1196Yorum
Karagül2763
19.05.2003
Bir çift yürek gerçekten harika bir kitap. herkesin okuması gereken. okuduğunda mutlaka bir şeyler öğreten güzel bir kitap.......
Kitap, ihtiyaçtır...
Kitapkurdu
Kİtapta Avustralya'nın yerlileri olan aborjinlerden bahsediliyor.Aborjinlerin teknolojiğe nasıl karşı koyduklarını Marlo Maorgan bence çok ta güzel anlatmış.Kitapta verilmek istenen bence en önemli mesaj şu:"Doğa insanlığın tüm ihtiyaçlarını karşılamaya yetecek güçte"Aborjinler de bunların farkında ve bunları çok güzel kullanıyorlar.Kitap okunduktan sonra dünyamızda kaybolan bazı değerleri(kardeşlik,dotluk,barış,sevgi gibi)hatırlatması bakımından da değerli bir kitap."Bir Çift Yürek" adlı müthiş eseri okuduktan sonra aborjinleri daha yakından tanımak isteyebilirsiniz.Bu kitabı okuyanlara ayrıca "sonsuzluğun mesajı" adlı eseri de öneririm çünkü bu kitabın devamı niteliğinde.Tüm kitapseverlerin dikkatine...
dans80
07.03.2003
Okuduğum en sıra dışı en güzel romandı. Bir kadının yolculuğu o esnada başına gelen ilginç rastlantılar, yenmeyecek şeyleri yiyecek konuma gelmesi... Çok ilgi çekici bir roman aborjini kelimesini bu romanda keşfettim. Ve daha bilmediğim hayal bile edemeyeceğim olaylar zinciri içindeki bir bayan. Yazar kalemiyle öyle güzel oynamış ki tek kelime edilmiyor esere.HARİKA...
Esra Özaydın
08.02.2003
Avustralya Aborjinlerinden bahsediyor.Doğrusu pek amaçsız insanlar bu aborjinler.Hayattan hiçbir beklentileri yok kendi alemlerinde yaşıyorlar işte.Yazar da onlardan kimseye bahsetmiyor işte bu çok saçma.Onların yerini kimse bilmiyor...neden
YörükoğluSerkan
05.02.2003
Pragmatist(faydacı) batı dünyasından çıkıp Avustralya nın yerli halkı aborijinlerin hayat serüvenine dahil olan yazarın onların yaşam felsefesinden etkilenmesinin hecelemesi diye tanımlayabiliriz kitabı.Teknolojik imkanları ile küstahlaşan insanlığın doğaya karşı takındığı tavrı sorgulayor yazar bu kitapta. Doğa ile uyumlu bir kabilenin güzel yaşamını metropolün sıkıcılığından sıyrılması ile harmanlayan yazar insani ilişkilerde özellikle informal ilişkilerde yerli halkın samimiliğini ama batı dünyasının iki yüzlülüğünü yansıtıyor. Mutlaka okuyun!...
Fatma Cambaz
20.12.2002
Sıcacık bir kitap. Okuduktan sonra en azından birkaç gün bizi gerçek insanlardan ayıran rekabet, kin, nefret, kıskançlık, kibir gibi duygularınızın ağırlık yaptığını ve onların kalbinizin sesini perdelediğini hissediyorsunuz.
imza
05.12.2002
Kitabı okuyalı çok oldu ama aklıma hala takılan şey Marlo Morgan'ın olaylara karşı kendi görüşleri.Kitap gerçekten son derece sürekleyici ve ilginç.Kitabı eline alan bence bırakmadan bitirmek isteyecektir.Ama dogru veya yalnış kendiside birazda yorum yapsaydı daha akılda kalıcı olurdu diye düşünüyorum.
Ayten Ceylan
25.11.2002
Kitabı yeni okudum.Bir gecede bitecek kadar sürükleyici.Eleştirilerde 'beklentileri karşılayamayacak kadar da zayıf bir içeriği olan bir kitap...'diye geçmiş.Marlo Morgan hayat felsefesinin anahtarını vermiyor ki kitabında.Biz herşey mekanize hale geldikçe,duygulardan uzaklaştığımız bir çağda,çölde ve bunların hepsinden uzak yaşam savaşı veren 'gerçek insanlar'ın birbirine olan bağlılıkları ne kadar güzel ifade edilmiş.Onlar maddeye önem vermiyorlar,okuyanlar hatırlayacaktır-yağmur seli herşeylerini götürdü,ama onlar gülmeye devam ettiler.Çünkü önemli olan kabileden kimsenin kaybolmamasıydı.Beni etkileyen daha bir çok nokta var,bilge adamların hayat görüşleri,kendilerini devamlı geliştirmeleri,Morgan'a kendi kültürlerini tanıtmaları şekli v.s
Bir an siz de;o çölde o yürüyüşte siz de varsınız gibi hissediyorsunuz.
Muhakkak okuyun,eminim ki bittiğinde siz de etrafınıza benim gibi bir başka bakacaksınız.!!
Kemal Budak
01.11.2002
Sıradışı kitaplara daima ilgi duymuşumdur. Bu kitap da bu yönüyle ilgiyi hak ediyor; ama sadece o kadar. Tamam bazı güzel mesajlar aralara serpiştirilmiş. Mesela modernizm ile medeniyetin ya da ilerleme ile modernleşmenin aynı şeyler olmadığı hususunda tatminkar bir yaklaşım var; ama kitapta anlatılan ve kısmen abartılan olaylara bence günlük hayatımızda ekseriyetle rastlıyoruz. Din duygusu içine yerleşmemiş insanların belirli bir yaştan sonra -öyle bir yaş ki her türlü dünyevi amaca (iş, eş, mal vs.)ulaşıldıktan sonraki dönemin yaşı- arayış içine girmelerinin belirgin örneği. Batı'da profösöründen işadamına kadar her türlü insan kalbini tatmin etmek için kah bir budistin kah bir Hint fakirinin yanına giderek tatmin olmaya çalışıyor. Kendi ülkesinde yatağa bile takım elbiseyle giren bir insanın böyle yerlerde neredeyse çırılçıplak bir halde başkasının emri altına girmesi akıl ve mantık için ne kadar da abes değil mi? Ama dedik ya bir noktadan sonra duygular zapt u rapt altına alınamıyor. İşte kitap bu arayışın en çarpıcı örneklerinden bir tanesi.
tylhan
29.10.2002
Marlo Morgan bu kitabında avustralyanın yerli halkı olan aborjinler hakkında okuyuculara bilgi vermiş. anlatımı olayların kendi başından geçmiş gibi. onların hayatına uymakta nasıl zorluklar çektiğini ve başına gelen inanılmaz olayları çok güzel bir ifadeyle anlatmış
Necmi Çoban
01.10.2002
Marlo MORGAN'ın çoğu ülkede best-seller olmuş romanı Bir Çift Yürek konu olarak Avustralya'nın yerli halkı olan Aborijinler'i ele alıyor. Yazar konuyu kendi başından geçen bir olay gibi kaleme almış. Böylece kitap belgesel olmaktan kurtularak roman hüviyetine bürünmüş. Onların yaşamlarına uyum sağlamakta çektiği zorluklar, beraber Avustralya'nın en ücra yerlerine kadar gitmeleri, doğaüstü olaylar yaşamaları hep akıcı bir dille okuyucuya aktarılmış. Sonuç olarak güzel bir eser sunan yazarla ilgili şu dipnotu da düşmeden geçemeyeceğim : Konuya ikinci bir kitapla daha değinmek için yazdığı "Sonsuzluğun Mesajı" isimli kitabı çoğu devam filminin başarısız olması gibi aynı akıbetten kurtulamamış.
taflan77
22.08.2002
Olamaz, olamaz, olamaz kesinlikle böyle bir eser. Hep derdim bir Simyacı, bir de Martı diye. Artık yeni bir kitabı; 'Bir Çift Yürek'i rahatça tavsiye edebiliyorum. KEsinlikle okuduğunuzda kendi kendinize bir paradoksa düşüyorsunuz. 'Biz mi gerçek insanlarız, yoksa kitabın kahramanı aborjinler mi?' diye... Mutlaka ve mutlaka okunması ve başucunda yer edinmesi gereken bir kitap. İçinde beğenemeyeceğiniz veya abartılı bulabileceğiniz hiçbir şey yok. Sadece anlayamayacağınız ya da kabul edemeyeceğiniz bölümler var. Tabi onlarda bence kitaba ayrı bir tata katan kısımlar. Elimde olsa yazarın saatlerce elini sıkarak O'nu tebrik etmek isterdim.
ozy06
28.07.2002
Bu güne kadar alışmış olduğunuz bütün teknolojiyi bir kenara bırakıp çölde bir avuç yerli ile yaşamak, onların tertemiz dünyasında misafir olmak, konuşmadan anlaşmak ve konuşmanın şart olmadığını , onları, “yerli”leri tanıyıp aslında bizden ne kadarda ileride olduklarını çünkü ilerlemek için bizler gibi kendi özlerini bir kenara atmadıklarını anlamak.
Sahip olduğumuzun ne yazıkki farkında olmadığımız güzelliklerimizi anlamak için çölde yabani bir hayat sürmemiz gerekiyorsa yine de ben yokum. Çünkü bizlere bahşedilen güzellikleri yüreğinde hissetmek için o yabanıl hayatı yaşamayı göze alan insanda o “yürek” zaten vardır. Uzaklaşmasına gerek yok. Ve bizler bu kitaptan bir ders çıkarıp yüreğimize kavuşmaya çalışırsak ne ala. Yoksa yine filimlerdeki acılara gözyaşı dökerken yanımızdaki insanın gözlerinin rengini bile bilemeyeceğiz.

Ayse Kaymaz kurutkan
Bence harika bir kitap,tavsiye ederim. Teknoloji ve onunla birlikte giden herşeyin insanı kendisine ve doğaya nasıl yabancılaştırdığını çok iyi anlıyosunuz.
KY-2936
19.07.2002
berbat vakit ve para kaybı.eğer fizik kanunlarını alt üst eden gerçek olaylar okumak istiyorsanız evliyaların kerametleri anlatan kitaplara müracaat edin derim.
şehbender
10.06.2002
materyalizme gırtlağına kadar gark olmuş garbın bir peri masalı gibi okuduğu ve biraz olsun kendini insan hissettiği bir kitap fakat muazzam bir kültür mirasının üzerine oturmuş anadolu insanının bu kitabı ne maksat ile bu denli hararetli okuduğunu anlayabilmiş değilim. şöyleki,henüz insanı tarif edememiş bir medeniyetin mensuplarının en ufak bir insanlık kırıntısı karşısında ne kadar telaşa kapılıp nasıl tepki vereceğini bilemediğine ve bu insanlık kırıntısı karşısında hayretten hayrete savrulduğuna bir çok defa şahit olmuşumdur ama muazzam kültür mirasını bir kenara bırakıp anadolu insanının bu kırıntılardan etkilenmesini hayretler içinde seyrediyorum. yazık bu mirası devralan nesillere. ve yazık bu mirası bu nesillerden öğrenmeyi bekleyen garbın bahtsıuz insanlarına... selam
Özlem Vural
31.05.2002
Neden insanlar tarih boyunca hep yaşadıkları toprakları terk etmek zorunda bırakılıyor. Kızıldereliler ve aborjinler aynı kaderi paylaşmış ırklar. Onlarmı zamana uyamıyor zaman mı onlara? İsteselerdi ellerine silah alıp savaşabilirlerdi. O kadar doğallar ki. Bir makinaya ellerini bile sürmemişler. Hala dahada direniyorlar. Bu hikaye bana doğayı nekadar mahfettiğimizi, Zaman ayarlı makina gibi olduğumuzu, teknolojinin getirdiklerine ne kadar bağımlı olduğumuzu düşündürdü. O çöl sıcağının altında günlerce sadece doğadan elde edebildikleriyle yaşayabilmeleri,ne zaman ne olacağının bilinmemesi bana bu kitabı zevkle okutturdu. Yazarla kitap sanki bütünleşmiş. Bence okuyun herşeyi ne kadar kolay elde ettiğimizi bir görün.
hazal_
25.05.2002
Bir çift yürek insanoğluna yaşama gayesini farkettiren bir kitap.<br />Kitabı okuduktan sonra ne kadar yozlaştığınızı hissediyosunuz.Gerçek insan olmaya ulaşabilirmiş gibi hislere kapılıp bir süre ayaklarınızın üzerine basmıyorsunuz.Çok etkilendim.Herkese şiddetle tavsiye ediyorum.
SALTY
13.05.2002
İnsanın hayat bakış açısını yeniden gözden geçirmesini sağlatan bir kitap.Kimin Mutant <br />kimin gerçek insan olduğunu bu kitabı okuduktan sonra daha iyi anlayacaksınız.<br />İnsanın rızkının ancak öldükten sonra biteceğini bu kitap okadar güzel anlatmışki,<br />çölde bile bir insanın hatta bir kabilenin nasıl rahat yaşaya bileceğini göstermiş.Yeni bir hayat görüşü edinmek istiyorsanız ya da hayatınızdaki bazı şeylerin ne kadar yanlış olduğunu görmek istiyorsanız bu kitabı mutlaka okumalısınız.
Ali Uygur
Kitapkurdu
02.05.2002
Bir çift yürek insanlığın iki kutup arasındaki yolculuğunu anlatıyor.Gerçeklik ve iyilik bir kutup, sahtelik ve yapaylık diğer kutup. Morgan işte bu kutuplardan gerçekliğe en yakın olan Aborjinlerle birlikte tüm yapaylığını ve sahte değerlerini arkasında bırakıp insanlığın öz gücüyle tanışma fırsatı bulduğu bir yolculuğa çıkıyor. Kötülüğün olmadığı bir beden, yaratıcının bahşettiği tüm doğal güçlerini ihtiyacı olduğunda kullanabilir, ancak bozulan dünyamızda, yapaylaşmış herşeyin bu güçlerimizi kullanabilmemiz hatta görebilmemizi engellediğini daha iyi anlamamız için okumamız gereken bir kitap.