Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazarla ilk defa Almanca Dersi romanı ile tanıştım. Sürükleyici olay örgüsü, özgün ve renkli ifade biçimleri, benzersiz hayal gücüne sahip kahramanın bir o kadar sağlam sorgulamaları ve tüm bunların sanatla iç içeliği bir edebiyat tutkunu için fazlasıyla tatminkar; vurucu final de unutulmamalı elbette. Rafine bir okuru ise; tanıyacağı, seyrek rastlanır nitelikteki bir insan topluluğunun hayata bakışları yakalayacaktır. Romanın görünmez karakterlerinin doğa ve renkler olduğunu eklemezsem, eksik kalacak.
Yanıtla
0
2
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mehmet Okuyan'ın okuduğum ilk kitabı oldu. Kitabın başlığı için kullanılan Meal - Tefsir ibaresi yerinde olmuş. Çünkü bana göre kitap mealden uzun tefsirden kısa şekilde düzenlenmiş. Kur'an-ı Kerim öğreteceğim bir kitap olmuş. Klasik meal ve tefsirlerin dışında bana öğrettiği çok şey oldu. Bu açıdan okunmasını tavsiye ettiğim bir kitap. Yazar, halk içerisinde yanlış anlaşıldığını düşündüğü konularda kelimelerle ilgili gramer çalışmaları yaparak konuları aydınlatmaya çalışmış. Ayetleri tefsir ederken birçok alimin yanında İmam-ı Azam Ebu Hanife ve özellikle Maturidi'nin konuyla ilgili açıklamalarına da yer vererek tefsirini desteklemeye çalışmış.

Yazarın dili ise okuyanların bildiği gibi gayet akıcı ve öğretici. Herkesin anlayabileceği bir üslup kullanıyor.

Kitapla ilgili olumsuz bir yönünden bahsedecek olursam, tek cilt olarak düzenlenmiş olduğundan yazı puntosu küçük tutulmuş. Dolayısıyla okuması biraz zorlaşmış. İki cilt olarak da düzenlenebilirmiş.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yıllar önce televizyondan tanıdığım ve bir derya olduğunu öğrendiğim rahmetli Nezih Uzel'in yeni kitabı. Kitap aslında üç kısımdan oluşmakta. İlk kısımda Nezih Uzel'in anılarını okuyoruz. Galatasaray lisesi yılları, henüz lise talebesiyken Konya'ya yaptığı yolculuğu, Mevlana ile tanışması, Özbekler tekkesi ve şeyhiyle yollarının kesişmesi gibi olayları çok güzel anekdotlarla okuyabiliyoruz. Kitabın ikinci kısmında ise Mevlevi kültürünü yaşamış ve yaşatmış pek çok kıymetli şahsiyetin kısa biyografilerini ve Nezih Uzel ile nasıl tanıştıklarını öğreniyoruz. Bu kitabın kılavuzluğu ile bu mühim kişiler hakkında önemli bilgiler edinmekteyiz. Üçüncü kısımda ise Mevlevi kültürünün yurtdışında özellikle Fransa ve Amerika da nasıl temsil edildiğini öğreniyoruz. Bu kitabı okurken eski İstanbul'un ruhani dünyasında geziniyorsunuz. Verdiğiniz parayı da vakti de fazlasıyla hak ediyor bu kitap.
