Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tuğrul Efendi Hazretleri'nin (ks) fem-i muhsininden muhterem annelerimizi (ra) dinlemek ne büyük şeref, ne büyük nimet... Ahzâb suresi 6. ayete işaret ederek "annelerinin isimlerini bilen kaç kişi var aramızda" buyururlardı... Cehaletimizi ve miskinliğimizi tokat gibi yüzümüze çarpan bir cümleydi bu... Cehaletimizi, duyarsızlığımızı gidermeye vesile olacak bu nadide eseri defalarca okumalı, annelerimizi her şeyiyle bilmeli ve ahlaklarıyla ahlaklanmalıyız... Özellikle müslüman bir hanımın, kendisine rol model alacağı daha değerli kim olabilir?
Yanıtla
6
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
16 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hayallerinin peşinde olanlar...
"Fareler ve İnsanlar", yazıldığı dönemin ruhunu iyi yansıtan bir novella. Dönemin şartları, siyasi ruhu, kültürel ve sosyolojik çerçevesi arka planda başarılı işlenmiş. Bu başarının sırrı ise yazar Steinbeck'in 1930'lu yıllarda baş gösteren "Büyük Buhran" dönemini acı bir şekilde tecrübe etmesi.

Kitap, George ve Lennie adlı iki ana karakteriyle yol almaya başlıyor. George zayıf, çelimsiz ama zeki olan. Lennie ise kontrolsüz bir güce sahip ancak fevkalade akılsız. Bu iki yoldaşı bir arada tutan ise birbirlerine olan bağlılıkları. George'un zekiliği, Lennie'nin güçlü oluşu birbirlerini tamamlamaya yetiyor. Böylece daha rahat iş bulabiliyorlar fakat Lennie'nin kontrolsüz gücü çoğu zaman başlarına ciddi işler açıyor. Ve sürekli kaçmak zorunda kalıyorlar. Yalnızlık ve çaresizlikle sınanan bu ikili oldukça masum bir hayal peşinde. Kendilerine ait ufak bir toprak parçasına sahip olmak ve kimsenin boyunduruğu altında olmadan mutlu mesut yaşamak. Bu nedenle çalışmak zorundalar. Çalışmak için gittikleri son çiftlik onlar için bir nevi son durak. Ancak makus talih peşlerini bırakmıyor.

Yazarın simgesel anlatısı çok başarılı. Döneme dair ne varsa karakterleri üzerinden işlemiş. Toplumun üst ve alt tabaka olarak sınıflandırılmasını "Fareler ve İnsanlar" olarak simgelemiş. "Fareler" ezilen ve hor görülen kesim iken, "İnsanlar" kaymak tabakanın kişileri. Yazar bu başlıkla güzel bir ironiye imza atmış. Ayrıca ırkçılık, kadının metalaştırılması, gücün "zayıfın" üzerinde test edilmesi gibi bir takım göndermeler de kitabın gücünü sağlamlaştırmış.

Kısa ama etkili bir hikaye. Hedefi 12'den vuruyor.

İyi okumalar...
Yanıtla
15
0
Destekliyorum  7
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
22.yüzyılda geçen bilimkurgu-distopya türü romanda insana tıpatıp benzeyen, bilinç sahibi androidler insanların emrinde yaşamaktadır. Bilince sahip androidlerden birinin bir gün cinayet işlemesiyle konu yargıya taşınır.

Romanın genelinde bilinç sahibi yapay zekaya sahip robotların ne kadar canlı sayılabileceği ve yasalar önünde insanlarla aynı haklara sahip olup olamayacağı konusu tartışılıyor.

Tanrının yarattığı insanın özgür iradesi olup olmadığı ikilemi benzeri insanların yarattığı zeki ve bilinç sahibi android robotların kendi özgür iradelerinin olup olamayacağı konusu tartışılıyor.

Romanın bazı bölümlerindeki felsefi anlatımlar okumayı ağırlaştırsa da çok ilgi çekici ve aynı zamanda tedirgin edici bir konu olan "yapay zekanın insanlığın geleceğindeki yeri ne olacak?" Sorusuna cevap arayan güzel bir eser.
Yanıtla
0
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Okuduğum ilk virüs, yayılan hastalık romanı. Dünyanın sonu geldi gibi görünen ilk kitabım. Oldukça başarılı buldum ve yazara çokça hayran kaldım. Zira 115 sene önce yazılan kitabın günümüz teknolojisini üç aşağı beş yukarı tahminlemesi, nüfus kalabalığını bilmesi, taşıtları ve iletişim araçlarını yakalaması, mikrop virüs gibi canlıların yaşam formlarının detaylı bilgisi beni çokça şaşırttı. Kitabı çokça beğendim. 2024 yılına Demir Ökçe ile başladım ve Kızıl Veba ile devam. Bu yıl Jack London yılı benim için.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İlk Adım Rehberi
Vejetaryenlik herkesin sık sık duyduğu ama üzerine düşmediği bir kavram. Alışkanlıklar ve öğretiler bir araya geldiğinde, kültürümüzün bir parçası halini almış hayvan yemek nasıl bu anlatılanlar kadar korkunç olabilir ki diyerek gerçekleri göz ardı ederiz. Bu beynimizin konfor alanından çıkmamak için verdiği otomatik bir tepkidir aslında. İki saniye kulağımıza çalınan bilgiyi irdeleyip ardındaki gerçekleri görmeyi reddederiz. Ama bir kez kurcalamaya başladığımızda ise bir daha görmemezlik edemeyiz. Gerçekler o kadar çarpıcıdır ki bildiğimizi sandığımız çoğu şeyin aslında gözümüze indirilen kapitalist perdeler olduğunu fark ederiz. Her koşulda ve türde eşitliğe inanıyorsanız, bu kavramın gerçek olabilmesi için atabileceğiniz en sağlam adım vejetaryenlikten başlar.

Bu kitap, vejetaryenliğin en temelinden ne olduğunu, nasıl geliştiğini ve bize neler kattığını anlamamız için sunulan, güzel bir başlangıç. Yazarın konuyu ele alış biçimi yeni vejetaryenler veya bu konuda araştırma yapıp bilgi kazanmak isteyenler için öğretici bir ders niteliği taşıyor. Türcülüğün yarattığı dehşet ve etik açıdan oluşan yıkımın yanı sıra hayvancılığın çevreye verdiği çarpıcı zararın etkisini de göz önünde bulundurmanızı sağlıyor. Ve üstelik et yememenin dışında, yapılan deneylerle verilen acıların da bahsedildiği çok yönlü bir eser. Naveganlardan sıklıkla duyabileceğiniz bir cümle olan (aksi kanıtlar birçok makalede ve araştırmada yer alsa da) “Et yemezseniz protein alamazsınız” tezini de ayrıntılı bir şekilde tüm beslenme biçimlerini açıklarken rahatlıkla çürütüyor.

Çevrenizde konuyla ilgili soru işaretleri olan tanıdıklarınıza geniş bir açıdan bakabilmeleri adına önerebileceğiniz bir ilk adım rehberi denilebilir. Yine de bence bu kadar derin ve sancılı bir konuyla ilgili başka kaynaklardan da mutlaka yararlanılmalı.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum 
Bildir
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sadece Parşömenler değil, insanlar da yakıldı.
Öncesinde şunu söylemek isterim ki kitabın beklentimi karşıladığını ifade etmem bu hacimdeki bir çalışma için biraz fazla olacaktır. Yahudiler çoğunlukla diasporada olduklarından ve birçok kültürün içerisinde ve onların tarihlerinde yer aldıklarından incelemesi de elbette kolay olmamaktadır. Bu noktada kitap fazla ayrıntıya takılıp, bütünden uzak ve olayların siyasi ve dinsel boyutunu dışlayarak bir bilgi aktarımı yapmış.

Yazar Yahudi tarihini, Alman ve Avusturya Yahudileri üzerinden Orta Çağ ve Yeni Çağ ile sınırlamış. Yine kültürel yapılarını da İspanya ve Doğu Avrupa, Alman ve Avusturya Yahudiliği ( Hasidizm, Haskala) üzerinden değerlendirmiş.

Kitabın ağırlıklı konusu yan anlamlarda Yahudi karşıtlığına tepki, tabi bu benim tespitim, eminim ki bir başka okuyucu farklı tespitler yapacaktır.

Kitabın içerdiği konulara ana başlıklar üzerinden bakarsak; Yahudi karşıtlığının ön koşulları ve Mısır'dan sürgün sureci kitabın ilk on iki sayfasında kısaca değinilmiş. Daha sonraki sayfalarda ise Kitap-i Mukaddes sonrası Yahudiliğin ortaya çıkışı, Yahudilik ve Helenizm etkileşimleri, antik dünyadaki Yahudi karşıtlığı, Orta Çağ'daki Yahudilik ve Yahudi karşıtlığı ve onlara yapılan suçlamalar, Orta Çağ'daki Yahudiliğin konumu, saray Yahudileri ve dönemi, çok kısaca Batı'daki Sabataycılık, 19. yüzyıldaki Antisemitizm ve kısa da olsa Siyonizm.

Benim açımdan kitaptaki en anlamlı cümle; "Sadece parşömenler değil, insanlar da yakıldı, ancak Yahudilerin yaşam enerjisi, dini ve kültürü yok olmadı." "Yahudilik, holokosttan sonra bile dünya üzerinde yüzyıllar boyunca süren yaşam gücünü göstermişti"( s.135)

Şu da bir gerçek ki, bu kadar zulme uğramış bir topluluğun, günümüzde başka bir topluluğa zulüm yapması da üzerinde düşünülecek bir konu.
Yanıtla
6
0
Destekliyorum 
Bildir
Yanıtları Göster
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
15 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tam anlamıyla sanata ve edebiyata doyuran bir okuma oldu.

Bir çok yazar ve kitap not aldım, ünlü ressamların tablolarını, ünlü müzisyenlerin bestelerini, gezilip görülecek bir sürü yer öğrendim. 
Konusunda bahsedecek olursam; Anne ve babasını küçük yaşta kaybeden dayısı ve anneannesinin himayesinde büyüyen Sina'nın Bafra'dan başlayıp, Londra, New York ve Türkiye üçgeninde geçen hayat hikayesini okuyoruz. Hikayeyi okurken muhteşem bir kurgu ile onun unutamadığı sevgilisi Çela'yı araması, dört ay kiracı olarak kaldığı konakta kendisine(kiracıya) bırakılan bir mektup ile O.Y.'nin edirnekari sandığına ulaşıp bir sırrı çözmesi gerekiyor. 

Kitabın başından sonuna etkisi hissedilen Oktay Rifat, Loise Glück ve Nabakov ile birçok yazar ve kitap resmi geçidi yaşadım. 

Yazarın kalemine hayran kaldım. Elimde bir kitabı daha var gecikmeden okumak istiyorum. 


Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Berkeley Politics Institute direktörü Umut Güner'in akademik yayınlarını yakından takip ediyorum. Uluslararası çapta tanınmış bir isim. Makale ve kitapları da çok kıymetli. Doğu’nun İktidar Paradigmaları adlı bu çalışması hem konusu hem de içeriği bakımından oldukça zengin ve yenilikçi. Eser akademik literatürde önemli bir boşluğu dolduruyor. Başta Türk olmak üzere Asya ve Ortadoğu siyasetini anlamak, iktidar düşüncesini kavramak bakımından çalışma ufuk açıcı. Günümüz Türk siyasi aklını anlama noktasında da önemli tarihi referans noktaları veriyor.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mutlaka alıp okumanızı öneririm psikolojik bir kitap bir yanda kelebek koleksiyonu yapan ve sevgisiz büyüp sadece paranın her istediğini yapabilecek güce inan Caliban var diğer tarafta sevgi dolu sanata resim yapmaya ilgili hayat dolu Miranda kitapta her ikisinin psikolojisini ayrı bölümlerde okuyoruz Miranda özgürlüğü için çok çabalıyor Caliban ise takıntılı ve avladığı kelebekler gibi görüyor Miranda'yı onu tutsak ederek zamanla seveceğine inanıyor.

"onların dışında ki kimsenin asla haberi olmadı"

Sarsıcı ve derinden etkileyen bir kitap.
Yanıtla
6
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Ocak 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazar ilk kitabı dibsiz kuyuya göre bu kitabında epey bir seviye kaydederek heyecanlı,aksiyonlu,son sayfalara kadar merak duygusunun hakim olduğu güzel bir polisiye yazmış.Romanda içine kattığı mitolojik öğelerde gizem dozunu arttırmış. Ayrıca günümüz yerli polisiye romanlarının çoğu İstanbulda geçtiğinden yazarın İzmirde konuları işlemesi benim gibi İzmirde yaşamış ve yaşayanlar için çok hoş bir değişiklik. Yazarı tebrik eder komiser Cengiz ve İzmir bağlantılı serisine devam etmesini dilerim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir