Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Başından sonuna kadar okuyucunun merakını canlı tutabilen ve en sonunda bu merak için harika bir son hazırlayan yazara saygı duymamak elde değil. İnsanların ilk çocukluk döneminde yaşadıklarının bastırma savunma mekanizması ile hafızanın derinliklerine attıkları utanç verici olaylar ilerleyen yıllarda gün yüzüne çok acımasızca çıkabiliyor. Şiddetin kökeninin de ne yazık ki insanın 0-7 yaş arası yaşadıkları ile tam anlamıyla ilişki içinde olduğunu gözler önüne seren bir eser. Bir çocuk için her şey bir oyundur. Bazen bir cinayet bile. Fakat bu oyunun şiddet ile olan kısmı çocukluk döneminde yaşanan ve bir şekilde bilinçaltına atılan, bastırılan duygulardan bağımsız olmadığını ne her olayda görebiliyoruz. Sadist duygular nelerden besleniyor? Bu duyguları besleyen kör noktalar neler? Psikoloji ile ilgilenenler ve öğretmenler için muhteşem bir kaynak. Belki de bu kitaptan sonra bir çocuğun gelecek anılarında oluşturacağımız her bir küçük veya büyük resme çok daha dikkatli yaklaşacağız.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir kahve molasında bitirebileceğiniz kadar ince bir kitap ama bıraktığı hüzün zihninizde uzun süre kalıyor.

Sayfalar boyunca; ilgisizlik, çevresel etkiler ve takıntılarla şekillenen bir çocukluğun izlerini takip ediyorsunuz. Bir noktada şu soruyu sormaya başlıyorsunuz: Kötülük gerçekten saf hâliyle mi vardır, yoksa biraz da yaşadığımız travmaların bir sonucu mudur?

Travmaları yüceltmiyorum elbette. Ancak karakterin zor geçen çocukluğunun onu nasıl şekillendirdiğini görüyorsunuz. Yaşlı dostlar edinen, ölülerden korkmayan, hamburgerlere takıntılı ve silahları seven bir çocuk... Sonuçta o hâlâ bir çocuk. Sayfalar ilerledikçe onu anlamaya çalışıyor, üzülüyor, kıyamıyor; bazen de “Neden?” diye sorarken buluyorsunuz.

Yazarın yaşam öyküsüyle de paralellikler taşıyor. İntihar ettiğini ve hayat hikâyesini öğrendiğinizde, özellikle Cem T.'in sonsözünü okuduktan sonra,insanda ayrı bir hüzün bırakıyor. Kısa ama etkili,insanı düşündüren ve buruk bir tat bırakan bir kitaptı.Sevdim.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  3
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir atın duyguları ne denli hissedebildiğini az çok biliriz, değil mi? Sonuçta onların da duygusal varlıklar olduğunu kabul ederiz. Peki ya bir humanoid, yani insansı bir robot? Ya bir hata ya da beklenmedik bir durum, bir humanoidi diğerlerinden ayırıyorsa ne düşünürdünüz?

Sanırım Kore edebiyatından okuduğum ilk kitaptı — gerçi buna emin olmak için bakmam gerekecek.Ama kitabı sevdim ve öneririm.

Büyük olaylar,sarsıcı hikâyeler var mı? Hayır.Oldukça sade ve net bir anlatımı var.Ancak karakterlerin çözümlemeleri çok güçlü.Onları tanıdıkça her birine hak vermeye başlıyor, sonlara doğru yaşananların ardındaki nedeni gördüğünüzde ise duygusallaşıyorsunuz.

Bir robot gerçekten hissedebilir mi? Ya da size tek kelime etmeden yavaşlamanız gerektiğini hissettirebilir mi?

