Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Belli bir olay örgüsü üzerine okumayı sevenler bu kitapta hayal kırıklığına uğrayabilir. Çünkü kitaptaki ana odak noktası olay örgüsü değil. Bir olay örgüsü var, ama karakterin gözünden ilerleyen ve bazılarına pek de çekici gelmeyebilir. Daha ziyade sıradan ve arkadaşı olmayan bir memurun hiç tanımadığı sıradan bir insanı merak etmesi, konuyla ilgili bir yandan fikir yürütüp bir yandan araştırması, araştırırken sınırlarda dolaşması üzerine bir anlatı. Kitabın beni en çok etkileyen kısmı yazarın bizi ana karakteri Don José'nin zihninin kıvrımlarında dolaştırması, çoğu kişinin varlığından bile haberdar olmadığı bir karakterin dışarıya yansıtmadığı duygularını hem derinlemesine hem de ironik bir üslupla etkileyici bir şekilde okura aktarması. Herkese tavsiye edemem, ama çok severek okudum ben. İnsanın iç dünyasını gözler önüne seren metinleri okumayı sevenlere tavsiye derim. Körlük farklı yönden bu farklı yönlerden etkiledi beni. Saramago, üslubuna bayıldığım yazarlardan biri kısacası.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bekle, demeseydi de ve gelmeyeceğini bilseydi bile, yine de beklerdi.
Livaneli’nin eserleri sanki yıllardır içimde cevapsız kalmış cümleleri tamamlar. Kitaplarını okurken içimde çalan ezgilerinde saklı bir sızı, sözlerinde ise kalbimi ısıtan bir bilgelik olur. Ne zaman onu kısa bir röportajında bile dinlesem kendimi unutamayacağım bir hikayenin içinde bulurum. Bekle Beni, okurken içimi hem ısıtan hem acıtan bir roman oldu. 1970'lerde yaşanmış aslında ruhen hala orada yaşadığımız olaylara gidiyoruz. Zülfü Livaneli, aşkı sadece iki insan arasındaki bir duygu olarak değil; bir direniş, bir dayanma biçimi olarak anlatmış. Selim’in Leyla’ya duyduğu sevgi, mektupların arasında büyüyen o bağlılık ve sonra gelen ayrılıklar… Hepsi çok gerçek hissettirdi. Politik baskılar, cezaevi, belirsizlik… Ama tüm bunların içinde hep bir “bekleme” umudu var. O umut, kitabın en sarsıcı kısmı bence. Kitabın baş kahramanı Selim, sadece özgürlüğünden değil, genç eşinden ve bebeklikten bile çıkmamış kızından ayrılarak mahkum oluyor. Bütün bu süreç boyunca eşinin fedakar ve güçlü duruşu, Selim’in hep ailesinin hayali ile hapiste dayanma gücü bulmasını sağlıyor. Romanın aşk hikayesi, 68 kuşağının atmosferinden izler taşıyor. Aşk bireysel bir duygu olmaktan çıkıp, politik bir yük taşıyor. Ayrılıklar, kavuşmalar veya bekleyişler çoğu zaman politik nedenlerle belirleniyor. Aşk ve dava birbiriyle rekabet ediyor. Bu yüzden romandaki ilişkiler çoğunlukla kırgındırlar. Çünkü, onları ayıran hayat değil, zamanın politik gücüdür. Romandaki birçok karakterin ruhsal kırılganlığı, bu ideallerin yarım kalmasından kaynaklanıyor. Beklemek burada metaforiktir. Bitmeyen davalar, dönemeyen insanlar, tamamlanmayan hayatlar, kapanmayan hesaplar… Bu anlamda “Bekle Beni” yalnızca bir kişiye söylenmiş cümle değil, bir kuşağın birbirine sık sık söylediği ve hatta söylemekten hiç vazgeçmediği söz gibiydi. Ne yazık ki bu, o kayıpları büyük kuşağın en büyük trajedisiydi.

Livaneli, karakterlerini içten, gerçekçi ve çoğu zaman olay örgüsü kişisel travmalar, kayıplar ve yeniden doğuş arayışları üzerine kurulu biçimde anlatır. Hikaye; anılar, bekleyişler ve yüzleşmelerle ilerler, müzik ve tarihsel referanslar her anlatımında metnin atmosferini güçlendirir. Livaneli’nin romanındaki karakterler, bu atmosferin ya doğrudan içinde büyümüş, ya da bu kuşağın sonraki yıllarda yarattığı gölgeler altında yaşamış kişilerdir. Bu yüzden Bekle Beni, bireysel bir aşk veya yüzleşme romanı değil; aynı zamanda bir kuşağın travmalarının mirası üzerine kurulu bir anlatıdır. Yazarın bu hassasiyeti de romanın arka planına nüfuz ederken, anlatının merkezinde hep insan ve insanda bıraktığı etkilerle akılda kalıyor. Romandaki her bekleyiş, her suskunluk, her kırılma Türkiye’nin en sancılı dönemlerinden birinin insan ruhuna bıraktığı izdir.

