Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Nisan 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap Batı'da eğlence/ciddi ikilemini konu alıyor. Bunu yaparken de her bölüm farklı bir sanat/eğlence dalını masaya yatırıyor. Müzik, opera, resim, edebiyat, Tv, radyo, şiir... Sonra o dalda sanatına konu olarak haz ve eğlenceyi almış sanatçı önemli bir sanatçıyla, sanatını ciddiyete, acıya, ahlaka, yüce ve aşkın olana vakfetmeyi kıyaslıyor. Yetmiyor, bir de Uzakdoğunun yaşam, sanat ve din felsefesindeki bütünleşme, fanilikle barışık olma halinin şiir, resim ve oyun tezahürlerinden bahsediyor ki, okuyucu farklı bir varlık kabulünden nasıl farklı bir eğlence, sanat, oyun çıkmış, görsün. Kant, Heidigger, Wagner, Nietzche, Kafka... Son bölümde de günümüzün eğlence anlayışına kısa ama öz bir eleştirisi var: totaliterleşiyor. Byung Chul-Han'ın en sevdiğim kitabı değil. Ama yine hayata dair bambaşka pencere açarak, daha önce aklıma bile gelmeyen bir konuda ne kadar kafa yorulduğunu görmemi sağlayarak beni şaşırttı.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
09 Nisan 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ramazan miskinlik ayı değildir, Mücadele ayıdır, nefisle mücadele ayıdır. Bu ayda tutulan oruç, ibadetlerin en hasıdır.

Ramazan'da anahtarı 'terk' olan oruç kapısından içeri girilir.
Sadece yeme, içme ve hazla ilgili talepleri değil aynı zamanda boş sözü, çok sözü, dedikodu ve gıybeti de terk etmek gerekir. Ramazan bir bakım mevsimidir, bu ayda ruhun kalbin ve aklın bakımı yapılır .

Bir solukta okunan , şeker gibi bir Ramazan ikramlığı. Bir Ramazan günlüğü. Hediye kitap düşünenler için anlamlı bir seçenek.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Nisan 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Stoacının Günlüğü Kitabı, Stoa felsefesinin özünü oluşturan meseleler hakkında çok akıcı ve faydalı bir kitaptır. Kitap üç bölümden oluşuyor ve bir nevi günlük tarzında. Mutluluk, öfke, ölüm, keder, zaman gibi konularda mükemmel öğütler var.
Yazarlar yılın her bir günü için İmparator Aurelius, Seneca ve Epiktetos'un yazdıklarından yola çıkarak günümüz ile bağlantı kuruyorlar.

Antik bilgeliği zamanımıza uyarlayan harika bir kitap. Kitabı herkesin mutlaka okumasını öneririm. Özellikle felsefeye, sosyolojiye, tarihe, dine ilgi duyanların okumasını gereken bir kitap. Kitap hediye etmeyi düşünüyorsanız bu kitap çok uygun olur kanaatindeyim.
Yanıtla
16
2
Destekliyorum  6
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Nisan 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Prof. Dr. Filiz M. Giorgetti tarafından yazılan Eğitim Ritüelleri isimli eserin temeli hocamızın 2007 yılında savunduğu doktora tezine dayanıyor. Bununla beraber hocamız tezini yayına hazırlarken araştırmanın kapsamını oldukça derinleştirmiş ve yeni okumalar ile eseri yeniden inşa etmiş diyebiliriz. Ritüellerin okul yaşantısında pek de dikkat etmediğimiz bir alışkanlıklar silsilesi olduğu ama dikkatli bir tetkik ile eğitim sisteminin özünü şekillendiren etkinlikler olduğunu çok kapsamlı, derin ve ayrıntılı tahliller ile okuyucuya sunuyor. Dikkatli bir şekilde okunduğu zaman metodolojik anlamda da kendinizi geliştirme imkânı sunan bir eser. Emile Durkheim'in yalnızca bir sosyolog olmadığını, tam tersine eğitim sisteminin mahiyetini ve genetik kodlarını çözmüş bir bilim insanı olduğunu yeniden idrak etmemize vesile olan bu kapsamlı ve derin eseri şiddetle tavsiye ediyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
08 Nisan 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Orijinal adı “Bouvard ve Pecuchet” olan ancak yerine tam oturan bir yeni adlandırmayla “Bilirbilmezler” olarak çevrilmiş.Flaubert denilince akla hemen “Madam Bovary” gelir, bu yapıtının farklı konuda da olsa bilinmemesine şaşırdım.Bunda kitabın son yapıt olup bitirilmemiş olmasının etkisi vardır.Eğlenceli, mizah dozu çok iyi ayarlanmış bir anlatıya sahip olsa da bu kitap kesinlikle bir genel kültür eğitim kitabı. Aydın-cahil, bilgi-boş inanış, iyi-kötü, özgürlük-despotluk gibi karşıt kavramlar, sosyal bilimler ve doğa bilimlerinin neredeyse tüm alt bölümlerini içine alacak çeşitlilikte anlatılmış. Aslında felsefi ve siyasi bir deneme kitabı da denebilir.Flaubert kendi döneminin olaylarını öncelemekle birlikte antik kadim tarihlere kadar uzanan kişiler ve olaylarla, yaşadığı çağın politikasını, felsefesini, sanat ve edebiyatını, bilimini mizahi olarak eleştirmekte, adeta çağdaşlarından intikam almaktadır.Oldukça etkileyici anlatımı, son derece sade dili ile okunmasını öneririm.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Nisan 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
1923 yılında yayınlanmış olan roman yazarın diğer romanlarından da aşina olduğumuz mizahla karışık alaycı anlatım tarzına sahip.

Babadan kalan mal mülk sayesinde rahat bir yaşam süren bir adam ve doktor arkadaşı kimsenin anlam veremediği şekilde geceleri mezarlıklarda gezip gizli bir şeyler yapıyorlar. Daha sonra aralarına katılan 2 arkadaşlarıyla birlikte bir mezarlıkta karşılaştıkları olağanüstü ve korkutucu olayların gizemini çözmeye çalışıyorlar.

Roman gizemli bir macerayı anlatırken aynı zamanda dönemin kadın-erkek ilişkilerini, kadınların o dönem yükselmeye başlayan eşitsizliğe karşı mücadelesini de ortaya koyuyor.

Yazar diğer romanlarında olduğu gibi bu romanda da cahillikten kaynaklanan hurafelerle boş inançları ve bunlardan korkan insanları ince bir dille alaya alıyor.

"Tayyarecilik evrile evrile insanın vücuduna takılır iki kanat ile bir kuyruktan ibaret bir şekilde basitleşecektir." s.46
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Nisan 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın esas aldığı yöntem kısaca şu: Bir sorun varsa öncelikle ne olduğunu anla, ardından neyi öğretmek istediğine karar ver, son olarak da bu öğretmek istediğin durumu nasıl öğreteceğin konusunda düşün. Şimdi böyle yazınca pek meşakkatli görünebilir fakat bu sayılanları saniyeler içinde idrak edip pratikte harekete geçirmek kitabı okuyunca pek de zor gelmiyor. Çocuk eğitimi noktasında pratik öneriler sunan ve iletişimi temele alan bu eseri öncelikle tabi ki anne babalara, özellikle sınıf öğretmenleri olmak üzere tüm öğretmenlerimize ve bu konuda ilgili olan herkese öneririm. Çevirisi de son derece yalın ve akıcı. Yayınevine teşekkürler.
Yanıtla
9
0
Destekliyorum  6
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Nisan 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Körler şehri, mimarlık öğrencisi karakterimizin bölümü ile alakasıyla başlıyor. Başlangıçta Bedii ve Musa isimleriyle iki karakter karşılıyor bizi. Karakterleri betimlemek yerine romana yayarak tanımamızı sağlıyor yazar. Karakter ve hikâyeler ilerledikçe artıyor. Başladıktan birkaç sayfa sonra her romanı okutan merak ögesi baş gösteriyor. Amcası ölürken son sözü “Ayn” oluyor ve karakter, “Ayn”ın ne olduğu aklına takılıyor, ipuçlarını takip etmeye başlıyor. Alegorik bir eser olduğunu anlamamız zaman almıyor, gizemi sevenler bu romanı keyifle okuyacaklardır. Geçit, kuyu, merdiven, aşağıdaki insanlar, yukarıdaki insanlar ve daha birçok alegorik unsur, Körler Şehri’nin unsurları. Ve bu şehirde her kapıdan bir macera çıkıyor. Nasıl bir şehir, felsefi mi fiziki mi? Birçok aforizması olan bu romanda beni oldukça çarpan cümleler oldu. İz sürmek hikâye doğurur. Romanı başarılı buldum. Olay ve karakterlerin kurgusu kusursuz.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Nisan 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
"Gazze defalarca vuruldu... Hatırlıyorsunuz değil mi? Ne çok çocuk öldü! Ne çok anne acıya gömüldü çığlık çığlığa... Hep hayıflanırım, biz o filmlerden bir tane bile yapamadık. Tek bir Filistinli çocuğun hikâyesini dünyaya anlatamadık.
Annesiyle helalleşerek uykuya dalan, sabahın ilk ışıklarından evvel, tepesine yağan bombaların tesiriyle parçalanan, gözlerini sonsuza dek kapatmış nice Filistinli tomurcuğun cesetleri sadece toprağa gömüldü... Unutuldular..." Kitabın son bölümünden bir parça. Her şeyi özetliyor.
Meseleyi gazeteci gözüyle ve bizzat şahit olunmuş bir şekilde anlatıyor. Yaşananlar sanki şiddetlenerek birbirinin devamı.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  1
Bildir
Yanıtları Göster
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Nisan 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Matthew, obsesif kompulsif bozukluğu yaşadığı için evinden hatta odasından pek çıkamayan, dış dünyayı evinin penceresinden izleyen 12 yaşında bir çocuktur. Bir gün yaşlı komşularına emanet edilen küçük torunu ortadan kaybolur, onu son gören kişi ise Matthew’dir. Matthew penceresinden gözlemledikleriyle dedektifliğe soyunur ve küçük çocuğu kendince arama girişimlerinde bulunur, yalnız bir sorun vardır Matthew küçük çocuğu bulmaya çalışırken kendini hapsettiği o küçük akvaryumundan çıkmaması gerekmektedir. Bakalım bunun için neler yapacaktır?

Aile, arkadaşlık, komşuluk üzerine harika bir kitap. Akran zorbalığında zorbalık yapan tarafla da empati kurup altındaki sebeplere eğilme fırsatı vermiş, OKB konusunda farkındalık oluşturan, aile kavramını hem Matthew hem de komşularının aile hikayeleri üzerinden işleyen, öğretmen zorbalığının yıkıcı etkisini acı şekilde gösteren, kalın sayılabilecek bir çocuk kitabı olmasına rağmen fazla akıcı, yer yer duygulandıran harika bir kitap.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  7
Bildir