Yanıtla
6
0
Destekliyorum  3
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Zafer Hocadan değerli bir eser daha... Eserde Hristiyanlık inancı hakkında ilk dönemlerinde oluşan farklı düşünce akımlarını derinlemesine incelemiştir. Deyim yerindeyse Hristiyanlığın ilk mezhepsel ayırımlarının köklerine inilmiştir. Birinci Bölümde çarmıh öğretisinin karşıtları ana başlığıyla incelenmiştir. Burada Yahudi ve Hristiyanların çarmıh hadisesi hakkındaki görüşleri geniş bir literatür incelemesiyle verilmiştir. İkinci bölümde İsa'yı tanrısal statüye yücelten teolojinin varyantlarıyla incelenmiş, Paulus'un geleneksel kilisenin zemini oluşturduğu telsis ve teslisçilerin görüşlerine yer verilmiştir. Üçüncü bölümde İsa'yı beşer üstü statüye yücelten teolojinin karşıtlarına yer verilmiştir. bu hususta Ebonitler, Arius ve Ariusçuların fikirleri vardır. Son bölümde teslis içindeki parçalanmalar çerçevesinde bölünen kiliseler ve görüşlerine yer verilmiştir. İlgili arkadaşlara şiddetle tavsiye ederim.
Yanıtla
8
0
Destekliyorum  4
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazar kitabı o kadar akıcı yazmış ki sanki bizimle ve kendisiyle konuşuyor ve ayrıca çaktırmadan bize bilgi kırıntılarını veriyor. İçindeki hikayeler çok güzel ve içinde önerdiği bir sürü kitap var. Ayrıca diğer kitaplardan farkı yazıların puntosu daha yüksek. Bu yüksek punto ile yazılması bana kitabı okuyan herkes rahatlıkla anlasın hissi oluşturdu. Ne diyeyim alın okuyun artık, şu kitabı. “Para konusunda iki tür insan görürsünüz; paranın peşinde koşanlar ve paranın arkasından geldiği insanlar.” “Etrafınıza bakın, üreten insanların mutluluğu yüzlerine yansır. Oysa tüketen insanlar olarak vaktinizi müşteri temsilcileriyle kavga ederek, ürün iade ederek ve bir dakikalık paket açma mutluluğu için internet alışverişi yaparak geçirirsiniz.” “Mutluluğunuzu yüksek sesle anlatmayın, hasesin uykusu çok hafiftir derler. Siz dönüp bakmayın etrafa, ileri doğru yürüyün.“
Yanıtla
8
0
Destekliyorum  10
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Okuyucuyu İran İslam Devrimi sonrası dönemin atmosferine derinlemesine çeken bir eser. Yazar, toplumdaki baskıyı ve kadınların yaşadığı zorlukları, çador sembolü üzerinden ustalıkla ele alıyor. Bu arada Çador, İran'da kadınların İslam devrimi sonrasında giymek zorunda kaldıkları, tüm vücudu örten bir kıyafet. Kitabın ana karakteri Akhbar, ülkesine geri dönerek ailesini ve sevgilisini arayan, bu süreçte derin bir özlem ve belirsizlik hisseden bir erkek. Kitapta, Akhbar’ın içsel çatışmaları ve geri dönme arzusu, okuyucuyu etkileyen bir arayış hikayesi sunuyor. Kitap, sadece bireysel bir mücadelenin ötesine geçerek, savaşın ve toplumsal değişimlerin insan hayatındaki yıkıcı etkilerini gözler önüne seriyor. Murathan Mungan'ın dili ve anlatım gücü her zamanki gibi etkileyici. Bence "Çador", Murathan Mungan'ın edebi derinliğini ve toplumsal eleştiri gücünü bir kez daha ortaya koyan, düşündürücü ve dokunaklı bir eser.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çok harika bir kitap. Kitap inanılmaz akıcı, sade anlaşılır ve yalın bir dil kullanımı. Evet teknik kelimeler var ama sizi hiç zorlamayacağından emin olabilirsiniz. Küçük bir mutfak kitabı, beslenme kitabı gibi düşünün. Maksimum bir haftada bitebilecek bir kitap. Her evde olması gereken temel kuralları öğrenilmesi gerektiğine inanıyorum. Bilimsel verilere dayandırılan bir anlatım var bu özelliği harika. Birebir markete giderek hangi ürünleri önerdiğini bile anlatıyor. İşini bilmeyen insanlardan gıda dinlemekten sıkılmadınız mı? her televizyon programında bir hoca oturtup yok şöyledir böyledir konuşmaları dinleyeceğimize, gerçek bir mühendis hem de gıda mühendisinden konuyu dinleyelim! ben devam kitapları için gerçekten sabırsızlanıyorum. Kanserojen, akrilamidler, HMF ler için daha detaylı bir kitap gelmesini diliyorum. Belki fonksiyonel beslenme, sektöre giriş yapan öğrenciler için kısa bir gıda endüstrisi kitabı olabilir.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hüzünlü Portakallar Yurdu, Radva Aşur'un yazmış olduğu Tanturalı Kadın kitabında Rukayye' nin okumak için eline aldığı ama içindeki acılara dayanamayıp komodin çekmecesine sakladığı bir kitap. Rukayye'den çok etkilenmiştim, empati kurmak yetmiyor diyerek onun hislerini yaşamak için ben de bu kitabı alıp okumaya başladım.
