Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İçeriği oldukça zengin bir kitap. Ali Nesin Bey biraz kendince yazmış olduğu yerler var haliyle bazı yerlerde anlamakta güçlük çektim ama en nihayetinde çok güzel bir kitaptı.

Genellikle oranlar ve günlük hayattan problemler açıklanmış, tartışılmış. Beni en çok etkileyen kısım birinci bölümde ki "Kapı Oyunu Oranlarıydı" Sonuç olarak benim gibi matematik sevdalılarına ve hayatında sürekli olarak oranlarla uğraşan kişilere kesinlikle öneririm. (Aslında herkes için oldukça uygun ve sade dilli bir kitap olmuş)
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Alırken bir şüphe duydum bir yorum nedeniyle. Hatta bir kez sepetten çıkardım. Başka siparişte dayanamadım aldım. İyi ki de almışım. Okudum, sanırım 5 dakikada bitti. Evet hikaye bir yalan üzerine kurulu ama karakter Tayfun kitabın sonuna kadar çok pişman. Yani farkında mısınız bilmiyorum ama kitabın sonunda yalan kötüdür demez zaten sen bu duygunu alırsın heybene atarsın. Ben de Tayfun’dan bu duyguyu aldım.

Nenesi sürekli her şeyden şikayet eden Tayfun ortaya bir şey atar ama olaylar karmakarışık bir hal alır. Çok eğlenceli bir çırpıda okunan bir hikayeydi.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İnsanlarla hayvanlar arasındaki iki yüzlü ilişkinin romanı.

Daha önce mezbaha içerikli Joseph D’Lacy’den Et, A. Bazterrica’dan Leziz Kadavralar ve M. Mollaosmanoğlu’ndan Veganlar’ı okumuştum. Üçünde de mezbahalardaki vahşet farklı biçimlerde işleniyor, etçil insanların nasıl acımasız olabilecekleri öne çıkarılıyordu. Sığırlar ve İnsanlar da tema daha sakin, hatta yer yer güldüren komik bölümler de var. Düşündürüyor, sorgulatıyor, empati yaptırıyor ve en önemlisi mezbahanın ne olduğunu öğretiyor, mezbahalar da okul yapıları gibi, işyerleri gibi, alışveriş merkezleri gibi, hayatın merkezine yerleşiyor.

Baştan sona ilgi çekici bir eser. Yazar öyle tatlı tatlı anlatıyor ki, sıkılıp elinizden bırakma arzusu duyacağınız tek bir paragraf dahi yok. Son zamanlarda en çok sevdiğim kitaplardan biri oldu.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
“Alette’in Yeraltına İnişi” alışılmış bir roman ya da şiir kitabı değil; okurken insanı içine çeken, zaman zaman da bilinçli olarak rahatsız eden bir metin. Alice Notley’nin dili parçalı, ritmik ve oldukça yoğun. İlk başta anlamakta zorlandım ama sayfalar ilerledikçe kitabın asıl gücünün o yabancılık hissinden geldiğini düşündüm.
Yeraltı metaforu üzerinden baskı, korku, kadınlık ve özgürleşme gibi birçok şeyi anlatıyor. Özellikle anlatım biçimi çok etkileyiciydi; sanki bir şiirin içinde yürüyormuşum gibi hissettim. Bazı bölümlerde tamamen kayboldum, bazı cümlelerin altını çizmeden geçemedim.
Kolay okunan bir kitap değil ama bence tam da bu yüzden etkisi uzun sürüyor. Herkese hitap etmeyebilir; klasik olay örgüsü bekleyenleri zorlayabilir. Ama farklı bir edebiyat deneyimi yaşamak isteyenler için gerçekten özel bir kitap. Bitirdikten sonra zihnimde uzun süre karanlık bir tünelin yankısı kaldı.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sömürgeleştirilen Afrika'yı;Zanzibar üzerinden hiçbir zaman normalleşmeyen,sürekli birilerinin çıkarına hizmet eden yönetimleri;halkın müslüman olduğu için sömürülmesi ama müslümanca yaşamaması;roman kahramanı Salim'in Batı'yla tanışması,ailesi ve halkının karmaşık,anlaşılmaz hayatına anlam vermeye çalışması romanın konusunu oluşturuyor.Sakin ilerleyen bir yapısı olan romanda Zanzibar yönetimine eleştiriler biraz sessiz yapılmış gibi geldi bana.İngiltere eleştirilerde yer almamış bile.Biraz yanlı bakılarak sanki her şey normalmiş gibi suya sabuna dokunulmamış bir eser olmuş.Romanı okurken sürekli otobiyografik bir eser izlenimi ediniyorsunuz ,yazarın da kahramanla aynı şeyleri yaşadığını okuyunca da bu izlenim doğrulanıyor.
Eserde insanların hiçbir şey yapmayıp her şeyi kabullenişleri,hep pasif oluşları ,akışa kendilerini bırakmaları, yanlışa dur dememeleri sinir bozucuydu.
Bu eser,Nobel ödüllü yazarın diğer kitaplarını okumak için çok bir heves uyandırmadı bende.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
3,5 → 4
Mendil Altında'daki öyküleri okurken bir yandan artık şahit olamayacağımız bir dönemin gündelik hayatına, o eski sokaklara ve evlerin içine konuk oluyor; bir yandan da insanın bazı temel hallerinin aradan geçen yıllara rağmen hiç değişmediğini görüyoruz.

Aile içi dinamikler, mahalle kültürü, kadın-erkek ilişkileri, memur hayatının getirdiği küçük hesaplar, telaşlar, sıkıntılar, hevesler… Esendal'ın bu konulardaki gözlem yeteneğine ve insanı yargılamadan anlatan sakin, duru üslubuna diyecek söz yok.

Başlardaki hikayeler pek ilgimi çekmese de kitabın ortalarında karşılaştığım Haşmet Gülkokan karakteriyle birlikte kitap benim için çok daha keyifli bir hal aldı.

En sevdiğim hikayeler: Haşmet Gülkokan, Feminist, Karga Yavrusu, Kızımız, Saide, Celile ve İhtiyarlık
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bazı kitaplar vardır; kapağını kapattığınızda sadece bir hikâye bitmez, içinizde uzun süre yankılanan bir duygu başlar. Corinne & Mustafa Kemal - Son Mektup tam olarak böyle bir kitaptı benim için. Tarihle kurgunun iç içe geçtiği, gerçek bir özlemin satırlara sindiği, hüzünlü ama zarif bir anlatım…
Kitabı elime aldığımda açıkçası klasik bir dönem aşkı okuyacağımı düşünmüştüm. Ama sayfalar ilerledikçe bunun yalnızca bir aşk hikâyesi olmadığını fark ettim. Aynı zamanda bir dönemin ruhunu, savaşın insanlarda açtığı yaraları, fedakârlığı ve “vazgeçmek zorunda kalmanın” ağırlığını anlatıyor.
Corinne karakteri beni en çok etkileyen taraflardan biri oldu. Güçlü görünmeye çalışan ama içinde büyük kırılmalar taşıyan bir kadın. Mustafa Kemal ise alıştığımız tarih kitaplarındaki uzak figürden daha farklı işlenmiş. Daha insani, daha duygusal ama yine de kararlı. Zaten kitabın en güçlü yanı da burada bence: Tarihin içindeki insanı göstermeye çalışması.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bazı hikâyeler bir kafede başlar, ama insanın içinde uzun süre devam eder.

Kafeden Hikâyeler, ilk kitabın bıraktığı o sıcak ve hüzünlü duyguyu yeniden yakalarken, birbirinden farklı hayatların kesiştiği anlara daha yakından bakıyor. Her hikâyede insanın kendinden bir parça bulabileceği pişmanlıklar, söylenemeyen sözler ve kaçırılmış ihtimaller var. En sevdiğim yanıysa, büyük olaylara ihtiyaç duymadan insanın kalbine dokunabilmesi oldu.

Bazen bir fincan kahve yalnızca kahve değildir; bir vedanın, bir itirafın ya da hiç yaşanmamış bir ihtimalin başlangıcıdır. Kafeden Hikâyeler de bittikten sonra bile birkaç hikâyeyi zihninizde yaşatmaya devam ediyor.

Tek eleştirim, kafede geçerli olan kuralların her müşteri için yeniden ve uzun uzun anlatılmasıydı. Seriyi arka arkaya okuyanlar için bu tekrarlar yer yer sıkıcı olabiliyor. Bunun dışında, duygusu uzun süre akılda kalan güzel bir devam kitabı.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bazı vedalar, insanın söyleyemediği tek bir cümle yüzünden yıllarca içinde kalabilir.

Kahve Soğumadan Önce’nin konusu beni çok etkiledi. Bir kafeye gelen insanların söyleyemedikleri sözleri söyleyebilmek ve sevdikleriyle vedalaşabilmek için kendilerine tanınan kısa fırsatı kullanmaları fikrini çok sevdim. Hikâyelerin hayatın içinden olması da karakterleri anlamamı ve kendimi onların yerine koymamı kolaylaştırdı.

Bence kitabın asıl güzelliği, insana “Benim de söyleyemediğim bir şey kaldı mı?” diye düşündürmesi. Birini kaybettikten sonra söylenemeyen sözlerin ağırlığıyla yaşamak çok zor. Kitabın sunduğu bu “ikinci şans” ise insanlara bir kapanış yapabilmeleri için umut veriyor.

Hüzünlü hikâyelerine rağmen bana sevdiklerimize sevgimizi zamanında göstermenin ve söylemek istediklerimizi ertelememenin önemini hatırlattı. Çok severek okuduğum bir kitap oldu.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İlk defa Arap edebiyatından bir kitap okudum ve kelimenin tam anlamıyla büyülendim. Kitabın üslubu, cümlelerin kuruluş şekli tam on ikiden vurdu kalbimi.

Her muhteşem kitap gibi bu kitap da ülkesinde yasaklanmış. Üstelik sonrasında Nobel ödülü de almış. Kitabın yasaklanma sebebinin yaratıcıyı, bir insanla özdeşleştiren yazarın şirke girdiğini düşünmeleri olabilir. Ancak bu metafor beni çok da rahatsız etmedi. Çünkü önemli olan kitabın geçirmek istediği duyguydu ki, bu da çok iyi nüfuz etti ruhuma.

Bu romanın asıl gücü edebi ve teolojik tartışmalarında değil; aktarmak istediği evrensel duygudadır. İnsanın adalete, eşitliğe ve manevi huzura duyduğu o asırlık açlık her satırda yankılanır. Mahfuz'un okura bıraktığı nihai mesaj açıktır: Gerçek kurtuluş; Cebelavi'nin şefkat ve adalet değerleriyle, Arif'in aklının ve biliminin birbirini yok etmeden aynı amaca hizmet ettiği gün gelecektir.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir