Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sultan Abdulhamit Han'ı hep Hükümdar olarak okumuştum. Devrik hakanın son dönemini de merak ederdim. İktidarda olduğu dönemin eleştirisiyle yoğrulan resmi tarihimize inat hayranlığım da vardı. Kaplanın sırtında eleştirilebilecek birkaç husus haricinde hayranlığımı pekiştirdi. Öncelikle roman olay örgüsü içinde devrik hakanın psikolojisi oldukça güzel işlenmiş, aile fertlerinin yeni dönemi de başarıyla anlatılmış. Bu hususlar eserin pozitif yönleri. Ancak; birinin ruh halini tasvir ederken içinde bulunduğunuz kimlikten çıkıp tepeden bakmayı başaramazsanız veya tasvir edeceğiniz şahsı özümsememiş olursanız yapacağınız tasvir değil tahmin olacaktır. Abdulhamit Han'ın ruh hali tasviri bazı noktalarda tahminden öteye geçememiş. Ayrıca Türk yazarlarda kısmen Osmanlı haremine ve yatak odasına ön yargılı bakışı bu eserde de görüyoruz. Mevcut hukuk sistemimiz ve mevcut ön yargılarımızla padişahların yatak odasına girmeye çalışmak ne kadar doğru bilemiyorum. Yine de tavsiye ediyorum.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
22 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kapağındaki o soğuk ve karanlık atmosferi daha ilk sayfadan hissettiren polisiyelerden biri oldu benim için. Kitabı elime aldığımda klasik bir cinayet hikâyesi okuyacağımı düşünmüştüm ama ilerledikçe olayların arkasındaki psikolojik gerilim ve karakterlerin iç dünyası hikâyeyi çok daha etkileyici bir yere taşıdı.
En sevdiğim şeylerden biri, kitabın atmosferiydi. Sürekli hissedilen bir soğukluk, yalnızlık ve tedirginlik var. Sanki her sayfada buzların altında saklanan başka bir sır ortaya çıkacakmış gibi bir his bırakıyor. Özellikle mekan tasvirleri o kadar başarılıydı ki kendimi olayların geçtiği yerde dolaşıyormuş gibi hissettim. Polisiye romanlarda atmosfer benim için çok önemli ve bu kitap bunu gerçekten iyi başarmış.
Kurgunun temposu da oldukça iyiydi. Olaylar ağır ilerlemiyor ama gereksiz bir hız da yok. Yazar, merakı diri tutmayı biliyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İskender Pala, Fuzûlî’nin Leylâ ile Mecnun’unu anlatıcı yaparak adeta yaşayan bir mesnevi yaratmış. Babil’in kadim lanetleri, murassa hançerin yedi sırrı ve İstanbul’un ezeli aşkı, 450 yılı kapsayan epik bir yolculukta ustalıkla buluşuyor.
Divan şiirinin zarafeti, tasavvufun derinliği, tarihin görkemi ve gizli cemiyetlerin karanlık oyunları, akıcı ve şiirsel bir üslupla iç içe örülüyor. İstanbul burada dekor olmanın ötesinde, âşık ve yaşayan bir varlık olarak soluk alıyor. Pala, engin birikimiyle romancı duyarlılığını mükemmel harmanlayarak okuru hem aydınlatıyor hem büyülüyor.
Edebiyat severler için gerçek bir başyapıt. Hem zihni hem kalbi fetheden, unutulmaz bir eser. Kalemine, kurgusuna ve ruhuna hayran kaldım. Kesinlikle okunmalı.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İyi bir kitap okumak, güzel bir film izlemekten çok daha fazlasıdır bana göre. Bu seri de bu fikrini fazlasıyla pekiştirdi. Uykusuz kalacağım ve elimden bırakamayacağım kadar merak uyandıran bir yapısı var. Ama kitabın teması da sanki kapağının renginde gibi. Yapay zekayla ilgili gelişmeler, dünyadaki güç dengeleri vs. biraz karamsar hissetmeye sebep olabiliyor. Konu nereye varacağı belli olmayan yapay zeka olunca tartışılabilir şeyler var. Ama kitap hem güncel gelişmeleri anekdotlarla sunması hem de sürükleyici güzel bir hikaye anlatması açısından okuduğuna pişman olunmayacak türden.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İlk sayfalardan itibaren belirgin gerilim yaratan, okurun içine yavaşça yerleşen bir tedirginlik hissi kuruyor kitap. Bu yönüyle özellikle Kafka’nın atmosferini seven okurlara hitap edeceğini düşünüyorum, Kafkaesk mi bilemem ama bazı ögeler Kafka'yı anımsattı bana.

Hikâye ilerledikçe anlatıcının aktardığı olayların güvenilirliğini sorguladım, tüm yaşananların zihinsel bir kırılma ihtimali aklımdan geçti. Özellikle sürekli peşinde olduğu profesör figürü bu şüpheyi besledi. Ancak roman, beklediğim yönde ilerlemek yerine çok daha insani bir yalnızlık duygusuna odaklanıyor. Anlatıcının asıl aradığı şey bir kişi değil, kendisini gerçekten anlayabilecek bir bilinç. Ki bunu anlamak son sayfalara tekabül ediyor uyarayım.

Rahatsız edici ama düşündürücü bir okuma deneyimi sunuyor. Biraz sabırlı ve içine girince keyif veren bir metin olmuş. Okurken ara ara ne okuyorum diyebilirsiniz ama devam edin en azından son 4 - 5 sayfa da her şey daha açıklayıcı görünür olacak güvenin bana.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tunçer'in bu novellası aslında yaşanmışlıklar üzerinden, Melanie Klein'ın kim olduğuna ve Nesne İlişkileri Kuramı'nın ne anlama geldiğine dair bize müthiş bir pratik sunuyor. Kurama göre; yetişkinlikteki tüm ilişki dinamiklerimiz, hasetlerimiz, bağlanma biçimlerimiz ve kaygılarımız, bebekliğimizin ilk aylarında dünyayı algılama biçimimizle şekillenir. Dünyaya gözümüzü açtığımız zamanlarda tüm eksikliklerimizi tamamlayan anneyi bir kurtarıcı olarak görürüz. Ta ki ilk hayal kırıklığına kadar.

Tunçer, kitabında bu kuramı, karakterlerinin kentli ve nevrotik hayatlarının içine ustalıkla yerleştiriyor. Çocuk'un inandığı "kusursuz biriyle tanışma" kehaneti, aslında kendi içindeki o ideal "iyi nesne"yi bulma arzusundan başka bir şey değil. Kadın ise her ne kadar o kusursuzluk zırhını kuşanmış görünse de, kendi iç dünyasında bağlanma kaygılarıyla ve içsel yıkıcılığıyla savaşmakta.

Bir kahve ile okunası güzel bir novella. Tavsiye olunur.
Yanıtla
1
2
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yağmur Çiseliyor benim için sadece bir roman olmadı, aynı zamanda yakın tarihe farklı bir gözle bakmamı sağlayan çok değerli bir okuma deneyimine dönüştü. Açıkçası kitabın başlarında biraz zorlandım çünkü gerçek olayların tarih tarih anlatılması ve siyasi arka plan yoğun bir dikkat istiyor. Özellikle Demirel ve Ecevit dönemine dair bilgiler benim için oldukça öğreticiydi. Ama kitap ilerledikçe Metin ve Ceren’in üniversite yıllarına uzanan hikâyesi beni tamamen içine çekti. Tarihin sert atmosferi içinde o duygusal bağ kitabı daha akıcı ve sürdürülebilir hale getiriyor. Sadece bilgi veren değil, aynı zamanda hissettiren bir anlatımı var. En çok etkilendiğim noktalardan biri ise Çorum olaylarına değinmesi oldu. Üzerinden yıllar geçse de konuşulması gereken olayları cesurca ele alması çok kıymetliydi. Ayrıca kitabın sonunda yer alan kaynakça ve araştırma kısmı da eserin ne kadar emek verilerek hazırlandığını açıkça gösteriyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Polisiye dendiğinde çoğu insanın kafasında "asık suratlı polis, çelik iradeli müfettiş" gibi ciddi ve aşırı resmi imgeler canlanıyor. Murat Menteş ise bu algıyı terse çevirmeyi başarabilen sayılı isimlerden birisi. Polisiyeyi absürt komediyle harmanlayabilmesi ve eğlenceli kurgular yaratabilmesiyle Murat Menteş'in polisiyedeki yerinin çok ayrı olduğunu düşünüyorum. Dublorün Dilemması da yazarın ilk romanı ve absürtlük ve polisiye arasındaki dengeyi tutturabilmesiyle geniş kitlelere ulaşmış müthiş bir roman. Yıllar sonra Everest Yayınları bu roman için oldukça güzel bir baskı yayınladı. Bu kitabı seveceğinizi biliyorum, okumaya başlayın ve macera sizi içine çeksin :)))
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Zweig’ın o akıcı anlatımını ve insan ruhunu kurcalayan tarzını her zaman çok beğenmişimdir. Özellikle kumar masasındaki ellerin hareketleri üzerinden yaptığı o müthiş tutku analizi, kitabın edebi açıdan en kusursuz ve büyüleyici kısmıydı.

Ancak hikayede anlatılanı büyük bir aşk olarak görmüyorum; durum daha çok marazi bir kurtarıcı kompleksine yakın. Dönemin Avrupa'sında yaşanan o büyük toplumsal ve ahlaki çöküşün izlerini taşıyan bu hikaye, karakterin yabancı bir kumarbaz uğruna tüm değerlerini 24 saatte sıfırlamasıyla, gerçekçi bulmakta zorlandığım o tanıdık Zweig abartısı sınırlarında geziyor. Sonundaki hayal kırıklığı ise bu körü körüne yaşanan saplantıların doğal bir sonucu.

Kısacası; karakterin kararlarına hak vermesem de, yaşadığı bu anlık patlamayı dönemin ruhuna uygun, bastırılmış bir hayatın tehlikeli bir savruluşu olarak izlemek çok tatmin ediciydi. Sürükleyici bir novella.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
21 Mayıs 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Dünya yeri geldiğinde üç beş adımlık bir genişliğe sahiptir. İnsanın kanıksadığı bu küçük alan bile birçok anı ve anıyı bünyesinde barındırır. Hayatın küçük ayrıntıları dikkatli bir göz için sonsuz öykülerin rahmine döner. Doğruöz’ün bu kitabı sınırlı bir zamanda ve mekanda okuruna deyim yerindeyse tay-ı mekan ve zamanı yaşatıyor. Kendi geçmişinde keşfe çıkan insanın bir göz kapamalık seyir zevkine davet edilen okur yaşanmışlık ve gerçekçilik sayesinde adeta bazen anlatıcıyla yer değiştiriyor. Hayatın gizini kendi geçmişinde arayan sesin muhakeme, hesaplaşma, tartma, tatma velhasıl yaşam tecrübesi en saf haliyle satırlara yansıyor. Anlatımın zindeliği güçlü entelektüel anlatım başka bir yazarı anımsatırsa çekinmeden arka kapağa bakabilirsiniz. Doğruöz’ün Adnan İslamoğulları ile uyuşan edebi tarzı sayesinde oluşan üslup ortaklığı bazı anlatım parçalarının birleşmesinin önünü açıyor. Yazarların dost olduğu gibi kitapların da dostluğunun vaki olduğu eserde aşikar oluyor.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  4
Bildir