Hüzünlü Portakallar Yurdu yazarın en bilinen eserlerinden biridir. Adını Filistin'in portakal bahçeleriyle ünlü topraklarından alır. Ancak bu portakallar, güzellikten çok soykırım ve sürgünler yüzünden hüzün ve kaybedilen bir vatanın sembolüdür.Kitap her ne kadar hüzünlü bir atmosfere sahip olsa da, Filistin halkının direniş ruhunu ve özgürlük umudunu bireylerin duygusal hikâyeleri üzerinden işleyerek vurgular. Bu sayede okuyucunun karakterlerle empati kurmasını sağlar.Yazarın dili sade ama çok derinlikli. Bu yüzden kitap çok uzun süre elimde dolaşmak zorunda kaldı.
Yanıtla
6
0
Destekliyorum  13
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
03 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
virginia woolf'un yazdığı tek oyun olan freshwater nihayet dilimize çevrilmiş. üç perdelik oyunu 1923'te yazmış woolf. 1935'te yeniden elden geçirip son şeklini vermiş. ilk gösterimi de aynı yıl yeğeni angelica'nın doğum gününü kutlamak için yapılmış. oyundaki karakterlerin hepsi o dönemin tanınmış sanatçılarından oluşuyor. hepsi birbirinden tuhaf karakterler. woolf'un çağdaşlarıyla ve şiirle alay etmek için yazdığı belli. dünyadan kopuk entellektüeller ve sanatçılar üzerinden geçtiği dalga epey kahkaha attırıyor. gösterimleri de günlüğüne "gevşemiş ve kahkahalarla dolu akşam" olarak kayda geçmiş. oyunun iki el yazması leonard woolf'un ölümünden bir kaç hafta sonra olivier bell tarafından keşfedilmiş. woolf'un hiç duyurmak istemediği, önemsiz saydığı metin olduğu düşünülmüş. oysa hiç de öyle değil. çok tempolu ve komik bir oyun.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
02 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Atatürk bu kitap basıldığında hayatta olsaydı ve okuma fırsatını yakalasaydı bence “Beyaz Zambaklar Ülkesinde” kitabını değil bu kitabı tavsiye ederdi. Okuduğumda beni etkileyen eserlerden biri oldu. Aydemir, Türk toplumunu analiz edip yıllarca süregelen aydın-cahil, kentli-köylü ayrımlarının nasıl ortak bir amaca doğru kanalize edilebileceğini gösteriyor. Türk köylüsünün dahili ve harici sıkışmışlıklarının kendilerine uzanan bir küçük ışıkla nasıl aydınlandığının harika bir anlatımı. Aydın tabir edilen okumuş ve belli noktalarda görev alan insanların topluma nasıl örnek olacaklarını, kimi zaman eleştirel, kimi zaman büyük bir heyecenla sunun Aydemir’in başyapıtlarından biri. Beyaz Zambaklar Ülkesi eserini okumuş biri olarak benim tercihim sonuna kadar bu kitap olurdu…
Yanıtla
8
0
Destekliyorum  10
Bildir