Güzel bir hikâye okudum. Bizden uzak gibi görünen ama aslında bir o kadar da yakın olan bir geleceğin hikâyesi. İnsan olmanın, empati kurmanın ve duyguların sınırlarını sorgulatan, sakin ama etkileyici bir roman.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
1923’te yazılmış olmasına rağmen hâlâ raflardan düşmeyen bir klasik. Kitabın asıl gücü teknik bilgi değil, borsa psikolojisi: hırs, korku, sürü mantığı ve disiplinsizliğin nasıl batırdığını Livingston’ın kendi ağzından, roman tadında öğreniyorsunuz. Yüz yıl geçmiş ama insan zaafiyetleri değişmemiş — bu yüzden hâlâ geçerli.

Ancak dönemin koşulları göz ardı edilemez. Piyasa manipülasyonu ve içeriden bilgi gibi o dönem “normal” sayılan pratikler bugün hem yasadışı hem de etik dışı. Somut strateji veya teknik analiz arayanlar hayal kırıklığına uğrayabilir; kitap nasıl yatırım yapılır sorusunu yanıtlamıyor.

Kısacası: Disiplin ve psikoloji üzerine derin bir perspektif isteyenlere kesinlikle tavsiye ederim. Ama modern yatırım stratejileri arayanlar için tek başına yeterli değil.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
24 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Eserin isminin konusunu bu kadar iyi kapsaması biraz garip gelse de gariplik sadece bu kadarla kalmaz. İşin açıkçası eserin devamı da uçuk kaçık bir hikaye gibi sürer. Öykünün satirik ve muzip bir üslupla aktarılması ilk aşamada okura soğuk geleceği düşünülse de aksine polisiye tadı veren olay örgüsü okuru esere karşı diri tutar. En nihayetinde Mendoza’nın farklı tarzının metne kattığı özgün havayı her kitapta bulmak mümkün değil. Karakterler öylesine uçarı bir şekilde tasarlanmışlardır ki oturdukları mekan (Barcelona) ve olay örgüsünü unuttururlar. Suç dünyası ve illegalitenin hicvedildiği eserde karakterler adeta kötülükten mürekkep olaylara ters bakarlar. Suçun kanıksandığı bir toplum yapısı için bu tarz bir eser belki de anormal olana dikkat çekmek ister. Bu eğlenceli ve iğneleyici anlatımın nasıl nihayete ereceği ise merak konusudur. Vadettiği tebessümle ve akıcı aksiyonlu havasıyla dikkatten kaçırılmayacak farklı bir eser… Son olarak filmi olsa hiç de fena olmaz
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Nerdeyse her cümleyi anlamak için duraksadığım bir kitap oldu. Çeviriden mi anlatımın yoğunluğundan mı emin değilim. Baudrillard'ın önemi malum. Öte yandan kendi de ifade ettiği gibi çelişkili ifadeleri olan (kendisi bunun sistemin çelişkili olmasından kaynaklı olduğunu söylüyor) ve kavramları net şekilde tanımlamaktan biraz uzak bir duran bir yazar. Belirsizliğin filozofu. Bu kitapta en ilgimi çeken noktalar kitlelerin kendilerine ulaşan düşünce, politik mesaj, haber ve iletileri bünyesinde soğurup nötralize ederek etkisizleştirmesi ve politik arenanın tamamıyla simgelerden oluşan, gerçeklikten kopmuş bir temsil yığınına dönüşmesi tezleri oldu. En azından ben bunları çıkarabildim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“İstediği kadar toplumcu özler taşısın mektup bireyseldir. Bireyseldir ve temelde bir gizliliği vardır. Yazan ister ki yazdıklarını yalnızca ona yazdığı kişi okusun ama bunun hiçbir güvencesi yoktur” demiş Erdal Öz ön sözde. Ben de aynı fikirdeyim ama… Ama ile başlayınca işler değişiyor değil mi? İlk kimin mektuplarını okudum hatırlamıyorum şu an ama o insanların -yazar, şair, sanatçı- iç dünyasına duyulan merak , bir anlamda anıtlaştırdığımız insanların “insani vasıfları ve kırılganlıkları” aşkın ve düşkün hallerini okumak inanılmaz bir duygu…

Cemal Süreya’nın sadece “Şair” değil duygu adamı ve bir aşık olarak portresi gibi mektupları. Öyle elimden bırakmadan okudum. Aklınızın bir köşesinde olsun isterseniz kitaplığınızda da…

Sevgiler.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Novella türündeki psikolojik kitapla Yorumum:Kitap benim için insanın yalnızlığını ve hayal kurma ihtiyacını en sade ama en etkileyici anlatan eserlerden biri oldu. Okurken olaylardan çok karakterlerin iç dünyası dikkatimi çekti. Özellikle anlatıcının sürekli hayallerle yaşaması, gerçek hayatta kuramadığı bağları zihninde büyütmesi oldukça hüzünlüydü. Nastenka ile olan konuşmalar ilk başta umut verici görünse de aslında ikisinin de yalnız insanlar olduğunu hissettirdi. Yazar derin duygular verebildiği için kitap kısa olmasına rağmen bende kalıcı bir etki bıraktı. Kitabın güçlü yönünün “ulaşılamayan mutluluk” hissi olduğunu düşünüyorum. Sonu tam anlamıyla trajik olmasa da insanın içinde buruk bir boşluk bırakıyor. Özellikle tek başına hisseden veya geçmişte yarım kalmış duygular yaşamış biri için çok etkileyici bir eser. Karşılıksız aşktan çok, “yalnız bir insanın kısa süreli umutla yeniden hayata bağlanma çabası” hakkında bir kitap o yüzden olaylarından çok bıraktığı duygu ile kalıyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
23 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Doğal bir beceriyle hayal edilmiş, kusursuzca kurgulanmış, olaylar ve karakterler herkesin anlayabileceği bir biçimde canlandırılmış, dikkate değer bir fantastik roman. Yazar, ki hakkında bilgi bulamadım, sanıyorum ilk eseri, sade ve anlaşılır, ayrıca derdini iyi anlatan güzel cümleler kullanılmış, böylece ortaya iyi bir edebiyat eseri çıkmış.

Asiler devlet düşmanı mıdır yoksa vatansever oldukları için mi asidirler gibi bir temanın üzerine kurulduğunu düşündüğüm eserin en etkileyici özelliği atmosferi;sinematik bir anlatı,yazarın hayal gücü takdire şayan.Ne var ki altı yüz küsur sayfalık bu upuzun hikaye bittiğinde henüz hiçbir şeyin başlamadığını sadece olaylara, kahramanlara,mekanlara ve sosyal hayata giriş yaptığınızı düşündüren kurgusunda merak unsuru bir parça zayıf kalmış.

Sonuç olarak salt fantastik bir kitap olmadığını özellikle belirtmeliyim,yanında felsefe, simya ve siyaset var.Bu yapısıyla doyurucu bir okuma vadediyor.

Türk romancılığı adına başarılı bir eser.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bazı kitaplar vardır, sadece bir hikâye anlatmaz... zihninizin içine sızar.
"Şeytani Zihin" tam olarak böyle bir kitap.
Chris Carter bu kez çıtayı öyle bir yere koymuş ki, biz okurları güvenli alanımızdan çıkarıp doğrudan bir katilin zihnine itiyor. Ve orası sandığımızdan çok daha karanlık.
Bir insan bunu nasıl düşünebilir? diye irkiliyor, hikâye ilerledikçe gerilim katman katman artarken kendini karanlık bir labirentin içinde buluyorsunuz.
Zekâsı ve acımasızlığıyla neredeyse görünmez bir zihin. Ve en ürkütücü olanı, bu katil sadece öldürmüyor... oynuyor.
Kitabın temposu hiç düşmüyor, her bölüm sonunda bir sayfa daha derken kendinizi finale ışınlanmış buluyorsunuz.
Ama o final... işte orası tam anlamıyla bir tokat gibi. Psikolojik gerilim sevenler için çok daha fazlası var bu kitapta. Sizi hem içine çekecek hem de uzun süre etkisinden çıkamayacaksınız.
Chris Carter zekâsına pardon zihnine hayran olunacak, ayakta alkışlanacak yazarlardan.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir