Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Cumhuriyet Dönemi en önemli inkılaplarından birisi harf devrimidir. bu konu hakkında malesef kapsamlı bir bilimsel çalışma yapılmamıştır. Bu yüzden temkinli yaklaşmak çapraz okuma yapmak kaidesiyle dönemin hatıratları önemli bir yere sahiptir. Abdülkadir İnan hatıraları da o dönemde yaşananlar hakkında önemli bilgiler vermektedir. Eser, genel olarak o dönemde kurululan Türk Dil Komisyonunun çalışmaları, yabancı sefirler ve yaptıkları çalışmalar, dilimizin sadeleşmesi ve dilimize kazandırılacak sözcüklerin seçimi, tren yolculuğu, yemek masalarında geçen ilginç olaylara kadar birçok hadise anlatılmakla beraber dönemin aydınları da konu hakkında hem fikir olamamışlardır. Örnek vermek gerekirse Falih Rıfkı Atay, değişimin "uydurma" sonucu Türkçenin 20 yılda anlaşılamayacak kadar felakete uğrayacağını beyan etmiş. Nurullah Ataç ise dil devriminin büyük bir kazanç olarak görmektedir.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Öykülerin tamamına yakını bir rüya, aslında daha çok bir karabasan anlatısı gibi. Korku duygusu yoğun şekilde kullanılmış ama bu bir korku öyküleri kitabı değil. Öykülerde korku duygusu bizi korkutmak için değil de öykü kahramanının yaşadığı korkuyu anlamamıza yarayacak bir araç olarak kullanılmış daha çok.

Hep anılardan hep yitirilmişlerden doğan bir korku, bir yarı delilik hali kol geziyor öykülerde. Yitirilen, bazen yakınlar, bazen bir hayat bazense kişinin kendisi. Bu yitirme duygusu kitapta çok baskın ve oldukça da etkili şekilde aktarılmış.

Yazarın gayet düzgün bir dili var.

Öyküler metaforlara boğulmamış.

İkinci tekilden yazılan birkaç öykü de iyi kotarılmış.

Kapağı da çok beğendim.

Okunmaya değer bir kitap.
Yanıtla
0
2
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ülkemizde "Felsefece Düşünmenin Yolları" adlı felsefeye giriş kitabıyla tanınan mantıkçı ve filozof Bochenski'nin otorite kavramı hakkındaki uygulamalı mantık kitabıdır. Kendi felsefesini "analitik felsefe" olarak tanımlayan filozof, analitik felsefenin esasının "dil analizi" olduğunu bununla kastettiği şeyin ise "uygulamalı mantık" olduğu belirtiyor.

Kategorik olarak bir ilişki olan otoritenin mantıki yapısını, toplumsal gerçeklikte neye tekabül ettiğini analiz ediyor. "Temellendirilmiş otorite" kavramıyla meşru ve gayrimeşru otoriterler arasındaki farkı ortaya koyan filozof, bir yandan otoritenin toplumsal gerçeklik için vazgeçilmez olduğunu ve onun çeşitlerini gösterirken diğer yandan da otoritenin suistimal edildiği durumlar için eleştirel bir kavramsal çerçeve sunuyor.

Bir mantıkçı nasıl felsefi analiz yapar ve mantık felsefede ne işe yarar görmek için ideal bir kitaptır.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Analitik felsefenin son yıllarında felsefenin mahiyetine ve gene analitik felsefe geleneğinin ne olduğuna dair tartışmalar artmıştır. İkinci konuya dair birçok makale ve kitap yazılmıştır fakat bu kitap şu ana kadar yazılmış en kapsamlı analitik felsefe soruşturmasıdır denilebilir. Yazar önsözde bu literatür hakkında bir değerlendirme yaparak kitaba başlıyor ve kitap boyunca Türkçeye maalesef yeteri kadar çevrilmemiş analitik felsefe literatürü hakkında da bilgi veriyor. Yazar önce tarihsel arka planı sunuyor arkasından analitik felsefenin ne olduğunu belirlemek için ortaya konulan temaları ele alıyor. Her birinin analitik felsefeyle ilgili olduğunu ama onu tanımlamak için yetersiz olduğunu gösteriyor. Çağdaşı birçok yazar gibi analitik felsefenin bir tanımının yapılamayacağını ancak onun betimlenebileceğini savunuyor.
Kitabı, kendisi de analitik felsefe geleneği içinde çalışan Baran Kaplan çevirdiği için ortaya güvenilir bir Türkçe kaynak çıkmış.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Peter Watson çağımızın en önemli ansiklopedik yazarlarından birisidir. Bu kitabında da aynı ansiklopedik üslubuyla okurlara hem çok sayıda malumat hem de fikirler sunuyor. Kitabın temel konusu ateizm ama felsefi ateizm kitabın muhtevasının sadece bir kısmı. Esas olarak ele alınan kültürel ateizm yani Tanrı inancının yitirilmesi ve dinin ektisinin azalmasının ne anlama geldiğini, batı kültürüne etkisinin ne olduğunu ve buna dair neler yapılabileceğini temalarıdır.

Watson tarzı yazarları çevirmek aynı ansiklopedi çevirmek gibi olduğu için kendine has bir dikkat ister çünkü çok fazla malumatı içerir. İki felsefecinin çevirmesi bu sorunun ortadan kaldırmış gibi görünüyor, güzel bir çeviri olmuş.
Yanıtla
10
0
Destekliyorum  9
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Türkçede "nehir söyleşi" adıyla yaygınlaşan, önemli kişilerin oto-biyografisinin söyleşi tarzında yazma türüne örnek bir eser. Hadot Fransız bir filozof ve özellikle ilkçağ felsefesine üzerine çalışmalarıyla meşhurdur. Kitabın ismi de Hadot'nun ilkçağ filozofları ile günümüzdeki akademik felsefe arasındaki fark için kullandığı ifadeye gönderme yapar. Ona göre ilkçağ felsefesi saf akli, akademik bir uğraş değil aksine nasıl yaşamalıyız sorusuna dair bir arayıştır (bkz. İlkçağ Felsefesi Nedir). Kitapta hem çağdaş bir filozofun hayat hikayesini buluyoruz hem de bu hayatın en önemli kısmı olduğu için çalışmalarının ana fikirlerinden haberdar oluyoruz.
Metin Türkçeye, çok sayıda felsefe çevirisi olan felsefeci Kağan Kahveci tarafından çevrilmiştir.
Yanıtla
1
1
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Empati duygusunu güçlendiren sıcak ve etkileyici bir kitap. 7. sınıftan itibaren tavsiyemdir. ayrıca kitaptaki "bebeğin oluşumu" ile ilgili bölüm pek çok insan tarafından uygunsuz içerik olarak değerlendirilse de sadece o bölüme takılmak kitabın geneline haksızlık olur. ayrıca çocuk bakış açısıyla gayet nahif bahsedilmiş. ki zaten o yaştaki çocuklar bunların çok daha fazlasına maruz kalıyor çevresinde, sosyal medyada, dizilerde. tabii ki tercih meselesi ve ben öğrencilerime okutmakta sakınca görmüyorum. hatta gerekirse bu bölümle ilgili birlikte değerlendirme yapıyoruz.
Yanıtla
2
1
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Türk okur, Kant'ın aydınlanma hakkındaki metnine oldukça aşinadır. Sadece felsefe bölümlerinde değil, siyaset bilimi ve tarih bölümlerinde de sıklıkla okunur. Fakat Kant'ın metninin anlaşılması önündeki önemli zorluklardan birisi, onun tarihsel bağlamının pek bilinmemesidir. İşte yukarıdaki kitap, Kant'ın metninin de dahil olduğu aydınlanma tartışmasındaki temel metinlerin çevirisiyle bu tarihsel bağlamı sunuyor. Türkiye'nin entelektüel gündeminde hala önemli bir yeri olan aydınlanma meselesinin mahiyetini anlamak için birincil kaynakları ihtiva eden bir kitap.

Metnin mütercimi olan Mehmet Barış Albayrak, Türk felsefe okurunun başarılı çevirileriyle tanıdığı önemli bir çevirmen ve felsefecidir. Kitapta ayrıca ülkemizin en önemli Kant uzmanlarından birisi olan ve Kant'a dair verdiği dersleri kitap olarak basılan Ahmet Ayhan Çitil'in aydınlanmaya dair bir takdim yazısı da var.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Yanıtları Göster
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Oldukça sürükleyici ve çok kafa karıştırmadan zaman yolculuğu temasını işleyen keyifli bir kitap. Hikayenin kahramanı geçmişinde bazı hatalar yapmıştır. İki genç girişimci zamanda yolculuğu mümkün kılan bir icatın nasıl para kazanmak için kullanılabileceği konusunda kendisinin finans tecrübelerinden faydalanmak istemektedir. Kahramanımız Caleb, bir yandan onlara yardım ederken bir yandan da geçmişteki hatalarını düzeltebilmenin yollarını aramaktadır. Hikaye boyunca tüm bu karakterlerin içsel ve dışsal çatışmalarına şahit olurken bir yandan da acaba hikayenin sonu mutlu sonla bitecek mi diye bekleriz. Romana adını veren mobius şeridi içi ve dışı olmayan bir nesnedir. Tek bir yüze sahiptir. Bir yüzden başlayıp şerit üzerinde yolculuk yaptığınızda eninde sonunda başladığınız yere dönersiniz. Acaba bu hikayenin sonu da aslında başı mıdır? Ya da yeni bir başlangıç mıdır? Buna da ancak okuyucu karar verecektir.
Yanıtla
16
1
Destekliyorum  11
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
04 Kasım 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap baştan sona duygusal ilerledi. Bir yandan bir anne çocuğunu ne kadar tanıyor sorusunun cevabını ararken, diğer yandan da evladı ölen bir kadının çaresizliğini ve cinsel kimliğini arayan birinin acı dolu hayatına ortak oluyoruz. Beni en çok etkileyen bölüm ise, trans birinin geçmişte yaşadıkları. Maruz kaldığı alaycı davranışlar, ucube olarak görülüp toplumdan dışlanması ve iğrenç bakışlara maruz kalması beni derinden yaraladı. Bazen öyle şeyler yaşanır ki, insan insanlığından utanır. Ben utandım. Karşılarında bir birey olduğunu unutup, canavarca davranış sergileyen insan müsveddeleri bunlar. Muhteşem bir kitaptı. Kalp gözümüzün açılmasını sağlayan, bazen sorgulayan bazen de sorgulatan kitaplardan.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir