunu belirgin çizgilerle belli etmeyi başarmış. Bazı şiirleri tekrar tekrar okunası bazı şiirlerinin mısraları akıla kazınası olsa da yer yer klasik imgelere yer vermiş ve tekrara düşmüş. Dili taze ve şaşırtıcı bir olgunlukta. Birkaç şiirinde yeni açılımlara filizlenen yönde var üstelik. Ama konu alanı olarak çok dar kalıyor, kapsamını genişletmeli bence. Unutulmamalı ki henüz oldukça genç bir şair. Bence genç bir şair için oldukça iyi bir eser ortaya koymayı başarmış. Dergisini (Darağacı Sanat dergisi) çıkardığı ilk günden beri takip ettiğim gelecek vaat eden bir yazar/şair, gelecek vaat eden bir şiir kitabıyla başladı şiir serüveni. Yolunda başarılar dilerim. Yolu açık olsun.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Haziran 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Türkiye'nin kurucu kadrosunda yer alan İsmet Paşa'nın uzun yıllar savaş meydanlarında geçen hayatından bahseden kitap İnönü'ye atılan iftiraya varan söylemlere çok güzel yanıt vermiştir. Onun savaş meydanlarındaki aşırı dikkati ve ölçümü sayesinde kazanılan İnönü Savaşları başta olmak üzere tüm Kurtuluş Savaşı boyunca devleti için yapmış olduğu gayretler ve özverileri ve canını hiçe sayarcasına bizzat savaş meydanının ön saflarında katılması, nihayetinde devletin geleceği için babasının cenazesine dahi gidememesi, hatta oğlunun ölümünden dahi 6 ay sonra haber alması bu millet ve devlet için hem kanını hem canını vermeye hazır bir asker İnönü'yü anlatmaktadır. Bu kitap aynı zamanda üzülerek söylemeliyim ki bizimkilerin yok saymaya çalıştığı İnönü için onun karşısında savaşmış olan düşmanları dahi O'na saygı göstermektedir. General Harrington'un ''Bu adama dikkat edin'' sözü, İnönü'nün 3 adım ötesine plan yapabilecek kabiliyete sahip olduğunu göstermektedir.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
19 Haziran 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu yılın en güzel kitabıydı. Kendi kendine büyümek zorunda kalan Emily avukat olsa da ,insani iletişimler ve duygular üzerinde hiçbir zaman başarılı olamamıştır. İnsanların kendisiyle iletişimlerini anlaşılır kılmayı başaramadığı için beklentiler yumağı içerisinde kendisiyle cebelleşmiştir. Taa ki Andrew kendisine evlenme teklif ettiğinde yaşadığı korku ve kaygılardan kaçmak için onunla konuşmak yerine terk etmeyi seçmesi gibi. Konuşmadığı için de suçlayamayız çünkü iletişim hayatında sadece kitap sayfalarında var olmuştur ve ilk gerçek yakınlaşmasını yaşadığı adamla bir evlilik fikri kendisine yönelik kendini dinlemesi gerektirdiğini kafasına dank ettirmiştir. Gerçekten birine hayatını bağlamayı istiyor mudur? Yoksa paylaşma fikrini bilemediğinden meseleyi hepten yanlış mi anlamıştır? Bu kitap evlilik öncesi korku yaşayan ve zihninde karabulutlardan güneşi göremeyen, yaş ilerledikçe artan korkular kapanına çevresi tarafından sıkıştırılan tüm kızların ve kadınların yardımcısı olsun.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Haziran 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ambrosia; "Tanrıların yiyeceği" sonsuz hayatın kaynağı. Bilimkurgu modunda, Dan Brown tadında bir roman. Belçika'nın Brugg kasabasından, Hierapolis antik kentine uzanan, tarihin, teolojinin, mitolojinin, genetiğin ve bilimin iç içe geçtiği macera dolu bir eser.

Sizce insanoğlu ölümsüzlük iksirini bulabilir mi? peki Brugg bazilikasında ki kutsal kandan, İsa'nın DNA'sı elde edilip, klonlama ile mesihin yeniden dünyaya gelmesi sağlanabilir mi? Peki neden, amaç ne, kimler yapacak. Tanrıyı kıyamete mi zorlamak tüm bu yapılanlar. Yoksa????

Gizli genetik çalışmalar yürüten bir profesör, profesör için çalışan Aras ve onun yıllar öncesinden gelen sevgilisi İris, geçmişi silinen tetikçi Pinhole ve uluslararası bir şirket.

Ancak macera böyle bitmemeliydi ama biliyorum ki 518 sayfalık bu heyecanın bir devamı olmalıydı. Denek 3.8.3 ve ben Umut TAYAN'ın bu yeni devam kitabına keyifle başlıyorum.

Bu tarz kitapları sevenler için bir çırpıda okunacak bir eser.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir