Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Duran Emre Kanacı'nın ilk romanı Büyük Deniz Köpürüyor, Tunç Çağı gibi oldukça eski ve farklı bir zamanda geçen yolculuk hikâyesini bizlere sunuyor. Zaman kullanımı açısından oldukça cesur bir iş olduğunu söyleyebilirim. Yazarın bir şiiriyle başlayan metin, iki Arap şairin şiirleriyle paralel ilerliyor. Büyük Deniz'de geçen tekne yolculuğu, yerinden yurdundan edilenlerin her zamanki hikâyesini binlerce yıl öncesinden bizlere gösteriyor. Romandaki anlatım dili tertemiz. Masalsı anlatım bizi tarihsel hikâyenin gerçekliğine de ikna ediyor. 110 sayfalık, anlatım olarak yoğun ama bir o kadar da akan bir romanla karşı karşıyayız. Yazarın ilk romanıyla günümüz edebiyatı içerisinde özel bir iş çıkardığını söyleyebilirim.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  7
Bildir
Yapay Zeka Değerlendirmesi Bu yorum, Yapay Zeka tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hayata Dair Önemli Dersler...
"Evimiz öyle fakirdi ki tasarruf etmeyi erkenden öğreniyorduk. Her şey için çok para lazımdı. Her şey pahalıydı." (s.143)

José Mauro De Vasconcelos'un "Şeker Portakalı" adlı kitabı, Brezilya'ya özgü bir yoksulluk hikayesini anlatmaktadır. Kitaptaki ana karakter olan 5 yaşındaki Zezé'nin iç dünyasını ve hayal gücünü yansıtarak okuyucuya umut ve dayanışma mesajı vermektedir. Hayali arkadaşı olan şeker portakalı ağacı sayesinde Zezé, zorluklarla dolu bir çocukluğa rağmen hayata sıkı sıkıya sarılmayı, umut etmeyi ve yaşamın güzelliklerini keşfetmeyi öğrenir. Kitap, okuyucuya çocukların düşlerini ve hayallerini önemsemeyi, onları dinlemeyi ve desteklemeyi hatırlatırken, aynı zamanda insan ilişkilerinin gücü ve dayanışmanın önemi gibi konulara da değinmektedir.

Roman kahramanlarının Zezé'nin hayatındaki etkileri oldukça önemlidir. Romandaki aile, karakterleri Zezé'nin aidiyet hissettiği ve sevildiği insanlar topluluğunu ifade eder. Zezé, ailesi tarafından ihmal edilen bir çocuktur ve kitap boyunca ailesi yerine geçen diğer kişilere bağlanır. Kitapta aile, biyolojik aile kavramının ötesine geçerek, sevgi, desteğe ve kabul görmeye dayalı bir bağlanma şeklidir.

Ayrıca pedagojik olarak genç yetişkinler ve ergenler de uygun bir okuyucu kitlesi olarak kapsama alanındadır. Yazım tekniği olarak bir çocuğun bakış açısından anlatıldığı için basit ve anlaşılır bir dil kullanır. Ana karakter Zezé'nin düşünceleri ve duyguları üzerinden çocuklarla empati kurmayı hedefler. Aynı zamanda roman, çocukluğun zorlukları, hayal gücü ve hayata dair önemli derslerle ilgili birçok konuyu ele alır. Bu nedenle, pedagojik açıdan değerli bir kitap olarak kabul edilir.

12
5
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
ABD'li gazeteci, Avrupa'da 13-14 yaşındaki çocukların sokaktan kaçırılıp, dillerini bilmedikleri  başka Avrupa ülkelerine götürülüp, seks kölesi olarak çalıştırıldıklarından bahsediyor. Emniyetin sessiz kaldığını, hakimlerin rüşvet yediğini, siyasilerin göz yumduğunu, basının yazmadığını söylüyor. "ABD'de beyaz sarayı, üst düzey yetkilileri, kölelik karşıtı dernekleri devreye koymama rağmen ABD'ki gazetelerde de bu olayı haber yapamadım" diyor ve ekliyor. "Avrupa'da şu  ülke şu mahalle, şu ülke şu mahallede çocuklar satılıyor" diyerek adres veriyor. Amerikan ve BM askerlerinin müdavimi olduğunu da ekliyor. ABD'li cesaretli gazeteci Viktor Amalek "insanlar görmüyorlar, duymuyorlar" diyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Özelikle gece okunacak, yer yer tiksinecek, yer yer eğlenecek, biraz korkacak biraz gülümsetecek bir kitap. Tess Gerritsen’in özellikle Rizzoli&Isles serisinin gölgesinde kalarak pek fazla yayılmamış, bilinmeyen ve konusuyla da standart bir Gerritsen romanının dışına çıkan Gece Gelen romanını kesinlikle öneririm.Alışılagelmiş polisiye tarzı ile ilk defa bir romanında paranormal  ve gerilimi harmanladığını gördüm.Kitabı bazı yerlerinde ürperek sonuna kadar heyecanla okudum. Yazarın zaten anlatımlarını ve tıbbı açıklamalarını okuyucuya aktarışını çok  beğeniyorum.
Keyifli okumalar
Kitapla kalın..

Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Okuduğum bu şiirlerin daha çok kadim olana yönlendiren bir cihette olduğunu söyleyebilirim. Daha çok ölüm ile birlikte ilahî aşk üzerine yoğunlaşıldığını görmekteyiz. Bu durum daha çok hayatı, aşkı ve ölümü kavrama çabasıyla yol almaktadır. İlahî aşkın yoğunluğu ve sufî duyarlılığı böyle olsa gerek. İslamî hassasiyetlerle işlenmiş şiirlerde bir murabıt hassasiyeti gözetilmiş daha çok. Hikâyelerimizin çok ağır geçtiği bu zamanlarımızda ve bu coğrafyamızda bunun gibi şiirlerle bir bilinç taşıyıcılığı yapılmaktadır. Dertleri ortak olanların beklentileri de reçeteleri de ortak oluyor bir yerde ne de olsa. Toplumcu gerçekçi tanımlamasının yanında Müslümanca bir duyarlılık ve dini hassasiyet boyut tam da böyle olsa gerek. Öz olarak manevi, metafizik bir iletiyle lirizmin kaynaştırıldığı güzel şiirler okudum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çakırdikeni adamın bacağını köpek gibi kapar. İşte o tarlada çift sürerim. Abdi Ağa beni her gün döve döve öldürür. Dün sabahleyin gene dövdü beni. Her yanım döküldü. Ben de kaçtım oradan...
İnce Memed dönemin toplumsal hareketlerini ve baskı mekanizmalarını tartışabilmek açısından en zengin kaynaklardan biridir. Eğitimsizliğin ve ekonomik yetersizliğin betimlenmesi, bölgenin kültürel gerçekliğini önemli ölçüde ortaya koymaktadır. Zamanın köy insanı yaşadığı köyü bütün dünyaya kapalı bir ülke gibi görüp, köyün ağasını dünyanın sahibi gibi düşünür, korkardı. Ne de olsa köy küçük, sohbet edebildiğin üç beş insan da yine aynı dar kültüre maruz kalmış. Gazete, dergi, televizyon hak getire... Ufkunu genişletebileceğin bir örnek olmamasının yanı sıra, kendini gerçekleştirebileceğin bir ortam da yoktur. Hal böyle olunca cehalete karşı çaresizlik diz boyudur. Yani uyanık, bencil ve zengin toprak ağasının eziyeti için tüm koşullar müsaittir.

Dikenlidüzü köyünde yaşayan Memed, uzun süre Abdi Ağa’nın zulmüne maruz kalır. Dayanamayarak köyden kaçar ve dağlara sığınarak eşkıya olur. İşte Memed ne zaman köyden kaçar dağları evi sayar, o zaman düşünür taşınır hakkını savunmanın yollarını arar. Efsaneleşeceği savaşlar açar. Bu savaşta sadece silahını kullanmaz, aslında en büyük savunma şekli cehalete karşı kullandığı ince zekasıdır. Gel zaman git zaman, Memed'in derdi dağları aşar ve çok şeyler yaşanır. Küçük yerde haberler iyisiyle kötüsüyle çabucak yayılır. Memed de bir halk kahramanı gibi yaptığı hamlelerle köylünün gözünü iyiden iyiye açmaya başlar. İnce Memed, destanlaşan bir eşkıyadır. Cesur, zeki ve adaletli bir karakterdir. Dolayısıyla okuyucuya güçlü ve zalimin karşısında pes edilmemesi gerektiğini, haklarını önünde sonunda alabileceklerini güdüler.

Yaşar Kemal’in tasvirleri, akıcı ve yalın dili, güçlü karakterleri ve karakterler arasındaki diyaloglar fazlasıyla samimidir. O kadar bizden, evimizden, mahallemizdendir ki özellikle köylüler iyi, saf, temiz kalpli, emeği sömürülen insanların yoksulluğu ve çaresizliği tüm gerçekliği ile aktarılır. Diğer yandan da zamanla ilerleme kaydederek ve yine de çekinerek, yavaş yavaş ağaya başkaldırmaya, hakkını istemeye yani bir nevi gözlerini açmaya başlayan köylüyü gözler önüne serer.

İnce Memed, toplumsal alanda yaşanan adaletsizliklerden, eşitsizliklerden, törelerden beslenmekte ve aynı zamanda bu durumların nasıl üstesinden gelinebileceğine dair efsanevi bir karakter sunmaktadır. Çaresizliğe karşı en büyük çarenin özgür irade ve boyun eğmeme olduğunu anlatır. Romanda konuşmaların doğallığı, yöreyi anlatırken yapılan coğrafi betimlemeler günlük Türk kültürünü naklen aktarır. Bence zamanla dönüp tekrar okunacak kadar keyifli ve dokunaklı bir seridir. Bizleri okuyucu tarafımızdan tutup, gerçekliğin merkezine bir zaman makinesindeymişçesine yaşattıran Yaşar Kemal'e saygılarımla...
Yanıtla
9
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
18 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dino Buzatti'nin kaleminden çıkıp okuduğum ilk eseri. Açıkcası nereden nasıl başlayacağımı bilemiyorum. Zira kitabı okuduğum süre boyunca ciddi bir şekilde etkilenmedim desem yalan söylemiş olurum. Beklentimi aştı ve beni büyüledi. Esasında romanın bana "neyi, nasıl?" hissettirdiğini ifade edemeyeceğim. Kitabı tedarik edip okumak isteyenlere kesinlikle tavsiye ediyorum. Özellikle kitap okumayı yeni alışkanlık edinmek isteyen herkesin bir çırpıda okuyup bitirebileceği son derece kaliteli ve yalın anlatıma sahip okuması son derece zevkli olan bir roman.
Yanıtla
8
1
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Fıkıh ilmi şüphesiz İslami İlimlerin en önemlilerinden biridir. Fıkıh, yaşayan hayatla ilgilenir ve İslam toplumunda ki bilgi seviyesi en düşük olan müslüman bile gündelik hayatında bu ilme ihtiyaç duyar. Fıkıhta uzmanlaşmak içinse bu ilmin usulünü bilmek gerekir. Fahrettin Atar hocamızın bu eseri fıkıh usulünün temel konularını çok güzel bir şekilde öğreten muhteşem bir eser. Ancak şunu söylemeliyim ki eğer ilk defa bu alanla alakalı eser okuyacaksanız veya alanla alakalı hiç bir temel bilginiz yoksa bu eseri tavsiye etmem. Bunun yerine giriş seviyesinde 150-200 sayfalık bir fıkıh usulü eseri okumanızı daha sonra bu eseri okumanızı tavsiye ederim. Çünkü alanla alakalı hiç bilgisi olmayan bir kişiye bu eser ağır gelir.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hiçkuşu, taşkın sel suyu gibi akan bir dile sahip öykülerden oluşuyor. Öyle ki farklı biçim kullanımları nedeniyle bu öyküleri okumak dikkat gerektirse de dilin akışına kapılıp gidiyorsunuz. Hem dil kullanımı hem de biçime yer verişiyle Sevim Burak ve Ali Teoman çizgisinde ilerleyen bir anlatım söz konusu. Sevim Burak ve Ali Teoman isimlerini zikrettim ama onlara göre meselesini daha belirgin ifade eden bir yazarla karşı karşıyayız. Fakat bu durum her öykü için de geçerli değil. İmge üzerinden ilerleyen öyküleri de görüyoruz. Kitap dört bölüm üzerinden kurgulanmış ve her bölümün kendine göre bir matematiği mevcut. Mesela son bölüm olan "Masal" kısmında dilin masalsı bir anlatıma büründüğünü ve öykü boylarının kısaldığını görebiliyoruz.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Roman sanki daha kapsamlı ve uzunmuş da sansür kurulundan geçince kırpılmış gibi veya sanki daha çok detay ve tahlil içeriyormuş da sadeleşme adına bazı bölümleri sonradan çıkarılmış yahut yazar bazı yerlerde yazmaktan sıkılmış da geçiştirivermiş, çalakalem, aceleyle ve zoraki tamamlamaya çalışmış gibi hissettirdi, ancak elbette bunlar benim tamamen öznel izlenimlerim. Dönemin Rus toplumu ve yaşantısına, siyasi, ekonomik, entelektüel dünyasına ilişkin atmosferine ilgi duyanlar açısından şüphesiz okunması elzem bir Gorki klasiğidir. Eser, birbirinin devamı üç kuşağın yaşam hikâyesi etrafında cereyan eden olayları bizlere aktarırken kendi yaşam döngümüzü de gözlemleyip kıyaslamak, hayatı sorgulamak, akan zamanı durdurup yakın mercek altında irdelemek, nerden gelip nereye gittiğimize, gideceğimize kafa yormak bakımından anlamlı ve önemli imkân sunuyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir