Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Başından sonuna kadar gerilimi hiç düşmeyen bir psikolojik roman.
Bir annenin, kızına ulaşma çabasıyla başlayan hikâye; kısa sürede paranoya, güvensizlik ve karanlık sırlarla örülü bir labirente dönüşüyor.
Sayfalar ilerledikçe gerçek kavramı sürekli yer değiştiriyor ve kime inanacağınızı şaşırıyorsunuz.
Okuyucuyu sürekli şüphede bırakması yazarın en güçlü yanı. Her yeni ipucu, çözümden çok daha büyük bir soru işareti yaratıyor.
Ancak yer yer tahmin edilebilir noktalar olsa da, genel atmosfer ve tempo bunu fazlasıyla dengelemiş. Özellikle ebeveyn korkularını bu kadar etkileyici işlemesi kitabı daha da çarpıcı kılıyor diye düşünüyorum.
Her şeyin altından başka bir şey çıkıyor olmasından dolayı sürekli yok artık! dediğim anlar oldu. Çünkü tam çözdüm diyorsun, yine bir ters köşe Bir annenin çaresizliğini, korkusunu ve umudunu ben olsam ne yapardım diyerek sonsuz empatiyle sayfalar ilerledikçe de kalbiniz sıkışarak okuyorsunuz.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Rüya ev, tam anlamıyla güvende hissettiğin yerde bile huzursuz olabilirsin hissini iliklerine kadar yaşatan bir kitap.
İlk sayfalarda sakin ilerleyen hikaye, evin içindeki küçük detaylarla birlikte giderek karanlık bir hâl alıyor ve bir noktadan sonra bir bölüm daha demeden bırakmak gerçekten zorlaşıyor.
En sevdiğim tarafı, okuru sürekli şüphe içinde bırakması oldu. Kime güvenilir, ne gerçek ne kurgu derken gerilim dozu sayfa sayfa yükseldi. Özellikle evin geçmişine dair ortaya çıkan sırları atmosferi çok daha etkileyici hâle getiriyor. O gizli oda meselesi ise tam psikolojik gerilim sevenlere göre Kitap aksiyonla değil, huzursuzluk hissiyle geriyor. Sürekli yaklaşan bir tehlike varmış gibi hissettiriyor ve bu da hikayeyi oldukça sürükleyici yapıyor. Finalde ise temposunu iyice artırıp şaşırtmayı başarıyor.
Psikolojik gerilim, aile sırları, güçlü karanlık atmosfer ve paranoya temalarını sevenler için kesinlikle şans verilebilecek bir kitap.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Camdan bir romanın yere düşüp yüzlerce başka romana dönüşmesi. Ayfer Tunç bizi bir hikayeden başka bir hikayeye asıl hikayeden kopmadan götürebilecek kadar usta bir yazar. Türkiye'nin tüm çıplaklığıyla bu kadar güzel anlatıldığı başka bir eser hatırlamıyorum. Anlatılan tüm karakterler sanki yan komşumuz, köylümüz veya akrabamız. Bir yolun sonsuz çatallarla başka yollara bölünmesi ve sonra tekrar birleşmesi gibi.. Hem dönemin harika bir gözlemi hem de toplumun müthiş bir eleştirisi capcanlı duruyor önümüzde. Zaman kaybetmeden alın okuyun derim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Unutmak ve hatırlamak kavramlarının insanoğlunun tarihi kadar eski olan iki kavram olduğunu iliklerimize kadar işleten Kazuoya sonsuz minnetle.. Yazar bu kavramları felsefik bir yaklaşımla ve masalsı bir anlatımla ele almış. Kitabın başında bu da nesi diye durup düşünüyor insan fakat kitap ilerledikçe ustaca dokunuşlarla muhteşem bir ikilemde bırakıyor bizi. Unutmak olmasaydı hatırlamak bu kadar kıymetli olur muydu? Hatırladıklarımız bizi hayata bağlarken unutmanın da bu bağlamda hatırlamaktan aşağı kalmayan yönünü yine ustaca anlatıyor yazar. Unutmanın sis metaforuyla anlatılması ayrıca güzel olmuş tabii ki bir canavarın bu olgulara bu şekilde soyut bir şekilde müdahil olması yine planlı bence. İshigironun bu kadar sabırla okuyucuyu müthiş bir yolculuktan geçirmesi tarifi olmayan bir duygu. Arthur döneminden kalma bir şövalye, Roma dönemi, rahipler, canavarlar.. Yazar sizi yirmi birinci yüzyılın kalabalığından alıp orta çağın münzevi yaşamına götürüyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Parantez Dışı, adına yaraşır seviyede bir deneysel metin seçkisi. Görsel şiirden deneysel öyküye uzanan çeperi fazlasıyla geniş bir eser. Benim için özellikle öne çıkan iki metin var kitapta. Biri Arda Kıpçak'ın dipnot üzerinden kurguladığı öyküsü, diğeri de Davut Elçi'nin tabut görünümlü küçürek öyküsü.

Deneysel edebiyat her dönem tartışılagelmiştir. Varlığı sorgulanır, canım buna da ne gerek var, denilir, edebiyatın deneyseli mi olur, diye söylenir. Her zaman küçük bir kitleye hitap etse de yazarlara arayış fırsatını yaratır deneysellik. Bundandır ki seçkide metinleriyle yer alan tüm yazarlara ve bu zamanda böyle bir işe cesaret eden yayınevine teşekkürlerimle.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Cengiz Aytmatov’un Gün Olur Asra Bedel’i çok büyük fikirler taşıyan ama bende aynı ölçüde güçlü bir roman etkisi bırakamayan bir eser oldu. Kitabın en etkileyici tarafı kesinlikle “mankurt” metaforu. Hafızasını, geçmişini ve köklerini kaybeden insan fikri bugün bile güçlü bir anlam taşıyor. Özellikle Sovyet dönemindeki kimliksizleşme ve kültürel kopuş eleştirisi oldukça çarpıcı.
Ancak romanın genel yapısında aynı gücü hissedemedim. Yedigey’in anıları ve geçmişe dair uzun bölümler zaman zaman anlatının temposunu ciddi şekilde düşürüyor. Uzay hikayesi ise fikir olarak ilginç olsa da ana anlatıyla yeterince bütünleşememiş gibi hissettirdi. Buna rağmen final sahnesi bence kitabın en güçlü anlarından biri; geçmişe bağlı eski dünyanın, durdurulamayan modernlik karşısında geri çekilişini çok etkileyici biçimde hissettiriyor.
Benim için bu kitap, kusurlarına rağmen unutulmayacak bir metafor yaratmayı başarmış ama roman olarak zaman zaman dağılan bir eser oldu.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Büyük bir Agatha Christie hayranı olarak Beş Küçük Domuz kitabına da bayıldım. Baştan sona oldukça akıcı ilerleyen ve merak duygusunu sürekli canlı tutan bir kitaptı. 16 yıl önce işlenmiş bir cinayetin çözülmeye çalışılması, olayın farklı kişilerin gözünden anlatılması ve şüphelilerin sırayla yaşananları aktararak yazılar yazması kitaba çok farklı ve etkileyici bir hava katmış.

Kitap boyunca aklımda sürekli şüphelendiğim biri vardı fakat klasik Agatha Christie kitaplarında olduğu gibi “en çok dikkat çeken kişi katil değildir” düşüncesi yüzünden bir yandan da yanılıyor olabileceğimi düşündüm. Bu yüzden büyük bir merakla sayfaları çevirdim ve sonuna kadar ilgim hiç azalmadı.

Agatha Christie’nin kitaplarında en sevdiğim şeylerden biri, merak duygusunu her zaman diri tutabilmesi. Polisiye sevenlere ve akıcı bir kitap arayanlara kesinlikle şans vermelerini tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Abdülhak Şinasi Hisar'ı geç tanımak bir yana Türk Edebiyatında bu eserin hak ettiği değeri hiç göremediğini fark ettim okurken. Bir karakterin duygusal analizinin bu kadar başarılı olduğu kaç eser vardır Türk Edebiyatında? Oldukça basit ve doğal bir anlatımla bu denli güzel bir olay örgüsü kurmak çok etkileyiciydi. Okurken karakterin en yakın arkadaşı oluyorsunuz ve çocukluktan itibaren yaşadıklarının ölene kadar karakterinde nasıl sirayet ettiğine şahit oluyorsunuz. Zamanına göre çok çok başarılı bir eser. Özellikle psikolojik altyapısının çok sağlam olduğunu düşünüyorum. Bir karakter ve yaşadıkları üzerine veya yaşamı üzerine bir roman yazmak kolay gibi görünse de karakterin yıllar içerisinde geçirdiği değişim ve dönüşümün psikolojik ve sosyolojik altyapısının bu kadar başarılı bir şekilde romana ve gelişim aşamalarına paralel ilerlemesi çok zor bir işçilik ister. Yazar övgüyü sonuna kadar hak ediyor. Umarım daha yakından bilinir ve daha çok okunur.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gerçek hayat hikayeleriyle şekillenen verilen örnekleriyle zenginleşen, yazarın kendi deneyimlerine ve şahit olduklarına da yer verdiği insanda farkındalık yaratan güzel bir kitap, kendine notlar kısmı, düşünürlerin sözleri de dikkat çeken kısımlar.

Okumaktan keyif aldığım bölümler: Kırık kurabiye sendromu, avakado çiçeğinin gizemli hikayesi ve iyileşme sürecimiz, dünyayı değiştirmek istiyorsan önce yatağını topla, yirmi bir günde hayatını değiştirmen mümkün mü?, özel değilsin, değerli değilsin, aşırı psikoloji ve kişisel gelişim sana zarar verebilir, hayatın bir matematiği var mı? ( Ömer'in hikayesi beni etkiledi)

Yazara teşekkür ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Varoluş", sade kapağının ardında derin, entrikalı ve mistik bir epik fantezi sunuyor. Tarihi dokuyu fantastik unsurlarla kusursuzca harmanlayan eser; kralların, casusların ve kadim varlıkların kader birliğini konu alıyor.

​Burkan’ın mitolojik yardımıyla inşa edilen kalenin görkemi, taş ustası Arame ve Eritia’nın trajik aşk hikayesiyle hüzünlü bir gölgeye bürünüyor. Eritia’nın ihanetle gelen ölümü ve Arame’nin yıkılışı, hikayeyi unutulmaz bir dramaya dönüştürüyor. Diğer yanda; Palu kuşatmasının "Tuşba'nın Efendisi" Rusa’nın savaşçı ruhu, Talina’nın içten çökertme planları ve ters köşeler tempoyu hep yüksek tutuyor. Özellikle dürüstlüğü yüzünden ağır bedeller ödeyen, kesik parmaklı Kahin Maxillus gibi karakterler seriye eşsiz bir derinlik katıyor.

​Urartu dünyasının gizemli perdesini aralayan, aşk, ihanet ve kehanetlerle örülü bu etkileyici başlangıçtan sonra, serinin ikinci kitabına büyük bir heyecanla başlıyorum!
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  5
Bildir