Hikayede bazen olaylar hızlı geçti, bazı karakterleri daha uzun okumak isterdim ama yine de hikayenin duygusu asla havada kalmadı. Özellikle aile olmanın, sevmenin, dayanmanın ortak bir duygu için umudu kaybetmemenin ne demek olduğunu yeniden düşündüren bir romandı. Her şey fiilen geçmiş, psikolojik olarak ne yazık ki hep hatırlanacaksa da sonunda tekrar kavuşmaları ve bir arada olmanın verdiği güçle hayata tekrar sarılmaları bazı hikayelerin yarım kalmaması adına hikayeyi daha anlamlı kıldı. Dürüst olmak gerekirse bu kitabı neden bu kadar çok sevdiğimi tam olarak anlatmaya yetecek kadar yerim yok. Kısacası Zülfü Livaneli’nin eserleri benim için her zaman derin bir nefes gibi. Hem hüzünlü hem umutlu… Sözlerinde yumuşak ama güçlü bir dokunuş var. Kitabı kapattığımda da içimde hem bir hüzün hem de bir, yine iyi ki okumuşum, hissi kaldı. Böyle sakin ama anlamlı, sade, akıcı ve duygusu ölçülü kitapları sevenlere öneririm. Herkese keyifli okumalar dilerim.
Yanıtla
13
12
Destekliyorum  9
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Belki bir devam kitabı belki değil, karakterler hemen hemen aynı, konu bağımsız değil… Mesajı dokundurmalı ama anlamak için akıl yeterli ama yaşamak için cesaret!

İktidar değişir; güç değişir.Devran döner ama eskiler asla unutulmaz.Unutmayanlar da belki intikam peşine düşer.

Peki haklı olduğunu düşünsen bile doğruyu saklamak ya da katili ele vermemek?

Gülün Hayaleti karanlık bir roman, polisiyenin vermek istediği gizeme sahip, edebi olarak doyurucu. Güncele ve geçmişe bağ kurarak meselesi olan bir kitap duygusu veriyor. Sadece polisiye değil, yaşanmışlıklara bağlı olarak kurban /karakter/ şahitlerin ruhundaki katmanlara tek tek dokunuyor.

Sır ise sır… Dostluksa dostluk ve intikam…

Küçük bir alıntı :
“Acı çekmekten korkmuşlardı. Yaralarını paçavralarla sarmaya çalışmışlardı. Oysa yaraya sarılmak gerekiyordu. Yaradan korkmamak gerekiyordu. Yaranın kapanmasına izin vermemek gerekiyordu. Onlar yaradan kaçmışlardı. Hayaletlere sığınmışlardı. Gülün hayaleti olmuşlardı.”
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Baharın uzak mı, yakın mı olduğu bilinmez. Ama bir gerçek var ki Ekici’nin hikayeleri baharı okurun ayağına getirir. Sevecenliğin ve candanlığın yaşanmışlıkla sarmalandığı bu öykülerin küçük tebessümler yaratmadaki mahareti ise her türlü takdiri hak eder. Üstelik okurda sadece tebessüm oluşturmakla kalmayacak düşündürücü satırların çok şey anlattığını görmek mümkündür. Karakterler ise evlere şenlik… Kahramanlarda öylesine güçlü ve gerçekçi bir tasarım söz konusu ki bazıları satırlardan çıkıp yaşamda karşılaşılan bir tiplemeye dönüşebilir. Malum öykü dilinin her yere girmesi olağandır. Ama Ekici ilk kez bir kitap fuarının içine girerek yazarın gözünden büyük salonların kitapla dolduğu o dünyayı anlatır. Bundan sonra ise özgün trajikomik fuar tespitleri ortaya çıkar. Sonuçta kitap fuarlarının müdavimi olanların Ekici’yi anlayacağına şüphe yoktur. Zaten yazarların büyük sözlerle anlaşılmadığı bir dünya düşünüldüğünde Ekici’nin küçürek öykülerinin başarısı daha iyi anlaşılır.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
'Sınırlı hayatımızın son anları her geçen gün daha da yaklaşıyordu. Dünyanın herhangi bir gecesine sadece dayanarak yaşamak mümkün değildi. '

Sanırım kitabın ortalarında geçen bu cümle beni kitabı bitirmeye heveslendirdi. İyi hisset serisinden bir kitap. Bu bağlamda elbette ki roman acının da olduğu ama mutlu anların, tarçın kokularının, ateş böceklerinin ve umudun küçük pencerelerini aralıyor. Yılbaşı yaklaşırken biraz nefes almak isteyenlere, yeni başlangıçlar listenizi oluştururken ufak bir molaya ihtiyaç duyanlara gelsin.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
05 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Jaguar Yayınevi'nden güzel bir kitap daha. Gerçek bir hikayenin romanı. İspanya İç Savaşı'nı başka bir açıyla anlatan, savaşın yakıcılığını, yıkıcılığını vurgularken düşünmeye sevkeden bir anlatım. Öneririm.

İKİNCİ OKUMA
On yıl önce okuduğumdan çok farklı bir tad ve duygu oluştu, bu kez Everest Yayınlarından çıkan çizgi romanını okudum. Gerçekten çok etkileyici, gerçek bir hikaye, savaşın dramatik bir başka yüzünü anlatıyor. Bu arada yeni okumamın, o zaman dikkatimi çekmeyen R. Bolano’nun bu kitaptaki rolünü hatırlatmasını çok önemsedim. Javier Cercas’tan İspanya İç Savaşının bilinmeyen binlerce trajedisinden birini anlatan “Salamina Askerleri”ni okumanızı öneririm.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
1921'den 1948'e kadar Kudüs Müftüsü olarak görev yapan Hacı Emin El Hüseyni'nin hayat hikayesini okumak, Filistin tarihini ve İsrail işgalini, birinci el kaynaktan öğrenmeyi sağlıyor.
Hacı Emin El Hüseyni, Filistin mücadelesini tüm çıplaklığıyla ve detaylarıyla anlatıyor. İşgal nasıl başladı? İngilizler Araplara ve Yahudilere nasıl davrandı? Arap ülkelerinin bu işgale tavrı ne oldu? Yaşanan savaşlar, ayaklanmalar, çatışmalar nasıl idare edildi? Tüm bu soruların cevabını Kudüs Müftüsü Hacı Emin, tek tek veriyor. Filistin mücadelesini anlatmak için adım atmadık ülke, görüşmedik devlet başkanı bırakmayan Hacı Emin'in sürgünde geçen ve sürgünde nihayete eren hayat hikayesine bu kitap sayesinde yakından şahitlik etmiş oluyorsunuz. Filistin direnişinin ilk liderlerinden olan ve ne yazık ki Siyonistlerin kara propagandasına maruz kalan bu mücahidi kendi kaleminden okumanızı tavsiye ederim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Üst kattaki aile kitabına bayılmıştım harika anlatımı vardı sıkmadan betimlemelere boğmadan güzel bir hikayesi vardı o yüzden devam kitabına da şans verip almak istedim çünkü bu hikaye yarım kalamazdı. Karakterleri çok sevmiştim umutlarını kardeşlik duygularını çok sevmiştim ikinci kitapta aldığıma değdi Henry nin bitmeyen bir hikayesi vardı lucy nın çocuklarıyla mutlu olması lazımdı. Aileden geriye kalanlar bunları karşıladı sevdiğim bir dizinin ikinci sezonu gibiydi gayet net ve güzeldi ilk kitapta David den nefret etmiştim bu kitapta da Michael dan nefret ettim her sayfa muhteşemdi yazarın diğer kitaplarını da tereddüt etmeden alıcam. ️️️
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Merhaba, yine koç üniversitesi yayınlarına teşekkürü borç bilerek başlayayım. Kitaba hiçbir eleştirim olmamakla birlikte, neden eleştiri yapmadığımı açmayı deneyeyim.

Entelektüel ve çok bilgili bir yazarla muhatap olmamız birinci gerekçe, kitabın akıcı, gayet anlaşılır, hacimli olmamasına rağmen birçok hacimli kitaba oranla daha kıymetli bilgileri barındırması ve okunabilirliği diğer gerekçeleri. Nörobilimsel kavramlar ve anlatımlar elbette ki var ve akılda kalıcılık açısından alana yabancı iseniz zorlayacaktır fakat benim gibi hiçbir bilginiz olmamasına rağmen dahi gayet anlaşılır bir dille yazmış, bu nedenle bayıldım, tavsiye ediyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Canım hocam Yaşar Bayraktar’ın çok kıymetli bir kitabı Zerdali. Biz öğrencilerimizde okuma kulübümüzde tüm kitaplarını okuduk, çok beğendik hepsini, çok güzel değerlendirmeler yaptık. Bunlar içinde Zerdali-Dedemle Bir Yıl çok çok özel bir kitap bizim için. Okurken hem duygulandık, hem çok anlamlı dersler çıkardık. Bir ağaca yüklenen anlam yeri geldi bizi şaşırttı, yeri geldi hüzünlendirdi. Şeker Portakalı’nda Zeze’nin portakal ağacına bağlılığı bana ne hissettirdiyse burada da Yağız’ın zerdali ağacına olan bağlılığı aynı şeyleri hissettirdi, beni 20 yıl öncesinde Zeze’yle hissettiğim o sıcak duygulara götürdü. İyi ki yazmışsın bu kitabı Yaşar Bayraktar, sen hep yaz biz hep severek okuyalım…
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir